2016-12-12 - 12:25
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Mehmet Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı. Genel Kurulda Sağlık, Bilim, Sanayi ve Teknoloji ile Avrupa Birliği Bakanlıklarının 2017 yılı bütçeleri kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Mehmet Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı. Genel Kurulda Sağlık, Bilim, Sanayi ve Teknoloji ile Avrupa Birliği Bakanlıklarının 2017 yılı bütçeleri kabul edildi.
Hamzaçebi, İstanbul'da yaşanan terör saldırısıyla Türkiye'nin büyük bir acı yaşadığını belirterek, "Emniyet teşkilatımızı hedef alan ve tüm toplumu korkutmayı ve sindirmeyi amaçlayan bu alçakça saldırıyı bir kez daha lanetliyorum." dedi.
Şehitlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa dileyen Hamzaçebi, şehit yakınlarına ve millete başsağlığı dileğinde bulundu.
Genel Kurulda daha sonra 2017 yılı bütçe görüşmelerine geçildi. Yedinci Tur'da, Sağlık Bakanlığı, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, Türk Standardları Enstitüsü, Türk Patent Enstitüsü, TÜBİTAK, Türkiye Bilimler Akademisi, Avrupa Birliği Bakanlığı, Türk Akreditasyon Kurumunun 2017 yılı bütçeleri görüşülüyor.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, İstanbul'daki terör saldırısında 36'sı polis, 8'i sivil olmak üzere 44 kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Sağlık, Bilim, Sanayi ve Teknoloji ile Avrupa Birliği bakanlıklarının 2017 yılı bütçeleri görüşülüyor.
Görüşmeler sırasında söz alan HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, İstanbul'daki terör saldırısına değinerek, devletin önleyici tedbirleri artırması gerektiğini söyledi. Kerestecioğlu, HDP'ye yönelik yapılan operasyonları da eleştirdi.
Bunun üzerine söz alan Sağlık Bakanı Akdağ, İstanbul'daki terör saldırısında 36 polisin ve 8 vatandaşın hayatını kaybettiğini söyledi.
İki gündür uykusuz bir şekilde meselenin içinde olduğunu aktaran Akdağ, "Sayın Kerestecioğlu'na bir çift lafım var. Lütfen bu çatı altında samimi olalım, birbirimize karşı ve mübalağa da yapmayalım. Size bir teklifim var, çok basit bir teklif. Hepimizin yüreğini yakan bu hain saldırıların müsebbibi belli, PKK terör örgütü. Şu cümleyi Meclis kürsüsünden ifade eder misiniz? 'Alçak terör örgütü PKK'yı ve destekçilerini lanetliyorum.' Bu cümleyi tekrarlayın. İçinizden bir kişi bu cümleyi tekrarlasın, yapamıyorsunuz, bir kere bile yapamadınız. 'Alçak terör örgütü PKK'yı ve destekçilerini lanetliyorum.' diyeceksiniz, söyleyebilir misiniz?" diye sordu.
Bakan Akdağ'ın sözleri üzerine kürsüye çıkan Kerestecioğlu, "40 yıldır 'Kınıyor musunuz, kınamıyor musunuz ya da lanetliyor musunuz, lanetlemiyor musunuz' siyasetiyle ülkeye yönetmeye çalıştınız. Bu olay gerçekten o üstlendiğini söyleyen TAK tarafından yapıldıysa ben nefretle ve şiddetle kınıyorum." ifadelerini kullandı.
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, "Terörle müzakere olmaz, yılanla aynı torbaya girilmez. Birlikteliğimizi zaafa uğratacak söylemlerden uzak durmalıyız." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Sağlık, Bilim, Sanayi ve Teknoloji ile Avrupa Birliği bakanlıklarının 2017 yılı bütçelerinin görüşmeleri sürüyor.
MHP gurubu adına söz alan Aydın, terör ve savaş söylemlerinin, barış, kardeşlik, demokrasi ve insan hakları gibi sözler altına kamufle edildiğine dikkati çekti.
Terörle mücadele noktasında büyük bedeller ödendiğini aktaran Aydın, "Terörle müzakere olmaz, yılanla aynı torbaya girilmez. Birlikteliğimizi zaafa uğratacak söylemlerden uzak durmalıyız. Milletçe bir araya geldik ve terörle mücadelede kararlılığımız arttı. Bu açıdan ümitliyiz." dedi.
MHP İzmir Milletvekili Oktay Vural ise teröristlerin asla istediklerine ulaşamayacaklarını vurguladı.
MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem de İstanbul'daki terör saldırısına değinerek, tüm Türk milletini yasa boğan terör saldırısının son olması temennisinde bulundu.
Türk milletinin tek vücut halinde olduğuna işaret eden Erdem, "Hiçbir hain saldırı birliğimizi, dirliğimizi bozamayacak, aksine daha da kenetlenmemizi sağlayacaktır." dedi.
Tüm terör örgütlerini ve destekçilerine seslenen Erdem, hiçbir şehidin kanının yerde kalmayacağını, azalmayıp, çoğalacaklarını, yaşananları unutmayıp, unutturmayacaklarını belirterek, "Ne mutlu Türküm diyene." ifadesini kullandı.
Erdem, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) sürecinin inişli çıkışlı, küskün barışık şeklinde yıllardır sürdüğüne değinerek, 2011 yılında AB'nin Türkiye'ye yönelik adımlar attığını ve müzakerelerin başladığını anımsattı. Ancak darbe girişiminden sonra olağanüstü hal bahane edilerek Türkiye'nin önüne çeşitli engeller çıkarıldığını anımsatan Erdem, "Biz Avrupa Birliğine muhtaç değiliz. Biz sonuna kadar 'Türk birliği' diyoruz." dedi.
MHP Antalya Milletvekili Ahmet Selim Yurdakul da sağlıkta dönüşüm programı ile bebek ve anne ölümlerinde herhangi bir düşüş olmadığını, sadece algı operasyonu yapılmadığını öne sürdü.
Tıp fakültelerinde öğrencilere nitelikli eğitim verilemediğini, bu nedenle sağlıkta kalitenin düştüğünü iddia eden Yurdakul, koruyucu sağlık hizmetlerine gereken önem verilmemesi nedeniyle de hastalık sayılarının arttığını belirtti.
Bir doktorun günde 100 hastaya bakmak zorunda bırakıldığını aktaran Yurdakul, "Doktor, bir hastaya 4-5 dakika ancak ayırabiliyor. Bir hastaya şikayetini dinlemek, onu muayene etmek ve tetkiklerini yazmak için 4-5 dakika yetebilir mi? Eğer "Yeter" diyorsanız ben bu kürsüden özür dileyeceğim. Bunun standart süresi on beş yirmi dakikadır." diye konuştu.
Doktorun, hastalığı kısa sürede teşhis edemeyeceğini bu nedenle de tanı ve tetkik için gereksiz işlemlere başvurduğunu anlatan Yurdakul, bu durumun da masrafları artırdığını kaydetti.
Atanamayan sağlık personellerinin ekonomik ve psikolojik sıkıntılar yaşadığını dile getiren Yurdakul, "Sağlık personeli atamasında taşeron sisteminden vazgeçin. Zorluk içinde okuyup, eğitim almış donanımlı, eğitimli gençlerimizi yeni yapılacak şehir hastanelerine, yaşam merkezlerine, aile sağlık merkezlerine atayalım, ailelerine müjde verelim. Bu gençleri siz açtığınız okullarda okuttunuz." ifadelerini kullandı.
CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık'ın, AK Parti'nin anayasa değişiklik teklifiyle ilgili, "Eğer içinde ne olduğunu bilmediği boş bir kağıda 316 milletvekili imza atıyor, dilinden düşürmediği milli iradeyi bir kişi ipotek ediyorsa Türkiye iyi yönetilmiyor demektir." eleştirisi üzerine AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Başbakan Binali Yıldırım tarafından AK Parti'nin kapalı grup toplantısında bilgilendirildiğini, imzaların sonra alındığını söyledi.
CHP milletvekilleri, Sağlık, Bilim, Sanayi ve Teknoloji ile Avrupa Birliği Bakanlıklarının 2017 yılı bütçeleri üzerinde TBMM Genel Kurulunda görüşlerini dile getiriyor.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Hükümetin bütün bütçesinin, akan bir tek damla kanın bedeli olamayacağını ifade etti. Sağlık personelinin, bir çocuğu yaşatmak için seferber olduğunu belirten Atıcı, Hükümetin görevini yapamadığı için kınalı kuzuların teröre kurban verildiğini iddia etti. Atıcı, "Hükümet, teröre bağlı ölümlerden bile korumadıktan sonra hastalıktan korusa ne olur korumasa ne olur." dedi.
Halk Sağlığı Kurumunun 111 milyar liralık bütçesinin sadece 10 milyarının halkın sağlığına ayrıldığını savunan Atıcı, kurumun elektrik, su, personel giderleri çıkarıldığında bütçesinin sadece yüzde 0,3'ünün halk sağlığına yatırım için kullanıldığını söyledi. Atıcı, Sağlık Bakanlığı bütçesinin özetinin bu olduğunu ileri sürerek, "Hükümet sağlığa ayrılan parayı inşaat şirketlerine verince vatandaş elini cebine atmak zorunda kaldı. Sağlık sistemi iflas etti." diye konuştu.
Arık, ekonomiyle ilgili bakanlardan birinin cesaretle çıkıp Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, döviz kuru, faiz, enflasyon konularını anlatması gerektiğini öne sürerek, Erdoğan'ın döviz kuru ve faiz çıkışlarının piyasa aktörleriyle uyuşmadığını savundu. Arık, "Eğer ki içinde ne olduğunu bilmediği boş bir kağıda 316 milletvekili imza atıyor, dilinden düşürmediği milli iradeyi bir kişi ipotek ediyorsa Türkiye iyi yönetilmiyor demektir." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise Arık'ın bilgi eksikliğinden kaynaklı böyle demiş olabileceğini belirterek, anayasa değişikliği teklifi için AK Parti Grubu'nun kapalı toplantısında Başbakan Binali Yıldırım tarafından bilgilendirme yapıldığını, imzaların sonra alındığını bildirdi.
CHP Giresun Milletvekili Bülent Yener Bektaşoğlu, Türkiye'nin sağlıkta sınıfta kaldığını, sağlık bakanlarının, "Sağlıkta reform yaptık" diye övünmesinin gerçeklerle çeliştiğini ileri sürdü.
Bektaşoğlu, sağlık sisteminin odağında insan değil rant olduğunu, sağlığın kamu hizmeti olmaktan çıktığını, vatandaşların parasına göre sağlık hizmeti alabildiğini iddia etti.
CHP İzmir Milletvekili Ali Yiğit, "hastanelerin borç batağında olduğu, 9 Eylül Üniversitesinin geçen yılı 200 milyon borçla kapattığı" görüşünü savundu.
Yiğit, hastaların, doktorların ve sağlık çalışanlarının sistemden memnun olmadığını, şehir hastanelerinin tedavi merkezinden çok rant aracı modeline dönüştüğünü ileri sürerek, "Türkiye'nin sadece sağlığı değil psikolojisi de kimyası da bozuldu." dedi.
CHP Mersin Milletvekili Hüseyin Çamak, yaz saati uygulamasına devam edilmesini eleştirdi. Bu duruma en başta Sağlık Bakanlığının itiraz etmesi gerektiğini dile getirerek, karanlıkta kalkan çocuklarda depresyon ve kaygı bozukluğunun görülebileceğini, psikiyatri hastalarının artabileceğini, büyüme ve gelişmenin olumsuz etkilenileceğini söyledi.
Çocukların okula gitmek istemediğini, yetişkinlerin mutsuz olduğunu, uyanma, yorgunluk, kaygı, gün içinde konsantrasyon sorunu yaşadığını belirten Çamak, yaz saatinin ihracatçıyı da vurduğunu, cari açık üzerinde olumsuz etkileri olacağını savundu.
CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, teşvik paketlerinin sonuçlarını bilmediklerini, üretici ve sanayicinin ihtiyacının teşvik değil üretim maliyetlerinin, girdilerin düşürülmesi olduğunu dile getirdi. Tarhan, sanayi planlaması yapılması gerektiğini ifade ederek, "Ekonominin güçlenmesini, sanayicinin büyümesini istiyorsanız önce dış politikanızı gözden geçirin, OHAL'i kaldırın, hukukun üstünlüğünü sağlayın, ülkemizin parlamenter demokrasiden vazgeçmeyeceğinin güvencesini verin. Güzel ülkemizi tekrar yatırım yapılacak ülke haline getirin." diye konuştu.
CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, günübirlik politikalardan vazgeçip, yapısal reformalara geçilmesi gerektiğini ifade ederek, "Ekonomik Sosyal Konsey, bugün toplanmayıp ne zaman toplanacak? 15 Temmuz'dan sonra KOSGEB'in desteklediği kaç şirkete el konuldu, malvarlıkları ne oldu? KOSGEB'de görevden uzaklaştırılan 71 personel, KOSGEB kaynaklarını kime dağıttı?" sorularını yöneltti.
CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin, "padişahlık sisteminin ülkeye getirilemeyeceği konusunda halka güvendiklerini" ifade etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Bostancı da ne padişahlık ne diktatörlük getirmek istediklerini, anayasa tekliflerinin ortada olduğunu, komisyonlarda ve Genel Kurulda tartışılacağını, halkın da referandumda gereken cevabı vereceğini, o cevabın başlarının üstünde olacağını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in, AK Parti Ankara Milletvekili Aydın Ünal'ın bugünkü köşe yazısında, CHP'yi terör örgütleri arasında yazdığını öne sürerek, tepki göstermesi üzerine Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Sağlık, Bilim, Sanayi ve Teknoloji ile Avrupa Birliği Bakanlıklarının 2017 yılı bütçe görüşmelerinde, AK Parti'li Ünal'ın bugünkü köşe yazısı gündeme geldi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Ünal'ın bugünkü, "Terör: Kim kimdir" başlıklı köşe yazısında, CHP'yi de terör örgütü olarak sıraladığını söyledi. Ünal'ın değerlendirmelerinin akılla, mantıkla, izanla bağdaşmayacağını savunan Özel, bunları üzülerek okuduklarını belirtti. Özel, değerlendirmelerin partilerine yönelik haksızlık, hadsizlik, vicdansızlık, siyasi ahlaksızlık olduğunu ileri sürdü.
Özel, bu yazıyı, AK Parti Grup Başkanvekili ve Bakan'a da ilettiğini, hukuki, yasal haklarını arayacaklarını ifade ederek, "Bu herhangi bir köşe yazısı değil. AKP'ye ideoloji tarif eden, sağdaki kendi okuruna, seçmenine istikamet veren, partimize karşı yapılan haksız saldırıları hedef göstermeleri organize ve koordine eden, bir akıl almaz yaklaşım. AKP Grubuna ve Hükümete soruyorum; bu hadsizliğin, haksızlığın, vicdansızlığın, ahlaksızlığın neresinde duracaklar, karşısına mı geçecekler arkasında mı duracaklar?" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, CHP ve AK Parti'nin, birbirini yeni keşfetmediğini, uzun yıllardan beri birlikte Meclis çalışmalarını yürüttüklerini belirterek, Meclisteki çalışmaların ve konuşmaların, AK Parti'nin parti ve grup olarak meselelere nasıl baktığına ilişkin herkese fikir verdiğini söyledi.
Bazı milletvekillerinin sosyal medyada, gazetelerde açıklamalarda bulunduğuna işaret eden Bostancı, bu tür beyanlara yine aynı mecralardan itiraz edilebileceğini kaydetti. Bostancı, "Önerim, başka tür mecralarda kişilerin şahsi fikri olarak kabul edilebilecek ve aynı mecralarda cevaplanması gereken konuların, Meclise taşınmamasıdır. AK Parti olarak tavrımız açıktır. CHP'yi bizim herhangi bir kategoriye koymamız mümkün değildir. Halktan oy almış, açık, aleni şekilde faaliyetlerini sürdüren her tür siyasi parti saygıya değerdir. Bunlar partimizin görüşleri değildir; şahıs bir gazetede yazmış aynı şekilde cevap verilebilir, o mecralarda veriliyor zaten." diye konuştu.
Daha sonra söz alan Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik de CHP'nin, Türkiye'nin anamuhalefet partisi olduğuna işaret ederek, CHP'nin 15 Temmuz darbe girişimine karşı milli iradenin yanında durduğunu, dün de teröre karşı ortak bildiriye imza attığını anımsattı. Çelik, bu nedenle CHP'nin, terör örgütlerinin sayıldığı listede yer almasının doğru olmadığını, kabul edilemeyeceğini, meşru bulmadığını vurguladı.
Çelik, şöyle konuştu:
"CHP'nin veya herhangi bir partinin, demokratik eleştiri içinde, çeşitli politikaların eleştirilmesiyle, herhangi bir terör örgütü listesinin içinde şu veya bu değerlendirme içinde yan yana yazılması aynı şekilde değerlendirilemez. Bu ne kadar inciticiyse CHP'nin incinmesini doğru buluyorum, anlayışla karşılıyorum ve bu yaklaşımı reddediyorum. Ama burada çıkıp AK Parti'nin birtakım değerlerine karşı diktatörlük suçlaması gibi, Türkiye'yi iç savaş ortamına götürme gibi değerlendirmelerin yapılması da aynı üslup bakımından doğru kabul edilemez."
TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi ise gazetelerde yer alan köşe yazılarının, birleşimi yöneten Meclis Başkanvekili olarak ilgi alanına girmediğini belirterek, "Bu yazıyı yazan eğer milletvekiliyse bugünkü tartışmalara konu olması nedeniyle öğrenmiş bulunuyorum. Benim de görüşüm şudur; terör örgütlerinin, bir milletvekili tarafından listelendiği yazıda, o örgütler arasına CHP'yi de koymayı kesinlikle kabul edilemez, çirkin, yakışıksız buluyorum. Bu davranışı kınıyorum." dedi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Hamzaçebi, İstanbul'da yaşanan terör saldırısıyla Türkiye'nin büyük bir acı yaşadığını belirterek, "Emniyet teşkilatımızı hedef alan ve tüm toplumu korkutmayı ve sindirmeyi amaçlayan bu alçakça saldırıyı bir kez daha lanetliyorum." dedi.
Şehitlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa dileyen Hamzaçebi, şehit yakınlarına ve millete başsağlığı dileğinde bulundu.
Genel Kurulda daha sonra 2017 yılı bütçe görüşmelerine geçildi. Yedinci Tur'da, Sağlık Bakanlığı, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, Türk Standardları Enstitüsü, Türk Patent Enstitüsü, TÜBİTAK, Türkiye Bilimler Akademisi, Avrupa Birliği Bakanlığı, Türk Akreditasyon Kurumunun 2017 yılı bütçeleri görüşülüyor.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, İstanbul'daki terör saldırısında 36'sı polis, 8'i sivil olmak üzere 44 kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Sağlık, Bilim, Sanayi ve Teknoloji ile Avrupa Birliği bakanlıklarının 2017 yılı bütçeleri görüşülüyor.
Görüşmeler sırasında söz alan HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, İstanbul'daki terör saldırısına değinerek, devletin önleyici tedbirleri artırması gerektiğini söyledi. Kerestecioğlu, HDP'ye yönelik yapılan operasyonları da eleştirdi.
Bunun üzerine söz alan Sağlık Bakanı Akdağ, İstanbul'daki terör saldırısında 36 polisin ve 8 vatandaşın hayatını kaybettiğini söyledi.
İki gündür uykusuz bir şekilde meselenin içinde olduğunu aktaran Akdağ, "Sayın Kerestecioğlu'na bir çift lafım var. Lütfen bu çatı altında samimi olalım, birbirimize karşı ve mübalağa da yapmayalım. Size bir teklifim var, çok basit bir teklif. Hepimizin yüreğini yakan bu hain saldırıların müsebbibi belli, PKK terör örgütü. Şu cümleyi Meclis kürsüsünden ifade eder misiniz? 'Alçak terör örgütü PKK'yı ve destekçilerini lanetliyorum.' Bu cümleyi tekrarlayın. İçinizden bir kişi bu cümleyi tekrarlasın, yapamıyorsunuz, bir kere bile yapamadınız. 'Alçak terör örgütü PKK'yı ve destekçilerini lanetliyorum.' diyeceksiniz, söyleyebilir misiniz?" diye sordu.
Bakan Akdağ'ın sözleri üzerine kürsüye çıkan Kerestecioğlu, "40 yıldır 'Kınıyor musunuz, kınamıyor musunuz ya da lanetliyor musunuz, lanetlemiyor musunuz' siyasetiyle ülkeye yönetmeye çalıştınız. Bu olay gerçekten o üstlendiğini söyleyen TAK tarafından yapıldıysa ben nefretle ve şiddetle kınıyorum." ifadelerini kullandı.
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, "Terörle müzakere olmaz, yılanla aynı torbaya girilmez. Birlikteliğimizi zaafa uğratacak söylemlerden uzak durmalıyız." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Sağlık, Bilim, Sanayi ve Teknoloji ile Avrupa Birliği bakanlıklarının 2017 yılı bütçelerinin görüşmeleri sürüyor.
MHP gurubu adına söz alan Aydın, terör ve savaş söylemlerinin, barış, kardeşlik, demokrasi ve insan hakları gibi sözler altına kamufle edildiğine dikkati çekti.
Terörle mücadele noktasında büyük bedeller ödendiğini aktaran Aydın, "Terörle müzakere olmaz, yılanla aynı torbaya girilmez. Birlikteliğimizi zaafa uğratacak söylemlerden uzak durmalıyız. Milletçe bir araya geldik ve terörle mücadelede kararlılığımız arttı. Bu açıdan ümitliyiz." dedi.
MHP İzmir Milletvekili Oktay Vural ise teröristlerin asla istediklerine ulaşamayacaklarını vurguladı.
MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem de İstanbul'daki terör saldırısına değinerek, tüm Türk milletini yasa boğan terör saldırısının son olması temennisinde bulundu.
Türk milletinin tek vücut halinde olduğuna işaret eden Erdem, "Hiçbir hain saldırı birliğimizi, dirliğimizi bozamayacak, aksine daha da kenetlenmemizi sağlayacaktır." dedi.
Tüm terör örgütlerini ve destekçilerine seslenen Erdem, hiçbir şehidin kanının yerde kalmayacağını, azalmayıp, çoğalacaklarını, yaşananları unutmayıp, unutturmayacaklarını belirterek, "Ne mutlu Türküm diyene." ifadesini kullandı.
Erdem, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) sürecinin inişli çıkışlı, küskün barışık şeklinde yıllardır sürdüğüne değinerek, 2011 yılında AB'nin Türkiye'ye yönelik adımlar attığını ve müzakerelerin başladığını anımsattı. Ancak darbe girişiminden sonra olağanüstü hal bahane edilerek Türkiye'nin önüne çeşitli engeller çıkarıldığını anımsatan Erdem, "Biz Avrupa Birliğine muhtaç değiliz. Biz sonuna kadar 'Türk birliği' diyoruz." dedi.
MHP Antalya Milletvekili Ahmet Selim Yurdakul da sağlıkta dönüşüm programı ile bebek ve anne ölümlerinde herhangi bir düşüş olmadığını, sadece algı operasyonu yapılmadığını öne sürdü.
Tıp fakültelerinde öğrencilere nitelikli eğitim verilemediğini, bu nedenle sağlıkta kalitenin düştüğünü iddia eden Yurdakul, koruyucu sağlık hizmetlerine gereken önem verilmemesi nedeniyle de hastalık sayılarının arttığını belirtti.
Bir doktorun günde 100 hastaya bakmak zorunda bırakıldığını aktaran Yurdakul, "Doktor, bir hastaya 4-5 dakika ancak ayırabiliyor. Bir hastaya şikayetini dinlemek, onu muayene etmek ve tetkiklerini yazmak için 4-5 dakika yetebilir mi? Eğer "Yeter" diyorsanız ben bu kürsüden özür dileyeceğim. Bunun standart süresi on beş yirmi dakikadır." diye konuştu.
Doktorun, hastalığı kısa sürede teşhis edemeyeceğini bu nedenle de tanı ve tetkik için gereksiz işlemlere başvurduğunu anlatan Yurdakul, bu durumun da masrafları artırdığını kaydetti.
Atanamayan sağlık personellerinin ekonomik ve psikolojik sıkıntılar yaşadığını dile getiren Yurdakul, "Sağlık personeli atamasında taşeron sisteminden vazgeçin. Zorluk içinde okuyup, eğitim almış donanımlı, eğitimli gençlerimizi yeni yapılacak şehir hastanelerine, yaşam merkezlerine, aile sağlık merkezlerine atayalım, ailelerine müjde verelim. Bu gençleri siz açtığınız okullarda okuttunuz." ifadelerini kullandı.
CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık'ın, AK Parti'nin anayasa değişiklik teklifiyle ilgili, "Eğer içinde ne olduğunu bilmediği boş bir kağıda 316 milletvekili imza atıyor, dilinden düşürmediği milli iradeyi bir kişi ipotek ediyorsa Türkiye iyi yönetilmiyor demektir." eleştirisi üzerine AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Başbakan Binali Yıldırım tarafından AK Parti'nin kapalı grup toplantısında bilgilendirildiğini, imzaların sonra alındığını söyledi.
CHP milletvekilleri, Sağlık, Bilim, Sanayi ve Teknoloji ile Avrupa Birliği Bakanlıklarının 2017 yılı bütçeleri üzerinde TBMM Genel Kurulunda görüşlerini dile getiriyor.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Hükümetin bütün bütçesinin, akan bir tek damla kanın bedeli olamayacağını ifade etti. Sağlık personelinin, bir çocuğu yaşatmak için seferber olduğunu belirten Atıcı, Hükümetin görevini yapamadığı için kınalı kuzuların teröre kurban verildiğini iddia etti. Atıcı, "Hükümet, teröre bağlı ölümlerden bile korumadıktan sonra hastalıktan korusa ne olur korumasa ne olur." dedi.
Halk Sağlığı Kurumunun 111 milyar liralık bütçesinin sadece 10 milyarının halkın sağlığına ayrıldığını savunan Atıcı, kurumun elektrik, su, personel giderleri çıkarıldığında bütçesinin sadece yüzde 0,3'ünün halk sağlığına yatırım için kullanıldığını söyledi. Atıcı, Sağlık Bakanlığı bütçesinin özetinin bu olduğunu ileri sürerek, "Hükümet sağlığa ayrılan parayı inşaat şirketlerine verince vatandaş elini cebine atmak zorunda kaldı. Sağlık sistemi iflas etti." diye konuştu.
Arık, ekonomiyle ilgili bakanlardan birinin cesaretle çıkıp Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, döviz kuru, faiz, enflasyon konularını anlatması gerektiğini öne sürerek, Erdoğan'ın döviz kuru ve faiz çıkışlarının piyasa aktörleriyle uyuşmadığını savundu. Arık, "Eğer ki içinde ne olduğunu bilmediği boş bir kağıda 316 milletvekili imza atıyor, dilinden düşürmediği milli iradeyi bir kişi ipotek ediyorsa Türkiye iyi yönetilmiyor demektir." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise Arık'ın bilgi eksikliğinden kaynaklı böyle demiş olabileceğini belirterek, anayasa değişikliği teklifi için AK Parti Grubu'nun kapalı toplantısında Başbakan Binali Yıldırım tarafından bilgilendirme yapıldığını, imzaların sonra alındığını bildirdi.
CHP Giresun Milletvekili Bülent Yener Bektaşoğlu, Türkiye'nin sağlıkta sınıfta kaldığını, sağlık bakanlarının, "Sağlıkta reform yaptık" diye övünmesinin gerçeklerle çeliştiğini ileri sürdü.
Bektaşoğlu, sağlık sisteminin odağında insan değil rant olduğunu, sağlığın kamu hizmeti olmaktan çıktığını, vatandaşların parasına göre sağlık hizmeti alabildiğini iddia etti.
CHP İzmir Milletvekili Ali Yiğit, "hastanelerin borç batağında olduğu, 9 Eylül Üniversitesinin geçen yılı 200 milyon borçla kapattığı" görüşünü savundu.
Yiğit, hastaların, doktorların ve sağlık çalışanlarının sistemden memnun olmadığını, şehir hastanelerinin tedavi merkezinden çok rant aracı modeline dönüştüğünü ileri sürerek, "Türkiye'nin sadece sağlığı değil psikolojisi de kimyası da bozuldu." dedi.
CHP Mersin Milletvekili Hüseyin Çamak, yaz saati uygulamasına devam edilmesini eleştirdi. Bu duruma en başta Sağlık Bakanlığının itiraz etmesi gerektiğini dile getirerek, karanlıkta kalkan çocuklarda depresyon ve kaygı bozukluğunun görülebileceğini, psikiyatri hastalarının artabileceğini, büyüme ve gelişmenin olumsuz etkilenileceğini söyledi.
Çocukların okula gitmek istemediğini, yetişkinlerin mutsuz olduğunu, uyanma, yorgunluk, kaygı, gün içinde konsantrasyon sorunu yaşadığını belirten Çamak, yaz saatinin ihracatçıyı da vurduğunu, cari açık üzerinde olumsuz etkileri olacağını savundu.
CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, teşvik paketlerinin sonuçlarını bilmediklerini, üretici ve sanayicinin ihtiyacının teşvik değil üretim maliyetlerinin, girdilerin düşürülmesi olduğunu dile getirdi. Tarhan, sanayi planlaması yapılması gerektiğini ifade ederek, "Ekonominin güçlenmesini, sanayicinin büyümesini istiyorsanız önce dış politikanızı gözden geçirin, OHAL'i kaldırın, hukukun üstünlüğünü sağlayın, ülkemizin parlamenter demokrasiden vazgeçmeyeceğinin güvencesini verin. Güzel ülkemizi tekrar yatırım yapılacak ülke haline getirin." diye konuştu.
CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, günübirlik politikalardan vazgeçip, yapısal reformalara geçilmesi gerektiğini ifade ederek, "Ekonomik Sosyal Konsey, bugün toplanmayıp ne zaman toplanacak? 15 Temmuz'dan sonra KOSGEB'in desteklediği kaç şirkete el konuldu, malvarlıkları ne oldu? KOSGEB'de görevden uzaklaştırılan 71 personel, KOSGEB kaynaklarını kime dağıttı?" sorularını yöneltti.
CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin, "padişahlık sisteminin ülkeye getirilemeyeceği konusunda halka güvendiklerini" ifade etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Bostancı da ne padişahlık ne diktatörlük getirmek istediklerini, anayasa tekliflerinin ortada olduğunu, komisyonlarda ve Genel Kurulda tartışılacağını, halkın da referandumda gereken cevabı vereceğini, o cevabın başlarının üstünde olacağını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in, AK Parti Ankara Milletvekili Aydın Ünal'ın bugünkü köşe yazısında, CHP'yi terör örgütleri arasında yazdığını öne sürerek, tepki göstermesi üzerine Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Sağlık, Bilim, Sanayi ve Teknoloji ile Avrupa Birliği Bakanlıklarının 2017 yılı bütçe görüşmelerinde, AK Parti'li Ünal'ın bugünkü köşe yazısı gündeme geldi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Ünal'ın bugünkü, "Terör: Kim kimdir" başlıklı köşe yazısında, CHP'yi de terör örgütü olarak sıraladığını söyledi. Ünal'ın değerlendirmelerinin akılla, mantıkla, izanla bağdaşmayacağını savunan Özel, bunları üzülerek okuduklarını belirtti. Özel, değerlendirmelerin partilerine yönelik haksızlık, hadsizlik, vicdansızlık, siyasi ahlaksızlık olduğunu ileri sürdü.
Özel, bu yazıyı, AK Parti Grup Başkanvekili ve Bakan'a da ilettiğini, hukuki, yasal haklarını arayacaklarını ifade ederek, "Bu herhangi bir köşe yazısı değil. AKP'ye ideoloji tarif eden, sağdaki kendi okuruna, seçmenine istikamet veren, partimize karşı yapılan haksız saldırıları hedef göstermeleri organize ve koordine eden, bir akıl almaz yaklaşım. AKP Grubuna ve Hükümete soruyorum; bu hadsizliğin, haksızlığın, vicdansızlığın, ahlaksızlığın neresinde duracaklar, karşısına mı geçecekler arkasında mı duracaklar?" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, CHP ve AK Parti'nin, birbirini yeni keşfetmediğini, uzun yıllardan beri birlikte Meclis çalışmalarını yürüttüklerini belirterek, Meclisteki çalışmaların ve konuşmaların, AK Parti'nin parti ve grup olarak meselelere nasıl baktığına ilişkin herkese fikir verdiğini söyledi.
Bazı milletvekillerinin sosyal medyada, gazetelerde açıklamalarda bulunduğuna işaret eden Bostancı, bu tür beyanlara yine aynı mecralardan itiraz edilebileceğini kaydetti. Bostancı, "Önerim, başka tür mecralarda kişilerin şahsi fikri olarak kabul edilebilecek ve aynı mecralarda cevaplanması gereken konuların, Meclise taşınmamasıdır. AK Parti olarak tavrımız açıktır. CHP'yi bizim herhangi bir kategoriye koymamız mümkün değildir. Halktan oy almış, açık, aleni şekilde faaliyetlerini sürdüren her tür siyasi parti saygıya değerdir. Bunlar partimizin görüşleri değildir; şahıs bir gazetede yazmış aynı şekilde cevap verilebilir, o mecralarda veriliyor zaten." diye konuştu.
Daha sonra söz alan Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik de CHP'nin, Türkiye'nin anamuhalefet partisi olduğuna işaret ederek, CHP'nin 15 Temmuz darbe girişimine karşı milli iradenin yanında durduğunu, dün de teröre karşı ortak bildiriye imza attığını anımsattı. Çelik, bu nedenle CHP'nin, terör örgütlerinin sayıldığı listede yer almasının doğru olmadığını, kabul edilemeyeceğini, meşru bulmadığını vurguladı.
Çelik, şöyle konuştu:
"CHP'nin veya herhangi bir partinin, demokratik eleştiri içinde, çeşitli politikaların eleştirilmesiyle, herhangi bir terör örgütü listesinin içinde şu veya bu değerlendirme içinde yan yana yazılması aynı şekilde değerlendirilemez. Bu ne kadar inciticiyse CHP'nin incinmesini doğru buluyorum, anlayışla karşılıyorum ve bu yaklaşımı reddediyorum. Ama burada çıkıp AK Parti'nin birtakım değerlerine karşı diktatörlük suçlaması gibi, Türkiye'yi iç savaş ortamına götürme gibi değerlendirmelerin yapılması da aynı üslup bakımından doğru kabul edilemez."
TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi ise gazetelerde yer alan köşe yazılarının, birleşimi yöneten Meclis Başkanvekili olarak ilgi alanına girmediğini belirterek, "Bu yazıyı yazan eğer milletvekiliyse bugünkü tartışmalara konu olması nedeniyle öğrenmiş bulunuyorum. Benim de görüşüm şudur; terör örgütlerinin, bir milletvekili tarafından listelendiği yazıda, o örgütler arasına CHP'yi de koymayı kesinlikle kabul edilemez, çirkin, yakışıksız buluyorum. Bu davranışı kınıyorum." dedi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
