2026-02-11 - 17:54
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı.

Bozdağ, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.

AK Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, Erzincan'ın düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yılı olduğunu anımsattı. Erzincan'ın Birinci Dünya Savaşı'nda işgale uğradığını, Erzincan'ın yoklukla, ayrılıkla ve sessizlikle sınandığını ifade eden Karaman,"O günlerde sokaklar susmuş, evler yetim kalmış, minarelerden yükselen ezan sesleri yarım kalmıştır. Ama bu milletin hürriyet iradesi asla yarım kalmamıştır, bundan sonra da kalmayacaktır." dedi.

Erzincan'a yapılan yatırımlara da değinen Karaman, Sivas Erzincan Yüksek Hızlı Tren hattının da yapılmasını istedi.

Karaman, Erzincan Türkşeker Makine Fabrikası'nın kapatıldığı yönündeki iddiaların da doğruyu yansıtmadığını söyleyerek, "Erzincan Türkşeker Makine Fabrikası'nın kapatılması ya da taşınması söz konusu değildir." dedi.

DEM Parti Muş Milletvekili Sümeyye Boz Çakı, Muş'un yıllardır ihmal edildiğini öne sürdü.

Muş'ta yaşamanın giderek zorlaştığını ifade eden Çakı, "Okullar yetersiz, sağlık hizmetlerine erişim sınırlı, kırsal yerleşimler kamusal hizmetlerin dışında tutulmuş, gençler nitelikli eğitime erişemiyor. İşsizlik ise kronikleşmiş durumda. Tarım destekleri yetersiz, üretici yalnız bırakılmış." ifadelerini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Türkiye demokrasisi adına kara bir günün yaşandığını öne sürdü. Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasını eleştiren Emir, "Akın Gürlek seçilmemiştir, seçilmemiş olan ilk Adalet Bakanı olacaktır. İlk defa bir seçilmemişi, bir başsavcıyı gecenin bir vaktinde Adalet Bakanı yaptılar." dedi.

Adalet Bakanlığına atanan Gürlek'in TBMM Genel Kurulu'nda yemin edeceğini hatırlatan Emir, "Birazdan gelip yapmaya çalışacağı yemin, geçersizdir, Anayasa'ya aykırıdır. Anayasa tanımaz birinin Anayasa'ya uyacağı bakanlık yemini geçersizdir, geçersiz olacaktır." diye konuştu.

Genel Kurul'da, siyasi partilerin bazı grup başkanları ile Grup Başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, istifa ve görevden almanın siyaset kurumunun en sağlıklı iki mekanizmasından biri olduğunu vurguladı. Bir kişinin üstlendiği görevin gereklerini yerine getiremediğini düşündüğünde ya da görevini icra ederken ciddi sorunlarla karşılaştığında istifa etmeyi tercih etmesinin çoğu zaman olumlu olarak değerlendirileceğini dile getiren Ekmen, Yılmaz Tunç'un Adalet Bakanlığı görevinden, Ali Yerlikaya'nın ise İçişleri Bakanlığı görevinden affını istediğini belirtti.

Ekmen, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bakanın görevden aflarını gerektirecek günahları nedir acaba? Hangi günahı işlediler de hangi hatayı işlediler de hangi talimata karşı vicdanlarının direnciyle karşılaştılar da görevden aflarını talep ettiler? Eğer ortada bir günah veya hata var ise kamuoyunun bunları adli, idari, siyasi tartışmalarla bilmesi gerekir."

Ekmen, Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasını da eleştirdi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, 2026 yılı içerisinde 185 milyar liralık bir özelleştirmenin yapılacağını bunu da ABD basınından öğrendiklerini söyledi.

Otoyol ve köprüler olmak üzere 4 milyar dolarlık bir özelleştirme gelirinden bahsedildiğini dile getiren Çömez, "Buradan alınacak 4 milyar dolar para, 25 yıllığına alacağınız bu para sadece sizin döneminizde yapılmış borcun 12 günlük faizine yetiyor. Allah aşkına, bu şekilde ekonomi yönetimi olur mu?" sorusunu yöneltti.

Sağlıkta ocak ayında şehir hastanelerine ödenen paranın 22 milyar lira olduğunu belirten Çömez, geçen yıla göre ödenen parada yüzde 50'lik bir artışın yaşandığını hatırlattı. Çömez, "Önümüzdeki üç yıl içerisinde şehir hastanelerine ödenecek para 500 milyar lirayı geçecek." ifadesini kullandı.

2025 yılında SGK'nin özel hastanelere ödediği paranın 100 milyar liraya ulaştığını dile getiren Çömez, "Geçen yıl SGK özel hastanelere 13 bin 436 teftiş yapmış, bunlardan 12 bin 764 tanesinde yolsuzluk bulmuş, soygun düzeni bulmuş, sahte fatura bulmuş. Böyle bir uygulama, böyle bir düzenin sürmesi mümkün değil. Korkunç bir yolsuzluk mekanizması var." diye konuştu.

- "İnancımız tamdır"

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, İçişleri Bakanlığına atanan Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanlığına atanan Akın Gürlek'e görevlerinde başarılar diledi.

PTT'nin sadece bir kurum değil devletin en ücra köşedeki vatandaşına uzanan şefkat eli, milli haberleşmenin ana omurgası olduğunu vurgulayan Kılıç, PTT çatısı altında aynı görevi paylaştığı halde özlük hakları noktasında birbirinden çok farklı şartlarda çalışanların mevcudiyetine işaret etti. Kılıç, "Kamuda sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi konusunda atılan o tarihi adımların PTT'deki idari hizmet sözleşmeli kardeşlerimiz için de atılacağına dair inancımız tamdır." sözlerini sarf etti.

Türk kültürü ve medeniyetinin kadını hiçbir zaman hayatın kıyısında bırakmadığını belirten Kılıç, Türk kültürü ve medeniyetinin, kadını ailenin sarsılmaz kalesi hem de toplumsal yükselişin lokomotifi şeklinde merkeze koyduğunu söyledi.

MHP Grup Başkanvekili Kılıç, şöyle devam etti:

"Bu topraklarda Türk kadınının azmiyle aşamayacağı hiçbir set, deviremeyeceği hiçbir engel yoktur. Bizler evlatlarımızın laboratuvarlarda, uzay araştırmalarında ve en karmaşık mühendislik projelerinde en ön saflarda yer alması için kapıları sonuna kadar açmaya, haklarını her kürsüde savunmaya kararlıyız."

Tutulan Hızır oruçlarının kabul edilmesini dileyen Kılıç, "Alevi-Bektaşi canlarımızın tuttuğu oruçların Hak katında kabul, paylaştığı lokmaların ve ettiği duaların izzetidergahta makbul olmasını Cenabıallah'tan niyaz ediyorum." dedi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Yılmaz Tunç'un Adalet Bakanlığı görevinden, Ali Yerlikaya'nın ise İçişleri Bakanlığı görevinden affını istediğini anımsattı.

Temelli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kabinede iki bakan değişti. Yerlikaya ve Tunç görevlerinden alındılar. Şimdi sorsak Sayın Yerlikaya'ya ve Tunç'a 'neden görevden alındınız' diye, bir yanıt vereceklerini düşünmüyorum. Kimse de bilmiyor neden görevden alındıklarını. Eğer başarısız oldukları için alındılarsa bence hepsi alınmalıydı."

Temelli, Adalet Bakanlığına Akın Gürlek'in atanmasını da eleştirdi.

Ekonomide bir adaletsizliğin yaşandığını söyleyen Temelli, ekonomide yapılan uygulamaların bu adaletsizliği derinleştirdiğini kaydetti.

Bazı köprü ve otoyolların özelleştirilmesinin gündeme geldiğini ifade eden Temelli, şunları paylaştı:

"Buradan beklenen gelir 185 milyar. Bu 185 milyar, aslında, kamu-özel işbirliği çerçevesinde bir yılda yapılacak ödemelere karşılık geliyor. Bu özelleştirme konusunda bugüne kadar 65 milyar dolarlık özelleştirme yaptınız. 65 milyar dolarlık özelleştirme karşılığında bu ülkenin ekonomisinde hiçbir iyileşme olmadı."

- "Demokrasimiz adına ağır bedeller ödüyoruz"

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, depremzedelere yönelik verilen sözlerin tutulmadığını öne sürdü. Depremden üç yıl sonra konutların verilmediğini, 450 bin anahtarın verildiğini söyleyen Emir, "450 bin anahtar verildi. O anahtarı alan vatandaşlar, konutlarını aradılar bulamıyorlar. Konutunu bulanlar, içeri giriyorlar birçok eksiği var, taşınacak durumda değil. Konteynerları gezin, ayağınız bir çamura değsin ondan sonra 'deprem bölgesi ihya ettik' deyin." değerlendirmesinde bulundu.

Ayşe Barım'ın, Gezi Parkı olaylarına ilişkin davada 12 yıl 6 ay hapse çarptırılmasını eleştiren Emir, "Ayşe Barım bugün ceza aldı. Suçu ne? Hükümeti görevden almak için darbe teşebbüsü, buna kargalar bile güler." ifadesini kullandı.

Adalet Bakanlığına Akın Gürlek'in atanmasını eleştiren Emir, "Akın Gürlek'in hazırladığı bütün iddianamelerin içi bomboş, deliller çöp değerinde. Eninde sonunda ortaya çıkacak bu. Ama demokrasimiz adına ağır bedeller ödüyoruz." diye konuştu.

- "Yapılan eleştirileri kabul etmiyoruz"

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın vefatının üzerinden 3 yıl geçtiğini belirterek, Baykal'ı rahmetle andı.

Adalet Bakanlığı görevine atanan Akın Gürlek ile İçişleri Bakanlığı görevine atanan Mustafa Çiftçi'yi tebrik eden Gül, bu konuda gelen eleştirilere yanıt verdi.

Abdulhamit Gül, şunları dile getirdi:

"Bu değişiklikler, Hükümet ve kabinedeki değişiklikler, milletimizin helal oylarıyla seçilen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın Anayasa'dan kaynaklanan bir yetkisidir, her zaman bu konularla ilgili takdirler yapılabilir. Millete karşı sorumluluğunu her zaman yerine getirmiş, sandıkta da her zaman hesabını vermiş bir Cumhurbaşkanımız var, dolayısıyla milletten almış olduğu bu yetkiyi kullandı diye bu anlamda yapılan eleştirileri, bu konuda yapılan değerlendirmeleri kabul etmiyoruz. Biz, milletten başka hiçbir yere, hiçbir merciye hesap vermeyiz, milletten aldığımız yetkiyi de haklarımızı da sonuna kadar kullanırız."

"Terörsüz Türkiye" ve terörsüz bölge sürecinin çok güçlü bir şekilde devam ettiğini vurgulayan Gül, Meclis'te bu noktada kurulan komisyonu hatırlattı. Gül, "Meclisimizde kurulan Komisyon da büyük bir mutabakatla çalışmalarını sürdürüyor. İnanıyorum ki Türkiye'nin hem kendi içinde iç cephesini güçlendirdiği hem de bölgenin terörsüz olduğu, istikrara kavuşacağı bir yapıyı hep beraber kuracağız." görüşünü paylaştı.

Deprem bölgesinde 455 bin konutun yapıldığını milletin yanında olunduğunu belirten Gül, deprem konutlarına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarını anımsattı. Gül, "Konutların bedelinin yüzde 65'ini devletimiz ödeyecek, kalan kısımlarla ilgili de 18 yıl faizsiz bir şekilde milletimiz kendi evlerinde oturabilecek. Biz her zaman, deprem bölgesi başta olmak üzere, milletimizin yanında olmaya devam edeceğiz." dedi.

AK Parti'nin TBMM Grup Toplantısı'na Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş'in de katıldığını hatırlatan Gül, tüm Türkiye'de bu nefret söylemine karşı tüm partilerin ortaklaşmasının çok kıymetli olduğunu belirtti.

Gül, şöyle devam etti:

"Bugün AK Parti'nin ortaya koymuş olduğu özgürlük çerçevesinde başörtüsüne yönelik gerek ikincil mevzuatlarla gerekse idari kararlarla başörtüsü konusunda olumlu gelişmeler olmakla beraber, bu hususun Anayasa'da teminat altına alınması da siyasi tarihimizde hepimizin önündeki bir ödevdir. O yüzden, yeni anayasayı, özgürlükleri, başı açık olanı, başı örtülü olanı anayasal güvence altına alacak bir düzenleme şarttır."

Genel Kurulda, gündem dışı konuşmalar ve grup başkanvekillerinin gündeme ilişkin değerlendirmelerinin ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından görevden af talebi kabul edilen Yılmaz Tunç'tan boşalan Adalet Bakanlığına Akın Gürlek ile Ali Yerlikaya'dan boşalan İçişleri Bakanlığına Mustafa Çiftçi'nin atanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi okundu.

Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'yi ant içmeleri için Genel Kurul Salonu'na davet etti.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, yerinden söz alarak, Gürlek'in, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevi devam ederken siyasi bir makama atamasının yapılmasının Anayasa'ya aykırı olduğunu iddia etti. Emir, "Her kararında Anayasa'ya aykırı işlem yapan, yasalara uymayan birinin Anayasa'ya aykırı bir şekilde, Anayasa'yı gerekçe göstererek yemin etmesi mümkün değildir, doğru değildir." ifadelerini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül ise "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Anayasa'daki yetkisini kullanarak yaptığı bir tasarruf vardır. Anayasa ve İçtüzük hükmü açıktır. Atanan bakanların Meclis huzurunda yemin etmeleri gerekmektedir. Bu yetkiyi bize milletimiz vermiştir, yüzde 53 oy alarak. Bu yetkiyi Anayasa'dan, milletin verdiği helal oylarıyla alan Recep Tayyip Erdoğan'ın ve milletin iradesinden alıyoruz." diye konuştu.

Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ ise Anayasa ve İçtüzüğün Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanların atanması ve yemin etmesine ilişkin ilgili hükümlerini okudu. Anayasa'nın ve İçtüzüğün amir hükümlerinin çok net olduğunu vurgulayan Bozdağ, şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanı, Anayasa'nın 106. maddesinde verilen yetkisini kullanmış ve Sayın Bakanlar şu an itibarıyla yemin etmeseler de Anayasa ve hukukumuz çerçevesinde atanmış ve görevine başlamış bakanlardır. Şu anda yapılan usul işlemi bunun tamamlayıcısı ve teyit edicisi mahiyetindedir. Yoksa buradaki yemin Bakanların bakanlığa atanmasını sağlayan bir irade değil, bir iradenin ve atanmanın doğal sonucudur. Cumhurbaşkanı'mız atamış, Resmi Gazete'de yayımlanmış ve atamasının da nasıl yaptığını da tezkere ile Meclis'e bildirilmiştir. Şimdi bu tezkerenin gereği hem Anayasa'nın 106. maddesi hem de İçtüzüğün 3. maddesinin son fıkrası gereği Sayın Bakanların Meclis Genel Kurulunda siz çok saygın milletvekilleri huzurunda ve milletimizin de şehadetinde yemin etmeleri anayasal ve İçtüzük gereği bir zorunluluktur. Divanın bu konuda takdir hakkı yoktur. Elbette eleştirileriniz olacaktır, bu demokrasimizin olmazsa olmaz bir parçasıdır, buna da saygı duyuyorum. O yüzden benim tutumum Anayasa ve İçtüzüğe uygun ve ona itaat eden bir tutumdur. Tutumumda herhangi bir haksızlık ve hukuksuzluk söz konusu değildir."

Bozdağ'ın konuşmasından sonra yeniden söz alan Gül, yemin işlemine geçilmesini isteyerek Anayasa hükümleri açısından hiçbir tereddütün bulunmadığını vurguladı. CHP'de tereddüt olmasının normal olduğunu belirten Gül, CHP'nin her zaman Anayasa'ya tereddütle baktığını, bu nedenle şaşırmadıklarını dile getirdi.

Bozdağ'ın, konuşmalar sonrası Adalet Bakanı Gürlek'i yemin etmek üzere kürsüye davet etmesinin ardından CHP Grup Başkanvekili Emir de kürsüye doğru hareket etti. Bunun üzerine AK Parti milletvekilleri kürsünün etrafını sardı. CHP'li milletvekillerinin de kürsüye yönelmesi üzerine milletvekilleri arasında çıkan arbede nedeniyle Bozdağ, oturuma ara verdi.

Aranın ardından Gürlek ve Çiftçi, kürsüye gelerek yemin etti. AK Parti milletvekilleri kürsünün etrafında durarak her iki bakanı alkışlarken CHP milletvekilleri de protestolarını sürdürdü. Bakanlar Gürlek ve Çiftçi'nin yemin etmesinin ardından Bozdağ tarafından oturuma ara verildi.

Aranın ardından görevi devralan Meclis Başkanvekili Pervin Buldan, divanın teşekkül etmemesi üzerine birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.