2020-04-01 - 16:50
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı.
Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
AK Parti Konya Milletvekili Leyla Şahin Usta, dünyanın, insan hayatı ve sağlığı açısından son derece önemli ve tehlikeli zamanlardan birini yaşadığına işaret etti.
Usta, daha yeni tip koronavirüs görülmeden önce Türkiye'nin gerekli önlemleri aldığını, salgının durumuna göre yeni ve sıkı önlemler almaya devam edileceğini belirtti.
Virüsün, bilinen bir tedavisi bulunmadığı için alınması gereken en önemli önlemin, enfekte olabilecek kurum ve ortamlardan uzak durmak olacağını vurgulayan Leyla Şahin Usta, "Salgının kontrol altında tutulabilmesi için devletimiz ve hükümetimiz, alınması gereken her türlü tedbiri hiçbir çekince gözetmeden ivedilikle almaktadır. İnsan hayatı ve sağlığı, bizim için her şeyin önündedir. Devlet, milleti için vardır; bu şiarla hareket ediyoruz." diye konuştu.
Koronavirüsle mücadelede en etkili yolun, sosyal ilişkilerin belirli bir süre durdurulması, sosyal mesafenin korunması olduğunu anımsatan AK Parti'li Usta, vatandaşlardan da bunun için evlerinde kalmalarının istendiğini kaydetti.
Usta, koronavirüsle mücadelede Türkiye'de sağlık ekipmanı konusunda herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını da belirterek, bu başarının, sağlık alanında atılan adımların ve dev yatırımların bir sonucu olduğunu vurguladı.
Tedbirler kadar, birlik ve beraberlik ruhunun da önemli olduğunu dile getiren milletvekili Usta, "Birlikte bu hastalığı yeneceğimize olan inancımız ve moral, motivasyonumuzun yüksek tutulması önemlidir. Bu virüs hiçbir sınır tanımıyor. Din, dil, ırk, siyasi parti, ideoloji farkı gözetmiyor. Bunu aklımızdan çıkarmamamız lazım. İktidar, muhalefet hep birlikte bu mücadeleye omuz vermek zorundayız." değerlendirmesinde bulundu.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan da, yeni tip koronavirüsün sona ermesi için mutasyona uğraması ya da aşının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Aycan, aşı geliştirme çalışmalarının başarılı seyretmediğini, aşının ne zaman üretileceğinin belli olmadığını savundu.
Koronavirüsle mücadele için gereksiz polemiklerin de yapıldığını dile getiren Sefer Aycan, "Şunu yerseniz hastalık bulaşmaz" gibi sözlerin, inandırıcı olmadığını söyledi. Aycan, bunu bir hekimin söylemesinin ise çok ayıp ve etik dışı davranış olduğunu kaydetti.
Sağlık çalışanlarına bu süreçte destek verilmesi gerektiğini belirten Aycan, sağlıkta şiddet yasasının çıkartılmasını, enfekte olan sağlık çalışanlarının bu durumunun, meslek hastalığı ya da iş kazası olarak kabul edilmesini önerdi.
İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu ise, 2. İnönü Zaferi'nin 99. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmada, bu zaferin kazanılması için ülkenin her köşesinde vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı için hayatını ortaya koyanlar ile şehitlere minnet duyduklarını söyledi.
Konuşmaların ardından gündemde yer alan uluslararası anlaşmaların onaylanmasını uygun bulan kanun tekliflerinin görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye ve Azerbaycan Arasında Sürücü Belgelerinin Karşılıklı Tanınması ve Tebdiline İlişkin Anlaşma ve Anlaşmada Değişiklik Yapılmasına Dair Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi üzerinde milletvekilleri değerlendirmede bulundu.
İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hastanelerde aşırı bir yığılma olduğunu, hastaların ilk gitmesi gereken yerlerin birinci basamak sağlık kurumları olduğunu söyledi.
Vatandaşların, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına gittiğinde oradaki insanların işlerini yapmalarına, sağlık personelinin işlerini, görevlerini yerine getirmelerine engel olduğunu vurgulayan Kabukcuoğlu, "Zincirin sağlam tutulması ve buna uyulması, devletin başka türlü davranışa izin vermemesi gerekir." dedi.
Milletvekili Kabukcuoğlu, sağlıktaki performans sisteminden vazgeçilmesi gerektiğini belirterek, ayrıca sağlıkta şiddet yasasının bir an önce çıkartılarak sağlık personeli üzerindeki baskının ortadan kaldırılmasını istedi.
HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, bütün ülkelerin koronavirüsle mücadele için sosyal paketler açıkladığını ve vatandaşlarına güvence verdiğini dile getirerek "AKP, bir kez daha yine ve yeniden halkın cebine gözünü dikiyor ve bu süreci yine halktan alacağı parayla bir şekilde atlatmaya çalışıyor." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı Milli Dayanışma Kampanyası'na ilişkin eleştirilerini dile getiren Koçyiğit, "Silahlanmaya harcadığınız parayı, İHA'ya, SİHA'ya, F-35'lerin yakıtına harcadığınız parayı korona salgını için kullanabilirsiniz ve bu arada belki Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesi için de aklınıza bir fikir gelebilir." ifadelerini kullandı.
İnfaz düzenlemesini de eleştiren HDP'li Koçyiğit, yasadan yararlanamayacak olanların cezaevlerinde koronavirüsle baş başa kalacaklarını öne sürdü.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Koçyiğit'in sözleri üzerine yaptığı konuşmada, Milli Dayanışma Kampanyası'nın asla devletin zaafı olmadığını, aksine devlet, millet kaynaşmasının güzel bir örneği olduğunu söyledi.
Turan, "Bugün Türkiye, sırf Türkiye'ye değil, dünyanın ihtiyacı olan birçok ülkesine yardım eden, Türk bayrağını gururla oralara gönderen büyük adımlar atmakta. Hala biz, özellikle yoğun bakım ünitesi sayısında, dünyanın en gelişmiş ülkelerinden bir tanesiyiz. Hala biz, sağlıkta, hiçbir kurum ayrımı yapmaksızın, hangi kurumdan, hangi sosyal kesimden demeksizin tüm insanlarımıza, hepsine eşit şartlarda sağlık imkânı sunan az sayıda ülkelerden bir tanesiyiz." dedi.
Türkiye'de "maske yok" iddiasını çok garipsediğini söyleyen AK Parti Grup Başkanvekili Turan, "Bu bilgilerin güncellenmesi lazım. 24 milyon cerrahi maske, 3 milyon N95 tipi maske, 1 milyon koruyucu maske teslim edildi. İtham ederek ilzam ederek bu tarz paylaşımları doğru bulmuyorum." dedi.
İnfaz paketine ilişkin eleştirilere de yanıt veren Turan, "İnfaz paketinde terör mahkûmlarından başka hiçbir eleştiri yapılmamasını da açıkçası çok garipsediğimi ama beklediğimiz tavır olduğunu da ifade etmek istiyorum. Hele ki 'İHA yapmayın, SİHA yapmayın' tarzı, bir anlamda niyetlerini ifşa eden yaklaşımlarını da tüm kamuoyunun takdirine sunuyorum." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç ise, kesinlikle dayanışmayı ayıplayan, kötü bulan bir parti hiçbir zaman olmadıklarını söyleyerek "Konu dayanışmanın kötü olması değil, dayanışmanın yapılmasının uygun olmaması değil, başka bir şey konu, bunu tartışmaya çalışıyoruz. Konu şu: Siz iktidarsınız ya, iktidar kamu kaynaklarını kullanma hakkına ve yetkisine sahipsiniz ya, 'Siz iktidar olarak kamu kaynaklarını kullanıp yurttaşların ihtiyaçlarını karşılayın.' diyoruz." değerlendirmesini yaptı.
Oluç'un sözleri yerine yeniden söz alan Turan, "Türkiye'de iktidar görevini yerine getirmiyor ifadesini çok ayıplıyorum, çok garipsiyorum. Dünyada sürecin başından beri en iyi tedbirleri alan, sorunu en çok geciktiren ülkenin başında gelmesine rağmen bu ifadelerin inanın insaf dışı olduğu kanaatindeyim. O kadar yapılan çalışma var, tedbir var, kanunları biz beraber geçirdik, destek olduk. Her bakanlık kendi alanında çok önemli işler yaptı, adımlar attı. Biz, kanun talepleri olduğu zaman tüm partilerle bir araya gelip bunu beraberce göğüsledik." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, teklif üzerinde yaptığı konuşmada, belediyelerin yardım toplama kampanyası üzerinden yürütülen tartışmalara değinerek şunları kaydetti:
"Belediyelerimiz kanunların kendilerine verdiği yetki çerçevesinde şartsız bağışları kabul ediyorlar. Bunları da evlerinde kalan insanlara hizmet olarak nakdi ve ayni olarak iletiyorlar. Cumhurbaşkanı diyor ki, 'Devlet olarak ben yardım ediyorum ama yetmiyorum. Kasam boş. Herkes para toplasın getirsin.' Belediye başkanları bunu söylemiyor, zaten yardımlarını yapıyor. Sen belediyeye 'Şartsız bağış yapamazsın.' diyorsun.
CHP'li belediyelere vatandaş para yatırmak isteyince yasak. Bunun adına da 'devlet içinde devlet olmaz...' Sayın Cumhurbaşkanı, Türkiye devlet içinde devleti AK Parti döneminde gördü. Devletin kozmik odalarından, yargısından, ordusundan, emniyetinden, sağlığından, eğitimine kadar devletin içine devleti sokan tek örnek var; o da sizin döneminize nasip oldu. Korkmayın. Bundan sonra siz bile isteseniz devletin içine hiçbir terör örgütünün sızmasına izin vermeyeceğiz."
Görüşmesi tamamlanan Türkiye ve Azerbaycan Arasında Sürücü Belgelerinin Karşılıklı Tanınması ve Tebdiline İlişkin Anlaşma ve Anlaşmada Değişiklik Yapılmasına Dair Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki oylaması yarına bırakıldı.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye ile Moğolistan Arasında Sosyal Güvenlik Anlaşmasının Onaylanmasını Uygun Bulan Kanun Teklifi üzerinde milletvekilleri söz aldı.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, iktidarın koronavirüsle mücadele kapsamında sivil toplum kuruluşlarının, meslek örgütlerinin, siyasi partilerin taleplerini ciddiye almasının önemli olduğunu söyledi. Yaşanan sorunun kamusal olduğunu dile getiren Oluç, "Sorun sadece sizin değildir. İktidarın görevi, kamu kaynaklarını kullanarak vatandaşı ekonomik ve sosyal bakımdan rahatlatmaktır, güven vermektir. Bu güvence sağlanmadığı zaman bu virüse karşı mücadelede başarılı olunması son derece zordur." diye konuştu.
Bu mücadele için kaynağın da olduğunu ifade eden Oluç, "Önemli olan bu kaynağın hangi tercihler doğrultusunda kullanıldığıdır." dedi.
HDP'i Oluç, salgınla mücadele için daha fazla test yapılması, günlük test sayısının 30-40 bin olması, kriz döneminde yerel yönetimlerle işbirliği yapılması, bağış toplayan yerel yönetimlerin bu tutumunun engellenmemesi gerektiğini belirterek infaz düzenlemesinin cezaevlerindeki herkes için uygulanmasını istedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Kahramanmaraş'taki cezaevinde yeni tip koronavirüs testi pozitif çıkan kişiler olduğu iddiaları üzerine Adalet Bakanlığının bilgi notunu paylaştı ve "Adalet Bakanlığımızdan aldığımız bilgiye göre, hiçbir cezaevinde koronavirüs testi pozitif çıkan kimse yok. Uygulama olarak tedbire binaen gribal bir enfeksiyonu olan varsa onları içeride bulundurmayarak hastaneye alıyoruz, hastanede tedavisi yapıldıktan sonra da yine koğuşa koymuyoruz, onları farklı bir yere alıyoruz. Şu ana kadar Kahramanmaraş'ta testi pozitif çıkan bir hükümlü ya da tutuklu yoktur." diye konuştu.
Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı, İstanbul Milletvekili Erkan Baş da, milletvekillerinin evlerinden çıkamayan vatandaşların sorunlarına çare bulması gerektiğini dile getirerek "Bir yurttaşımız bile gönül rahatlığıyla evinde kalamıyorsa milletvekilinin evde kalma hakkı yoktur. Biz gerçek sorunları konuşmalıyız. Milyonlarca işçiye, emekçiye işe gitmediği zaman nasıl yaşayacağının formüllerini üretmek durumundayız. Bu İşsizlik Fonu niye var? İşçiden aldığımız parayı işçiye vermeyi bile konuşamıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Genel Kurulda, Türkiye ve Sırbistan Arasında Hava Ulaştırma Anlaşmasının Onaylanmasını Uygun Bulan Kanun Teklifi, Türkiye ile KKTC Arasında Veri Paylaşımına İlişkin İş Birliği Uygulama Protokolünün Onaylanmasını Uygun Bulan Kanun Teklifi ve Türkiye ile Moğolistan Arasında Sosyal Güvenlik Anlaşmasının Onaylanmasını Uygun Bulan Kanun Teklifi üzerindeki görüşmeler tamamlandı, teklifin oylamaları ise yarın yapılacak.
Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, görüşmelerin ardından birleşime ara verdi. Bilgiç, aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
AK Parti Konya Milletvekili Leyla Şahin Usta, dünyanın, insan hayatı ve sağlığı açısından son derece önemli ve tehlikeli zamanlardan birini yaşadığına işaret etti.
Usta, daha yeni tip koronavirüs görülmeden önce Türkiye'nin gerekli önlemleri aldığını, salgının durumuna göre yeni ve sıkı önlemler almaya devam edileceğini belirtti.
Virüsün, bilinen bir tedavisi bulunmadığı için alınması gereken en önemli önlemin, enfekte olabilecek kurum ve ortamlardan uzak durmak olacağını vurgulayan Leyla Şahin Usta, "Salgının kontrol altında tutulabilmesi için devletimiz ve hükümetimiz, alınması gereken her türlü tedbiri hiçbir çekince gözetmeden ivedilikle almaktadır. İnsan hayatı ve sağlığı, bizim için her şeyin önündedir. Devlet, milleti için vardır; bu şiarla hareket ediyoruz." diye konuştu.
Koronavirüsle mücadelede en etkili yolun, sosyal ilişkilerin belirli bir süre durdurulması, sosyal mesafenin korunması olduğunu anımsatan AK Parti'li Usta, vatandaşlardan da bunun için evlerinde kalmalarının istendiğini kaydetti.
Usta, koronavirüsle mücadelede Türkiye'de sağlık ekipmanı konusunda herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını da belirterek, bu başarının, sağlık alanında atılan adımların ve dev yatırımların bir sonucu olduğunu vurguladı.
Tedbirler kadar, birlik ve beraberlik ruhunun da önemli olduğunu dile getiren milletvekili Usta, "Birlikte bu hastalığı yeneceğimize olan inancımız ve moral, motivasyonumuzun yüksek tutulması önemlidir. Bu virüs hiçbir sınır tanımıyor. Din, dil, ırk, siyasi parti, ideoloji farkı gözetmiyor. Bunu aklımızdan çıkarmamamız lazım. İktidar, muhalefet hep birlikte bu mücadeleye omuz vermek zorundayız." değerlendirmesinde bulundu.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan da, yeni tip koronavirüsün sona ermesi için mutasyona uğraması ya da aşının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Aycan, aşı geliştirme çalışmalarının başarılı seyretmediğini, aşının ne zaman üretileceğinin belli olmadığını savundu.
Koronavirüsle mücadele için gereksiz polemiklerin de yapıldığını dile getiren Sefer Aycan, "Şunu yerseniz hastalık bulaşmaz" gibi sözlerin, inandırıcı olmadığını söyledi. Aycan, bunu bir hekimin söylemesinin ise çok ayıp ve etik dışı davranış olduğunu kaydetti.
Sağlık çalışanlarına bu süreçte destek verilmesi gerektiğini belirten Aycan, sağlıkta şiddet yasasının çıkartılmasını, enfekte olan sağlık çalışanlarının bu durumunun, meslek hastalığı ya da iş kazası olarak kabul edilmesini önerdi.
İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu ise, 2. İnönü Zaferi'nin 99. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmada, bu zaferin kazanılması için ülkenin her köşesinde vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı için hayatını ortaya koyanlar ile şehitlere minnet duyduklarını söyledi.
Konuşmaların ardından gündemde yer alan uluslararası anlaşmaların onaylanmasını uygun bulan kanun tekliflerinin görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye ve Azerbaycan Arasında Sürücü Belgelerinin Karşılıklı Tanınması ve Tebdiline İlişkin Anlaşma ve Anlaşmada Değişiklik Yapılmasına Dair Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi üzerinde milletvekilleri değerlendirmede bulundu.
İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hastanelerde aşırı bir yığılma olduğunu, hastaların ilk gitmesi gereken yerlerin birinci basamak sağlık kurumları olduğunu söyledi.
Vatandaşların, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına gittiğinde oradaki insanların işlerini yapmalarına, sağlık personelinin işlerini, görevlerini yerine getirmelerine engel olduğunu vurgulayan Kabukcuoğlu, "Zincirin sağlam tutulması ve buna uyulması, devletin başka türlü davranışa izin vermemesi gerekir." dedi.
Milletvekili Kabukcuoğlu, sağlıktaki performans sisteminden vazgeçilmesi gerektiğini belirterek, ayrıca sağlıkta şiddet yasasının bir an önce çıkartılarak sağlık personeli üzerindeki baskının ortadan kaldırılmasını istedi.
HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, bütün ülkelerin koronavirüsle mücadele için sosyal paketler açıkladığını ve vatandaşlarına güvence verdiğini dile getirerek "AKP, bir kez daha yine ve yeniden halkın cebine gözünü dikiyor ve bu süreci yine halktan alacağı parayla bir şekilde atlatmaya çalışıyor." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı Milli Dayanışma Kampanyası'na ilişkin eleştirilerini dile getiren Koçyiğit, "Silahlanmaya harcadığınız parayı, İHA'ya, SİHA'ya, F-35'lerin yakıtına harcadığınız parayı korona salgını için kullanabilirsiniz ve bu arada belki Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesi için de aklınıza bir fikir gelebilir." ifadelerini kullandı.
İnfaz düzenlemesini de eleştiren HDP'li Koçyiğit, yasadan yararlanamayacak olanların cezaevlerinde koronavirüsle baş başa kalacaklarını öne sürdü.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Koçyiğit'in sözleri üzerine yaptığı konuşmada, Milli Dayanışma Kampanyası'nın asla devletin zaafı olmadığını, aksine devlet, millet kaynaşmasının güzel bir örneği olduğunu söyledi.
Turan, "Bugün Türkiye, sırf Türkiye'ye değil, dünyanın ihtiyacı olan birçok ülkesine yardım eden, Türk bayrağını gururla oralara gönderen büyük adımlar atmakta. Hala biz, özellikle yoğun bakım ünitesi sayısında, dünyanın en gelişmiş ülkelerinden bir tanesiyiz. Hala biz, sağlıkta, hiçbir kurum ayrımı yapmaksızın, hangi kurumdan, hangi sosyal kesimden demeksizin tüm insanlarımıza, hepsine eşit şartlarda sağlık imkânı sunan az sayıda ülkelerden bir tanesiyiz." dedi.
Türkiye'de "maske yok" iddiasını çok garipsediğini söyleyen AK Parti Grup Başkanvekili Turan, "Bu bilgilerin güncellenmesi lazım. 24 milyon cerrahi maske, 3 milyon N95 tipi maske, 1 milyon koruyucu maske teslim edildi. İtham ederek ilzam ederek bu tarz paylaşımları doğru bulmuyorum." dedi.
İnfaz paketine ilişkin eleştirilere de yanıt veren Turan, "İnfaz paketinde terör mahkûmlarından başka hiçbir eleştiri yapılmamasını da açıkçası çok garipsediğimi ama beklediğimiz tavır olduğunu da ifade etmek istiyorum. Hele ki 'İHA yapmayın, SİHA yapmayın' tarzı, bir anlamda niyetlerini ifşa eden yaklaşımlarını da tüm kamuoyunun takdirine sunuyorum." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç ise, kesinlikle dayanışmayı ayıplayan, kötü bulan bir parti hiçbir zaman olmadıklarını söyleyerek "Konu dayanışmanın kötü olması değil, dayanışmanın yapılmasının uygun olmaması değil, başka bir şey konu, bunu tartışmaya çalışıyoruz. Konu şu: Siz iktidarsınız ya, iktidar kamu kaynaklarını kullanma hakkına ve yetkisine sahipsiniz ya, 'Siz iktidar olarak kamu kaynaklarını kullanıp yurttaşların ihtiyaçlarını karşılayın.' diyoruz." değerlendirmesini yaptı.
Oluç'un sözleri yerine yeniden söz alan Turan, "Türkiye'de iktidar görevini yerine getirmiyor ifadesini çok ayıplıyorum, çok garipsiyorum. Dünyada sürecin başından beri en iyi tedbirleri alan, sorunu en çok geciktiren ülkenin başında gelmesine rağmen bu ifadelerin inanın insaf dışı olduğu kanaatindeyim. O kadar yapılan çalışma var, tedbir var, kanunları biz beraber geçirdik, destek olduk. Her bakanlık kendi alanında çok önemli işler yaptı, adımlar attı. Biz, kanun talepleri olduğu zaman tüm partilerle bir araya gelip bunu beraberce göğüsledik." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, teklif üzerinde yaptığı konuşmada, belediyelerin yardım toplama kampanyası üzerinden yürütülen tartışmalara değinerek şunları kaydetti:
"Belediyelerimiz kanunların kendilerine verdiği yetki çerçevesinde şartsız bağışları kabul ediyorlar. Bunları da evlerinde kalan insanlara hizmet olarak nakdi ve ayni olarak iletiyorlar. Cumhurbaşkanı diyor ki, 'Devlet olarak ben yardım ediyorum ama yetmiyorum. Kasam boş. Herkes para toplasın getirsin.' Belediye başkanları bunu söylemiyor, zaten yardımlarını yapıyor. Sen belediyeye 'Şartsız bağış yapamazsın.' diyorsun.
CHP'li belediyelere vatandaş para yatırmak isteyince yasak. Bunun adına da 'devlet içinde devlet olmaz...' Sayın Cumhurbaşkanı, Türkiye devlet içinde devleti AK Parti döneminde gördü. Devletin kozmik odalarından, yargısından, ordusundan, emniyetinden, sağlığından, eğitimine kadar devletin içine devleti sokan tek örnek var; o da sizin döneminize nasip oldu. Korkmayın. Bundan sonra siz bile isteseniz devletin içine hiçbir terör örgütünün sızmasına izin vermeyeceğiz."
Görüşmesi tamamlanan Türkiye ve Azerbaycan Arasında Sürücü Belgelerinin Karşılıklı Tanınması ve Tebdiline İlişkin Anlaşma ve Anlaşmada Değişiklik Yapılmasına Dair Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki oylaması yarına bırakıldı.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye ile Moğolistan Arasında Sosyal Güvenlik Anlaşmasının Onaylanmasını Uygun Bulan Kanun Teklifi üzerinde milletvekilleri söz aldı.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, iktidarın koronavirüsle mücadele kapsamında sivil toplum kuruluşlarının, meslek örgütlerinin, siyasi partilerin taleplerini ciddiye almasının önemli olduğunu söyledi. Yaşanan sorunun kamusal olduğunu dile getiren Oluç, "Sorun sadece sizin değildir. İktidarın görevi, kamu kaynaklarını kullanarak vatandaşı ekonomik ve sosyal bakımdan rahatlatmaktır, güven vermektir. Bu güvence sağlanmadığı zaman bu virüse karşı mücadelede başarılı olunması son derece zordur." diye konuştu.
Bu mücadele için kaynağın da olduğunu ifade eden Oluç, "Önemli olan bu kaynağın hangi tercihler doğrultusunda kullanıldığıdır." dedi.
HDP'i Oluç, salgınla mücadele için daha fazla test yapılması, günlük test sayısının 30-40 bin olması, kriz döneminde yerel yönetimlerle işbirliği yapılması, bağış toplayan yerel yönetimlerin bu tutumunun engellenmemesi gerektiğini belirterek infaz düzenlemesinin cezaevlerindeki herkes için uygulanmasını istedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Kahramanmaraş'taki cezaevinde yeni tip koronavirüs testi pozitif çıkan kişiler olduğu iddiaları üzerine Adalet Bakanlığının bilgi notunu paylaştı ve "Adalet Bakanlığımızdan aldığımız bilgiye göre, hiçbir cezaevinde koronavirüs testi pozitif çıkan kimse yok. Uygulama olarak tedbire binaen gribal bir enfeksiyonu olan varsa onları içeride bulundurmayarak hastaneye alıyoruz, hastanede tedavisi yapıldıktan sonra da yine koğuşa koymuyoruz, onları farklı bir yere alıyoruz. Şu ana kadar Kahramanmaraş'ta testi pozitif çıkan bir hükümlü ya da tutuklu yoktur." diye konuştu.
Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı, İstanbul Milletvekili Erkan Baş da, milletvekillerinin evlerinden çıkamayan vatandaşların sorunlarına çare bulması gerektiğini dile getirerek "Bir yurttaşımız bile gönül rahatlığıyla evinde kalamıyorsa milletvekilinin evde kalma hakkı yoktur. Biz gerçek sorunları konuşmalıyız. Milyonlarca işçiye, emekçiye işe gitmediği zaman nasıl yaşayacağının formüllerini üretmek durumundayız. Bu İşsizlik Fonu niye var? İşçiden aldığımız parayı işçiye vermeyi bile konuşamıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Genel Kurulda, Türkiye ve Sırbistan Arasında Hava Ulaştırma Anlaşmasının Onaylanmasını Uygun Bulan Kanun Teklifi, Türkiye ile KKTC Arasında Veri Paylaşımına İlişkin İş Birliği Uygulama Protokolünün Onaylanmasını Uygun Bulan Kanun Teklifi ve Türkiye ile Moğolistan Arasında Sosyal Güvenlik Anlaşmasının Onaylanmasını Uygun Bulan Kanun Teklifi üzerindeki görüşmeler tamamlandı, teklifin oylamaları ise yarın yapılacak.
Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, görüşmelerin ardından birleşime ara verdi. Bilgiç, aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
