2012-02-29 - 14:00
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Fransa Anayasa Konseyinin, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının inkarını suç sayan yasayı iptal etmesine ilişkin" Bu karar son derece önemli bir karardır. Bu kararın gerekçeleri bütün dünyaya örnek olabilecek niteliktedir." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Fransa Anayasa Konseyinin, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının inkarını suç sayan yasayı iptal etmesine ilişkin" Bu karar son derece önemli bir karardır. Bu kararın gerekçeleri bütün dünyaya örnek olabilecek niteliktedir." değerlendirmesinde bulundu.
Bu kararın Türkiye'ye de örnek olması gerektiğine dikkat çeken Hamzaçebi, şöyle dedi:
"Hükümetin, bakanların ve diğer yetkililerinin Fransız Anayasa Konseyi'nin bu kararını mutlulukla karşılarken bunun gerekçelerini bir kenara atmaları ya da bu gerekçelerin Türkiye için geçerli olmamasını çok ilginç buluyorum. Türkiye'de ifade özgürlüğü, düşünce özgürlüğü yoktur. Türkiye'de iletişim özgürlüğü yoktur. Bu kararı mutlulukla karşılayan hükümetimize bu kararın gerekçelerini dikkatle okumasını öneriyorum. Türkiye'de yumurta atma eylemi bir terör eylemi sayılıyor. Bu karar Türkiye'ye de örnek olmalıdır. Fransız Anayasa Konseyi'nin bu kararı yürütmenin yanında bizim Anayasa Mahkememizin Sayın Başkanı'na da örnek olmalıdır."
Fransa'da yarı başkanlık sistemi olduğunu kaydeden Hamzaçebi, "Fransa Başbakan'ın adını kimse bilmez ama Cumhurbaşkanının adının Sarkozy olduğunu herkes bilir. Çünkü güç ondadır ve Fransız Anayasa Konseyi bu güçten etkilenmeksizin özgür bir biçimde karar vermiştir. Türkiye'de hükümetin gücünden Sayın Başbakan'ın gücünden etkilenmeyecek bir acaba yargı makamı var mıdır merak ediyorum veya Anayasa Mahkemesi Sayın Başkanı var mıdır merak ediyorum" dedi.
Van depreminin yaralarını sarmada hükümetin aciz kaldığını ileri süren Hamzaçebi, vatandaşların yazlık çadırlara mahkûm edildiğini söyledi. Van depremini kötü yöneten bir hükümet olduğunu belirten Hamzaçebi, "Sayın Başbakan'ın Van'a gidecek olması nedeniyle konteyner kentler kurulmamış, tamamlanmamış olmasına rağmen çadırkentler sökülmüş ve çadırkentlerde oturan bir kısım vatandaşlarımıza evlerinin önünde çadır kurma izini verilmiştir" dedi.
Hamzaçebi, "Van'daki vergi mükelleflerinin vergi ve prim borçlarını uğradığı zarara göre tamamen silmek veya kısmen silmek, terkin etmek yönünde bir yasanın çıkarılması gerekir" önerisini de yaptı.
Hükümete ve Maliye Bakanı'na da çağrıda bulunan Hamzaçebi, "Van'da durum acildir. Derhal Van için bir vergi ve prim borçlarının terkinine ilişkin bir yasa tasarısını hükümet Meclis'e getirmelidir" dedi.
4+4+4 teklifinin kamuoyunda büyük tepki gördüğünü iddia eden Hamzaçebi, teklifin Türkiye'nin geleceğini bağladığını savundu. Hamzeçebi, teklifle ilgili şu değerlendirmede bulundu:
''4+4, 8'den küçüktür. 8, 4+4'ten büyüktür. Kesintisiz eğitimi ikiye parçalamak suretiyle elde edeceğiniz yarar, 8 yıllık kesintisiz eğitimin sağladığı yararın çok altındadır. Çocuk işçiliğin önünü açacak. 10 yaşında çocukların meslek seçecek durumunda kalmaları, ileride onların hayat boyu yaşayacağı pişmanlıklara neden olabilir. 10 yaşındaki çocuk hangi mesleği seçeceğini bilemez, o çocuk o konuda karar verebilecek durumda değil. O kararı anne ve babası verecektir. Anne babanın vereceği karar çocuğun geleceğini karartabilir. Açıköğretimin kaldırılması veya sınırlandırılması, konunun özündeki sorunu çözmemektedir. 10 yaşındaki çocuk meslek seçebilecek durumunda değil. Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi var; 'Çocuklar kendileri hak sahibi kişilerdir. Çocuklar hakların öznesidir' diyor. Çocukları ilgilendiren bir düzenleme var, çocukların görüşünü alalım. Soralım çocuklara...Reklamlara gelince çocuklar bu ülkenin unsurları ama iş eğitme gelince çocuklar bu ülkenin asli unsuru sayılmıyor. Çocuklara '10 yaşında mı yoksa 14-15 yaşından sonra mı meslek eğitime başlamak istiyorsun-' diye sorsak tercih ikinciden yana olacak.''
Hamzaçebi, daha sonra gazetecilerin sorularını cevapladı.
Bir gazetecinin ''Merve Kavakçı'ya iadei itibar yapılmalı mı-'' sorusuna Hamzaçebi, olayın o günün şartları içinde gerçekleştiğini ve yargı yolu da denendiğini belirterek, ''O olayı o günün şartları içinde değerlendirmek gerekiyor'' dedi.
Merve Kavakçı'nın vatandaşlıktan çıkarılması işlemini son derece ağır bulduğunu ifade eden Hamzaçebi, ''Kavakçı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olabilir. O yıllarda hukuk kendi içinde işlemişti, hem çifte vatandaşlık durumu söz konusuydu. Yargı kendi içinde o değerlendirmeleri yaptı, gerekli şartları taşıyorsa sayın Kavakçı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olabilir'' diye konuştu.
Hamzeçebi, ''Daha çok iadeiitibar tartışılıyor'' denmesi üzerine, ''Parlamentonun kurallarını yeniden tartışalım derseniz bu başka bir şey. Bunu buralara getirmeyi doğru bulmuyorum. Kavakçı, gerekli şartları taşıyorsa, vatandaşlığa dönmek istiyorsa dönebilir. Bu konuda engeller varsa düzeltilebilir. Ama parlamentonun kendi kurallarını tartışalım derseniz onu doğru bulmuyorum'' karşılığını verdi.
Konunun tutuklu milletvekillerine maaş verilmesi düzenlemesinden sonra gündeme geldiğini, ancak iki olayın birbirinden farklı olduğunu belirten Hamzaçebi, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının itibarlarının iadesi konusunda verdikleri teklif bulunduğunu, bunun hiç tartışılmadığını söyledi. Hamzaçebi, ''Gelin bu teklife öncelik verelim'' dedi.
Hamzaçebi, ''Tutuklu milletvekilleri Türkiye'de demokrasinin bir ayıbıdır. Milli irade milletvekillerinin Mecliste olmasını öngörüyor ama yargı bu iradenin önünde engel oluşturuyor. Yargı ilk kez milli iradenin önünde engel oluşturmuştur. Yargının özgürlüklerin önünü açması gerekir. Burada özgürlüklerin önünde engeldir. Tutuklu milletvekilleri konusunda sadece yargıya değil, Hükümete de düşen görev vardır, Hükümeti de göreve davet ediyorum'' dedi. (14.00)
