2022-01-07 - 13:24
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Bingöl Milletvekili Cevdet Yılmaz başkanlığında toplandı. Komisyonunda, Memur ve emekliye ek zammı da içeren kanun teklifi kabul edildi.
Komisyon toplantısında söz alan CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu ve HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, teklifin, banka nezdindeki yabancı ülke merkez bankalarına ait para, alacak, mal, hak ve varlıkların haczedilemeyeceği, üzerlerine ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulamayacağına dair birinci maddesini eleştirdi.
Kuşoğlu, bir ülkenin merkez bankasına emanet edilmiş yabancı değerlere zaten haciz gelemeyeceğini ifade ederek, maddenin geri çekilmesini istedi.
Paylan, esnafa bile haciz gitme olasılığından bahsedildiğinde hiç kimsenin o esnafa borç vermeye yanaşmayacağını, esnafın batacağını savunarak, bu maddeden dolayı utanç duyduğunu ve hayretler içinde olduğunu söyledi.
AK Parti Manisa Milletvekili Uğur Aydemir, teklifin her maddesinin, Türkiye için çok faydalı olduğunu dile getirdi. Aydemir, bahsedilen maddenin, diğer ülkelerin merkez bankalarının açtığı hesaplarla ilgili olduğunu, hesap açtıran ülkenin garanti altına alındığını, utanç verici bir şey olmadığını aktardı
AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, teklifin ilk imza sahibi olarak yaptığı sunumda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın detaylarını kamuoyu ile paylaştığı "Türkiye Ekonomi Modeli"nin temelinin yatırım, üretim, istihdam ve ihracatın artırılmasına dayandığını anımsattı.
Türkiye'nin önüne çıkan tarihi fırsatı değerlendirip, küresel çapta üretim ve tedarik merkezi olma potansiyelini öne çıkararak, lojistik altyapısından, üretim kapasitesinden, ihracat ve doğrudan yabancı yatırım çekme kabiliyetinden yararlanacağını vurgulayan Öztürk, "Amaçlanan temel hedeflere ulaşmak için öncelikli olarak makro ekonomik istikrarı sağlayacak, yüksek katma değerli yatırımları teşvik ederek üretimin, ihracatın ve istihdamın arttırılması gerekiyor. Bu suretle cari açık sorununun kalıcı olarak çözülmesi, orta gelir tuzağından uzaklaşılması, küresel değer zincirlerinde üst sıralara çıkılması hedefleniyor." diye konuştu.
Öztürk, üretime dayalı ihracat öncelikli modelin, orta ve uzun vadede başarı sağlayabilmesi için öncelikle makroekonomik istikrarın korunmasının zorunluluk olduğuna işaret etti.
AK Parti'li Öztürk, Türkiye'nin demokratik geleneği, piyasa ekonomisi tecrübesi, dinamik ekonomisi ve güçlü iş dünyası gibi kendine özgü özellikleri dikkate alınarak, uygulanmasına karar verilen program kapsamında, söz konusu hedeflerin hayata geçirilmesi için atılacak adımların hükümet tarafından belirlendiğini vurguladı.
"Bu kapsamda hazırladığımız teklifle, ekonomi modeliyle amaçlanan hedeflere ulaşabilmek için gerekli yasal düzenlemeleri Meclisimizin takdirine sunuyoruz." diyen Öztürk, teklifte, bireysel emeklilik sistemine katılımı teşvik etmek ve fon birikimini artırmak amacıyla ilgili kanunda önemli değişiklikler öngördüklerini, teklifin 7 maddesinin, bununla ilgili olduğunu söyledi.
Öztürk, yüzde 25 olarak hesaplanan devlet katkısı oranının yüzde 30'a yükseltilmesi, konut alımı, evlilik, eğitim ve benzeri hayat dönemeçlerinde ihtiyaç duyulabilecek tasarrufların, bireysel emeklilik sistemi çatısı altında biriktirilerek kullanılabilmesine ve kısmen ödeme yoluyla alınabilmesine imkan verilmesi, 45 yaş üstü çalışanların isteğe bağlı otomatik katılım sistemine dahil edilmesi, nakit ihtiyacı nedeniyle ayrılan kişilerin sistemden ayrılmadan tasarrufa devam etmesini sağlamak üzere BES birikimlerinin, katılımcılar tarafından banka kredisi kullanılması esnasında temlik edilmesi durumunda konuyla ilgili sürecin standardizasyonuna ilişkin ilgili kuruma yetki verilmesi yönünde düzenlemeler yapıldığını anlattı.
Kur korumalı mevduat hesaplarına destek verilmesine yönelik düzenlemenin de teklifte yer aldığını belirten Öztürk, "Türk lirası araçlara olan talebin artırılması, finansal piyasaların daha etkin bir şekilde işlemesi, finansal piyasalarda derinliğin arttırılması, ürün çeşitliliğinin teşvik edilmesi ve bu suretle finansal sektörün ve ulusal ekonominin sağlıklı gelişimine katkıda bulunulması amacıyla gerçek kişilerin mevduat ve katılma hesaplarının getirilerini kur artışlarına karşı desteklemek üzere yasal düzenleme yapıyoruz." ifadelerini kullandı.
Öztürk, teklifle, 1 Aralık 2021 tarihinden önce 4734 sayılı kanuna göre ihale edilen işlerde ek fiyat farkı verilebilmesi amacıyla da düzenlemeye gidildiğini aktardı.
Yatırım, üretim ve ihracatı desteklemek amacıyla Kurumlar Vergisi Kanunu'nda da iki değişiklik önerisi bulunduğunu dile getiren Öztürk, ihracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançları ile sanayi sicil belgesine haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle uğraşan kurumların münhasıran üretim faaliyetinden elde ettikleri kazançlarına Kurumlar Vergisi oranı 1 puan indirimli uygulanarak, bu kurumların söz konusu faaliyetlerinin teşvik edileceğini kaydetti.
Ayrıca Kurumlar Vergisi Kanunu'nda yapılan değişiklikle kurumların yatırım fonlarına iştirak etmelerinin teşvik edildiğini vurgulayan Öztürk, Türk lirasına talebin artırılması amacıyla da portföyünde yabancı para, altın ve diğer kıymetli madenler olan fonlardan elde edilen kar paylarının istisna kapsamı dışında tutulduğunu bildirdi.
Öztürk, AK Parti hükümetleri döneminde çalışanların ve emeklilerin daima yanında olduklarını, refah düzeylerini artıran bir çok düzenlemeyi hayata geçirdiklerini dile getirerek, teklifle, emeklilere verilecek gelir ve aylıkların 2.500 TL'nin altında olmamasını sağlayacak düzenlemeyi önerdiklerini anımsattı.
Ayrıca, 5,8 milyon kamu görevlisinin tamamı ile memur emeklilerine yapılacak ek zam tutarı ile ilgili düzenlemenin de teklifte yer aldığına dikkati çeken Öztürk, merkez bankaları arasında kurulan ilişkilerin işin gerektirdiği diplomatik hassasiyet ve ekonomik güven temelinde yürütülmesini teminen, diğer merkez bankalarının banka nezdindeki para, alacak, mal, hak ve varlıklarının haczedilememesi yönünde düzenlemelerin de önerildiğini söyledi.
Öztürk'ün sunumunun ardından, teklifin görüşmelerine geçildi.
HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Orta Vadeli Programın çöktüğünü, 3 ay önce girilen karanlık dehlizde ülkenin savrulmaya devam ettiğini savundu.
Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin, "Heterodoks politikalara yöneldik." açıklamasını anımsatan Paylan, "Bu heterodoks politikalar denilen şey; girdik bir alamete gidiyoruz felakete durumudur." diye konuştu.
Bu politikalar sonucunda doların 8 liradan 18 liraya ulaştığını, faize de "dolar garantili faiz" denildiğini ileri süren Paylan, uygulama başladığında dolar kurunun 11,5 liraya indiğini, 10 günde 13,80'e çıktığını ve yüzde 20 faiz verildiğini söyledi.
"Hazinenin altına hortumu bağlamışlar, bu vergiler 200-300 bin yurttaşın kasasına akacak. Bu, Anayasa'ya aykırıdır." diyen Paylan, vergilerin kamu giderleri için harcanması gerektiğini belirtti.
Paylan, banka nezdindeki yabancı ülke merkez bankalarına ait para, alacak, mal, hak ve varlıkların haczedilemeyeceği, üzerlerine ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulamayacağına dair teklifin birinci maddesinin, Merkez Bankasının itibarını zedeleyeceğini öne sürdü. Paylan, "Anayasamıza aykırı, halkın yararına, vicdana, adalete uygun olmayan, yoksuldan alıp zengine veren bu yasa maddelerine tamamen, külliyen karşıyız." dedi.
MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, önemli düzenlemeler getiren teklifi desteklediklerini ifade etti.
Aksu, karşı çıkılmasını anlayamadığını dile getirerek, teklifle, memur ve memur emeklisi maaşlarına yüzde 30,9'a varan oranda artış yapılmasının, 2022 yılının ilk yarısına ilişkin yüzde 5'lik artışa ilave yüzde 2,5 refah payı konulmasının öngörüldüğünü anlattı.
En düşük emekli maaşının 2 bin 500 liraya çıkarılmasının yanı sıra kur korumalı TL vadeli mevduat hesabıyla ilgili düzenlemelerin de teklifte olduğunu anımsatan Aksu, "Esas olan vatandaşlarımızın tasarruflarının değerinin korunması ise bu tür düzenlemelerin yapılması çok doğrudur." ifadelerini kullandı.
AK Parti Manisa Milletvekili Uğur Aydemir, teklifte yer alan her maddenin millete faydalı olacağını vurgulayarak, her 1 doların 1 lira yükselmesinin Türkiye'ye maliyetini çarpıp, toplayan, bölenlerin, bugün "Kur korumalı mevduat, faizin diğer adı." diyerek, bu modeli küçümsemeye çalışmalarını yadırgadığını kaydetti.
Aydemir, "Türkiye ekonomisi doğru yoldadır, istihdam artmıştır, fabrika sayımız artmıştır." diye konuştu.
İYİ Parti TBMM Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu, sosyal devletin, çalışanın cebine ihtiyaçlarını görebilecek geliri koyması gerektiğini ifade etti.
Kör bakmak yerine eleştirel bakmak gerektiğini dile getiren Tatlıoğlu, "Muhalefet belki zaman zaman eleştirilerinin dozunu artırıyor olabilir ama iktidar yanlıları 3,5 yıldır muhalefetin sesine bir kere kulak vermediler." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, emekli aylığının 2 bin 500 lira olmasının davul zurnayla, müjdeymiş gibi sunulduğunu savunarak, "Geçtiğimiz yıl ocak ayında 1500 lira maaşın alım gücüyle şu anki 2500 liranın alım gücü arasında neredeyse yüzde 50'ye yakın fark var." iddiasında bulundu.
Geçen yıl en düşük memur maaşıyla bu yılki en düşük memur maaşının alım gücü arasında da dağlar kadar fark olduğunu öne süren Ağbaba, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2018'de "yetkiyi bana verin" dediğinde 4,15 lira olan doların bugün 13,40 lira civarında olduğunu söyledi.
Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelerin görüşülmesine geçildi.
Merkez Bankasıyla ilgili ilk maddenin görüşülmesi sırasında söz alan, teklifin imza sahibi AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, maddeyle ilgili Merkez Bankası Başkanı ile görüşerek, konuyla ilgili yazılı bir açıklama istediğini aktardı.
Kendisine iletilen açıklamayı okuyan Öztürk, merkez bankalarının faaliyetlerinin sonucu olarak diğer merkez bankaları ve mali teşekküllerle milletlerarası boyutta ilişkiler kurduğunu ve geliştirdiğini ifade etti.
Bu çerçevede TC Merkez Bankasının da kurduğu ikili ilişkilerde diğer merkez bankalarının hesap açma talepleriyle karşılaştığını anlatan Öztürk, yabancı merkez bankalarının Türkiye'nin diplomatik ve stratejik bir güç olmasıyla, bankacılık uygulamalarının gelişmiş bulunmasına teveccüh göstererek Merkez Bankası nezdinde hesap açmak istediklerini söyledi.
Öztürk, yabancı devlet veya onların diğer kamu kurum kuruluşları hakkında çeşitli nedenlerle başlatılan icra takiplerinde, merkez bankaları takip borçlusu olmamasına rağmen ve haberleri dahi olmadan tüm bankalara haciz ihbarnameleri gönderildiği, bu hesaplara bankalarca haciz uygulandığı, paraların uzun süre blokede tutulduğu, itiraz ve şikayetlerin dikkate alınmayarak hesaptaki paraların icra dosyalarına gönderildiğini aktardı.
Böyle bir durumun merkez bankaları için itibar riski oluşturduğuna dikkati çeken Öztürk, "Bu hükümle TC Merkez Bankası nezdinde hesap açan merkez bankasına haciz veya benzeri tedbirlere uğranması riskinin önüne geçilmektedir." ifadesini kullandı.
Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Mustafa Duman da komisyonda bilgilendirme yaptı.
Görüşmelerin ardından teklifin ilk maddesi kabul edildi. Teklifin maddelerinin görüşülmesine devam ediliyor.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Kuşoğlu, bir ülkenin merkez bankasına emanet edilmiş yabancı değerlere zaten haciz gelemeyeceğini ifade ederek, maddenin geri çekilmesini istedi.
Paylan, esnafa bile haciz gitme olasılığından bahsedildiğinde hiç kimsenin o esnafa borç vermeye yanaşmayacağını, esnafın batacağını savunarak, bu maddeden dolayı utanç duyduğunu ve hayretler içinde olduğunu söyledi.
AK Parti Manisa Milletvekili Uğur Aydemir, teklifin her maddesinin, Türkiye için çok faydalı olduğunu dile getirdi. Aydemir, bahsedilen maddenin, diğer ülkelerin merkez bankalarının açtığı hesaplarla ilgili olduğunu, hesap açtıran ülkenin garanti altına alındığını, utanç verici bir şey olmadığını aktardı
AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, teklifin ilk imza sahibi olarak yaptığı sunumda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın detaylarını kamuoyu ile paylaştığı "Türkiye Ekonomi Modeli"nin temelinin yatırım, üretim, istihdam ve ihracatın artırılmasına dayandığını anımsattı.
Türkiye'nin önüne çıkan tarihi fırsatı değerlendirip, küresel çapta üretim ve tedarik merkezi olma potansiyelini öne çıkararak, lojistik altyapısından, üretim kapasitesinden, ihracat ve doğrudan yabancı yatırım çekme kabiliyetinden yararlanacağını vurgulayan Öztürk, "Amaçlanan temel hedeflere ulaşmak için öncelikli olarak makro ekonomik istikrarı sağlayacak, yüksek katma değerli yatırımları teşvik ederek üretimin, ihracatın ve istihdamın arttırılması gerekiyor. Bu suretle cari açık sorununun kalıcı olarak çözülmesi, orta gelir tuzağından uzaklaşılması, küresel değer zincirlerinde üst sıralara çıkılması hedefleniyor." diye konuştu.
Öztürk, üretime dayalı ihracat öncelikli modelin, orta ve uzun vadede başarı sağlayabilmesi için öncelikle makroekonomik istikrarın korunmasının zorunluluk olduğuna işaret etti.
AK Parti'li Öztürk, Türkiye'nin demokratik geleneği, piyasa ekonomisi tecrübesi, dinamik ekonomisi ve güçlü iş dünyası gibi kendine özgü özellikleri dikkate alınarak, uygulanmasına karar verilen program kapsamında, söz konusu hedeflerin hayata geçirilmesi için atılacak adımların hükümet tarafından belirlendiğini vurguladı.
"Bu kapsamda hazırladığımız teklifle, ekonomi modeliyle amaçlanan hedeflere ulaşabilmek için gerekli yasal düzenlemeleri Meclisimizin takdirine sunuyoruz." diyen Öztürk, teklifte, bireysel emeklilik sistemine katılımı teşvik etmek ve fon birikimini artırmak amacıyla ilgili kanunda önemli değişiklikler öngördüklerini, teklifin 7 maddesinin, bununla ilgili olduğunu söyledi.
Öztürk, yüzde 25 olarak hesaplanan devlet katkısı oranının yüzde 30'a yükseltilmesi, konut alımı, evlilik, eğitim ve benzeri hayat dönemeçlerinde ihtiyaç duyulabilecek tasarrufların, bireysel emeklilik sistemi çatısı altında biriktirilerek kullanılabilmesine ve kısmen ödeme yoluyla alınabilmesine imkan verilmesi, 45 yaş üstü çalışanların isteğe bağlı otomatik katılım sistemine dahil edilmesi, nakit ihtiyacı nedeniyle ayrılan kişilerin sistemden ayrılmadan tasarrufa devam etmesini sağlamak üzere BES birikimlerinin, katılımcılar tarafından banka kredisi kullanılması esnasında temlik edilmesi durumunda konuyla ilgili sürecin standardizasyonuna ilişkin ilgili kuruma yetki verilmesi yönünde düzenlemeler yapıldığını anlattı.
Kur korumalı mevduat hesaplarına destek verilmesine yönelik düzenlemenin de teklifte yer aldığını belirten Öztürk, "Türk lirası araçlara olan talebin artırılması, finansal piyasaların daha etkin bir şekilde işlemesi, finansal piyasalarda derinliğin arttırılması, ürün çeşitliliğinin teşvik edilmesi ve bu suretle finansal sektörün ve ulusal ekonominin sağlıklı gelişimine katkıda bulunulması amacıyla gerçek kişilerin mevduat ve katılma hesaplarının getirilerini kur artışlarına karşı desteklemek üzere yasal düzenleme yapıyoruz." ifadelerini kullandı.
Öztürk, teklifle, 1 Aralık 2021 tarihinden önce 4734 sayılı kanuna göre ihale edilen işlerde ek fiyat farkı verilebilmesi amacıyla da düzenlemeye gidildiğini aktardı.
Yatırım, üretim ve ihracatı desteklemek amacıyla Kurumlar Vergisi Kanunu'nda da iki değişiklik önerisi bulunduğunu dile getiren Öztürk, ihracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançları ile sanayi sicil belgesine haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle uğraşan kurumların münhasıran üretim faaliyetinden elde ettikleri kazançlarına Kurumlar Vergisi oranı 1 puan indirimli uygulanarak, bu kurumların söz konusu faaliyetlerinin teşvik edileceğini kaydetti.
Ayrıca Kurumlar Vergisi Kanunu'nda yapılan değişiklikle kurumların yatırım fonlarına iştirak etmelerinin teşvik edildiğini vurgulayan Öztürk, Türk lirasına talebin artırılması amacıyla da portföyünde yabancı para, altın ve diğer kıymetli madenler olan fonlardan elde edilen kar paylarının istisna kapsamı dışında tutulduğunu bildirdi.
Öztürk, AK Parti hükümetleri döneminde çalışanların ve emeklilerin daima yanında olduklarını, refah düzeylerini artıran bir çok düzenlemeyi hayata geçirdiklerini dile getirerek, teklifle, emeklilere verilecek gelir ve aylıkların 2.500 TL'nin altında olmamasını sağlayacak düzenlemeyi önerdiklerini anımsattı.
Ayrıca, 5,8 milyon kamu görevlisinin tamamı ile memur emeklilerine yapılacak ek zam tutarı ile ilgili düzenlemenin de teklifte yer aldığına dikkati çeken Öztürk, merkez bankaları arasında kurulan ilişkilerin işin gerektirdiği diplomatik hassasiyet ve ekonomik güven temelinde yürütülmesini teminen, diğer merkez bankalarının banka nezdindeki para, alacak, mal, hak ve varlıklarının haczedilememesi yönünde düzenlemelerin de önerildiğini söyledi.
Öztürk'ün sunumunun ardından, teklifin görüşmelerine geçildi.
HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Orta Vadeli Programın çöktüğünü, 3 ay önce girilen karanlık dehlizde ülkenin savrulmaya devam ettiğini savundu.
Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin, "Heterodoks politikalara yöneldik." açıklamasını anımsatan Paylan, "Bu heterodoks politikalar denilen şey; girdik bir alamete gidiyoruz felakete durumudur." diye konuştu.
Bu politikalar sonucunda doların 8 liradan 18 liraya ulaştığını, faize de "dolar garantili faiz" denildiğini ileri süren Paylan, uygulama başladığında dolar kurunun 11,5 liraya indiğini, 10 günde 13,80'e çıktığını ve yüzde 20 faiz verildiğini söyledi.
"Hazinenin altına hortumu bağlamışlar, bu vergiler 200-300 bin yurttaşın kasasına akacak. Bu, Anayasa'ya aykırıdır." diyen Paylan, vergilerin kamu giderleri için harcanması gerektiğini belirtti.
Paylan, banka nezdindeki yabancı ülke merkez bankalarına ait para, alacak, mal, hak ve varlıkların haczedilemeyeceği, üzerlerine ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulamayacağına dair teklifin birinci maddesinin, Merkez Bankasının itibarını zedeleyeceğini öne sürdü. Paylan, "Anayasamıza aykırı, halkın yararına, vicdana, adalete uygun olmayan, yoksuldan alıp zengine veren bu yasa maddelerine tamamen, külliyen karşıyız." dedi.
MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, önemli düzenlemeler getiren teklifi desteklediklerini ifade etti.
Aksu, karşı çıkılmasını anlayamadığını dile getirerek, teklifle, memur ve memur emeklisi maaşlarına yüzde 30,9'a varan oranda artış yapılmasının, 2022 yılının ilk yarısına ilişkin yüzde 5'lik artışa ilave yüzde 2,5 refah payı konulmasının öngörüldüğünü anlattı.
En düşük emekli maaşının 2 bin 500 liraya çıkarılmasının yanı sıra kur korumalı TL vadeli mevduat hesabıyla ilgili düzenlemelerin de teklifte olduğunu anımsatan Aksu, "Esas olan vatandaşlarımızın tasarruflarının değerinin korunması ise bu tür düzenlemelerin yapılması çok doğrudur." ifadelerini kullandı.
AK Parti Manisa Milletvekili Uğur Aydemir, teklifte yer alan her maddenin millete faydalı olacağını vurgulayarak, her 1 doların 1 lira yükselmesinin Türkiye'ye maliyetini çarpıp, toplayan, bölenlerin, bugün "Kur korumalı mevduat, faizin diğer adı." diyerek, bu modeli küçümsemeye çalışmalarını yadırgadığını kaydetti.
Aydemir, "Türkiye ekonomisi doğru yoldadır, istihdam artmıştır, fabrika sayımız artmıştır." diye konuştu.
İYİ Parti TBMM Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu, sosyal devletin, çalışanın cebine ihtiyaçlarını görebilecek geliri koyması gerektiğini ifade etti.
Kör bakmak yerine eleştirel bakmak gerektiğini dile getiren Tatlıoğlu, "Muhalefet belki zaman zaman eleştirilerinin dozunu artırıyor olabilir ama iktidar yanlıları 3,5 yıldır muhalefetin sesine bir kere kulak vermediler." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, emekli aylığının 2 bin 500 lira olmasının davul zurnayla, müjdeymiş gibi sunulduğunu savunarak, "Geçtiğimiz yıl ocak ayında 1500 lira maaşın alım gücüyle şu anki 2500 liranın alım gücü arasında neredeyse yüzde 50'ye yakın fark var." iddiasında bulundu.
Geçen yıl en düşük memur maaşıyla bu yılki en düşük memur maaşının alım gücü arasında da dağlar kadar fark olduğunu öne süren Ağbaba, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2018'de "yetkiyi bana verin" dediğinde 4,15 lira olan doların bugün 13,40 lira civarında olduğunu söyledi.
Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelerin görüşülmesine geçildi.
Merkez Bankasıyla ilgili ilk maddenin görüşülmesi sırasında söz alan, teklifin imza sahibi AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, maddeyle ilgili Merkez Bankası Başkanı ile görüşerek, konuyla ilgili yazılı bir açıklama istediğini aktardı.
Kendisine iletilen açıklamayı okuyan Öztürk, merkez bankalarının faaliyetlerinin sonucu olarak diğer merkez bankaları ve mali teşekküllerle milletlerarası boyutta ilişkiler kurduğunu ve geliştirdiğini ifade etti.
Bu çerçevede TC Merkez Bankasının da kurduğu ikili ilişkilerde diğer merkez bankalarının hesap açma talepleriyle karşılaştığını anlatan Öztürk, yabancı merkez bankalarının Türkiye'nin diplomatik ve stratejik bir güç olmasıyla, bankacılık uygulamalarının gelişmiş bulunmasına teveccüh göstererek Merkez Bankası nezdinde hesap açmak istediklerini söyledi.
Öztürk, yabancı devlet veya onların diğer kamu kurum kuruluşları hakkında çeşitli nedenlerle başlatılan icra takiplerinde, merkez bankaları takip borçlusu olmamasına rağmen ve haberleri dahi olmadan tüm bankalara haciz ihbarnameleri gönderildiği, bu hesaplara bankalarca haciz uygulandığı, paraların uzun süre blokede tutulduğu, itiraz ve şikayetlerin dikkate alınmayarak hesaptaki paraların icra dosyalarına gönderildiğini aktardı.
Böyle bir durumun merkez bankaları için itibar riski oluşturduğuna dikkati çeken Öztürk, "Bu hükümle TC Merkez Bankası nezdinde hesap açan merkez bankasına haciz veya benzeri tedbirlere uğranması riskinin önüne geçilmektedir." ifadesini kullandı.
Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Mustafa Duman da komisyonda bilgilendirme yaptı.
Görüşmelerin ardından teklifin ilk maddesi kabul edildi. Teklifin maddelerinin görüşülmesine devam ediliyor.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
