2010-02-04 - 14:30
CHP'Lİ OYAN'IN BASIN TOPLANTISI?
CHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen 4-C kapsamındaki geçici personelin ve eylemdeki Tekel işçilerinin memur veya sürekli işçi kadrolarına veya sözleşmeli personel pozisyonlarına geçirilmesine dair kanun teklifini TBMM Başkanlığı'na sunduklarını söyledi.

CHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan, kamu kurum ve
kuruluşlarında istihdam edilen 4-C kapsamındaki geçici personelin ve eylemdeki
TEKEL işçilerinin memur, sürekli işçi kadrolarına veya sözleşmeli personel
pozisyonlarına geçirilmesi için yasa teklifi hazırladı.

Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında yasa teklifiyle ilgili bilgi
veren Oyan, TBMM Başkanlığına sunulan teklifin; 4-C kapsamında çalışanların 657
Sayılı Devlet Memurları Kanunu ile düzenlenen memur, işçi ve sözleşmeli personel
kadrolarına geçişini düzenlediğini ve hem 16 bini bulan 4-C kapsamında
çalışanları hem de halen eylemde olan TEKEL işçilerini kapsadığını kaydetti.

Teklifin yasalaşması halinde, kamunun, ''sosyal ve çalışma güvencesi
olmayan'' 4-C statüsünde istihdam yoluna gitmeyeceğini anlatan Oyan, şöyle
konuştu:

''4-C kapsamında iyileştirme yapılması mümkün değil. 4-C uygulaması,
AKP'den önce başladı ama istisnai durum olarak başvuruluyordu. Daha çok güzel
sanatlar fakültelerinde modellik yapanlar, YSK yazmanları, TÜİK anketörler bu
kapsamdaydı ve sayıları bini aşmıyordu. Geri kalan 15 bin çalışan ise
özelleştirmelerden doğdu. AKP iktidarının 2004 yılında yaptığı düzenleme ile 4-C
kapsamı olağanüstü genişletildi. Özelleştirmelerin çok büyük bölümü AKP iktidarı
döneminde yapıldı. 1986 yılından bu yana toplam 39 milyar dolarlık özelleştirme
yapıldı, bunun 31 milyar doları AKP dönemindedir. Özelleştirmeden doğan istihdam
mağduriyetleri, esas itibarıyla bu dönemin sorunudur. 2002 öncesinde
özelleştirmelerde işçiler bir başka kamu kuruluşuna aktarılıyordu ya da geçici
düzenlemeler yapılıyordu. Sorun son yılların sorunudur ve çözülmesi
gerekiyor.''

Teklifte, başvuruların 2010 yılı sonuna kadar yapılmasının öngörüldüğünü
anlatan Oyan, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinde de yeni binlerce çalışanın
aynı statüye geçmesinin söz konusu olduğuna işaret etti.

Oyan, bir gazetecinin ''Başbakan, TEKEL işçilerinin eyleminin ideolojik
olduğunu ve ay sonunda buna müdahale edecekleri'' şeklindeki sözlerini
değerlendirmesini istemesi üzerine, ''Başbakan benim teklifimi görürse çok
heyecanlanacak ve uygulamak için düğmeye basacaktır. Bir Başbakan, kendi ülkesini
sorunsuz ve istikrarlı biçimde yönetmekle mükelleftir. 4-C gibi çağ dışı ve köle
uygulaması, Türkiye'de sosyal mücadelenin geldiği düzey itibariyle kabul
edilemez. Bizatihi Başbakan'ın konuşmaları işçiyi daha fazla eylemliliğe
itmiştir. Kendisine daha fazla itidal ve olumlu çaba içine girmesini öneriyorum''
diye konuştu.

4-C'nin, ''kaçış modeli ve Türkiye'ye özgü'' bir model olduğunu, gelişmiş
sosyal ve sendikal hakların olduğu hiçbir ülkede örneği bulunmadığını belirten
Oyan, teklifi, uygulanabilir olduğu için önerdiğini, geçmiş yıllarda da benzer
uygulamaların yapıldığını söyledi. Oyan, ''4-C keşfedildikten sonra özelleştirme
mağdurlarının hep bu torbaya atıldığını'' ifade etti.

Sosyal devlet ilkesine uygun olarak bir iktidarın özelleştirme
sözleşmelerinde istihdam garantisi araması gerektiğini savunan Oyan, şunları
kaydetti:

''Özelleştirme yapmak zorunda mısınız? Türkiye, TEKEL'i satmak zorunda
mıydı? İlk ihalede istihdam maliyetleri alıcıya aitti. Sonrakinde ise kıdem
tazminatları devlete aitti. O zaman Başbakan ya da bakanların 'bakın, 350 milyon
kıdem tazminatını da biz veriyoruz' demeye hakkı var mı? Ayrıca bu ihalede TEKEL
BAT'a verilmeyip de Türkiye'de üretim tesisleri olmayan başka firmaya ve 20-30
milyon dolar düşük bir fiyatla verilmiş olsaydı, o zaman istihdamı koruma koşulu
sağlanabilirdi. Kaldı ki Özelleştirme İdaresi Başkanlığı bunun için var. Alan
yoksa da satmaz. Bu kadar büyük sosyal sorunu yaratmak zorunda değilsiniz. Sosyal
sorunun çözümünü öngörmeden böyle bir işe girmeyeceksiniz.'' (14:30)