2010-07-07 - 14:01
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Nevzat Pakdil başkanlığında toplandı. CHP İstanbul Milletvekili Esfender Korkmaz, MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak ve AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Kabakcı gündem dışı söz aldı. Görüşmelerin ardından, BDP'nin grup önerisi, CHP ve MHP gruplarının gündeme ilişkin önerileri kabul edilmedi.
CHP İstanbul Milletvekili Esfender Korkmaz,
memur maaşlarının ''istatistiki oyunlarla'' enflasyonun altında tutulduğunu iddia
etti.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Nevzat Pakdil başkanlığında toplandı.

Gündemdışı söz alan Korkmaz, memur maaşlarına yılın ilk 6 ayında yüzde
2,5 zam yapıldığını, 6 aylık TÜFE farkı olan yüzde 1,06'ının maaşlara
yansıtıldığını anımsattı. Memur maaşları her ay ödendiği için enflasyon hesabının
yıllık enflasyona göre değil 12 aylık ortalamamalara göre verilmesi gerektiğini
iddia eden Korkmaz, ''Haziran ayı sonunda 12 aylık ortalamalara göre TÜFE oranı
7.41'dir. Memur maaşındaki artış bu orana göre verilmeliydi. Yani, yüzde 1.06
yerine yüzde 4.8 artış olmalıydı'' görüşünü dile getirdi.

Türkiye'nin bu yıl yüzde 6 büyüyeceğinin söylendiğini ifade eden Korkmaz,
''Memur ve işçinin bunda katkısı yok mu? Neden refahtan pay verilmiyor? 2010 yılı
için memur maaşına enflasyon artı büyüme, yani en az yüzde 14 zam yapılmalıdır''
diye konuştu.

MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, ''Aydın Valisi'nin kamu gücünü
zulüm olarak kullandığını'' öne sürdü. Valinin ''AKP hükümeti gelmiş geçmiş
Cumhuriyet hükümetleri içinde en iyi hükümettir'' dediğini savunan Uzunırmak,
''mahkeme kararlarını da hiçe saydığını'' iddia etti. Uzunırmak, valinin ''iki
özürlü çocuğu olan bir kadın doktoru ilin bir tarafından diğerine sürdüğünü,
doktorun intihar ettiği'' iddiasında bulundu.

AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Kabakcı, ''güldürürken
düşündürdüğünü'' belirttiği Nasreddin Hoca'nın milli karikatürün esin kaynağı
olması gerektiğini kaydetti.

Genel Kurulda, BDP'nin gündeme ilişkin grup önerisi görüşülüyor.

TBMM Genel Kurulunda, BDP'nin, ''etnik nüfus
yapısının belirlenmesine'' ilişkin Meclis araştırması açılması önergesinin bugün
görüşülmesi yönündeki grup önerisi kabul edilmedi.

Danışma Kurulunun toplanamaması nedeniyle BDP, etnik nüfus yapısının
belirlenmesi amacıyla araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin görüşmelerin bugün
yapılması için grup önerisi getirdi.

BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, öneri lehinde yaptığı
konuşmada, Türkiye'de 30 farklı kültür bulunduğu, 36 farklı dil konuşulduğunun
ifade edildiğini belirtti. Etnik kimlik haritası çıkarılması gerektiğini savunan
Tuncel, bu haritanın ''sorunların tartışılması ve Kürt sorunu açısından önemli
bir veri oluşturacağını'' söyledi. Tuncel, ''Türkiye'de yaşayan herkes Türktür''
yaklaşımının sorunların çözümüne yararı olmadığını savunarak, devletin dini,
etnik kimliği ve cinsiyetinin olmaması gerektiğini kaydetti.

Öneri aleyhinde söz alan AK Parti Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın, ''ne
terör örgütünün tahrikleri ne de bazı siyasilerin sorumsuz açıklamalarının
kendilerini demokratik yürüyüşlerinden alıkoyacağını'' belirtti. Aydın, milli
birlik, demokratik açılım sürecinin AK Parti'nin değil, devletin meselesi
olduğunu söyledi. Aydın, ''Bu ülkede yaşayan herkesin ortak meselesi. Bu süreçten
kimler rahatsız oluyor? Biz 'kardeşlik' dedikçe 'bölücülük, ihanet' diyenler
neden rahatsız oluyor? Bu sorundan geçimini sağlayanlar var, buradan nemalananlar
var; maddi, manevi siyasi rant elde etmek isteyenler var. Milli birlik süreci bir
tek onları rahatsız ediyor'' diye konuştu.

Öneri lehinde konuşan BDP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, ''40 bin
ölünün ardından Kürtlerin tanındığını, ancak şimdi sorunun, onların haklarını
tanımak olduğu'' görüşünü dile getirdi.

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in Genel Kurul oturumuna başkanlık ederek,
''Genelkurmay Başkanı, halkımızın, TBMM'nin iradesine ipotek koymak istemektedir,
bunu reddetmeliyiz'' demesi gerektiğini savunan Birdal, ''Meclis Başkanı bize
öğüt vermek yerine, Askeri Ceza Yasasına göre suç işleyen bir komutanın, siyaset
üzerinde konuşmasını mahkum etsin. İnsan hakları, özgürlük, demokrasi ve barış
için, demokratik bir Türkiye için and içtik; andımıza bağlıyız, bağlı kalacağız''
görüşünü dile getirdi.

Eskişehir Bağımsız Milletvekili Tayfun İçli ise öneri aleyhindeki
konuşmasında, ''Etnik nüfus yapısını neye göre araştıracaksınız; kafatasına, kan
sayımına, DNA'ya, beyan esasına göre mi yapacaksınız?'' diye sordu.

Etnik kimlik sayımını, ''kafatasçılık'' olarak nitelendiren İçli, bu
önergenin TBMM'nin işleme almaması gerektiğini ifade etti. İçli, ''Bu ırkçılık,
kafatasçılıktır; Türk milletini fişlemektir. Bunun adı kültür, demokrasi
değildir'' dedi. Gençliğinde hiç kimsenin mezhebine, ırkına bakmadıklarını, bu
ayrımı yapanlara da ''faşist'' dediklerini anlatan İçli, birilerinin ''ırkçılık
ve faşizmi, demokrasi kavramı içine sığdırdığını'' öne sürdü.

İçli, BDP'lilerin kendisine laf atmasına, ''Mahalle kabadayısı gibi laf
atmayın'' diye karşılık verdi. İçli, kişilerin, silahlarla değil, düşüncelerle
konuştuğunu kaydetti.

BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, yerinden kalktı ve bağırarak kürsüye
doğru yürüdü. İçli de gözlüğünü çıkararak, Sakık'a doğru yöneldi. Sakık'ı, AK
Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, TBMM İdare Amiri Ömer Faruk Öz, AK Parti
Bursa Milletvekili Altan Karapaşaoğlu ve BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan
araya girerek, engellemeye çalıştı.

AK Parti'li milletvekilleri de İçli'yi sakinleştirmeye çalışırken,
Sakık'ın kullandığı ifadeye tepki gösteren İçli, ''Burası dağ başı mı'' diye
bağırdı.

Tartışmanın sürmesi üzerine TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, birleşime
ara verdi.

Aranın ardından, Birleşimi yöneten Pakdil, tutanakları incelediğini
belirterek, ''Yaralayıcı ifadeler kullandığı'' gerekçesiyle Sırrı Sakık'a kınama
cezası verilmesini önerdi.

Savunma hakkını kullanmak için kürsüye gelen Sakık, hayatlarının faşizme,
ırkçılığa karşı mücadeleyle geçtiğini belirterek, ''Hatip bizi iyi tanımasına
rağmen, sürekli bu şekilde itham etmesinden dolayı, hepimiz çok gerildik. Tasvip
etmediğimiz sözcükler ağzımızdan çıktı, bundan dolayı Genel Kuruldan ve bütün
kamuoyundan özür diliyorum. Bu bizim tarzımız değil...'' diye konuştu.

Sakık, BDP Grubunun, ne ırkçı ne kafatasçı ne de milliyetçi olduğunu
kaydederek, ''Bu söylemleri hak etmiyoruz. Kan ve gen bağının çok kutsal
olmadığını hep söylüyoruz, en kutsal bağ, duygu bağıdır. Bu duygu bağını daha da
çok bütünleştirmemiz gerektiğini söyleyen bizleriz. Bunu söyleyen gruba, ırkçı,
milliyetçi deyince, bizim de kendimizi kontrol edemediğimiz anlar oluyor; bundan
dolayı özür diliyorum'' görüşünü dile getirdi.

BDP'liler dışındaki milletvekillerinin ''kabul'' oyuyla Sakık'a kınama
cezası verildi.

Ara nedeniyle yarım kalan konuşmasını tamamlamak için kürsüye gelen İçli
ise BDP'nin araştırma önergesindeki yaklaşımın Hitler Almanya'sı, Irak,
Yugoslavya'daki gibi fişleme anlamına geleceğini, bunun da ırkçılık olacağını
söylediğini kaydetti. İçli, hiçbir gruba, kişiye, ''ırkçı'' demediğini
belirterek, ''belden aşağı vuran bir üslup kullanmadığını'' söyledi.

BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulunda CHP ve MHP gruplarının
gündeme ilişkin önerileri kabul edilmedi.

MHP Grubunun ''Sigara fabrikalarında çalışan TEKEL işçilerinin
sorunlarına'' ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ile ilgili
söz alan MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru, tütün üreticilerinin yanlış
politikalar nedeniyle yabancı tütün tekellerine yenildiklerini ileri sürdü. Geçen
yıl 7 TL olan tütün fiyatının bu yıl 2-3 TL'ye düştüğünü belirten Doğru, Batılı
kartellerin isteğinin yerine geldiğini öne sürdü. 8.500 Tekel işçisinin hükümetin
vereceği kararı beklediğini ifade eden Doğru, ''TekeL işçileri ya 4-C'yi kabul
edecek ya da işsiz kalacak'' diye konuştu.

AK Parti Samsun Milletvekili Ahmet Yeni, TEKEL'in DSP-MHP-ANAP hükümeti
döneminde özelleştirme kapsamına alındığını söyledi. Özelleştirmeler nedeniyle
geçmiş dönemlerde işsiz kalanların mevcut hükümet döneminde 4-C kapsamında işe
alındığını dile getiren Yeni, ''AK parti iktidarı işçinin, memurun emeğinin
karşılığını veren bir hükümettir ''dedi.

CHP Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ise 4-C uygulamasıyla toplumsal
barışın sağlanamayacağını söyledi. MHP'nin gündeme ilişkin grup önerisi kabul
edilmedi.

Genel Kurulda, daha sonra, CHP Grubunun ''usta öğreticilerin sorunlarının
araştırılması'' konusundaki önergenin bugün görüşülmesi talebi ele alındı.

CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, ek ders ücreti karşılığı çalışan
usta öğreticilerin statüsüz olduklarını, asgari ücretin altında bir ücret
aldıklarını belirtti. Usta öğreticilerin pek çok sorunun olduğunu ifade eden
Öztürk, güvenceli bir işte çalışmayı umutla beklediklerini kaydetti. Öztürk,
Milli Eğitim Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bu kişilerin
sorunlarına kulak vermesi gerektiğini kaydetti.

AK Parti Amasya Milletvekili Avni Erdemir, geçmişte ''yokluğa ve
yoksulluğa mahkum edilen'' usta öğreticiler için 2008 yılında yapılan
düzenlemeyle 30 gün üzerinden sigorta primi yatırma ve borçlanma hakkı
verildiğini, böylece emekli olmalarının sağlandığını söyledi.

MHP Balıkesir milletvekili Ahmet Turan Bulut, son dönemlerde yapılan
iyileştirmelere rağmen usta öğreticilerin emekli olmalarının çok zor olduğunu
söyledi. Bulut, usta öğreticilerin geçmişe dönük sigorta primlerinin devlet
tarafından ödenmesini önerdi.

Önerinin aleyhinde söz alan AK Parti Samsun Milletvekili ve Grup
Başkanvekili Suat Kılıç, muhalefet gruplarının gündem önerileriyle ''emek ve
zaman israfı'' yaptıklarını, ''milletvekillerinin emeklerinden ve vakitlerinden
çok şey çalındığını'' söyledi.

Kılıç, yaklaşık 4 saatte yasama gündemine geçilemediğini belirterek, ''Bu
büyük bir kayıp, büyük bir zaman israfı. Bırakın çalışalım, şu kanunları
çıkaralım. Zaman kavramı ile bu kadar dalga geçmek doğru değil. Milletin seçilmiş
temsilcilerinin emeklerine yazık oluyor'' diye konuştu. Kılıç, her gün getirilen
grup önerilerinin ''hakkın kötüye kullanımı'' olduğu görüşünü savundu.

Suat Kılıç, ''Bu şekilde devam edecek olursanız gündemdeki tasarıların
yasalaşabilmesi için yeni bir çalışma sistemine geçiş yapmak zaruret haline
gelir. Bu durumda yeniden kanunların bitimine kadar devam edip çalışmaları bir an
önce bitirmeyi düşünebiliriz'' diye konuştu.

''Sataşma gerekçesiyle söz alan MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır,
Kılıç'ın ''her seferinde Genel Kurulu tahrik ettiğini ve hakarette bulunduğunu''
iddia etti. 23. Dönem'in ilk 3 yılında 80'e yakın yasa çıkarıldığını, bu yasama
yılında 40'a dahi ulaşmadığını belirten Şandır, ''Niye? Çalışma saatleri ile bu
kadar oynarsanız, dayatma yaparsanız şikayet etmeye hakkınız yok'' görüşünü dile
getirdi.

Araştırma önergelerinin görüşülmesinin ''zaman çalma ve çalışmayı
engellemek'' olmadığını ifade eden Şandır, ''Sayın Kılıç bunu söylerken istismar
yapıyor. Elinizi kolunuzu tutan yok, çalışalım...'' dedi. Dönem sonunda teşkilat
yasaları getirmenin Genel Kurula ''haksızlık'' olduğunu savunan Şandır, ''Dün
neredeydiniz? Ekim'e kadar da çalışmaya hazırız'' diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce ise 23. Yasama Dönemi'nde muhalefetin
660 kez karar yeter sayısı istediğini, bunların 329'unda karar yeter sayısı
bulunamadığını söyledi. İnce, ''335 milletvekilin varken 135-140 milletvekilini
buraya toplayamıyorsan ne çalışmasından bahsediyorsun'' dedi.

Aynı dönemde 174 kez karar yeter sayısı istendiğini, 119'unda
bulunamadığını bildiren İnce, ''Elini tutan mı var? Yarısında yoksun, ne
konuşuyorsun? Hoş ama boş konuşuyorsun. Bak Sayın Suat Kılıç, 'bu yöntem olmazsa
yeni bir yönteme geçeriz' diyorsun. Senin dilinden cevap vereyim, elinden ne
geliyorsa onu yap... Yapabiliyorsan yap da görelim. Sen Parlamentoyu tehdit mi
ediyorsun? Sen kimsin, kendini ne zannediyorsun? Sen yeni bir yönteme geçersen
biz de yeni bir yönteme geçeriz'' diye konuştu.

Meclis'in tatile girmesini istemediklerini ifade eden İnce, 1 Ekim'e
kadar çalışabileceklerini kaydetti. İnce, ''Başbakan 1 haftadır tatilde, millet
rahat ediyor. Gerginlik yok, kavga yok. Başbakan tatiline, biz de çalışmaya devam
edelim'' dedi.

Yerinden söz alan, MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, Kılıç'ı
kastederek ''müsamere çocukluğu yapmasınlar'' sözleri üzerine, Başkanvekili
Yılmaz Pakdil, milletvekillerinden ifadelerine dikkat etmelerini istedi.

Sataşma gerekçesiyle yeniden kürsüye gelen Suat Kılıç, ''Genel Kurulu
tehdit etmek ve Meclis'e dayatmada bulunmanın kimsenin hakkı ve haddi
olmadığını'' belirterek, ''cümlelerinin çarpıtıldığını'' söyledi. Kılıç,
Uzunırmak'ın sözleri ile ilgili yargı yoluna başvuracağını kaydetti.

CHP'nin önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulda, Dışişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun
Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.
(14.01)