2023-03-09 - 15:12
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş başkanlığında toplandı.

Meclis Başkanvekili Erdoğmuş, Genel Kurulda, üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Emine Sare Aydın "8 Mart Dünya Kadınlar Günü", CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım "Depremzedelerin ve bölgedeki çiftçilerin sorunları" ve HDP Batman Milletvekili Necdet İpekyüz "6 Şubat'ta gerçekleşen 11 ili etkileyen depremler ve Türkiye genelinde yarattığı etkileri" konularında gündem dışı konuştu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Aydın, siyasi partilerden bir sonraki seçimlerde kadın milletvekili oranının yüzde 17'den daha yukarıya çıkarılmasını beklediğini söyledi.

CHP Uşak Milletvekili Yalım, Türkiye'nin tarım alanlarının yüzde 16'sını, depremden doğrudan etkilenen illerin oluşturduğuna işaret ederek, depremden traktörleri zarar gören çiftçilerin zararlarının karşılanmasını istedi.

HDP Batman Milletvekili İpekyüz, Kahramanmaraş merkezli depremden etkilenen Batman'ın ovaya kurulduğunu, yeraltı suyunun yüksek olduğunu belirterek, "Batman bir felaket yaşandığında tümüyle gömülmüş olacak. Önlememiz, Batman'ın afet bölgesi kapsamına alınıp çalışmaların hızlandırılması lazım." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmalardan sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Türkiye'nin deprem riskinin yüksek olduğu bir coğrafyada bulunduğunu anımsattı.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşanan acıların sorumlusunun iktidar olduğunu öne süren Dervişoğlu, İYİ Parti olarak bu yanlış politikaların hesabını soracaklarını söyledi.

TBMM Başkanlığına sunulan kanun teklifiyle kurulması öngörülen Afet Yeniden İmar Fonu'nun vatandaşların yaralarının sarılması ve bölgede hayatın normalleşmesi gibi önemli bir göreve sahip olacağını belirten Dervişoğlu, "Ancak devlet yalnızca vatandaşların zararını tazmin eden sigorta şirketi değil. Her şey olup bittikten sonra Z raporu alan esnaf da değil." diye konuştu.

Devletin potansiyel riskleri öngören, gerekli tedbirleri alan, plan yapan bir organizasyon olduğunu dile getiren Dervişoğlu, "Bu düzenleme yalnızca testi kırıldıktan sonra alınacak önlemleri kapsamaktadır. Bu yönüyle gerekli derslerin alınmadığını da açıkça ortaya koymaktadır." ifadesini kullandı.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Ermeni terör örgütü ASALA'nın 9 Mart 1983'te düzenlediği silahlı saldırı sonrasında hayatını kaybeden Belgrad Büyükelçisi Ahmet Galip Balkar'ı rahmetle andı.

Türkiye'nin özellikle 1970'li yıllardan itibaren dış destekli terör örgütlerinin kanlı saldırılarına muhatap olduğunu anımsatan Bülbül, 1973 ile 1994 yılları arasında 21 ülkenin 38 kentinde 110 saldırı gerçekleştiren ASALA'nın, 42 diplomatı katlettiğini söyledi.

Bülbül, terör örgütü PKK/YPG'nin de ASALA'nın devamı niteliğinde olduğunu ve aynı şekilde Avrupa devletleri tarafından desteklediğini kaydeden Bülbül, "Aynı ülkeler tarafından terör örgütü kabul edilmiş olmasına rağmen PKK/YPG'ye, daha önceki yıllarda olduğu gibi Avrupa Parlamentosunda organizasyon yapma imkanı tanınmış ve desteklenmiştir. Bu organizasyona imkan verenleri şiddetle kınıyoruz. Türkiye'yi tehdit ve baskı altında tutmak maksadıyla bu destekleri verenlerin, kazdıkları kuyuya düşmelerinin kaçınılmaz bir kader olduğunu bilmesi gerektiğini belirtmek istiyorum." diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da hayatını kaybeden gazeteci İsmet Demirdöğen için başsağlığı dileğinde bulundu.

Kahramanmaraş merkezli depremden etkilenen iller arasında Malatya'nın da bulunduğunu anımsatan Oluç, İnönü Üniversitesinin, formasyon öğrencilerinden 18 Mart'ta başlayacak bahar döneminin ücretini istediğini iddia etti. Üniversitenin tutumunu eleştiren Oluç, bu karardan vazgeçilmesini istedi.

Hakkı Saruhan Oluç, Bingöl'ün afet bölgesi ilan edilmesi ve depreme hazır hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da hayatını kaybeden İsmet Demirdöğen'e Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.

TBMM Genel Kurulunda kamuya olan borçların yapılandırılmasını da içeren Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşüldüğünü anımsatan Altay, kanun teklifine olumlu oy vereceklerini açıkladı.

Hükümetin 20 yıllık iktidarı döneminde 12'nci kez yapılandırmaya gittiğini anlatan Altay, "20 yıllık iktidarında 12 defa yapılandırmaya gerek duymak, milleti ekonomik olarak felç ettiğinin açık bir itirafıdır." dedi.

Kanun teklifine deprem vergileri konulduğunu anımsatan Altay, devletin 1999 yılında yaşanan depremden bu yana 88 milyar lira deprem vergisi altında para topladığını söyledi. Bu paraların deprem için harcanmadığını savunan Altay, şöyle devam etti:

"Deprem için harcamadınız; 'Kızılayı güçlendirin' desek, tam bir enkaz yaptınız. Kendisi bir afet oldu. Nerede bu 88 milyar lira? Deprem için topluyorsun, kendi beceriksizliğinden dolayı Hazinenin diğer giderlerine parayı aktarıyorsun. Şimdi yeniden bir deprem vergisi için kanun çıkarıyoruz. Ortada toplanan 88 milyar var ama depremin üzerinden otuz iki gün geçmiş, çadır feryadı var halen. Halen Maraş’ta 'Çadır, çadır, çadır' diye insanlar feryat ediyor. Bu nasıl bir kafa, nasıl bir mantık?"

AK Parti Grubu adına söz alan Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 10 Mart tarihi itibarıyla seçimleri yenileme kararı alacağını belirtti.

Seçimlerin yenilenmesi kararının hayırlı olmasını dileyen Can, Meclisin çalışma takvimine ilişkin şu bilgiyi verdi:

"TBMM'de listelerin kesin olarak verilmesine kadar az bir zamanımız var. Bu zaman zarfında da rasyonel bir şekilde TBMM'yi çalıştırmayı planlıyoruz. Önümüzdeki hafta Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Afet Yeniden İmar Fonunun Kurulması ile Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmeyi planlıyoruz. Ayrıca, uluslararası sözleşmeler var gündemde, onları yasalaştırmayı düşünüyoruz. Ondan sonraki hafta da pazartesiden başlayarak ve cuma, cumartesiyi de Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışma gündemine alarak yargı paketi önümüzdeki hafta komisyona gelecek. Komisyonda kabul edilirse ondan sonraki hafta da Orman Kanunu Teklifi var. Optisyenlik kanun teklifi gelecek; bütün bunları yasalaştırmayı düşünüyoruz."

İYİ Parti'nin "deprem sonrası Mersin'deki nüfus artışı"; HDP'nin "TMMOB'un yetkilerinin alınması" ile CHP'nin "deprem sonrası kayıp vatandaşların bulunması" konusunda araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin önergelerinin ön görüşmelerinin bugün yapılması önerileri kabul edilmedi.

Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, Kahramanmaraş merkezli depremlerde 46 bin 104 kişinin hayatını kaybettiğini, 300 binden fazla kişinin yaralandığını söyledi.

Depremlerin ardından halen yüzlerce kişinin kayıp olarak arandığını öne süren Hakverdi, "CHP olarak bu konuda bir komisyon kurduk, halen de çalışıyoruz. Çok sayıda veri topladık. Valiliklerle, başsavcılıklarla, ailelerle görüştük. Kimin hangi enkazdan çıkarıldığı ilk günlerde bilinmiyordu. Sadece Hatay'da 1400'den fazla kimliği tespit edilemeyen vatandaşımız, isimsiz olarak, DNA'sı ve fotoğrafıyla birlikte sadece numarayla mezarlara defnedildi." ifadelerini kullandı.

Bu konuda ilgili bakanlıklardan destek alamadıklarını ileri süren Hakverdi, "Bu beceriksiz, liyakatsız ve yeteneksiz bakanlar bu işin altından kalkamaz. Gelin hep birlikte bir komisyon kuralım ve depremde kaybolan yakınlarını arayan insanları birlikte arayalım." dedi.

İYİ Parti Antalya Milletvekili Feridun Bahşi, CHP'nin grup önerisine "evet" oyu kullanacaklarını belirterek, "Deprem bölgesinde kimliği belirsiz kaç çocuk defnedildi, kaç ailesiz çocuk bulundu, bunlar nerelere yerleştirildi ve kayıp çocuk sayısı kaçtır?" diye sordu.

AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, Kahramanmaraş merkezli depremlerin bugüne kadar eşi ve benzerine rastlanılmamış bir felaket olduğunu ifade etti.

Depremlerde, 230 bin bina ile 645 bin bağımsız bölümün hasar gördüğünü anlatan Gözgeç, AFAD, Adalet, İçişleri, Sağlık, Aile ve Sosyal Hizmetler ve Milli Eğitim bakanlıklarının, henüz yakınlarına ulaşılamayan, kimliksiz veya kendisini ifade edemeyen çocuklar için yürütülen süreçlere ilişkin koordineli olarak çalışmalarına devam ettiğini kaydetti.

Depremden sonra kurtarılan veya bulunan vatandaşların ve çocukların bulunduğu bina numarası, yer, fotoğraf gibi tüm bilgilerin eksiksiz olarak kayıt edildiğini aktaran Gözgeç, şöyle konuştu:

"Polis, jandarma, adli tıp beraber çalışarak, DNA örnekleri, parmak izleri alarak tespitler yapmaktadır. Çocukların tedavilerinin yaptırılması, güvenli bakım ortamlarının sağlanması, refakatsiz çocukların korunması, kimlik tespitleri yapılması ve yakınlarıyla buluşturulması hassasiyetle takip edilmektedir. Bugüne kadar 1915 refakatsiz çocuktan 1649'u ailelerine teslim edilmiştir. Çocukların korunması ve bakımı tamamen Aile Bakanlığının yetkisindedir. Bu konuda ileri sürülen iddialar, derneklere ya da başka kuruluşlara verilme iddiaları tamamen asılsız ve gerçek dışıdır. Bakanlık çocuklarımız için en üst düzey hassasiyet göstermektedir."

TBMM Genel Kurulunda, daha sonra AK Parti'nin, Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin, Kahramanmaraş merkezli depremlerin etkilerinin giderilmesine yönelik düzenlemeleri içeren 10'uncu maddesinin yeniden görüşülmesine ilişkin önerisi ele alındı.

Görüşmelerin ardından kabul edilen öneri doğrultusunda, kanun teklifinin dün Genel Kurulda kabul edilen 10'uncu maddesi üzerinde tekriri müzakere yapılacak.

Teklifin ikinci bölümü üzerinde İYİ Parti adına söz alan Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, söz konusu kanun teklifinin aceleyle Meclis'e gönderildiğini, yeteri kadar üzerinde çalışılmadan Meclis Genel Kuruluna getirildiğini söyledi. Kanun teklifinin etki analizinin bile tam yapılmadığını öne süren Ataş, görüşülen kanun teklifinin özüne bakıldığında mali aflar getirdiğini belirtti.

Türkiye'de vergi adaletinin kalmadığını savunan Ataş, "Memura, esnafa, işçiye, emekliye, çiftçiye yüklenen vergi, zengine vergi istisnası, devasa şirketlere ise vergi cezasının silinmesi olarak yansımakta. Türkiye'de vergi düzeni vatandaştan alıp yandaşa verme üzerine kurulmuştur. Bu düzeni kuran iktidar seçim yaklaşınca da bir yapılandırma, bir af çıkarıp oy almayı hedeflemekte yani iktidar, vergiyi bir silah olarak vatandaşa doğrultup seçim dönemlerinde de oy karşılığında silahı kılıfına sokmakta. AK Parti iktidarında uzatmalar hariç tam 12 defa vergi affı çıkarılmıştır, iki yılda bir vergi affıyla kamu mali yönetimi iflas etmiştir." dedi.

MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu ise Kahramanmaraş merkezli depremleri hatırlatarak, yaraların sarıldığı bir süreçten geçildiğini vurguladı. Osmanağaoğlu, "Yıkılan şehirlerimizi bir ve beraberce yeniden ihya edeceğiz. Evlatlarımızın yüzünü yine güldüreceğiz." dedi.

Dün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olduğunu anımsatan Osmanağaoğlu, tüm kadınların gününü kutladı.

Görüşülen kanun teklifinin, TBMM'nin yasama faaliyetlerinin yerinde, zamanında sorunu çözmeye yönelik nasıl kullanılacağının en berrak örneklerinden birisi olduğunu söyleyen Osmanağaoğlu, "Kanun teklifiyle birlikte devlet ve millet kenetlenmesi tam manasıyla gerçekleşecek, zor günleri beraber aşabilmek için ihtiyacımız olan birlik ruhu pekişecektir. Bazı borçların yeniden yapılandırılması, böyle bir dönemde bunun gerçekleştiriliyor olması da ayrıca dikkate değer. Devletimizin, vatandaşlarımızın sorunlarının çözümü noktasındaki kararlılığı, her ne şart altında olursa olsun vatandaşımızın beklentisini karşılayabilme ve ekonomik gücü bu kanun teklifinde tecessüm etmiştir." diye konuştu.

Osmanağaoğlu, teklifle birlikte tüm vergi cezalarının yapılandırılma kapsamına alındığını söyledi.

Bugüne kadar çıkarılan yapılandırma düzenlemelerinde bir takvim yılında iki taksiti ödeyememiş vatandaşlara bu taksitlerini son taksiti izleyen ay sonuna kadar ödeme imkanı verildiğini anımsatan Osmanağaoğlu, "Bu sayı, böylelikle ilk defa üç taksite çıkarılmaktadır. MHP olarak, Cumhur İttifakı iradesiyle gündeme getirilen bu düzenlemeyi, vatandaşlarımızın lehine olan her düzenlemede olduğu gibi milletimize olan borcumuzun gereği desteklediğimizi de ifade etmek isterim." diye konuştu.

HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu ise kanun teklifinde yer alan bir madde ile TOKİ'nin ihale imzaladığı müteahhitlerden damga vergisi alınmayacağını söyledi. Bunun orta ve az gelirli vatandaşların yararına olduğu yönünde gerekçelendirildiğini ifade eden Katırcıoğlu, "Gerçekten iddia edildiği gibi orta ve alt gelir gruplarının konut almasını sağlayacak bir etki üretebilecek mi? Ben doğrusunu isterseniz çok şüpheliyim." dedi.

Görüşülmekte olan kanun teklifi ile petrol ve elektrik sektöründe ithalattan alınan KDV'de indirim sağlanacağını kaydeden Katırcıoğlu, "Peki, bunun genel olarak kime ne yararı var? Bunu ölçebiliyor muyuz veya herhangi bir şekilde bize bu bilgi veriliyor mu? Doğrusunu isterseniz verilmiyor ve dolayısıyla da ben bunun da mesela, boşta kalan bir şey olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan da bir vergi affı düzenlemesiyle karşı karşıya olduklarını söyledi. Şu ana kadar 12 yapılandırma teklifinin getirildiğini söyleyen Emecan, "Getirdiğiniz bu düzenleme, çok geniş kapsamlı bir düzenleme ve ekonomik krizin ağırlığı altında ezilen seçmeni seçim öncesi biraz rahatlatmaya dönük hazırlanmış. Teklif, kapsamı ve özü itibarıyla mali af getiren bir kanun teklifi. Siz buna 'af' demeyi sevmiyorsunuz ama bunun adı 'mali af' arkadaşlar." ifadelerini kullandı.

"İktidarın sürekli" olarak "vergi affı" getirmek zorunda kaldığını belirten Emecan, "İktidarınız süresince vergilemede adaleti sağlayan, kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına alan ve vergiyi tabana yaymaya yönelik bir vergi sistemini getiremediniz. Bir yandan dolaylı vergiler yoluyla ekmek üzerinden dahi zorunlu olarak fakirin cebinden vergisini alırken diğer yandan sürekli getirdiğiniz vergi aflarıyla vergilerini düzenli olarak ödeyen gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri üzerinde de haksızlığa uğrama duygusu yarattınız. Vergiye uyumu bozdunuz; mükelleflerin, vatandaşların adalet duygusunu yok ettiniz." diye konuştu.

Çıkarılan yapılandırma kanunları sonrası tahsilat sonuçlarının başarılı olamadığını ifade eden Emecan, 2020 yılı tahsilat oranının yüzde 21, 2021 yılındaki tahsilat oranının ise yüzde 16,72 olduğunu söyledi. Emecan, "Son yapılandırma kanunlarındaki performans dikkate alındığında da işte, bu düzenlemeden de aslında tahsilat beklentisinin düşük olduğu komisyon görüşmelerinde de anlaşıldı." dedi.

Daha sonra teklifin ikinci bölümünde yer alan maddelerinin görüşmelerine geçildi.