2008-05-08 - 13:00
TBMM MİLLİ EĞİTİM KOMİSYONU...
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Sağlam başkanlığında toplanan TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda, TÜBİTAK Kanununda değişiklik öngören tasarı ele alındı.
Devlet Bakanı Mehmet Aydın, ''Nasıl hububat
üretip satıyorsak, teknoloji ürünlerini de üretip satacağız.
Ticaretimiz, dış politikamız, siyasetimiz bilim merkezli olmalıdır''
dedi.
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Sağlam başkanlığında toplanan
TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda, TÜBİTAK
Kanununda değişiklik öngören tasarı ele alındı.
Devlet Bakanı Aydın, günümüzde bilim ve teknolojik araştırmalara yüksek
kaynak aktarılması gerektiğini belirterek, aktarılan kaynak ölçüsünde
araştırma ve geliştirme projelerinin yürütüldüğünü söyledi.
Son 5 yılda araştırma ve geliştirme projelerine aktarılan kaynağın 4
kat, üniversitelerin bilimsel çalışmaları için ayrılan kaynağın ise
yüzde 70 oranında artırıldığını kaydeden Aydın, Türkiye'nin uluslararası
bilimsel yayın sıralamasında 19. sıraya yükseldiğini, bilimsel
yayınların artış oranında ise Çin'den sonra 2. sırada olduğunu bildirdi.
Savunma alanındaki bilimsel çalışmaların da önemine değinen Aydın,
''Savunmada yüksek teknolojinin kullanılması hayat memat meselesi.
Teknolojimizi kendimiz üretmezsek, imkanlarından mahrum oluruz'' diye
konuştu.
Bilimin topluma götürülmesi yönündeki projelerin önemine işaret eden
Bakan Aydın, ''Toplum, bilime ve teknolojiye ne kadar ilgi gösterirse o
ölçüde eğitime konu olacaktır. Nasıl hububat üretip satıyorsak,
teknoloji ürünlerini de üretip satacağız. Ticaretimiz, dış politikamız,
siyasetimiz bilim merkezli olmalıdır. Bunun geliştirilmesi için geniş
yelpazeli programlarımız var'' dedi.
Devlet Bakanı Aydın, büyükşehir belediyelerinin yapacakları binaları
teknoloji ürünleriyle donatarak, halkın faydalanmasını sağlayacaklarını
belirterek, bu yerlerde bilim oyunlarının da yer alacağını bildirdi.

-''YÖK'TE NE YAŞANIYORSA TÜBİTAK'TA DA AYNI...''-

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce ise TÜBİTAK Kanununda son 5 yılda
4 kez değişiklik yapıldığını, bu değişikliğin 2'sinin Cumhurbaşkanı
tarafından veto edildiğini, 2'sinin ise Anayasa Mahkemesi tarafından
yürütmesinin durdurulduğunu bildirdi.
Görüşülen tasarının da yasalaşması halinde konuyu Anayasa Mahkemesine
taşıyacaklarını belirten İnce, ''Karga sesiyle bülbül sesini ayırt etmek
için sanatçı olmaya gerek yok. FİSKOBİRLİK'te, Türkiye Futbol
Federasyonunda olduğu gibi aynı mantıkla karşı karşıyayız. YÖK'te ne
yaşanıyorsa TÜBİTAK'ta da aynı şeyler yaşanıyor'' diye konuştu.
CHP'li İnce, 2003 yılından beri kurumdaki 300 kişinin işten
çıkarıldığını ileri sürerek, TÜBİTAK'ın bilgi güvenliği konusu
bulunduğunu, ehliyetsiz insanların iyi niyetli de olsalar ülkeye zarar
verebileceğini savundu.
Muharrem İnce, ''Kadrolaşma uğruna hareket edersek, bilgi güvenliğini
yok edersiniz. Kadrolaşmanın olmaması gereken yer TÜBİTAK'tır. Bilim
Kurulu Başkanını seçenlerin görev süresi doluyor, Başkanın görevi devam
ediyor. Hukuken, TÜBİTAK yönetimi görev başında değildir'' dedi.
CHP Sinop Milletvekili Engin Altay da ''Cumhurbaşkanı veto etmeye
başladı. Yasayı oy çoğunluğunuzla geçirseniz bile hayrı olmaz. Anayasa
Mahkemesinden önce Cumhurbaşkanı geri gönderir. Kişiye özel ve içinde af
olan tasarı. Israr ve inat etmenin hiçbir anlamı yok'' diye konuştu.
Altay, bir taraftan AB standartlarına uyulmaya çalışıldığının
söylendiğini, uygulamaların ise tersi olduğunu ileri sürdü. CHP'li
Altay, ''AB'de emeğe, hukuka, bilime saygı var. Bu düzenlemenin neresi
AB standardı. 5 yıldır bir ayıbın içinde. Hanımefendiye özel bir kanun
çıkarıyoruz, buna hakkımız yok. 5 yıl kurum askıda kalmış'' diye konuştu.

-''BİLİM SİYASALLAŞTIRILMAK İSTENİYOR''-

MHP Mersin Milletvekili Akif Akkuş da araştırma ve geliştirme
faaliyetlerinin üniversiteler tarafından yürütülmesi, TÜBİTAK'ın ise
koordinasyonu sağlayarak bu araştırmaları irdelemesi gerektiğini
belirterek, ''Tasarıyla bilim siyasallaştırılmak isteniyor'' görüşünü
savundu.
CHP İstanbul Milletvekili Fatma Nur Serter ise bilimsel yayın
sıralamasında Türkiye'nin 19. sıraya yükselmesinde üniversitelerin büyük
payı olduğunu belirterek, üniversitelerin desteklenmesiyle bilimsel
araştırmaların artacağını söyledi.
''Bilim, siyasetten, ideolojiden uzak hareket ederse anlam taşır'' diyen
Serter, TÜBİTAK Bilim Kurulunun kendi üyelerini kendisinin belirlemesi,
bu üyelerin de kendi başkanlarını seçmesi, bu konuda Başbakan'ın aracı
kılınmaması gerektiğini ifade etti.

-''DÜZENLEME, AF DEĞİL''-

Eleştirileri yanıtlayan Devlet Bakanı Aydın ise TÜBİTAK Bilim Kurulu
üyelerinin atanması işleminin Anayasa Mahkemesi tarafından durdurulması
sonucu ortaya çıkan boşluğun giderilmesi için tasarının hazırlandığını
anımsattı.
TÜBİTAK tarafından göreve çağrılan üniversite elemanlarına yapılan bazı
ödemelerde limit aşılmasından kaynaklanan sorunun giderilmeye
çalışıldığını ifade eden Bakan Aydın, şunları söyledi:
''Düzenlemenin af olmadığı yeterince anlaşılmamış. Üniversitelerden,
kurumlardan çalışma yapmaları için davet ediliyor, ödeme yapılıyor.
Uygulamadaki iki yasa arasındaki farklılıktan kaynaklanan bir sorun.
Üniversite elemanlarından böyle bir talep gelmedi. Kendimi onların
yerine koydum. 'Devlet devletliğini yapar' dedik. Bilim adamları hizmet
vermiş, ücret ödenmiş. Ücret faiziyle geri isteniyor. Hiçbir hükümet
paradan vazgeçmez. Maliye Bakanlığından da görüş aldık, düzenleme af
değil.''
Komisyonda, muhalefet milletvekillerinin verdiği önergenin kabul
edilmesiyle, tasarı alt komisyona gönderildi.