2013-02-07 - 15:30
Altan Tan: "Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun bugünkü şartlarda geçerliliği kalmamıştır"? "Ben Kürdün eline elma şekeri vereyim yalasın beklesinler, ben de seyredeyim" anlayışıyla sorun çözülmez. Kürt sorununu çözmek istiyorsan, PKK da bunun içindedir. Dağda kimse silahla gezmesin, ovada siyasetin önünü aç."
BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan düzenlediği basın toplantısında Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun kaldırılması için kanun teklifi verdiği söyledi.
"Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde Tevhid-i Tedrisat benzeri bir kanun yoktur" diyen Tan, "Kanunun bugünkü şartlarda geçerliliği kalmamıştır. 'Devlet olarak neyin ne kadar, nasıl öğretileceğine ben karar veririm, ben belirlerim, uymak zorundasın' anlayışı bitmiştir. Matematik, din, teknik, her alanda insanların neyi ne kadar ve ne şekilde öğrenmeleri gerektiğine kendileri karar verebilecek, onlara toplumsal hayatta görev verenler bunun ölçüsünü koyabilecek. Bizim kuşağın tamamına mandolin dersi verildi. Ancak kimse mandolin çalmayı bilmiyor. Bu tekçi sistemden vazgeçilmeli, dünyanın gelişmiş ülkelerindeki uygulamalar incelenmelidir" dedi.
Toplantı sonrası soruları cevaplayan Altan Tan, AK Parti'nin yargı ile ilgili Anayasa değişikliği teklifine ilişkin bir soru üzerine: "Ayrıntılara girilmediği ve müzakerelere başlanmadığı için bir görüş bildirmek istemiyorum. Önümüzdeki işleri bitirebilirsek 15 gün sonra müzakere edilecek. Ancak halk arasında bir deyim vardır: Allah'ın emri değil ki bunu değiştirmeyelim. Örneğin Türkiye'de Anayasa Mahkemesi 1962'ye kadar yoktu. Milli Güvenlik Kurulu da sonradan icat edilmiştir. Bunların hepsi tartışılabilir, içeriğine bakılır. Bu kurumları ve yargıyı siyasetin emrine vermek yanlıştır. Siyaseti bu kurumlarda dominant kılmak yanlıştır. Bizim teklifimizde de YÖK, RTÜK, MGK gibi kurumlar yok" dedi.
Başbakan'ın "İmralı'ya kimin gideceğine Adalet Bakanlığı karar verir" sözlerinin sorulması üzerine Tan, "Bu öyle bir noktaya geldi ki artık Ayşen Gruda bile çıkıp "ben gideyim" diyor. Yakında Türkan Şoray ve Cüneyt Arkın da gitsin denebilir. Bu işi sulandırmamak lazım. Başbakan, Kürt sorununu mu PKK sorununu mu çözmek istiyor önce bunu açıklasın. "Ben Kürdün eline elma şekeri vereyim yalasın beklesinler, ben de seyredeyim" anlayışıyla sorun çözülmez. Kürt sorununu çözmek istiyorsa PKK da bunun içindedir. Dağda kimse silahla gezmesin, ovada siyasetin önünü aç. Dünya bu işleri nasıl çözdüyse sen de öyle çöz" cevabını verdi.
İmralı'nın 24 saat kameralarla izlendiğini, daha önce görüşenler yanlış şeyler söylemişlerse; bunun ifşa edilmesi gerektiğini belirten Tan, "Orada dokunmak, bir şey alıp vermek yasak. Bir bilgi ve eylem varsa devletin de bundan haberi vardır. Toplumsal barışı sağlamada etkisi olan kimse oraya onlar gitmelidir" dedi.
İmralı'da villa yapıldığına ilişkin iddiaların sorulması üzerine Tan, "İmralı'yı Ankara'dan İstanbul'a giderken sadece havadan gördüm. Yukarıdan ne yapıldığı anlaşılamıyor" dedi.
Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda türbanlı milletvekillerinin Meclis'te bulunmasına ilişkin söylediği sözlerin sorulması üzerine Tan, "Komisyonda bunu latife olarak söyledim. Ancak ben Altan Tan olarak, şahsi görüşüm olarak buna inanıyorum. Parti önerisi değildir. AKP'ye seçimlerde baş örtüsü propagandası yaptığını ve ev ev gezen başörtülü kadınlardan birinin dahi milletvekili olamadığını hatırlattım. AK Parti kadın milletvekillerinin yüzde 80'i başörtülü olmalıdır. Çünkü onlara borcu vardır. Bizim seçmeninizin yüzde 70-80'i de başörtülüdür. Bizim de kadın kotamızın yarısı başörtülü olmalıdır" dedi. (15:30)
Meltem SALİMOĞLU
"Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde Tevhid-i Tedrisat benzeri bir kanun yoktur" diyen Tan, "Kanunun bugünkü şartlarda geçerliliği kalmamıştır. 'Devlet olarak neyin ne kadar, nasıl öğretileceğine ben karar veririm, ben belirlerim, uymak zorundasın' anlayışı bitmiştir. Matematik, din, teknik, her alanda insanların neyi ne kadar ve ne şekilde öğrenmeleri gerektiğine kendileri karar verebilecek, onlara toplumsal hayatta görev verenler bunun ölçüsünü koyabilecek. Bizim kuşağın tamamına mandolin dersi verildi. Ancak kimse mandolin çalmayı bilmiyor. Bu tekçi sistemden vazgeçilmeli, dünyanın gelişmiş ülkelerindeki uygulamalar incelenmelidir" dedi.
Toplantı sonrası soruları cevaplayan Altan Tan, AK Parti'nin yargı ile ilgili Anayasa değişikliği teklifine ilişkin bir soru üzerine: "Ayrıntılara girilmediği ve müzakerelere başlanmadığı için bir görüş bildirmek istemiyorum. Önümüzdeki işleri bitirebilirsek 15 gün sonra müzakere edilecek. Ancak halk arasında bir deyim vardır: Allah'ın emri değil ki bunu değiştirmeyelim. Örneğin Türkiye'de Anayasa Mahkemesi 1962'ye kadar yoktu. Milli Güvenlik Kurulu da sonradan icat edilmiştir. Bunların hepsi tartışılabilir, içeriğine bakılır. Bu kurumları ve yargıyı siyasetin emrine vermek yanlıştır. Siyaseti bu kurumlarda dominant kılmak yanlıştır. Bizim teklifimizde de YÖK, RTÜK, MGK gibi kurumlar yok" dedi.
Başbakan'ın "İmralı'ya kimin gideceğine Adalet Bakanlığı karar verir" sözlerinin sorulması üzerine Tan, "Bu öyle bir noktaya geldi ki artık Ayşen Gruda bile çıkıp "ben gideyim" diyor. Yakında Türkan Şoray ve Cüneyt Arkın da gitsin denebilir. Bu işi sulandırmamak lazım. Başbakan, Kürt sorununu mu PKK sorununu mu çözmek istiyor önce bunu açıklasın. "Ben Kürdün eline elma şekeri vereyim yalasın beklesinler, ben de seyredeyim" anlayışıyla sorun çözülmez. Kürt sorununu çözmek istiyorsa PKK da bunun içindedir. Dağda kimse silahla gezmesin, ovada siyasetin önünü aç. Dünya bu işleri nasıl çözdüyse sen de öyle çöz" cevabını verdi.
İmralı'nın 24 saat kameralarla izlendiğini, daha önce görüşenler yanlış şeyler söylemişlerse; bunun ifşa edilmesi gerektiğini belirten Tan, "Orada dokunmak, bir şey alıp vermek yasak. Bir bilgi ve eylem varsa devletin de bundan haberi vardır. Toplumsal barışı sağlamada etkisi olan kimse oraya onlar gitmelidir" dedi.
İmralı'da villa yapıldığına ilişkin iddiaların sorulması üzerine Tan, "İmralı'yı Ankara'dan İstanbul'a giderken sadece havadan gördüm. Yukarıdan ne yapıldığı anlaşılamıyor" dedi.
Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda türbanlı milletvekillerinin Meclis'te bulunmasına ilişkin söylediği sözlerin sorulması üzerine Tan, "Komisyonda bunu latife olarak söyledim. Ancak ben Altan Tan olarak, şahsi görüşüm olarak buna inanıyorum. Parti önerisi değildir. AKP'ye seçimlerde baş örtüsü propagandası yaptığını ve ev ev gezen başörtülü kadınlardan birinin dahi milletvekili olamadığını hatırlattım. AK Parti kadın milletvekillerinin yüzde 80'i başörtülü olmalıdır. Çünkü onlara borcu vardır. Bizim seçmeninizin yüzde 70-80'i de başörtülüdür. Bizim de kadın kotamızın yarısı başörtülü olmalıdır" dedi. (15:30)
Meltem SALİMOĞLU
