2010-03-05 - 16:28
AK PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLİ BOZDAĞ'IN AÇIKLAMASI...
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, parlamentoda gazetecilere yaptığı açıklamada ''Avrupa ülkelerinde parlamentolar üye seçtiğinde yargı siyasallaşmıyor da TBMM üye seçtiğinde yargı niye siyasallaşsın?'' dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, HSYK'nın bugünkü yapısıyla
sadece Yargıtay ve Danıştay'daki hakim ve savcıları temsil ettiğini, kürsüdeki
bütün hakim ve savcıları temsil etmediğini söyledi.

Yargıtay ve Danıştay'ın, HSYK üyelerini doğrudan seçemediğini belirten
Bozdağ, ''TBMM ve Cumhurbaşkanı'na HSYK'ya üye seçme imkanı vermek, yargı
bağımsızlığını zedelemez. Aksine yargının bağımsızlığını güçlendirir'' görüşünü
savundu.

Avrupa ülkelerinden İsveç, Polonya, İspanya, İtalya, Fransa'da
parlamentoların yüksek yargıya üye seçtiğini hatırlatan Bozdağ, şöyle konuştu:

''Bu ülkelerde parlamentolar üye seçtiğinde yargı siyasallaşmıyor da TBMM
üye seçtiğinde yargı niye siyasallaşsın? 1961 Anayasası'nda zaten vardı, Senato
ve Meclis üye seçiyordu. Bugün yargıda siyasallaşma görüntülerinin nedeni
siyasiler değildir. Yargıtay, Danıştay, kürsü, Cumhurbaşkanı seçsin 'iyi', ama
millet seçsin 'kötü' demek, millet iradesine güvenmeyen, demokrat olmayan bir
anlayışın dışa vurumudur.''

Bozdağ, Mersin'de, ''CHP kadın kollarının ortaya koyduğu çarşafı yırtma,
ayaklar altına alma, çiğneme eylemi ve görüntülerinin, çağdaş, ilerici ve
özgürlükçe bir zihniyetin görüntüleri değil, önyargılı, tahammülsüz, hoşgörüsüz,
kendini gibi düşünmeyenleri yok sayan ortaçağ anlayışının 21. yüzyıla sarkan
eylem ve görüntüleri olduğunu'' söyledi.

Bekir Bozdağ, ''samimiyetsiz, iyiniyetten uzak, sadece toplumun
değerlerini istismara dönük, tarikat, kuran kursu, türban açılımları gibi çarşaf
açılımının da CHP zihniyetinin samimiyetsizliğini ve ikiyüzlülüğünü ortaya
koyduğunu'' ifade etti.

''Çarşaf açılımında CHP'nin çarşafa dolanıp kaldığını'' ileri süren
Bozdağ, şunları kaydetti:

''Sayın Baykal ve arkadaşları, Elmadağ'da hacca gitmek isteyen vatandaş
ve onun inanışıyla şakavari üslupla alay eden Önder Sav'a, 'Dersim'de analar
ağlamadı mı?' diyerek milletin acısını aşağılayan Onur Öymen'e, başı örtülü diye
nikah kıymayan belediye başkanlarına, karşı tavır koymadığı ve ilgililer hakkında
disiplin işlemi yapıp, parti tüzel kişiliği olarak olayların muhataplardan ve
milletten özür dilemediği sürece, 'bunlar bizi ilgilendirmez, bunlar kendini
bilmez 3-5 kişinin marifetidir' diye reddedilecek davranışlar olarak
nitelendirilemez. CHP'nin kurumsal duruşu ve tavrı olarak değerlendirilecektir.

Şekille ve kıyafetle uğraşmak, kendi gibi olmayanları, kendileriyle aynı
değeri paylaşmayanları hor, hakir, çağdışı görmek; CHP zihniyetinin genetik
kodlarında var. Millet, kendine değer vermeyen CHP'ye sandıkta gerekli cevabı
verecektir. Ortaçağ karanlık zihniyetinin 21. yüzyılda tekrarı mahiyetinde olan
bu çağdışı anlayışa milletimiz sağduyusuyla en büyük cevabı verecektir.'' (16:28)