2008-12-17 - 20:08
TBMM Adalet Komisyonu, 649 maddelik Türk Borçlar Kanunu Tasarısının 68 maddesini daha kabul ederek, 281. maddeye geldi.
TBMM Adalet Komisyonu, 649 maddelik Türk
Borçlar Kanunu Tasarısının 68 maddesini daha kabul ederek, 281. maddeye geldi.
Kurban Bayramı öncesi ara verdiği çalışmalarına, bugün, tasarının 213.
maddesinden başlayan Adalet Komisyonu, tasarının, ''taşınır satışı'', ''taşınmaz
satışı'', ''bazı satış türlerine'' ilişkin hükümlerini içeren 281. maddeye kadar
olan bölümünü kabul etti.
Kabul edilen bölüme göre, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette
bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması nedeniyle sorumlu olduğu gibi,
nitelik veya niteliği etkileyen, niceliğine aykırı olan, kullanım amacı
bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya
önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da
sorumlu tutulacak. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile bunlardan sorumlu
olacak.
Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurluysa, ayıptan
sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma, hükümsüz sayılacak.
Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen
ayıplardan sorumlu olmayacak. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden
geçirmekle görebileceği ayıplardan da ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca
üstlenmişse sorumlu olacak.
Alıcı, devraldığı satılanda, satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp
görürse, bunu uygun bir süre içinde satıcıya bildirecek. Alıcı, bunu ihmal
ederse, satılanı kabul etmiş sayılacak.
Alıcı, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde; satılanı
geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönebilecek. Alıcı, satılanı
alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteyebilecek, aşırı bir masraf
gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın
ücretsiz onarılmasını veya satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini
isteyebilecek.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve
uğradığı zararın tamamını gidererek, seçimlik haklarını kullanmasını
önleyebilecek.
Alıcı, sözleşmeden dönme hakkını kullanırsa, hakim, durum bunu haklı
göstermiyorsa satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar
verebilecek.
Satılanın değerindeki eksiklik, satış bedeline çok yakınsa alıcı, ancak
sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme
haklarından birini kullanabilecek.
Satış sözleşmesinden dönen alıcı, satıcıdan; ödediği satış bedelinin
faiziyle birlikte geri verilmesini, yargılama giderleriyle satılan için yaptığı
giderlerin ödenmesini, ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesini
isteyebilecek. Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe,
alıcının diğer zararlarını da giderecek.
Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından
doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya
çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak 2 yıl geçmekle zaman aşımına
uğrayacak. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurluysa 2 yıllık
zaman aşımı süresinden yararlanamayacak.
-TAŞINMAZ SATIŞI-
Taşınmaz satışı sözleşmeleri, resmi şekilde düzenlenecek.
Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmi şekilde
düzenlenmedikçe geçerli olmayacak. Önalım sözleşmesinin geçerliliği, yazılı
şekilde yapılmış olmasına bağlı olacak.
Önalım, geri alım ve alım hakları, en çok 10 yıllık süre için
kararlaştırılabilecek ve kanunlarda belirlenen süreyle tapu siciline şerh
edilebilecek.
Aksine anlaşma olmadıkça, sözleşmeden doğan ön alım, alım ve geri alım
hakları devredilemeyecek, ancak miras yoluyla geçecek.
-ÖN ALIM HAKKI-
Ön alım hakkı, taşınmazın satışı ya da ekonomik bakımdan satışa eşdeğer
her türlü işlemin yapılması durumunda kullanılabilecek.
Satıcı veya alıcı, satış sözleşmesinin yapıldığını ve içeriğini; ön alım
hakkı sahibine noter aracılığıyla bildirecek.
Sözleşmeden doğan ön alım hakkını kullanmak isteyen hak sahibi, bu hak
şerh edilmiş ve taşınmazın mülkiyeti alıcı adına tescil edilmişse alıcıya; aksi
takdirde satıcıya karşı, satışın veya ekonomik bakımdan satışa eşdeğer başka bir
işlemin kendisine bildirildiği tarihten başlayarak 3 ay ve her halde satışın
yapılmasından başlayarak 2 yıl içinde dava açabilecek.
-AYIPLI YAPIDA ZAMAN AŞIMI-
Aksine sözleşme olmadıkça, satılan taşınmaz, satış sözleşmesinde yazılı
yüzölçümü tutarını kapsamıyorsa satıcı, eksiği için alıcıya tazminat ödemekle
yükümlü olacak.
Bir yapının ayıplı olmasından doğan davalar, mülkiyetin geçmesinden
başlayarak 5 yılın, satıcının ağır kusuru varsa 20 yılın geçmesiyle zaman aşımına
uğrayacak.
-TAKSİTLE SATIŞLAR-
Taksitle satış sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli
olamayacak.
Malın, satıcının ticari faaliyeti kapsamında satılması halinde taksitle
satış sözleşmesinde, ''alıcının 7 gün içinde sözleşme yapılması konusundaki irade
açıklamasını geri alma hakkı, temerrüt veya vadenin ertelenmesi durumunda, yasal
faiz oranının yüzde 30 fazlasını geçmemek üzere ödenecek faiz'' de
belirtilecek.
Taksitle satış sözleşmesi, satıcı bakımından sözleşmenin kurulduğu anda,
alıcı açısından ise sözleşmenin bir nüshasının eline geçmesinden 7 gün sonra
hüküm doğurmaya başlayacak.
Alıcı, peşin satış bedelinin en az 10'da 1'ini en geç teslim anında peşin
olarak, satış bedelinin geri kalan kısmını da sözleşmeyi izleyen 3 yıl içinde
ödeyecek. Bakanlar Kurulu, satılanın türüne göre peşinat miktarı ile yasal ödeme
sürelerini yarıya kadar indirebileceği gibi, 2 katına kadar çıkartabilecek.
Taksit borcu kambiyo senedine bağlanmamışsa, alıcı, satış bedelinin kalan
kısmını bir defada ödeyebilecek. Bu durumda, peşin satış bedeline ilave edilen
bedelin ödenmemiş taksitlere isabet eden kısmı, yarısından az olmamak üzere ödeme
süresinin kısaltılmasına uygun olarak indirilebilecek.
Satıcı, alıcının peşinatı ödemede temerrüte düşmesi halinde, sadece
peşinatı isteyebilecek veya sözleşmeden dönebilecek. Alıcının taksitleri ödemede
temerrüte düşmesi halinde ise satıcı, hemen ödenmesi gereken taksitlerin veya
geri kalan satış bedelinin tamamının bir defada ödenmesini talep edebilecek veya
sözleşmeden vazgeçebilecek.
-HAKİMİN SÖZLEŞMEYE MÜDAHALESİ-
Hakim, temerrüte düşen alıcının borçlarını ödeyeceği güvencesi vermesi ve
satıcının da bu yeni düzenleme dolayısıyla herhangi bir zararının söz konusu
olmaması koşuluyla, alıcıya ödeme kolaylıkları sağlayabilecek ve satıcının
satılanı geri almasını yasaklayabilecek.
Taksitle satışa ilişkin hükümler, aynı ekonomik amaçla yapılan işlemlere
de uygulanacak. Kira-satış vaadi, kira-alım ve kira-bağışlama şeklinde yapılan
birleşik sözleşmelerde de taksitle satış hükümleri geçerli olacak.
-ÖN ÖDEMELİ TAKSİTLE SATIŞ-
Alıcının taşınır bir malın satış bedelini önceden kısım kısım ödemeyi,
satıcının da bedelin tamamen ödenmesinden sonra satılanı alıcıya devretmeyi
üstlendikleri ön ödemeli taksitle satış sözleşmesi de yazılı yapılacak.
Sözleşmede, ''taksitleri kabule yetkili banka'' belirtilecek. Banka, her iki
tarafın çıkarlarını gözetecek.
Alıcı bir veya daha çok ön ödemede temerrüte düşerse, satıcı, ancak
vadesi gelmiş olan ödemeleri isteyebilecek.
-HAKİME MÜDAHALE YETKİSİ TARTIŞMA YARATTI-
Taksitle satışta alıcının temerrüte düşmesi durumunda hakimin
müdahalesini düzenleyen tasarının 260. maddesi, komisyonda tartışmaya neden
oldu.
Düzenlemeye karşı olduğunu ifade eden Komisyon Başkanı, AK Parti Ankara
Milletvekili Ahmet İyimaya, maddeyi, ''tam bir sosyalist devlet anlayışı'' diye
değerlendirdi. İyimaya, ''Hakim niye müdahale edecek? Türk hukukuna çok sübjektif
bir norm geliyor. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, buna karşı. Ayrıca Anayasanın
sözleşme hürriyetini düzenleyen 48'inci maddesine de aykırı'' diye konuştu.
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe, maddeyi, ''tüketicinin
sigortalarından biri'' diye niteleyerek, tasarıda kalmasını istedi.
Bazı komisyon üyeleri, ''taksitle ceket, pantolon, gömlek, kazak
satışından kaynaklanan sözleşmelerde hakime müdahale yetkisinin, hem yargının iş
yükünü artıracağını hem de sözleşme serbestliğine aykırı olacağını'' ileri
sürdüler.
Komisyon, çalışmalarına yarın devam edecek.
Borçlar Kanunu Tasarısının 68 maddesini daha kabul ederek, 281. maddeye geldi.
Kurban Bayramı öncesi ara verdiği çalışmalarına, bugün, tasarının 213.
maddesinden başlayan Adalet Komisyonu, tasarının, ''taşınır satışı'', ''taşınmaz
satışı'', ''bazı satış türlerine'' ilişkin hükümlerini içeren 281. maddeye kadar
olan bölümünü kabul etti.
Kabul edilen bölüme göre, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette
bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması nedeniyle sorumlu olduğu gibi,
nitelik veya niteliği etkileyen, niceliğine aykırı olan, kullanım amacı
bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya
önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da
sorumlu tutulacak. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile bunlardan sorumlu
olacak.
Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurluysa, ayıptan
sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma, hükümsüz sayılacak.
Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen
ayıplardan sorumlu olmayacak. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden
geçirmekle görebileceği ayıplardan da ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca
üstlenmişse sorumlu olacak.
Alıcı, devraldığı satılanda, satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp
görürse, bunu uygun bir süre içinde satıcıya bildirecek. Alıcı, bunu ihmal
ederse, satılanı kabul etmiş sayılacak.
Alıcı, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde; satılanı
geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönebilecek. Alıcı, satılanı
alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteyebilecek, aşırı bir masraf
gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın
ücretsiz onarılmasını veya satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini
isteyebilecek.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve
uğradığı zararın tamamını gidererek, seçimlik haklarını kullanmasını
önleyebilecek.
Alıcı, sözleşmeden dönme hakkını kullanırsa, hakim, durum bunu haklı
göstermiyorsa satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar
verebilecek.
Satılanın değerindeki eksiklik, satış bedeline çok yakınsa alıcı, ancak
sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme
haklarından birini kullanabilecek.
Satış sözleşmesinden dönen alıcı, satıcıdan; ödediği satış bedelinin
faiziyle birlikte geri verilmesini, yargılama giderleriyle satılan için yaptığı
giderlerin ödenmesini, ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesini
isteyebilecek. Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe,
alıcının diğer zararlarını da giderecek.
Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından
doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya
çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak 2 yıl geçmekle zaman aşımına
uğrayacak. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurluysa 2 yıllık
zaman aşımı süresinden yararlanamayacak.
-TAŞINMAZ SATIŞI-
Taşınmaz satışı sözleşmeleri, resmi şekilde düzenlenecek.
Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmi şekilde
düzenlenmedikçe geçerli olmayacak. Önalım sözleşmesinin geçerliliği, yazılı
şekilde yapılmış olmasına bağlı olacak.
Önalım, geri alım ve alım hakları, en çok 10 yıllık süre için
kararlaştırılabilecek ve kanunlarda belirlenen süreyle tapu siciline şerh
edilebilecek.
Aksine anlaşma olmadıkça, sözleşmeden doğan ön alım, alım ve geri alım
hakları devredilemeyecek, ancak miras yoluyla geçecek.
-ÖN ALIM HAKKI-
Ön alım hakkı, taşınmazın satışı ya da ekonomik bakımdan satışa eşdeğer
her türlü işlemin yapılması durumunda kullanılabilecek.
Satıcı veya alıcı, satış sözleşmesinin yapıldığını ve içeriğini; ön alım
hakkı sahibine noter aracılığıyla bildirecek.
Sözleşmeden doğan ön alım hakkını kullanmak isteyen hak sahibi, bu hak
şerh edilmiş ve taşınmazın mülkiyeti alıcı adına tescil edilmişse alıcıya; aksi
takdirde satıcıya karşı, satışın veya ekonomik bakımdan satışa eşdeğer başka bir
işlemin kendisine bildirildiği tarihten başlayarak 3 ay ve her halde satışın
yapılmasından başlayarak 2 yıl içinde dava açabilecek.
-AYIPLI YAPIDA ZAMAN AŞIMI-
Aksine sözleşme olmadıkça, satılan taşınmaz, satış sözleşmesinde yazılı
yüzölçümü tutarını kapsamıyorsa satıcı, eksiği için alıcıya tazminat ödemekle
yükümlü olacak.
Bir yapının ayıplı olmasından doğan davalar, mülkiyetin geçmesinden
başlayarak 5 yılın, satıcının ağır kusuru varsa 20 yılın geçmesiyle zaman aşımına
uğrayacak.
-TAKSİTLE SATIŞLAR-
Taksitle satış sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli
olamayacak.
Malın, satıcının ticari faaliyeti kapsamında satılması halinde taksitle
satış sözleşmesinde, ''alıcının 7 gün içinde sözleşme yapılması konusundaki irade
açıklamasını geri alma hakkı, temerrüt veya vadenin ertelenmesi durumunda, yasal
faiz oranının yüzde 30 fazlasını geçmemek üzere ödenecek faiz'' de
belirtilecek.
Taksitle satış sözleşmesi, satıcı bakımından sözleşmenin kurulduğu anda,
alıcı açısından ise sözleşmenin bir nüshasının eline geçmesinden 7 gün sonra
hüküm doğurmaya başlayacak.
Alıcı, peşin satış bedelinin en az 10'da 1'ini en geç teslim anında peşin
olarak, satış bedelinin geri kalan kısmını da sözleşmeyi izleyen 3 yıl içinde
ödeyecek. Bakanlar Kurulu, satılanın türüne göre peşinat miktarı ile yasal ödeme
sürelerini yarıya kadar indirebileceği gibi, 2 katına kadar çıkartabilecek.
Taksit borcu kambiyo senedine bağlanmamışsa, alıcı, satış bedelinin kalan
kısmını bir defada ödeyebilecek. Bu durumda, peşin satış bedeline ilave edilen
bedelin ödenmemiş taksitlere isabet eden kısmı, yarısından az olmamak üzere ödeme
süresinin kısaltılmasına uygun olarak indirilebilecek.
Satıcı, alıcının peşinatı ödemede temerrüte düşmesi halinde, sadece
peşinatı isteyebilecek veya sözleşmeden dönebilecek. Alıcının taksitleri ödemede
temerrüte düşmesi halinde ise satıcı, hemen ödenmesi gereken taksitlerin veya
geri kalan satış bedelinin tamamının bir defada ödenmesini talep edebilecek veya
sözleşmeden vazgeçebilecek.
-HAKİMİN SÖZLEŞMEYE MÜDAHALESİ-
Hakim, temerrüte düşen alıcının borçlarını ödeyeceği güvencesi vermesi ve
satıcının da bu yeni düzenleme dolayısıyla herhangi bir zararının söz konusu
olmaması koşuluyla, alıcıya ödeme kolaylıkları sağlayabilecek ve satıcının
satılanı geri almasını yasaklayabilecek.
Taksitle satışa ilişkin hükümler, aynı ekonomik amaçla yapılan işlemlere
de uygulanacak. Kira-satış vaadi, kira-alım ve kira-bağışlama şeklinde yapılan
birleşik sözleşmelerde de taksitle satış hükümleri geçerli olacak.
-ÖN ÖDEMELİ TAKSİTLE SATIŞ-
Alıcının taşınır bir malın satış bedelini önceden kısım kısım ödemeyi,
satıcının da bedelin tamamen ödenmesinden sonra satılanı alıcıya devretmeyi
üstlendikleri ön ödemeli taksitle satış sözleşmesi de yazılı yapılacak.
Sözleşmede, ''taksitleri kabule yetkili banka'' belirtilecek. Banka, her iki
tarafın çıkarlarını gözetecek.
Alıcı bir veya daha çok ön ödemede temerrüte düşerse, satıcı, ancak
vadesi gelmiş olan ödemeleri isteyebilecek.
-HAKİME MÜDAHALE YETKİSİ TARTIŞMA YARATTI-
Taksitle satışta alıcının temerrüte düşmesi durumunda hakimin
müdahalesini düzenleyen tasarının 260. maddesi, komisyonda tartışmaya neden
oldu.
Düzenlemeye karşı olduğunu ifade eden Komisyon Başkanı, AK Parti Ankara
Milletvekili Ahmet İyimaya, maddeyi, ''tam bir sosyalist devlet anlayışı'' diye
değerlendirdi. İyimaya, ''Hakim niye müdahale edecek? Türk hukukuna çok sübjektif
bir norm geliyor. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, buna karşı. Ayrıca Anayasanın
sözleşme hürriyetini düzenleyen 48'inci maddesine de aykırı'' diye konuştu.
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe, maddeyi, ''tüketicinin
sigortalarından biri'' diye niteleyerek, tasarıda kalmasını istedi.
Bazı komisyon üyeleri, ''taksitle ceket, pantolon, gömlek, kazak
satışından kaynaklanan sözleşmelerde hakime müdahale yetkisinin, hem yargının iş
yükünü artıracağını hem de sözleşme serbestliğine aykırı olacağını'' ileri
sürdüler.
Komisyon, çalışmalarına yarın devam edecek.
