2011-10-13 - 13:00
CHP Mersin Milletvekili İsa Gök, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, bugün Meclis Genel Kurulu'nda yemin edeceğini, ancak tutuklu milletvekillerinin serbest bırakılması için sürdürdüğü mücadeleden asla vazgeçmeyeceğini söyledi.
AK Parti muhaliflerine yönelik 'cadı avı' başlatıldığını ve uygulamaların hukukla bağdaşmadığını ifade eden Gök şunları söyledi: "Gerek AKP muhaliflerine yönelik yaşananlar, gerekse 12 Eylül Referandumu sonrası yargıda yaşanan değişiklikler, AKP diktasını açıkça göstermektedir. AKP tümüyle kendisine bağlamış olduğu yargıya istediği kararları aldırtmaktadır. Siyasi taleplerini savcılara, savcı olmazsa hakimlere, hakim olmazsa Yargıtay'a, Danıştay'a kabul ettirmekte; yine istediği sonucu alamazsa bu kez kanunu değiştirmekte, onu da yeterli görmezse; Anayasayı değiştirmektedir. İktidarın yarattığı bu durumdan Türk yargısı, Türk hukuk sistemi yara almakla kalmamış, neredeyse tamamen yok edilmiştir. AKP'nin 9 yıllık iktidarında, tüm baskınlığı, hukuk tanımazlığı ve devleti parti devletine dönüştürme eylemlerini, faşizan ve sivil dikta uygulamalarıyla sürdürmekte olduğu gün gibi ortadadır."
Tutuklu milletvekillerinin, halkın iradesi yok sayılarak görevlerini yapmalarının engellendiğinin altını çizen İsa Gök şöyle devam etti: "AKP üç muhalefet grubunun tutuklu milletvekillerinin Parlamentoda yapmaları gereken görevleri, uluslararası yargı kararlarına rağmen engellemekte ve bunu da özel yetkili mahkemeler eliyle gerçekleştirmektedir. Yasal engel olmadan sekiz milletvekili cezaevinde hükümlü olarak değil, tutuklu olarak bulunmaktadırlar. Tüm sanıkların savunmaları alındıktan, tüm tanıklar dinlendikten ve tüm deliller incelendikten sonra kararın verileceği söylenmektedir. Sanıkların savunmalarının henüz yarısı bile tamamlanamamıştır. Bu, tahliyelerin 3-4 yıl bekleyeceği anlamına gelmektedir. Bunun adı doğrudan infazdır ve hukukta yeri yoktur".
Rövanş alma mantığıyla siyaset yapıldığını söyleyen İsa Gök, "4 yıl sonra hükümet değiştiğinde kendileri de haksız, hukuksuz şekilde tutulmak istenirlerse, ben o zaman da 'hayır' derim. Hukuk herkes içindir. Hukuksuzluk virüs gibidir. Mitoz bölünmeyle çoğalır ve karakoldan mahkemeye kadar her zerreye yayılır" dedi.
İsa Gök Meclis Genel Kurulunda yemin etme gerekçesini şöyle açıkladı: "Hukuk dışılığa dikkat çekme, haykırışlara kulak verme ve milli iradeye sahip çıkma adına başlatmış olduğum eylemi, Meclis İçtüzüğü gereği iktidar grubu tarafından milletvekilliğimin düşürülmesi aşamasına gelinmiş olmasından dolayı sonlandırıyor; tüm hukuk dışılıklara ve demokrasi dışılıklara karşı TBMM kürsüsünden mücadelemi devam ettirmek için bugün yemin ediyorum. Vekil arkadaşlarımı Meclis'e getirinceye kadar duyarsızlaştırılan yüreklere, sağırlaştırılan yargıya haykırmaktan Silivri'deki zulümhaneye dikkat çekmekten asla vazgeçmeyeceğim."
Mecliste yemin ettikten sonra 'İradem tutuklu, bir imza da sen ver' kampanyası çerçevesinde toplanan 5 bin imzanın bir kısmını kürsüye bırakacağını, diğerlerini de çuvallarla getireceğini ifade eden İsa Gök, eylemin amacına ulaşıp ulaşmadığı sorusunu şöyle yanıtladı: "Tek başına eylemin başarıya ulaşması imkansız. Ancak tutuklu vekiller konusunu haber yapmak için buradaysanız eylemim amacına ulaşmış demektir." (13:00)
Tutuklu milletvekillerinin, halkın iradesi yok sayılarak görevlerini yapmalarının engellendiğinin altını çizen İsa Gök şöyle devam etti: "AKP üç muhalefet grubunun tutuklu milletvekillerinin Parlamentoda yapmaları gereken görevleri, uluslararası yargı kararlarına rağmen engellemekte ve bunu da özel yetkili mahkemeler eliyle gerçekleştirmektedir. Yasal engel olmadan sekiz milletvekili cezaevinde hükümlü olarak değil, tutuklu olarak bulunmaktadırlar. Tüm sanıkların savunmaları alındıktan, tüm tanıklar dinlendikten ve tüm deliller incelendikten sonra kararın verileceği söylenmektedir. Sanıkların savunmalarının henüz yarısı bile tamamlanamamıştır. Bu, tahliyelerin 3-4 yıl bekleyeceği anlamına gelmektedir. Bunun adı doğrudan infazdır ve hukukta yeri yoktur".
Rövanş alma mantığıyla siyaset yapıldığını söyleyen İsa Gök, "4 yıl sonra hükümet değiştiğinde kendileri de haksız, hukuksuz şekilde tutulmak istenirlerse, ben o zaman da 'hayır' derim. Hukuk herkes içindir. Hukuksuzluk virüs gibidir. Mitoz bölünmeyle çoğalır ve karakoldan mahkemeye kadar her zerreye yayılır" dedi.
İsa Gök Meclis Genel Kurulunda yemin etme gerekçesini şöyle açıkladı: "Hukuk dışılığa dikkat çekme, haykırışlara kulak verme ve milli iradeye sahip çıkma adına başlatmış olduğum eylemi, Meclis İçtüzüğü gereği iktidar grubu tarafından milletvekilliğimin düşürülmesi aşamasına gelinmiş olmasından dolayı sonlandırıyor; tüm hukuk dışılıklara ve demokrasi dışılıklara karşı TBMM kürsüsünden mücadelemi devam ettirmek için bugün yemin ediyorum. Vekil arkadaşlarımı Meclis'e getirinceye kadar duyarsızlaştırılan yüreklere, sağırlaştırılan yargıya haykırmaktan Silivri'deki zulümhaneye dikkat çekmekten asla vazgeçmeyeceğim."
Mecliste yemin ettikten sonra 'İradem tutuklu, bir imza da sen ver' kampanyası çerçevesinde toplanan 5 bin imzanın bir kısmını kürsüye bırakacağını, diğerlerini de çuvallarla getireceğini ifade eden İsa Gök, eylemin amacına ulaşıp ulaşmadığı sorusunu şöyle yanıtladı: "Tek başına eylemin başarıya ulaşması imkansız. Ancak tutuklu vekiller konusunu haber yapmak için buradaysanız eylemim amacına ulaşmış demektir." (13:00)
