2011-03-09 - 15:56
AK PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLİ BOZDAĞ GAZETECİLERİN SORULARINI CEVAPLADI
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, yurt dışındaki vatandaşların bulundukları ülkelerde oy kullanamamasının müsebbibinin, önce CHP, sonra Yüksek Seçim Kurulu (YSK) olduğunu söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, yurt
dışındaki vatandaşların bulundukları ülkelerde oy kullanamamasının müsebbibinin,
önce CHP, sonra Yüksek Seçim Kurulu (YSK) olduğunu söyledi.

Bozdağ, TBMM kulisinde gazetecilerin YSK'nın son kararıyla ilgili
sorularını cevaplarken, şunları söyledi:

''Kanunun YSK'ya verdiği görevin yapılamamış olması nedeniyle yurt
dışındaki vatandaşların bulundukları ülkelerde oy kullanma haklarının ileri bir
tarihe bırakılmış olması, YSK'nın, kendine kanunun verdiği görevi, kanuna uygun
bir şekilde yerine getirmediğinin ilanıdır. YSK'nın görevi, kanuna uymak ve
kanuna uyulmasını sağlamaktır. Yoksa kanuna aykırı karar vermek, kanuna aykırı
davranmak YSK'nın görev ve yetki alanında yoktur. Kanuna uygun görevini yerine
getirmeyerek vatandaşın oy hakkının kullanılmasına engel olmak da doğru bir
yaklaşım değildir.

YSK, bu kararıyla oy kullanmayı engellerken, esasında bu sonucu CHP'nin
Anayasa Mahkemesine yaptığı müracaat doğurmuştur. Eğer bugün oy kullanma hakkı
bulunan yurt dışındaki vatandaşlarımız oy kullanamıyorlarsa, bunun birinci
müsebbibi, yasayı Anayasa Mahkemesine götürerek mektupla ve elektronik ortamla
daha rahat, daha güvenli şekilde oy kullanma imkanı getiren düzenlemelerin
Anayasa Mahkemesinde iptal ettirilmesini sağlayan CHP'dir. Eğer CHP bu yola
tevessül etmeseydi bugün pek çok batı ülkesinde kullanıldığı gibi mektupla oy
kullanma veya elektronik bir imkanla oy kullanma hakkı yasayla verilmişti. YSK,
bunlardan birisini devreye sokup uygulayabilirdi. Maalesef bu imkanı da CHP'nin
teşebbüsü ortadan kaldırmıştır.''

Gazetecilerin, ''iki tane müsebbibi mi var birisi CHP, birisi YSK''
sorusuna Bozdağ, ''evet öyle'' karşılığını verdi.

YSK'nın görevine aykırı davrandığını ileri süren Bozdağ, ''Kanunu,
kanunun emrettiği biçimde uygulamamıştır. Uygulamadığı için de kanuna aykırı
hareket etmiştir. Kanuna aykırı hareket etme gibi bir yetkisi ve görevi yoktur''
dedi. Bozdağ, şöyle devam etti:

''Tabii böyle olunca insan şunu da sormadan edemiyor; acaba yurt
dışındaki seçmenlerin oylarının rengi, bu kararda etkili oldu mu, olmadı mı? Bu
soruları kamuoyu da soracaktır çünkü bu kanun çıkalı 3 yıl oldu. 3 yıl önce
çıkmış bir kanuna göre hazırlık yapılmaz mı, çalışma yapılmaz mı, altyapı
oluşturulmaz mı? Dışişleri Bakanlığı ile ilgili irtibat söylendi, Bakanlık
yalanladı. O zaman bu kadar vatandaşın daha rahat, daha kolay oy kullanmasına
mani olunmasının anlamını nasıl izah edeceğiz? Herkes bir yorum yapıyor. Bazıları
da soruyor, acaba yurt dışındaki seçmenlerin eğiliminin AK Parti'den yana olması,
kararın böyle çıkmasında etkili oldu mu olmadı mı? Ben de soruyorum; etkisi var
mı, yok mu açıklarlarsa memnun olurum.''

AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, CHP
Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Odatv Muhabiri İklim Ayfer Kaleli Bayraktar
ile yaptığı görüşmeye ilişkin sözlerini değerlendirirken, ''Eğer Sayın
Kılıçdaroğlu, siyasi ahlaka sahipse bu konularda etik düşünüyorsa, bu toplumun
değerlerine saygı duyuyorsa başkalarını töhmet altında bırakmaktan vazgeçmeli,
aslı neyse kamuoyuna açıklamalı'' dedi.

Bir gazetecinin, ''İklim Bayraktar hakkında suç duyurusunda bulunmayı
düşünüyor musunuz? Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesinde üst düzey AK Parti'li bir
yöneticiden söz ediyor'' sorusu üzerine Bozdağ, ''CHP içinde dönen oyunlara bizim
aklımız pek ermiyor işin doğrusu. Dönen dolaplara baktığınız zaman insanın,
'Bizans oyunları bile az kalır' diyesi geliyor. O nedenle partinin içine dönük
bir değerlendirme yapmak istemem'' diye konuştu.

''Hayretle ve ibretle izliyoruz bunu'' diyen Bozdağ, sözlerini şöyle
sürdürdü:

''Türkiye'de iktidara talip olduğunu söyleyen bir yapının, siyasi
organizasyonun içinde bulunduğu ahlaki yapı tümüyle Türk milletinin gözü önünde
cereyan ediyor. Sayın Kılıçdaroğlu'na düşen şey şu; 'Aramızda böyle bir konuşma
var' dediğine göre başka birilerine çamur atarak, işin içinden sıyrılmasın.
Buradan sesleniyorum; hiç kimseyi töhmet altında bırakmayın Sayın Kılıçdaroğlu.
Sayın Kılıçdaroğlu'nun, soru sorarak, 'Siz şu camdan baktınız mı bakmadınız mı
söyleyin' diyerek, pek çok namuslu, haysiyetli insana çamur attığını bir sürü
örnekle ortaya koyduk. Eğer Sayın Kılıçdaroğlu, siyasi ahlaka sahipse, bu
konularda etik düşünüyorsa, bu toplumun değerlerine saygı duyuyorsa başkalarını
töhmet altında bırakmaktan vazgeçmeli, aslı neyse kamuoyuna açıklamalı. Eğer bir
AK Parti'linin ismi geçiyorsa onu da buyursun kamuoyuna açıklasın, tüm kamuoyu
bilsin.

Kılıçdaroğlu, bir yandan, 'Silivri'de devam eden yargılamalar alenidir.
Yassıada bile radyodan canlı verildi' diye açıklama yaparken, böylesi Türk
siyasetinde üzücü olayların, ahlaki açıdan düşüklüklerin yaşandığı bir ortamda,
başkalarını töhmet altında bırakacak bir duruşla kurtulamaz.''

İnsanları töhmet altına bırakmanın, Anamuhalefet Genel Başkanı'na yakışır
bir duruş olmadığını belirten Bozdağ, toplumun bu tür ahlaki zafiyetleri kabul
etmeyeceğini söyledi. Bozdağ, ''Herkes çıksın kamuoyu önünde gerçeği söylesin.
Bizimle ilgili olmayan bir olay. İşin içerisine başkalarını çekmeye çalışmak...
Namuslu, haysiyetli bir genel başkana düşen, böyle bir bilgi varsa tüm kamuoyu
ile paylaşmaktır. Ahlaklı bir duruş sergilemek istiyorsa Sayın Kılıçdaroğlu
paylaşsın aksi halde kimsenin namusunu, şerefini diline dolamasın. Bir genel
başkan aklına estiği gibi konuşamaz'' şeklinde konuştu.

Bekir Bozdağ, bir başka gazetecinin, ''YAŞ kararıyla ihraç edilenlere
ilişkin AK Parti'nin bir çalışması vardı ancak kapsamda bir daraltılma söz konusu
anladığımız kadarıyla. Gelinen son aşama nedir?'' sorusuna, ''Hayır, kapsamda bir
daraltma yok'' yanıtını verdi. YAŞ kararlarıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK)
ilişiği kesilenlerle ilgili hükümet tasarısının TBMM'ye geldiğini anımsatan
Bozdağ, şunları kaydetti:

''Bu tasarı, Sözleşmeli Er Yasa Tasarısı ile birleştirildi, şu anda
parlamentoda görüşülüyor. Bunun içerisinde sadece YAŞ kararlarıyla TSK'dan
ilişiği kesilen personel için düzenleme vardı. Bizim hazırlayıp TBMM Başkanlığına
sunduğumuz bir öneriyle bunun kapsamını genişletiyoruz. Yani, YAŞ kararıyla
ilişiği kesilenlerin tamamını kapsama alan bir değişiklik önergesi verdik.

12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde TSK'dan ilişiği kesilenler bu kapsamda
yok. Zaten tasarıda yoktu ama biz bunun kapsama alınmasıyla ilgili 'ne
yapabiliriz' diye baktığımızda konunun çalışılmaya muhtaç olduğunu gördük. Çünkü
bunlarla ilgili sağlıklı veriler şu anda yok. O nedenle hazırlık çalışmasına
ihtiyaç olduğu için şu anda kapsama dahil edilemedi.''
(15.56)