2018-01-31 - 16:42
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurulda görüşülen 7 Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) maddeleri kabul edildi, KHK'lerin tümünün açık oylaması yarın yapılacak.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.
Gündem dışı söz alan AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, Afrin'e yönelik yürütülen Zeytin Dalı Harekatı'yla ilgili olarak milli meselelerde itilafların bir kenara bırakılması gerektiğini söyledi.
Türkiye'ye yönelik eleştirilerin hukuki hiçbir dayanağının bulunmadığını ifade eden Özdağ, "Terör örgütleriyle mücadele etmek emperyalizmle mücadele etmektir. Afrin ile ilgili bir fikir birliğinden söz ederken HDP ve diğerlerinden söz etmiyorum. Bebek ve çocuklar öldürülürken, bildiri yayınlayan aydınların aklına hiç açıklama yapmak gelmiyordu. Sözde 170 aydına sesleniyorum; mektubu milletvekillerine değil, PKK'ya, Kandil'e gönderin. Afrin süreci Fırat'ın doğusuna kadar uzanmalıdır. Hedef PKK terör örgütünü yok etmektir. Türkiye bunu yapacak güce de sahiptir." diye konuştu.
Sataşmadan söz isteyen HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım ise savaşın her türlüsünü kötü gören bir siyasi yapıdan geldiklerini belirterek, "İnsanların kalıcı barış talebini dile getirmekten geri kalmayacağız. Bizim silahtan, kandan, terörizmden medet umduğumuz yok. Kim bunlardan medet umuyorsa da Allah onların belasını versin." ifadelerini kullandı.
Gündem dışı diğer konuşmalarda ise HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım çocuk sorunları, CHP Eskişehir Milletvekili Gaye Usluer de çevre sorunlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Daha sonra yerinden söz alan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, emekli aylıklarında yaşanan sorunlara değindi.
Aynı prim gün sayısı ve aynı kazançla emekli oldukları halde farklı tarihlerde emekli olan vatandaşların maaşları arasındaki farkın her geçen gün arttığını savunan Akçay, "2000 yılından sonra emekli olanlar ile 2008 yılından sonra emekli olanlar arasındaki maaş farkı makası açılmaktadır. Ülkenin büyümesinden yeteri ölçüde pay alamayan SSK ve Bağkur emeklilerinin aylıkları her geçen gün erimektedir. Bu mağduriyetin giderilmesi gerekmektedir." dedi.
Akçay, emeklilikte yaş sınırına takılanların sorununun da çözüm beklediğini anımsatarak, 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olup prim gün sayısını dolduran ancak yaş şartını yerine getiremeyenlere bu hakkın tanınması gerektiğini, bu konudaki kanun tekliflerinin de TBMM'de olduğunu sözlerine ekledi.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım da barış istemenin test edildiği günlerden geçildiğini savundu.
"Gar katliamının önemli sanıkları arasında bulunan Gamze Demir, evinde cephanelikle yakalanıyor ve yargılandığı davada bugün serbest bırakılırken barış isteyen partililerimiz tutuklanmaktadır. Barışseverler tutuklanırken, Pendik ilçe binamızı gözü dönmüşçesine yakanlar, gözaltı süreleri dolmadan delil yetersizliğinden serbest bırakılıyor. Doktorlar, akademisyenler, öğretmenler, meslek mensupları barış istedikleri için tutuklanıyorken evlerinde cephaneliklerle yakalananlar serbest bırakılıyor."
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise Ortadoğu'da yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. "Ortadoğu coğrafyasında yaşanan hadise; halkın bir ifadesiyle özetlemek gerekirse derenin taşıyla derenin kuşunu vurma projesidir." diyen Bostancı, şunları söyledi:
"Ortadoğu coğrafyası parçalanmak isteniyor. Türkiye'nin yaklaşımı Irak'ta olduğu gibi Suriye'nin de birlik içinde yaşamasıdır. Barış talep edenler bunun arkasına bir politika eklerlerse barış sözleri savaşçı politikaların bir örtüsüne dönüşebilir. Barışı hangi bağlamda söylüyorsunuz, arkasına hangi politikayı koyuyorsunuz. Gerçek bir barış talebi mi yoksa kirli ilişkilerin bir örtüsü mü? Buna ilişkin bir muhakeme gerekiyor."
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Türkiye'nin aydınlık geleceğini karartmak isteyenlerin 28 yıl önce Muammer Aksoy'u katlettiğini belirtti. Özel, "Laik Cumhuriyetin, Atatürk devrimlerinin yılmaz savunucusu, insan hakları ve özgürlüklerden ödün vermeyen Muammer Aksoy'u ölümünün 28. yılında CHP Grubu olarak özlem, minnet ve saygıyla bir kez daha anıyoruz." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise Türkiye'nin yakın siyasi geçmişinde demokratik siyasetine karanlık çevrelerin cinayetlerle müdahale ettiğine dikkati çekti.
Toplumsal kesimlerin onayladığı, belli kesimlerin kabul ettiği isimlerin katledildiğini vurgulayan Bostancı, "Bu çevreler toplumu birbirine karşı husumete sevk eden karanlık politikaları egemen kılmaya çalıştı. Bunun bir örneği de 28 yıl önce öldürülen Muammer Aksoy'dur. Bu çerçevede yaşamını yitirmiş, sağdan soldan kim olursa olsun hepsini rahmetle anıyorum." diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Pervin Buldan da divan olarak Muammer Aksoy'u rahmet ve minnetle andıklarını söyledi.
Faili meçhul cinayetlerin Türkiye'nin karanlık tarihinin bir gerçeği olduğunu ifade eden Buldan, "Ben de eşimin 24 yıl önce cenazesinin Bolu'nun Yığılca'da bulunması olayını gözümün önüne getirdim. Eşim Savaş Buldan iki arkadaşıyla birlikte İstanbul'dan Bolu'nun Yığılca ilçesine götürülerek infaz edilmişti. Ancak o karanlık tarih hala devam ediyor. Failler hala gün yüzüne çıkmadı. Dolayısıyla bu ülkenin aydınlık geleceği açısından faili meçhul cinayetlerin biran önce açığa çıkması gerekiyor. Tüm bu cinayetleri işleyenlerin yargı önünde cezalandırılması gerektiğini ifade etmek istiyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan HDP Grubu'nun, Afrin Harekatı'na ilişkin araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi reddedildi.
TBMM Genel Kurulunda, 680 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) maddeleri kabul edildi, tümünün açık oylaması ise yarın yapılacak.
KHK'nin tümü üzerinde HDP Grubu adına söz alan Siirt Milletvekili Kadri Yıldırım, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Afrin'de devam ettirdiği Zeytin Dalı Harekatı'na değindi.
Birkaç hafta önce gündemde Kudüs varken, "şimdi Kudüs'ün esamesinin okunmadığını" ifade eden Yıldırım, "Zeytin bir barış sembolüdür, Kur'an-ı Kerim'de de geçiyor, bir yerde incirle bir yerde de narla birlikte geçiyor. Nar ve incir, birlik ve çokluk sembolüdür ama birlik ve çokluğun hak içerisinde olması gerekir." dedi.
HDP'li Yıldırım, Kuvayımilliyenin, Mustafa Kemal Atatürk ve Kazım Karabekir tarafından kurulduğunu belirterek, şöyle konuştu:
"Kuvayımilliye, Türkler ve Kürtlerin birleşmesinden oluşuyordu. Hatta o zaman Kuvayımilliyeye Afrin'den de katılanlar olmuştu. Şimdi ise çözümü ÖSO ile arıyoruz. Çözümü Kürtlerle değil de ÖSO ile aramak hiçbir şekilde açıklanamaz. Sürekli ittifak halinde oldukları Kürtler dururken, ÖSO ile birlikte bu harekatın başlatılması yanlış olmuştur ve işin nereye varacağını da kestirmek mümkün değildir. Bir an önce Afrin'de barışın tesisini istiyorsak, bir an evvel, ittifak yapmamız gereken kesimlerle ittifak kuralım. ÖSO ile hiçbir yere varılmaz, ÖSO'nun millilik ile alakası yoktur. Çözüm, bizim içimizde yapacağımız ittifaktan geçer."
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın ise Türkiye'nin 35 yıldır PKK'ya karşı verdiği terörle mücadelenin, şimdi FETÖ, PYD ve DEAŞ gibi çok unsurlu bir terörle mücadele sürecine girdiğini kaydetti.
Zeytin Dalı Harekatı'nın devam ettiğini anımsatan Aydın, "ABD, milli güvenlik konseptini açıkladı, 'bu konsept milli sınırların korunması ile başlar' dedi. Biz de bunu diyoruz ama bunu söylerken içeriden ve dışarıdan çok eleştiri aldık." ifadesini kullandı.
MHP'li Aydın, ABD'nin "Biz Münbiç'ten çıkmayacağız" dediğini ifade ederek, "Peki sen sınır ülkesi misin? Aynı şey Rusya için de geçerli. Atılan füzeler Kilis'e düşmedi de Florida'ya mı düştü?" dedi.
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal da OHAL'de yargı bağımsızlığının ayaklar altına alındığını iddia ederek, "Hukuk, tek adamın ayakları altına bırakıldı, hukuk şurası bile sarayda yapıldı." dedi.
Her darbenin kendi hukukunu yarattığını, şimdi de kendi hukukunu yaratmaya çalıştığını savunan Köksal, "OHAL'i ilan ederken '3 ayda çözeriz' dediniz ama OHAL halen devam ediyor. Şeker Kurumunu terörle mücadele etmek için mi kapattınız, kış lastiği uygulamasını terörle mücadele etmek için mi yaptınız?" diye konuştu.
CHP'li Köksal, askeri okulların kapatılması nedeniyle o okullarda okuyan çocukların mağdur olduğunu söyledi.
"Temel kanun" olarak görüşülen KHK'nin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından, maddelerinin yer aldığı bölümlerine geçildi.
Bazı maddeler üzerinde, AK Parti'nin verdiği önergeler kabul edildi.
Bu önergelerle, bu KHK'den önce ve sonra çıkarılan KHK'lerde yapılan değişikliğe paralel düzenlemeler yapıldı, ayrıca diğer kanunlarda ve KHK'lerde bulunan hükümler ile uygulama kabiliyeti kalmayan düzenlemeler önergelerle çıkarıldı.
TBMM Genel Kurulunda görüşülen 7 Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) maddeleri kabul edildi, KHK'lerin tümünün açık oylaması yarın yapılacak.
Genel Kurulda maddeleri kabul edilen KHK'ler şöyle:
- 680 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
- 681 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Milli Savunma ile İlgili Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
- 682 Sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
- 684 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
- 685 Sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
- 687 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
- 691 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname.
- Önergeler kabul edildi
KHK'lerin bazı maddeleri üzerinde AK Parti'nin verdiği değişiklik önergeleri kabul edildi.
Bu önergelerle, bu KHK'den önce ve sonra çıkarılan KHK'lerde yapılan değişikliğe paralel düzenlemeler yapıldı, ayrıca diğer kanunlarda ve KHK'lerde bulunan hükümler ile uygulama kabiliyeti kalmayan düzenlemeler önergelerle çıkarıldı.
Genel Kurulda görüşülen KHK'lerin tümünün açık oylaması yarın yapılacak.
"Temel kanun" olarak görüşülen KHK'lerin tümü üzerinde MHP Grubu adına söz alan Antalya Milletvekili Mehmet Günal, Afrin'de yürütülen Zeytin Dalı Harekatı'nda kullanılan silahların yerli sanayi tarafından sağlandığını duymanın memnuniyetini yaşadıklarını, ancak bunun yeterli olmadığını düşündüklerini söyledi.
Teknoloji bağımlılığından kurtulmanın yolunun üretimden geçtiğini aktaran Günal, "Bence teknoloji transferlerine ilişkin düzenlemelerin de yapılması gerekiyor. Projelerin desteklenmesi, teşvik edilmesi önemli. Yeni gelişen teknolojilere bakarak biraz daha ileri gitmemiz lazım. Hedef 2023 denildi ve şurada az bir zaman kaldı. Hedefler doğrultusunda yüksek katma değerli ürünlere dönmemiz lazım. Kararları alıyoruz, öncelik veriyoruz ama uygulamada sıkıntı var." dedi.
HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, KHK'lerin ne getirdiği ya da ne götürdüğü konusunda çok fazla görüş belirttiklerini söyledi.
KHK'lerin Mecliste yeteri kadar tartışılmadığını öne süren Beştaş, şunları kaydetti:
"Burada tümüyle usule uygun bir görüşme var ve bu görüşmeler 18 ay sonra yapılıyor. Yapılan değişikliklerin herbiri binlerce ihlali içeriyor, binlerce can yakıyor. Biz ise düzenlemelere burada 10 dakika yorum yapabiliyoruz. Anayasa, asıl kanun koyucunun TBMM olduğunu söylüyor. Buradaki tartışmalar Anayasa'ya uymuyor. Usulen el kaldırıp indirmeyle kabul edilen kararnameler birçok olumsuzluğa neden oldu. Yapılan açıklamalarda, KHK mağduru yurttaşlara yargı yolunun açık olduğu belirtildi. Ancak yurttaşlar KHK'lerle içi boşaltılan, kararları tanınmayan yargıya gidecek. Anayasa Mahkemesinin bir hükmü var mı? Bence yok. Bu KHK'lerin burada bugün görüşülmesinin HDP adına hiçbir kıymeti yoktur. Hepsinin geri çekilmesi lazım."
CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek ise yayımlanan KHK'lerin çoğunluğunun TSK'ye yönelik olduğunu söyledi.
TSK'nin bir asırlık emir komuta sisteminin uzmanlara sorulmadan değiştirildiğini savunan Çiçek, "Şimdi aynı TSK'den Zeytin Dalı Harekatı için başarı istiyoruz. Kuvvet komutanlıklarının Milli Savunma Bakanlığına bağlanması yanlış olmuştur. Umarım bu yanlıştan dönülür. Kuvvet komutanlıklarının yeniden Genelkurmay Başkanlığına bağlanması ve emir komuta zincirinin bu yönde sağlanması şarttır. İki başlı bir komuta zinciri yarattık. Bu iki başlılığı ordudan kaldırmamız gerekiyor." diye konuştu.
Askeri okulların da yeniden eğitime açılmasını istediklerini belirten Çiçek, FETÖ'cülükle suçlanan 30-40 bin gencin üniformalarını geri istediğini dile getirdi.
CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet ise FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL sonrasında çok sayıda KHK yayımlandığını hatırlattı.
KHK düzenlemeleri kapsamında 100 binin üzerinde kişinin, çalıştığı kurumlardan ihraç edildiğini belirten Hürriyet, yaşanabilecek mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla OHAL Komisyonu kurulduğunu, çalışma süresi 2 yıl olan komisyonun henüz çok az sayıda başvuru dosyasını ele alabildiğini söyledi.
CHP'li Hürriyet, komisyona 105 bin 151 kişinin müracaat ettiğini, bu kişilerden yalnız bin 562 kişi hakkında karar verilebildiğini belirterek, "Haklarında ihraçlarını gerektirecek bir kesin hüküm yokken ihraç edilen 100 bini aşkın kamu görevlisi tam anlamıyla açlığa terk edildi." ifadelerini kullandı.
TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, sıradaki KHK'nin görüşülmesi için komisyon ve hükümetin yerini almaması üzerine, birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
Gündem dışı söz alan AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, Afrin'e yönelik yürütülen Zeytin Dalı Harekatı'yla ilgili olarak milli meselelerde itilafların bir kenara bırakılması gerektiğini söyledi.
Türkiye'ye yönelik eleştirilerin hukuki hiçbir dayanağının bulunmadığını ifade eden Özdağ, "Terör örgütleriyle mücadele etmek emperyalizmle mücadele etmektir. Afrin ile ilgili bir fikir birliğinden söz ederken HDP ve diğerlerinden söz etmiyorum. Bebek ve çocuklar öldürülürken, bildiri yayınlayan aydınların aklına hiç açıklama yapmak gelmiyordu. Sözde 170 aydına sesleniyorum; mektubu milletvekillerine değil, PKK'ya, Kandil'e gönderin. Afrin süreci Fırat'ın doğusuna kadar uzanmalıdır. Hedef PKK terör örgütünü yok etmektir. Türkiye bunu yapacak güce de sahiptir." diye konuştu.
Sataşmadan söz isteyen HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım ise savaşın her türlüsünü kötü gören bir siyasi yapıdan geldiklerini belirterek, "İnsanların kalıcı barış talebini dile getirmekten geri kalmayacağız. Bizim silahtan, kandan, terörizmden medet umduğumuz yok. Kim bunlardan medet umuyorsa da Allah onların belasını versin." ifadelerini kullandı.
Gündem dışı diğer konuşmalarda ise HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım çocuk sorunları, CHP Eskişehir Milletvekili Gaye Usluer de çevre sorunlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Daha sonra yerinden söz alan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, emekli aylıklarında yaşanan sorunlara değindi.
Aynı prim gün sayısı ve aynı kazançla emekli oldukları halde farklı tarihlerde emekli olan vatandaşların maaşları arasındaki farkın her geçen gün arttığını savunan Akçay, "2000 yılından sonra emekli olanlar ile 2008 yılından sonra emekli olanlar arasındaki maaş farkı makası açılmaktadır. Ülkenin büyümesinden yeteri ölçüde pay alamayan SSK ve Bağkur emeklilerinin aylıkları her geçen gün erimektedir. Bu mağduriyetin giderilmesi gerekmektedir." dedi.
Akçay, emeklilikte yaş sınırına takılanların sorununun da çözüm beklediğini anımsatarak, 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olup prim gün sayısını dolduran ancak yaş şartını yerine getiremeyenlere bu hakkın tanınması gerektiğini, bu konudaki kanun tekliflerinin de TBMM'de olduğunu sözlerine ekledi.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım da barış istemenin test edildiği günlerden geçildiğini savundu.
"Gar katliamının önemli sanıkları arasında bulunan Gamze Demir, evinde cephanelikle yakalanıyor ve yargılandığı davada bugün serbest bırakılırken barış isteyen partililerimiz tutuklanmaktadır. Barışseverler tutuklanırken, Pendik ilçe binamızı gözü dönmüşçesine yakanlar, gözaltı süreleri dolmadan delil yetersizliğinden serbest bırakılıyor. Doktorlar, akademisyenler, öğretmenler, meslek mensupları barış istedikleri için tutuklanıyorken evlerinde cephaneliklerle yakalananlar serbest bırakılıyor."
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise Ortadoğu'da yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. "Ortadoğu coğrafyasında yaşanan hadise; halkın bir ifadesiyle özetlemek gerekirse derenin taşıyla derenin kuşunu vurma projesidir." diyen Bostancı, şunları söyledi:
"Ortadoğu coğrafyası parçalanmak isteniyor. Türkiye'nin yaklaşımı Irak'ta olduğu gibi Suriye'nin de birlik içinde yaşamasıdır. Barış talep edenler bunun arkasına bir politika eklerlerse barış sözleri savaşçı politikaların bir örtüsüne dönüşebilir. Barışı hangi bağlamda söylüyorsunuz, arkasına hangi politikayı koyuyorsunuz. Gerçek bir barış talebi mi yoksa kirli ilişkilerin bir örtüsü mü? Buna ilişkin bir muhakeme gerekiyor."
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Türkiye'nin aydınlık geleceğini karartmak isteyenlerin 28 yıl önce Muammer Aksoy'u katlettiğini belirtti. Özel, "Laik Cumhuriyetin, Atatürk devrimlerinin yılmaz savunucusu, insan hakları ve özgürlüklerden ödün vermeyen Muammer Aksoy'u ölümünün 28. yılında CHP Grubu olarak özlem, minnet ve saygıyla bir kez daha anıyoruz." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise Türkiye'nin yakın siyasi geçmişinde demokratik siyasetine karanlık çevrelerin cinayetlerle müdahale ettiğine dikkati çekti.
Toplumsal kesimlerin onayladığı, belli kesimlerin kabul ettiği isimlerin katledildiğini vurgulayan Bostancı, "Bu çevreler toplumu birbirine karşı husumete sevk eden karanlık politikaları egemen kılmaya çalıştı. Bunun bir örneği de 28 yıl önce öldürülen Muammer Aksoy'dur. Bu çerçevede yaşamını yitirmiş, sağdan soldan kim olursa olsun hepsini rahmetle anıyorum." diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Pervin Buldan da divan olarak Muammer Aksoy'u rahmet ve minnetle andıklarını söyledi.
Faili meçhul cinayetlerin Türkiye'nin karanlık tarihinin bir gerçeği olduğunu ifade eden Buldan, "Ben de eşimin 24 yıl önce cenazesinin Bolu'nun Yığılca'da bulunması olayını gözümün önüne getirdim. Eşim Savaş Buldan iki arkadaşıyla birlikte İstanbul'dan Bolu'nun Yığılca ilçesine götürülerek infaz edilmişti. Ancak o karanlık tarih hala devam ediyor. Failler hala gün yüzüne çıkmadı. Dolayısıyla bu ülkenin aydınlık geleceği açısından faili meçhul cinayetlerin biran önce açığa çıkması gerekiyor. Tüm bu cinayetleri işleyenlerin yargı önünde cezalandırılması gerektiğini ifade etmek istiyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan HDP Grubu'nun, Afrin Harekatı'na ilişkin araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi reddedildi.
TBMM Genel Kurulunda, 680 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) maddeleri kabul edildi, tümünün açık oylaması ise yarın yapılacak.
KHK'nin tümü üzerinde HDP Grubu adına söz alan Siirt Milletvekili Kadri Yıldırım, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Afrin'de devam ettirdiği Zeytin Dalı Harekatı'na değindi.
Birkaç hafta önce gündemde Kudüs varken, "şimdi Kudüs'ün esamesinin okunmadığını" ifade eden Yıldırım, "Zeytin bir barış sembolüdür, Kur'an-ı Kerim'de de geçiyor, bir yerde incirle bir yerde de narla birlikte geçiyor. Nar ve incir, birlik ve çokluk sembolüdür ama birlik ve çokluğun hak içerisinde olması gerekir." dedi.
HDP'li Yıldırım, Kuvayımilliyenin, Mustafa Kemal Atatürk ve Kazım Karabekir tarafından kurulduğunu belirterek, şöyle konuştu:
"Kuvayımilliye, Türkler ve Kürtlerin birleşmesinden oluşuyordu. Hatta o zaman Kuvayımilliyeye Afrin'den de katılanlar olmuştu. Şimdi ise çözümü ÖSO ile arıyoruz. Çözümü Kürtlerle değil de ÖSO ile aramak hiçbir şekilde açıklanamaz. Sürekli ittifak halinde oldukları Kürtler dururken, ÖSO ile birlikte bu harekatın başlatılması yanlış olmuştur ve işin nereye varacağını da kestirmek mümkün değildir. Bir an önce Afrin'de barışın tesisini istiyorsak, bir an evvel, ittifak yapmamız gereken kesimlerle ittifak kuralım. ÖSO ile hiçbir yere varılmaz, ÖSO'nun millilik ile alakası yoktur. Çözüm, bizim içimizde yapacağımız ittifaktan geçer."
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın ise Türkiye'nin 35 yıldır PKK'ya karşı verdiği terörle mücadelenin, şimdi FETÖ, PYD ve DEAŞ gibi çok unsurlu bir terörle mücadele sürecine girdiğini kaydetti.
Zeytin Dalı Harekatı'nın devam ettiğini anımsatan Aydın, "ABD, milli güvenlik konseptini açıkladı, 'bu konsept milli sınırların korunması ile başlar' dedi. Biz de bunu diyoruz ama bunu söylerken içeriden ve dışarıdan çok eleştiri aldık." ifadesini kullandı.
MHP'li Aydın, ABD'nin "Biz Münbiç'ten çıkmayacağız" dediğini ifade ederek, "Peki sen sınır ülkesi misin? Aynı şey Rusya için de geçerli. Atılan füzeler Kilis'e düşmedi de Florida'ya mı düştü?" dedi.
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal da OHAL'de yargı bağımsızlığının ayaklar altına alındığını iddia ederek, "Hukuk, tek adamın ayakları altına bırakıldı, hukuk şurası bile sarayda yapıldı." dedi.
Her darbenin kendi hukukunu yarattığını, şimdi de kendi hukukunu yaratmaya çalıştığını savunan Köksal, "OHAL'i ilan ederken '3 ayda çözeriz' dediniz ama OHAL halen devam ediyor. Şeker Kurumunu terörle mücadele etmek için mi kapattınız, kış lastiği uygulamasını terörle mücadele etmek için mi yaptınız?" diye konuştu.
CHP'li Köksal, askeri okulların kapatılması nedeniyle o okullarda okuyan çocukların mağdur olduğunu söyledi.
"Temel kanun" olarak görüşülen KHK'nin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından, maddelerinin yer aldığı bölümlerine geçildi.
Bazı maddeler üzerinde, AK Parti'nin verdiği önergeler kabul edildi.
Bu önergelerle, bu KHK'den önce ve sonra çıkarılan KHK'lerde yapılan değişikliğe paralel düzenlemeler yapıldı, ayrıca diğer kanunlarda ve KHK'lerde bulunan hükümler ile uygulama kabiliyeti kalmayan düzenlemeler önergelerle çıkarıldı.
TBMM Genel Kurulunda görüşülen 7 Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) maddeleri kabul edildi, KHK'lerin tümünün açık oylaması yarın yapılacak.
Genel Kurulda maddeleri kabul edilen KHK'ler şöyle:
- 680 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
- 681 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Milli Savunma ile İlgili Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
- 682 Sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
- 684 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
- 685 Sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
- 687 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
- 691 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname.
- Önergeler kabul edildi
KHK'lerin bazı maddeleri üzerinde AK Parti'nin verdiği değişiklik önergeleri kabul edildi.
Bu önergelerle, bu KHK'den önce ve sonra çıkarılan KHK'lerde yapılan değişikliğe paralel düzenlemeler yapıldı, ayrıca diğer kanunlarda ve KHK'lerde bulunan hükümler ile uygulama kabiliyeti kalmayan düzenlemeler önergelerle çıkarıldı.
Genel Kurulda görüşülen KHK'lerin tümünün açık oylaması yarın yapılacak.
"Temel kanun" olarak görüşülen KHK'lerin tümü üzerinde MHP Grubu adına söz alan Antalya Milletvekili Mehmet Günal, Afrin'de yürütülen Zeytin Dalı Harekatı'nda kullanılan silahların yerli sanayi tarafından sağlandığını duymanın memnuniyetini yaşadıklarını, ancak bunun yeterli olmadığını düşündüklerini söyledi.
Teknoloji bağımlılığından kurtulmanın yolunun üretimden geçtiğini aktaran Günal, "Bence teknoloji transferlerine ilişkin düzenlemelerin de yapılması gerekiyor. Projelerin desteklenmesi, teşvik edilmesi önemli. Yeni gelişen teknolojilere bakarak biraz daha ileri gitmemiz lazım. Hedef 2023 denildi ve şurada az bir zaman kaldı. Hedefler doğrultusunda yüksek katma değerli ürünlere dönmemiz lazım. Kararları alıyoruz, öncelik veriyoruz ama uygulamada sıkıntı var." dedi.
HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, KHK'lerin ne getirdiği ya da ne götürdüğü konusunda çok fazla görüş belirttiklerini söyledi.
KHK'lerin Mecliste yeteri kadar tartışılmadığını öne süren Beştaş, şunları kaydetti:
"Burada tümüyle usule uygun bir görüşme var ve bu görüşmeler 18 ay sonra yapılıyor. Yapılan değişikliklerin herbiri binlerce ihlali içeriyor, binlerce can yakıyor. Biz ise düzenlemelere burada 10 dakika yorum yapabiliyoruz. Anayasa, asıl kanun koyucunun TBMM olduğunu söylüyor. Buradaki tartışmalar Anayasa'ya uymuyor. Usulen el kaldırıp indirmeyle kabul edilen kararnameler birçok olumsuzluğa neden oldu. Yapılan açıklamalarda, KHK mağduru yurttaşlara yargı yolunun açık olduğu belirtildi. Ancak yurttaşlar KHK'lerle içi boşaltılan, kararları tanınmayan yargıya gidecek. Anayasa Mahkemesinin bir hükmü var mı? Bence yok. Bu KHK'lerin burada bugün görüşülmesinin HDP adına hiçbir kıymeti yoktur. Hepsinin geri çekilmesi lazım."
CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek ise yayımlanan KHK'lerin çoğunluğunun TSK'ye yönelik olduğunu söyledi.
TSK'nin bir asırlık emir komuta sisteminin uzmanlara sorulmadan değiştirildiğini savunan Çiçek, "Şimdi aynı TSK'den Zeytin Dalı Harekatı için başarı istiyoruz. Kuvvet komutanlıklarının Milli Savunma Bakanlığına bağlanması yanlış olmuştur. Umarım bu yanlıştan dönülür. Kuvvet komutanlıklarının yeniden Genelkurmay Başkanlığına bağlanması ve emir komuta zincirinin bu yönde sağlanması şarttır. İki başlı bir komuta zinciri yarattık. Bu iki başlılığı ordudan kaldırmamız gerekiyor." diye konuştu.
Askeri okulların da yeniden eğitime açılmasını istediklerini belirten Çiçek, FETÖ'cülükle suçlanan 30-40 bin gencin üniformalarını geri istediğini dile getirdi.
CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet ise FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL sonrasında çok sayıda KHK yayımlandığını hatırlattı.
KHK düzenlemeleri kapsamında 100 binin üzerinde kişinin, çalıştığı kurumlardan ihraç edildiğini belirten Hürriyet, yaşanabilecek mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla OHAL Komisyonu kurulduğunu, çalışma süresi 2 yıl olan komisyonun henüz çok az sayıda başvuru dosyasını ele alabildiğini söyledi.
CHP'li Hürriyet, komisyona 105 bin 151 kişinin müracaat ettiğini, bu kişilerden yalnız bin 562 kişi hakkında karar verilebildiğini belirterek, "Haklarında ihraçlarını gerektirecek bir kesin hüküm yokken ihraç edilen 100 bini aşkın kamu görevlisi tam anlamıyla açlığa terk edildi." ifadelerini kullandı.
TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, sıradaki KHK'nin görüşülmesi için komisyon ve hükümetin yerini almaması üzerine, birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
