2017-10-17 - 17:00
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın Başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, OHAL'in 3 ay uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın Başkanlığında toplandı.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, yoksullukla mücadele ve sürdürülebilir kalkınma anlamında dünyanın topyekun bir duyarlılık göstermesi gerektiğini söyledi.
Aydın, Başkanlık Divanı olarak Hakkari'nin Çukurca ilçesindeki terör saldırısında şehit olan askerlere Allah?tan rahmet diledi. Aydın, terörü rengi, cinsi, dini, dili, ırkı ne olursa olsun bir kez daha lanetlediklerini vurguladı.
Aydın, bugün Şırnak'ta bir maden ocağında göçük olduğu bilgisi geldiğini belirterek, herhangi bir can kaybı olmamasını temenni etti.
"Dünya Yoksullukla Mücadele Günü"ne ilişkin değerlendirmede de bulunan Ahmet Aydın, dünya nüfusunun üçte birinin açlık sınırıyla, yoksulluk sınırıyla karşı karşıya olduğuna, ancak yine dünya nüfusunun üçte birinin üretilen tüm ürünlerin üçte birini çöpe attığına işaret etti. Aydın, "Dolayısıyla buradan çıkaracağımız çok önemli dersler olması gerekiyor. Tasarruf tedbirlerinin alınması gerekiyor. Yoksullukla mücadele, sürdürülebilir kalkınma anlamında topyekun bir duyarlılık gerekiyor." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, terörle amansız mücadelenin devam ettiğini ve dün Hakkari'den acı haberlerin geldiğini bildirdi.
Terörle mücadelenin başarıya ulaşacağı günlerin yakın olduğunu vurgulayarak Akçay, "Terörle mücadele devam ederken dün gelen şehit haberleriyle yine yüreğimiz dağlandı. Çukurca'da terör örgütü PKK'ya karşı yürütülen operasyonda 4 askerimiz şehadete yürüdü. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum." ifadesini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, dünyada kapitalizmin giderek vahşileştiğini, sermayenin tek elde biriktiğine dikkati çekti.
İstatistiklere bakıldığında Türkiye'de hesabında bir milyon ve üzeri parası olan mudi sayısının 93 bin kişi olduğunu belirten Kerestecioğlu, "Bunların bankalardaki toplam mevduatı 594 milyar 661 milyon lira olarak ölçülüyor. Biz gerçekten yoksulların kendi geçimleri için itibarlı şekilde mücadele ettiklerini görüyoruz." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Hakkari'nin Çukurca bölgesinde teröristlerce düzenlenen saldırıda şehit olan askerlere Allah'tan rahmet diledi.
Soma'daki maden faciası sonrasında oluşturulan ortak komisyonun hazırladığı raporun Meclis raflarında tozlandığını savunan Özel, şu görüşlere yer verdi:
"Bunun gereği yapılsaydı Şırnak'daki facia yaşanmazdı. Bugün Soma maden faciası sonrasındaki yargılamada 18. blok duruşmaya geçildi. Maden işçilerinin ailelerinin onlardan razı olduğu heyet değiştirildi. Çünkü onlar yargılama sırasında madenci aileleri sermayeye ezdirmiyordu. Yeni heyet geçmişte yaşanan maden kazalarında ölenleri suçlu bulan kararlarıyla tanınan bir üyeyi, bir başkanı barındırıyor. Soma faciası yaşandığında 'eğer unutursak yüreğimiz kurusun' diyen herkesin dikkatini oraya çekmek istiyorum."
AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, hain terör saldırısında şehit düşen güvenlik görevlilerine Allah'tan rahmet diledi.
Türkiye'nin hem içeride hem de dışarıda PKK, FETÖ, DEAŞ ve DHKP/C gibi terör örgütleriyle mücadelesinin büyük bir kararlılıkla devam ettiğini anlatan İnceöz, terörle mücadelede başarının sadece güvenlik güçleriyle değil, birlik ve beraberlik içinde hareket etmekle yakalanacağına işaret etti.
İnceöz, Irak ve Suriye'deki gelişmelere değinerek, "PKK, PYD terör örgütlerinin arkalarına aldıkları uluslararası destekle ülkemize karşı giriştikleri çabaların da beyhude olduğunu belirtmek istiyorum. Türkiye içinde ve dışında oynanan oyunlar bozulacak ve güneyimizde oluşturulmak istenen terör koridoruna asla müsaade etmeyeceğimiz." ifadesini kullandı.
Gündem dışı konuşmalarda Malatya'nın sorunlarıyla ilgili söz alan CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Malatya'nın dünyada Türkiye için önemli bir marka şehir olduğunu, ancak hiçbir sorununun çözüme kavuşmadığını savundu.
Dünya kayısı üretiminin tamamına yakınını tek başına karşılayan Malatya'da icra takibinde bulunmayan çiftçi olmadığını öne süren Ağbaba, "Artık Malatyalılar sebze ve meyveyi kendi bahçelerinden değil, manavlardan alıyorlar. Malatya'da bu yaz sulama ile ilgili kavganın yaşanmadığı gün geçmedi. Bu yıl Malatya susuzluktan kurudu. Bu sorunların çözümü önemlidir." dedi.
AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, çiftçi kadınların toplumdaki önemine vurgu yapmak adına 15 Ekim'in Dünya Kadın Çiftçiler Günü ilan edildiğini aktardı.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ortaklığında birçok destekleme projesinin hayata geçirildiğini belirten Gözgeç, "Güç birliği yaparak örnek projelere imza atan kadınlarımızı kutluyorum. Ortada sağlam bir irade var. Tüm kadın çiftçilerimizin gününü kutluyor bereketli günler temenni ediyorum." diye konuştu.
HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan ise Soma faciası sonrası açılan dava ile ilgili gündemdışı konuşma yaptı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, 15 Temmuz'un aynı zamanda Türkiye'yi işgal girişimi olduğunu belirterek, "Tehdit devam ediyor. Taşeron FETÖ'nün sahipleri, Suriye ve Irak'ta terör örgütlerini, aşiretleri destekleyerek Türkiye'nin toprak bütünlüğünü ve birliğini tehdit etmeye devam ediyor." dedi.
Akçay, TBMM Genel Kurulunda görüşülen, OHAL'in, 19 Ekim Perşembe saat 01.00'den geçerli olmak üzere 3 ay uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi üzerinde konuştu.
15 Temmuz darbe ve işgal girişiminin ardından, FETÖ ve tüm terör örgütleriyle etkin mücadele yürütülmesi için 21 Temmuz 2016'da TBMM'de kabul edilen OHAL'in 5. kez uzatılmasına ilişkin tezkereyi görüştüklerini dile getiren Akçay, 15 Temmuz'un bir milat olduğunu, hiç kimsenin 15 Temmuz yaşanmamış gibi hareket edemeyeceğini söyledi.
Erkan Akçay, 15 Temmuz'da ülkeyi, sonu belirsiz mecralara sürükleyecek bir darbe girişimiyle ve terör saldırısıyla karşı karşıya kaldıklarını anlattı.
Emperyalist küresel projeye "dur" dediklerini vurgulayan Akçay, "15 Temmuz bir şaka, bir oyun, bir tiyatro, bir senaryo değildi, kontrollü darbe hiç değildi. Devletimiz taşeron bir terör örgütü tarafından ele geçirilmek istendi. 14 Temmuz 2016'da adeta kaos sarmalının girdabına girmeye başlayan Türkiye'nin 15 Temmuz'dan sonra, 14 Aralık 2016'da El Bab'da 55 sorti yaptığını, 7 ay 5 gün süreyle Suriye'de Fırat Kalkanı Harekatını gerçekleştirdiğini; 8 Ekim'den beri İdlib operasyonunu sürdürdüğünü unutmayalım." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Akçay, "15 Temmuz, 4 Temmuz 2003'teki çuvalın yırtıldığı gecedir. Nihai planları olan işgal girişimi 15 Temmuz gecesi tarihin çöplüğüne atılmıştır. Ne diyorlar şimdi? Kendileri destek oldukları için Türkiye'de 9 aydır IŞİD saldırısı olmuyormuş. Türkiye'nin toprak bütünlüğüne saygı duyuyorlarmış. Bu sözler, 15 Temmuz'da kaybedenlerin, işgal planları boşa çıkanların hezeyanlarıdır. 15 Temmuz'da kaybedenlerin Irak'ın kuzeyinde bölücülük yapanların üzerinden kurduğu Ortadoğu projesi de tepetaklak edilmektedir." değerlendirmesinde bulundu.
Suriye'nin İdlib kentinde 8 Ekim'den beri sürdürülen keşif faaliyetlerinin devam ettiğini anlatan Akçay, bir terör koridoruna asla izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. Erkan Akçay, "Duamız ve beklentimiz IŞİD, PKK, FETÖ, YPG her bir cinayet ve ihanet örgütünün kökünün kazınmasıdır." dedi.
Akçay, Türkiye'nin taşeron terör örgütleriyle mücadele ettiğini, FETÖ'nün bunlardan sadece birisi olduğunu söyledi.
PKK, DEAŞ ve DHKP-C'nin aynı kuklanın farklı parçaları olduğuna işaret eden Akçay, "15 Temmuz'u sadece başarısız bir darbe girişimi, milli iradeye yönelmiş bir hareket, Türkiye'nin demokratik ve hukuk yolunda gelişmesine yönelmiş bir saldırı olarak görmüyoruz. Bugünden geriye doğru baktığımızda 15 Temmuz'un aynı zamanda ülkemizi işgal girişimi olduğu açık bir şekilde ortadadır. Tehdit devam ediyor. Taşeron FETÖ'nün sahipleri Suriye ve Irak'ta terör örgütlerini, aşiretleri destekleyerek Türkiye'nin toprak bütünlüğünü, birliğini ve dirliğini tehdit etmeye devam ediyor." şeklinde konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Akçay, anayasal bir uygulama olarak OHAL'in hukuki ve meşru olduğunu belirtti.
OHAL'in, Türkiye'nin terörle mücadelesinde elzem bir adım olduğunu ifade eden Akçay, OHAL'e bir süre daha ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Erkan Akçay, "Tahribat büyüktür. İlaçla tedavi, kısmi veya mevzi tedbirlerle onarım ihtimal dahilinde değildir. Yaraya neşter vurulması şarttır. OHAL'in bu yeni döneminde beklentimiz; FETÖ?nün ve darbe girişiminin son günlerde sinyallerini gördüğümüz siyasi ayağı da hiçbir parti ayrımı yapmaksızın tamamıyla ortaya çıkarılmasıdır. Binlerce kişi görevlerinden uzaklaştırılıp tutuklanırken örgütün tepe yöneticilerinin flu kalması, adalete olan inanç ve güveni zedeleyecektir." diye konuştu.
HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, OHAL'in her türlü kuralsızlığı yasal zırha sokan bir durum olduğunu iddia etti.
Beşinci kez uzatılacak OHAL'in, yaşamın tüm alanını olumsuz etkilediğini savunan Yiğitalp, "Dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, ilk OHAL çıkarılırken, 'darbe girişiminin tekrar olmaması için atılması gereken adımlar olduğunu söyleyerek 3 ay süre ile OHAL'in getirildiğini' söylemişti. Şimdi ise AK Parti iktidarının sürdürülmesi için OHAL uzatılıyor." dedi.
Yiğitalp, 2015'ten beri partilerinin yönetiminde olan 103 belediyenin 94'üne kayyum atandığını söyledi.
15 Temmuz sonrasında OHAL süresince, 112 bin 119 kişinin görevinden alındığını, sözleşmelilerle birlikte görevinden alınan kamu çalışanı sayısının 150 bini aştığını ifade eden Yiğitalp, "OHAL'de kadın cinayetlerinde artış oldu, 7 bin 500 sağlık çalışanı işinden atıldı, 50'ye yakın insan intihar etti. Meslek odaları ve sendikalara baskılar arttı, hatta bazılarına kayyumlar atandı." diye konuştu.
Yiğitalp, "İstediğiniz yasayı çıkarabiliyorsunuz, her şeyi yapabiliyorsunuz. Peki, OHAL'i neden istiyorsunuz? Çünkü, OHAL ile oluşan ve oluşabilecek insanlık suçlarının üstünü kapatmak ve kendinizi korumaya almak istiyorsunuz." ifadesini kullandı.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, "Türkiye'nin terörle mücadelesi her şeye rağmen her şartta etkili ve kararlı şekilde devam edecektir." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, OHAL'in 3 ay daha uzatılmasına ilişkin Başbakanlık tezkeresi görüşülüyor.
Görüşmeler sırasında söz alan Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Şırnak'ta bir maden ocağında meydana gelen göçük sırasında 8 işçinin içeride bulunduğunun bilgisinin geldiğini söyledi.
Bu işçilerden 6'sının hayatını kaybettiğini, bir işçinin ise hala bulunamadığını ifade eden Bozdağ, "Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum. Şu anda bütün ilgili birimler olay yerinde. Umarım, kayıp işçiye sağ salim ulaşma imkanı bulunur. Yetkililer bu vatandaşa ulaşmak için çalışmalarını devam ettiriyorlar." diye konuştu.
Bozdağ, Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanı Berat Albayrak'ın açıklamalarının bir savunma açıklaması olmadığını, oradaki maden ocağının durumunun tespitine yönelik bir değerlendirme olduğunu söyledi.
Söz konusu madenin ruhsatsız ve kapalı olduğunun bilindiğini ifade eden Bozdağ, "Kapalı olup olmadığı da kontrol edilen bir maden. Maalesef para hırsıyla, kaçak yollarla çalıştırılmış. Bunlarla ilgili adli süreç başlatılmıştır. Her türlü tetkik yapılmaktadır. İlgili kişiler hakkında yasal gereklilikler neyi gerektiriyorsa yapılacaktır." şeklinde konuştu.
Mersin'de polis servis aracına yönelik bombalı saldırıyı da değerlendiren Bozdağ, şunları kaydetti:
"Şu an olay taze. Olaya dair detaylı bilgi verme imkanı yok. Olayda yaralılar olduğuna dair bilgiler var. Yaralılara acil şifalar diliyorum. Umarım hayati tehlikeleri yoktur. Türkiye'nin terörle mücadelesi her şeye rağmen her şartta etkili ve kararlı şekilde devam edecektir. Bunlar terörle mücadelemizi zaafa düşürmez ve Türkiye'nin daha etkin mücadelesi sürecektir."
Daha sonra AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu ile MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Şırnak'taki maden kazası ve Mersin'deki terör saldırısı dolayısıyla söz aldı.
Grup Başkanvekilleri, Şırnak'taki kazada yaşamını yitiren işçilere Allah'tan rahmet dilerken, Mersin'deki terör saldırısını da kınadı.
Tezkereye ilişkin CHP grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel, 15 Temmuz darbe girişimine karşı parlamenter sistemin çok önemli bir sınav verdiğini söyledi.
TBMM çatısı altında bütün partilerin halkın iradesine sahip çıktığını ifade eden Adıgüzel, "Siyaset kurumu darbecilere teslim olmamıştır. Hain FETÖ örgütü bozguna uğratılmıştır. Bizler darbenin her türlüsüne karşı olmaya devam edeceğiz. TBMM, Gazi Meclis ünvanını bir kez daha hak etmiştir." dedi.
Adıgüzel, 20 Temmuz 2016'da Olağanüstü Halin ilan edildiğini ve bir yılı aşkın süredir Türkiye'nin bu şekilde yönetildiğini anlattı.
"OHAL olağan hale getirilmiştir." diyen Adıgüzel, şunları kaydetti:
"OHAL hiçbir soruna çözüm olmadı. OHAL döneminde yaklaşık 120 bin kişi işsiz kaldı. OHAL sonrası en az 425 kadın öldürüldü, yüzlerce çocuk şiddete maruz kaldı. OHAL 'millete karşı değil' deniliyordu. OHAL ile birlikte insanların hak arama yollarının önüne set çekildi. OHAL döneminde 40'a yakın intihar eden vatandaşımız var. Bu insanları kim geri getirecek. Onlarca insan yargısız infazın cezasını canıyla ödüyor. Türkiye normalleşmeyle düzlüğe çıkabilir. AKP iktidarının 15 Temmuz'dan ders almadığı ortadadır. Yoksul ailelerin çocukları farklı cemaat ve tarikatların kucağına itilmektedir. Türkiye'nin dış politikası da iflas etmiş durumdadır. Dış politikayı iflasın eşiğine getirenler OHAL'e destek vermemizi istiyor. OHAL'i kullanarak tek adam rejimini kalıcı hale getirmek istiyorlar. AKP artık şunu idrak etmelidir, bu kanlı girişim sadece kendilerine değil 80 milyonun iradesine karşı yapılmıştır. Türkiye'nin ihtiyacı OHAL değil 80 milyonun hukukunun bu çatı altında korunmasıdır. Türkiye'nin kurtuluşu ortak aklın egemen olmasındadır."
AK Parti İzmir Milletvekili Hamza Dağ ise 15 Temmuz gecesini tüm milletvekillerinin yaşadığını, kiminin Genel Kurul Salonu'nda kiminin ise meydanlarda yer aldığına dikkati çekti.
İnsanlık tarihinde böylesine bir olayın örneğinin bulunmadığını anlatan Dağ, "Şükürler olsun ki 16 Temmuz günü bir aydınlığa uyandık. Türk halkı meydanlara aktı, Meclisi korumaya geldi. İnsanlar hiç uyumadı meydanlara akın etti. O gece bu millet adeta Malazgirt'i, İstanbul'un Fethi'ni, Çanakkale'yi yeniden yaşadı. Bu millet o gece Cumhurbaşkanımız 'Recep Tayyip Erdoğan'ı yedirmeyeceğiz' dedi." ifadelerini kullandı.
Dağ, 15 Temmuz gecesini Gezi eylemleri ve 17-25 Aralık süreçleriyle birlikte değerlendirmek gerektiğine işaret etti. 17-25 Aralık süreci sonrasında FETÖ ile ciddi bir mücadele başlatıldığının altını çizen Dağ, "Devletin tüm kurumlarına sızmış bu hain yapıdan kurtulmak için ne yapmamız gerekiyordu. Bu yapıya karşı mücadelede yalnız kaldığımızı çok açık ve net şekilde söyleyebilirim. Bugün AK Parti iktidarı olmayıp da başka siyasi parti iktidar olsaydı OHAL kararı ilanından başka verebileceği başka husus yoktu. 15 Temmuz gibi bir hadisede OHAL ilan edilmeyecek de ne yapılacaktı. Fransa'da bugün askerin, polisin uzun namlulu silahlarla gezdiğini görürsünüz. Bizim ülkemizde böyle bir durum söz konusu değil. Bu ülkenin geleceği, selameti için OHAL sürecinin uzatılmasına ihtiyaç var." değerlendirmesinde bulundu.
Dağ'ın konuşması sırasında yerinden sataşmada bulunan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'a, Dağ, "Siz hiç konuşmayın sayın Tanal. Sizin FETÖ ylapılanmasıyla nasıl bir ilişki içinde olduğunuzu cümle alem duydu" demesi üzerine tartışma çıktı.
Grupların karşılıklı sataşmalarının devam etmesi üzerine Başkanvekili Ahmet Aydın, birleşime ara verdi. Bu sırada Dağ ile CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel arasında da sözlü sataşma devam etti. Diğer milletvekillerinin araya girmesiyle taraflar yatıştırıldı.
Verilen aranın ardından söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Meclis'te biraz önce hoş olmayan hadiseler yaşandığını belirterek, "Buradaki bütün milletvekilleri, milletin menfatine çalışıyor. Bundan sonra bu tür olayların yaşanmaması için gayret göstermeliyiz." dedi.
Elitaş, üçüncü kez ameliyat olduğu söylenen CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal'a da geçmiş olsun dileğinde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de Meclis'in, iktidarın da muhalefetin de söz söyleyeceği bir yer olduğunu vurgulayarak, "Böyle tabloların bir daha yaşanmaması gerekiyor. Buna özen ve dikkat göstermeliyiz. Bir daha bu tür hadiselerin yaşanmamasını diliyoruz. Herkesi usule uygun davranmaya ve konuşmaya davet ediyoruz." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, OHAL'in 3 ay uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi kabul edildi.
Genel Kurulda, hükümet ve gruplar adına yapılan konuşmaların ardından, OHAL'in, 19 Ekim Perşembe saat 01.00'den geçerli olmak üzere 3 ay uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi milletvekillerinin oyuna sunuldu.
Tezkere, yapılan oylama sonucu kabul edildi.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, yoksullukla mücadele ve sürdürülebilir kalkınma anlamında dünyanın topyekun bir duyarlılık göstermesi gerektiğini söyledi.
Aydın, Başkanlık Divanı olarak Hakkari'nin Çukurca ilçesindeki terör saldırısında şehit olan askerlere Allah?tan rahmet diledi. Aydın, terörü rengi, cinsi, dini, dili, ırkı ne olursa olsun bir kez daha lanetlediklerini vurguladı.
Aydın, bugün Şırnak'ta bir maden ocağında göçük olduğu bilgisi geldiğini belirterek, herhangi bir can kaybı olmamasını temenni etti.
"Dünya Yoksullukla Mücadele Günü"ne ilişkin değerlendirmede de bulunan Ahmet Aydın, dünya nüfusunun üçte birinin açlık sınırıyla, yoksulluk sınırıyla karşı karşıya olduğuna, ancak yine dünya nüfusunun üçte birinin üretilen tüm ürünlerin üçte birini çöpe attığına işaret etti. Aydın, "Dolayısıyla buradan çıkaracağımız çok önemli dersler olması gerekiyor. Tasarruf tedbirlerinin alınması gerekiyor. Yoksullukla mücadele, sürdürülebilir kalkınma anlamında topyekun bir duyarlılık gerekiyor." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, terörle amansız mücadelenin devam ettiğini ve dün Hakkari'den acı haberlerin geldiğini bildirdi.
Terörle mücadelenin başarıya ulaşacağı günlerin yakın olduğunu vurgulayarak Akçay, "Terörle mücadele devam ederken dün gelen şehit haberleriyle yine yüreğimiz dağlandı. Çukurca'da terör örgütü PKK'ya karşı yürütülen operasyonda 4 askerimiz şehadete yürüdü. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum." ifadesini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, dünyada kapitalizmin giderek vahşileştiğini, sermayenin tek elde biriktiğine dikkati çekti.
İstatistiklere bakıldığında Türkiye'de hesabında bir milyon ve üzeri parası olan mudi sayısının 93 bin kişi olduğunu belirten Kerestecioğlu, "Bunların bankalardaki toplam mevduatı 594 milyar 661 milyon lira olarak ölçülüyor. Biz gerçekten yoksulların kendi geçimleri için itibarlı şekilde mücadele ettiklerini görüyoruz." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Hakkari'nin Çukurca bölgesinde teröristlerce düzenlenen saldırıda şehit olan askerlere Allah'tan rahmet diledi.
Soma'daki maden faciası sonrasında oluşturulan ortak komisyonun hazırladığı raporun Meclis raflarında tozlandığını savunan Özel, şu görüşlere yer verdi:
"Bunun gereği yapılsaydı Şırnak'daki facia yaşanmazdı. Bugün Soma maden faciası sonrasındaki yargılamada 18. blok duruşmaya geçildi. Maden işçilerinin ailelerinin onlardan razı olduğu heyet değiştirildi. Çünkü onlar yargılama sırasında madenci aileleri sermayeye ezdirmiyordu. Yeni heyet geçmişte yaşanan maden kazalarında ölenleri suçlu bulan kararlarıyla tanınan bir üyeyi, bir başkanı barındırıyor. Soma faciası yaşandığında 'eğer unutursak yüreğimiz kurusun' diyen herkesin dikkatini oraya çekmek istiyorum."
AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, hain terör saldırısında şehit düşen güvenlik görevlilerine Allah'tan rahmet diledi.
Türkiye'nin hem içeride hem de dışarıda PKK, FETÖ, DEAŞ ve DHKP/C gibi terör örgütleriyle mücadelesinin büyük bir kararlılıkla devam ettiğini anlatan İnceöz, terörle mücadelede başarının sadece güvenlik güçleriyle değil, birlik ve beraberlik içinde hareket etmekle yakalanacağına işaret etti.
İnceöz, Irak ve Suriye'deki gelişmelere değinerek, "PKK, PYD terör örgütlerinin arkalarına aldıkları uluslararası destekle ülkemize karşı giriştikleri çabaların da beyhude olduğunu belirtmek istiyorum. Türkiye içinde ve dışında oynanan oyunlar bozulacak ve güneyimizde oluşturulmak istenen terör koridoruna asla müsaade etmeyeceğimiz." ifadesini kullandı.
Gündem dışı konuşmalarda Malatya'nın sorunlarıyla ilgili söz alan CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Malatya'nın dünyada Türkiye için önemli bir marka şehir olduğunu, ancak hiçbir sorununun çözüme kavuşmadığını savundu.
Dünya kayısı üretiminin tamamına yakınını tek başına karşılayan Malatya'da icra takibinde bulunmayan çiftçi olmadığını öne süren Ağbaba, "Artık Malatyalılar sebze ve meyveyi kendi bahçelerinden değil, manavlardan alıyorlar. Malatya'da bu yaz sulama ile ilgili kavganın yaşanmadığı gün geçmedi. Bu yıl Malatya susuzluktan kurudu. Bu sorunların çözümü önemlidir." dedi.
AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, çiftçi kadınların toplumdaki önemine vurgu yapmak adına 15 Ekim'in Dünya Kadın Çiftçiler Günü ilan edildiğini aktardı.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ortaklığında birçok destekleme projesinin hayata geçirildiğini belirten Gözgeç, "Güç birliği yaparak örnek projelere imza atan kadınlarımızı kutluyorum. Ortada sağlam bir irade var. Tüm kadın çiftçilerimizin gününü kutluyor bereketli günler temenni ediyorum." diye konuştu.
HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan ise Soma faciası sonrası açılan dava ile ilgili gündemdışı konuşma yaptı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, 15 Temmuz'un aynı zamanda Türkiye'yi işgal girişimi olduğunu belirterek, "Tehdit devam ediyor. Taşeron FETÖ'nün sahipleri, Suriye ve Irak'ta terör örgütlerini, aşiretleri destekleyerek Türkiye'nin toprak bütünlüğünü ve birliğini tehdit etmeye devam ediyor." dedi.
Akçay, TBMM Genel Kurulunda görüşülen, OHAL'in, 19 Ekim Perşembe saat 01.00'den geçerli olmak üzere 3 ay uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi üzerinde konuştu.
15 Temmuz darbe ve işgal girişiminin ardından, FETÖ ve tüm terör örgütleriyle etkin mücadele yürütülmesi için 21 Temmuz 2016'da TBMM'de kabul edilen OHAL'in 5. kez uzatılmasına ilişkin tezkereyi görüştüklerini dile getiren Akçay, 15 Temmuz'un bir milat olduğunu, hiç kimsenin 15 Temmuz yaşanmamış gibi hareket edemeyeceğini söyledi.
Erkan Akçay, 15 Temmuz'da ülkeyi, sonu belirsiz mecralara sürükleyecek bir darbe girişimiyle ve terör saldırısıyla karşı karşıya kaldıklarını anlattı.
Emperyalist küresel projeye "dur" dediklerini vurgulayan Akçay, "15 Temmuz bir şaka, bir oyun, bir tiyatro, bir senaryo değildi, kontrollü darbe hiç değildi. Devletimiz taşeron bir terör örgütü tarafından ele geçirilmek istendi. 14 Temmuz 2016'da adeta kaos sarmalının girdabına girmeye başlayan Türkiye'nin 15 Temmuz'dan sonra, 14 Aralık 2016'da El Bab'da 55 sorti yaptığını, 7 ay 5 gün süreyle Suriye'de Fırat Kalkanı Harekatını gerçekleştirdiğini; 8 Ekim'den beri İdlib operasyonunu sürdürdüğünü unutmayalım." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Akçay, "15 Temmuz, 4 Temmuz 2003'teki çuvalın yırtıldığı gecedir. Nihai planları olan işgal girişimi 15 Temmuz gecesi tarihin çöplüğüne atılmıştır. Ne diyorlar şimdi? Kendileri destek oldukları için Türkiye'de 9 aydır IŞİD saldırısı olmuyormuş. Türkiye'nin toprak bütünlüğüne saygı duyuyorlarmış. Bu sözler, 15 Temmuz'da kaybedenlerin, işgal planları boşa çıkanların hezeyanlarıdır. 15 Temmuz'da kaybedenlerin Irak'ın kuzeyinde bölücülük yapanların üzerinden kurduğu Ortadoğu projesi de tepetaklak edilmektedir." değerlendirmesinde bulundu.
Suriye'nin İdlib kentinde 8 Ekim'den beri sürdürülen keşif faaliyetlerinin devam ettiğini anlatan Akçay, bir terör koridoruna asla izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. Erkan Akçay, "Duamız ve beklentimiz IŞİD, PKK, FETÖ, YPG her bir cinayet ve ihanet örgütünün kökünün kazınmasıdır." dedi.
Akçay, Türkiye'nin taşeron terör örgütleriyle mücadele ettiğini, FETÖ'nün bunlardan sadece birisi olduğunu söyledi.
PKK, DEAŞ ve DHKP-C'nin aynı kuklanın farklı parçaları olduğuna işaret eden Akçay, "15 Temmuz'u sadece başarısız bir darbe girişimi, milli iradeye yönelmiş bir hareket, Türkiye'nin demokratik ve hukuk yolunda gelişmesine yönelmiş bir saldırı olarak görmüyoruz. Bugünden geriye doğru baktığımızda 15 Temmuz'un aynı zamanda ülkemizi işgal girişimi olduğu açık bir şekilde ortadadır. Tehdit devam ediyor. Taşeron FETÖ'nün sahipleri Suriye ve Irak'ta terör örgütlerini, aşiretleri destekleyerek Türkiye'nin toprak bütünlüğünü, birliğini ve dirliğini tehdit etmeye devam ediyor." şeklinde konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Akçay, anayasal bir uygulama olarak OHAL'in hukuki ve meşru olduğunu belirtti.
OHAL'in, Türkiye'nin terörle mücadelesinde elzem bir adım olduğunu ifade eden Akçay, OHAL'e bir süre daha ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Erkan Akçay, "Tahribat büyüktür. İlaçla tedavi, kısmi veya mevzi tedbirlerle onarım ihtimal dahilinde değildir. Yaraya neşter vurulması şarttır. OHAL'in bu yeni döneminde beklentimiz; FETÖ?nün ve darbe girişiminin son günlerde sinyallerini gördüğümüz siyasi ayağı da hiçbir parti ayrımı yapmaksızın tamamıyla ortaya çıkarılmasıdır. Binlerce kişi görevlerinden uzaklaştırılıp tutuklanırken örgütün tepe yöneticilerinin flu kalması, adalete olan inanç ve güveni zedeleyecektir." diye konuştu.
HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, OHAL'in her türlü kuralsızlığı yasal zırha sokan bir durum olduğunu iddia etti.
Beşinci kez uzatılacak OHAL'in, yaşamın tüm alanını olumsuz etkilediğini savunan Yiğitalp, "Dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, ilk OHAL çıkarılırken, 'darbe girişiminin tekrar olmaması için atılması gereken adımlar olduğunu söyleyerek 3 ay süre ile OHAL'in getirildiğini' söylemişti. Şimdi ise AK Parti iktidarının sürdürülmesi için OHAL uzatılıyor." dedi.
Yiğitalp, 2015'ten beri partilerinin yönetiminde olan 103 belediyenin 94'üne kayyum atandığını söyledi.
15 Temmuz sonrasında OHAL süresince, 112 bin 119 kişinin görevinden alındığını, sözleşmelilerle birlikte görevinden alınan kamu çalışanı sayısının 150 bini aştığını ifade eden Yiğitalp, "OHAL'de kadın cinayetlerinde artış oldu, 7 bin 500 sağlık çalışanı işinden atıldı, 50'ye yakın insan intihar etti. Meslek odaları ve sendikalara baskılar arttı, hatta bazılarına kayyumlar atandı." diye konuştu.
Yiğitalp, "İstediğiniz yasayı çıkarabiliyorsunuz, her şeyi yapabiliyorsunuz. Peki, OHAL'i neden istiyorsunuz? Çünkü, OHAL ile oluşan ve oluşabilecek insanlık suçlarının üstünü kapatmak ve kendinizi korumaya almak istiyorsunuz." ifadesini kullandı.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, "Türkiye'nin terörle mücadelesi her şeye rağmen her şartta etkili ve kararlı şekilde devam edecektir." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, OHAL'in 3 ay daha uzatılmasına ilişkin Başbakanlık tezkeresi görüşülüyor.
Görüşmeler sırasında söz alan Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Şırnak'ta bir maden ocağında meydana gelen göçük sırasında 8 işçinin içeride bulunduğunun bilgisinin geldiğini söyledi.
Bu işçilerden 6'sının hayatını kaybettiğini, bir işçinin ise hala bulunamadığını ifade eden Bozdağ, "Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum. Şu anda bütün ilgili birimler olay yerinde. Umarım, kayıp işçiye sağ salim ulaşma imkanı bulunur. Yetkililer bu vatandaşa ulaşmak için çalışmalarını devam ettiriyorlar." diye konuştu.
Bozdağ, Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanı Berat Albayrak'ın açıklamalarının bir savunma açıklaması olmadığını, oradaki maden ocağının durumunun tespitine yönelik bir değerlendirme olduğunu söyledi.
Söz konusu madenin ruhsatsız ve kapalı olduğunun bilindiğini ifade eden Bozdağ, "Kapalı olup olmadığı da kontrol edilen bir maden. Maalesef para hırsıyla, kaçak yollarla çalıştırılmış. Bunlarla ilgili adli süreç başlatılmıştır. Her türlü tetkik yapılmaktadır. İlgili kişiler hakkında yasal gereklilikler neyi gerektiriyorsa yapılacaktır." şeklinde konuştu.
Mersin'de polis servis aracına yönelik bombalı saldırıyı da değerlendiren Bozdağ, şunları kaydetti:
"Şu an olay taze. Olaya dair detaylı bilgi verme imkanı yok. Olayda yaralılar olduğuna dair bilgiler var. Yaralılara acil şifalar diliyorum. Umarım hayati tehlikeleri yoktur. Türkiye'nin terörle mücadelesi her şeye rağmen her şartta etkili ve kararlı şekilde devam edecektir. Bunlar terörle mücadelemizi zaafa düşürmez ve Türkiye'nin daha etkin mücadelesi sürecektir."
Daha sonra AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu ile MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Şırnak'taki maden kazası ve Mersin'deki terör saldırısı dolayısıyla söz aldı.
Grup Başkanvekilleri, Şırnak'taki kazada yaşamını yitiren işçilere Allah'tan rahmet dilerken, Mersin'deki terör saldırısını da kınadı.
Tezkereye ilişkin CHP grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel, 15 Temmuz darbe girişimine karşı parlamenter sistemin çok önemli bir sınav verdiğini söyledi.
TBMM çatısı altında bütün partilerin halkın iradesine sahip çıktığını ifade eden Adıgüzel, "Siyaset kurumu darbecilere teslim olmamıştır. Hain FETÖ örgütü bozguna uğratılmıştır. Bizler darbenin her türlüsüne karşı olmaya devam edeceğiz. TBMM, Gazi Meclis ünvanını bir kez daha hak etmiştir." dedi.
Adıgüzel, 20 Temmuz 2016'da Olağanüstü Halin ilan edildiğini ve bir yılı aşkın süredir Türkiye'nin bu şekilde yönetildiğini anlattı.
"OHAL olağan hale getirilmiştir." diyen Adıgüzel, şunları kaydetti:
"OHAL hiçbir soruna çözüm olmadı. OHAL döneminde yaklaşık 120 bin kişi işsiz kaldı. OHAL sonrası en az 425 kadın öldürüldü, yüzlerce çocuk şiddete maruz kaldı. OHAL 'millete karşı değil' deniliyordu. OHAL ile birlikte insanların hak arama yollarının önüne set çekildi. OHAL döneminde 40'a yakın intihar eden vatandaşımız var. Bu insanları kim geri getirecek. Onlarca insan yargısız infazın cezasını canıyla ödüyor. Türkiye normalleşmeyle düzlüğe çıkabilir. AKP iktidarının 15 Temmuz'dan ders almadığı ortadadır. Yoksul ailelerin çocukları farklı cemaat ve tarikatların kucağına itilmektedir. Türkiye'nin dış politikası da iflas etmiş durumdadır. Dış politikayı iflasın eşiğine getirenler OHAL'e destek vermemizi istiyor. OHAL'i kullanarak tek adam rejimini kalıcı hale getirmek istiyorlar. AKP artık şunu idrak etmelidir, bu kanlı girişim sadece kendilerine değil 80 milyonun iradesine karşı yapılmıştır. Türkiye'nin ihtiyacı OHAL değil 80 milyonun hukukunun bu çatı altında korunmasıdır. Türkiye'nin kurtuluşu ortak aklın egemen olmasındadır."
AK Parti İzmir Milletvekili Hamza Dağ ise 15 Temmuz gecesini tüm milletvekillerinin yaşadığını, kiminin Genel Kurul Salonu'nda kiminin ise meydanlarda yer aldığına dikkati çekti.
İnsanlık tarihinde böylesine bir olayın örneğinin bulunmadığını anlatan Dağ, "Şükürler olsun ki 16 Temmuz günü bir aydınlığa uyandık. Türk halkı meydanlara aktı, Meclisi korumaya geldi. İnsanlar hiç uyumadı meydanlara akın etti. O gece bu millet adeta Malazgirt'i, İstanbul'un Fethi'ni, Çanakkale'yi yeniden yaşadı. Bu millet o gece Cumhurbaşkanımız 'Recep Tayyip Erdoğan'ı yedirmeyeceğiz' dedi." ifadelerini kullandı.
Dağ, 15 Temmuz gecesini Gezi eylemleri ve 17-25 Aralık süreçleriyle birlikte değerlendirmek gerektiğine işaret etti. 17-25 Aralık süreci sonrasında FETÖ ile ciddi bir mücadele başlatıldığının altını çizen Dağ, "Devletin tüm kurumlarına sızmış bu hain yapıdan kurtulmak için ne yapmamız gerekiyordu. Bu yapıya karşı mücadelede yalnız kaldığımızı çok açık ve net şekilde söyleyebilirim. Bugün AK Parti iktidarı olmayıp da başka siyasi parti iktidar olsaydı OHAL kararı ilanından başka verebileceği başka husus yoktu. 15 Temmuz gibi bir hadisede OHAL ilan edilmeyecek de ne yapılacaktı. Fransa'da bugün askerin, polisin uzun namlulu silahlarla gezdiğini görürsünüz. Bizim ülkemizde böyle bir durum söz konusu değil. Bu ülkenin geleceği, selameti için OHAL sürecinin uzatılmasına ihtiyaç var." değerlendirmesinde bulundu.
Dağ'ın konuşması sırasında yerinden sataşmada bulunan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'a, Dağ, "Siz hiç konuşmayın sayın Tanal. Sizin FETÖ ylapılanmasıyla nasıl bir ilişki içinde olduğunuzu cümle alem duydu" demesi üzerine tartışma çıktı.
Grupların karşılıklı sataşmalarının devam etmesi üzerine Başkanvekili Ahmet Aydın, birleşime ara verdi. Bu sırada Dağ ile CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel arasında da sözlü sataşma devam etti. Diğer milletvekillerinin araya girmesiyle taraflar yatıştırıldı.
Verilen aranın ardından söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Meclis'te biraz önce hoş olmayan hadiseler yaşandığını belirterek, "Buradaki bütün milletvekilleri, milletin menfatine çalışıyor. Bundan sonra bu tür olayların yaşanmaması için gayret göstermeliyiz." dedi.
Elitaş, üçüncü kez ameliyat olduğu söylenen CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal'a da geçmiş olsun dileğinde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de Meclis'in, iktidarın da muhalefetin de söz söyleyeceği bir yer olduğunu vurgulayarak, "Böyle tabloların bir daha yaşanmaması gerekiyor. Buna özen ve dikkat göstermeliyiz. Bir daha bu tür hadiselerin yaşanmamasını diliyoruz. Herkesi usule uygun davranmaya ve konuşmaya davet ediyoruz." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, OHAL'in 3 ay uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi kabul edildi.
Genel Kurulda, hükümet ve gruplar adına yapılan konuşmaların ardından, OHAL'in, 19 Ekim Perşembe saat 01.00'den geçerli olmak üzere 3 ay uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi milletvekillerinin oyuna sunuldu.
Tezkere, yapılan oylama sonucu kabul edildi.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
