2021-06-22 - 15:20
TBMM GENEL KURULU
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulunda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri söz alarak değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Dursun Müsavat Dervişoğlu, HDP İzmir il binasına yapılan saldırıyı kınayarak konuşmasına başladı.

Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, kabine toplantısı sonrası yaptığı müzikle ilgili açıklamalarını, hem kullandığı üslup hem de takındığı tavır bakımından "yakışıksız" bulduklarını ifade ederek, "Sayın Cumhurbaşkanı vatandaşlarımızın yaşadığı gerçeklerden uzak ve çektiği sıkıntılardan bihaberdir. Keşke çalınan müzikten rahatsız olduğu kadar kaybolan 128 milyar dolardan ve daha da önemlisi gençlerin çalınan umutlarından ve istikballerinden de rahatsız olsaydı." diye konuştu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan'ı hedef alan mesnetsiz iddialar olduğunu dile getiren Dervişoğlu, "Kendi özel mülkünde ve tapulu arazisinde bulunan, iki sundurmadan müteşekkil olan bir ahırı siyasi saiklerle yıkma girişimi, iktidarın içinde bulunduğu aczi göstermektedir." dedi.

Dervişoğlu, bilim insanları Uğur Şahin ve Özlem Türeci'nin TBMM tarafından Nobel Ödülü'ne aday olarak gösterilmesine ilişkin Meclis Başkanlığına teklifte bulunduklarını bildirdi.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Amasya Genelgesi'nin 102. yıl dönümünü kutlayarak başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere hayatını kaybeden şehitlere rahmet diledi.

İzmir HDP il binasına yapılan saldırıyı lanetlediklerini ifade eden Bülbül, "Ülkemizin sinir uçlarıyla oynamak isteyen, kirli senaryoları yürürlüğe koymak isteyen mahfillerin gerçekleştirmek istedikleri kaos çalışmalarının bir parçası olarak değerlendirdiğimiz bu saldırılar son derece vahimdir." ifadesini kullandı.

Bu saldırıların emrini verenler, eylemin rotasını çizenler, kamçılanan toplumsal gerginliği kırılma noktasına kadar bükmeyi amaçlayanların tespit, teşhir ve tecziye edilmesi gerektiğini vurgulayan Bülbül, "Türkiye'nin karışmasını umanların ve bir iç kargaşa içerisine düşmesini umanların avucunu yalayacağını ifade etmek isterim." dedi.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Deniz Poyraz'ın alçakça bir saldırı sonucunda hayatını kaybettiğini, acılarının ve öfkelerinin büyük olduğunu söyledi.

Oluç, "Çünkü eğitilmiş bir katille karşı karşıya kaldık. Eğitilmiş bir katil ve hazırlığı yapılmış, planlı bir katliam ve arkasında belli güçler var. Yargı aldı, çok hızlı bir şekilde tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk etti. Hazırlık yapmış katil bir gün bile, 24 saat bile tutulmadan tutuklandı. Neden? Çünkü yargı gereken soruşturmayı yapmadı." ifadesini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Amasya Genelgesi'nin önemine işaret ederek, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere kurtuluş mücadelesinin tüm öncü kadrolarını saygı ve minnetle andıklarını ifade etti.

İzmir'de korkunç bir cinayet yaşandığını dile getiren Özel, saldırıda hayatını kaybeden Deniz Poyraz'ın ailesine başsağlığı diledi, HDP'nin acısını paylaştığını söyledi.

Siyasi partilerin, suç işleme potansiyeli olan kişilere karşı kontrolsüzce hedef gösterildiğini iddia eden Özel, Cumhur İttifakı'nın iki bileşeninin bu saldırıları kınamalarını kıymetli, ardından kurdukları cümleleri ise kaygı verici bulduklarını belirtti.

Özel amasız, fakatsız kınamak ve orada durmak varken, hedef göstermeleri tırmandırmanın doğru bir yaklaşım olmadığını dile getirdi.

"Aşı meselesinde gecikmeli olarak ama nihayet oldukça iyi bir noktaya doğru ilerliyoruz." diyen Özel, bunda Uğur Şahin ve Özlem Türeci'nin Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşları olmasının çok önemli bir katkısı olduğunu belirtti.

Özel, İYİ Parti'nin Şahin ve Türeci?nin TBMM tarafından Nobel Ödülü'ne aday olarak gösterilmesine ilişkin önerisini desteklediklerini bildirdi.

Yerli aşının önemine dikkati çeken Özel, "Siyaset bir yana, ben, Mustafa Varank ile en sert polemikleri yaşayanlardan birisi olarak kendisini aradım, yerli aşıda gerekirse Faz-3 çalışmalarında denek olabileceğimi söyledim. Sözümüze değer veren herkesin yerli aşıya katkı sağlaması önemlidir." ifadesini kullandı.

Özel yerli aşıda siyaset üstü, partiler üstü bir katkı verilmesinin gerektiğine işaret etti.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, TBMM Başkanı Mustafa Şentop'u ziyaret ederek "10 bin dolar alan siyasetçi" konusundaki mektubuna, yazılı bir cevap sunduğunu anlatan Özel, "Ama Meclis Başkanı, bize bu bildirimi söylemiyor. Bize bunu yollamıyor. Yeniden yazılı başvuracağız. Meclis Başkanı, daha önce görev yapmış milletvekillerine karşı sorumludur. Sayın Şentop, 'Bu dönem değilmiş.' deyip kenarından dolaşamaz. Bu ismi açıklayacak." değerlendirmesinde bulundu.

MHP Grup Başkanvekili Bülbül, yeniden söz alarak HDP il binasına yapılan saldırıyla ilgili açıklamalarını amasız, fakatsız dile getirdiklerini belirterek, "Bu saldırılardan sonra, bir şekilde toplumsal bir kargaşayı temin etmek noktasında bugünün değil 10, 20, 40, 50 yılların tezgahı olan bir tezgahı yürürlüğe sokmaya çalışan bir anlayış bir şekilde çıkıyor, fotoğraflar verdirmek, birtakım mesajlar üretmek suretiyle başka türlü teşebbüslere girişiyor. Bu bir oyundur, tezgahtır. Bu tezgaha Türkiye ve Türk milleti düşmemelidir." çağrısında bulundu.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, demokrasi tarihinin çileli hikayelerle dolu olduğuna dikkati çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sivas Madımak cinayetinden Başbağlara, Bingöl katliamından Uğur Mumcu cinayetine, Eşref Bitlis'ten Necip Hablemitoğlu cinayetlerine kadar bütün saldırılar aslında anayasal düzenimizi, milli birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi, barışımızı, toplumsal düzenimizi hedef almıştır. Yaşanan tüm bu acılardan çıkardığımız ders; bugün HDP İzmir il binasına gerçekleştirilen o hain saldırının, AK Parti Diyarbakır Hani ilçesinde ilçe teşkilatına gerçekleştirilen hain saldırının arkasında neler var, bunları bize açık ve net bir şekilde göstermektedir. Hain saldırılara bütün siyasi parti gruplarının lanet okuması gerekir. Bunların arkasındaki bütün güç odaklarını, bağımsız ve tarafsız yargımızın, milletçe bizlerin yapacağı takibatla, sonuna kadar araştırılacağını ve nihayet görülecek olanın da bu ülkeye, barışımıza yapılmış bir saldırı olduğunu bir kez daha göreceğimize inanıyorum.

Yargısal soruşturmalar devam ettiği müddetçe göreceğimiz tek bir şey vardır; o da çetelerin, mafyaların, derin ve paralel yapıların, FETÖ'nün, PKK'nın, DEAŞ'ın, DHKP-C'nin, Türkiye düşmanlarının kuyruklarının belli yerlerde buluştuğunu, birleştiğini göreceğiz. Onun için biz, bu ihanet kokan saldırılara müsaade edilmeyeceğini ve hukuk devletimizin, anayasal güvencemizin en güçlü şekilde egemen kılınması gereğini ifade ediyorum. Barışımıza, huzurumuza dönük tehditlere meydanı boş bırakmayacağımızı ifade etmek istiyorum."

Amasya Genelgesi'nin yıl dönümüne işaret eden Özkan, kurtuluş mücadelesinin bütün kahramanlarını rahmet, minnet ve şükranla yad ettiğini söyledi.

Türkiye'nin nüfusuna oranla dünyada en çok aşı yapan ülke konumuna geldiğine işaret eden Özkan, "25 yaşa kadar indirdiğimiz aşılama faaliyetlerimizi inşallah en kısa zamanda 18 yaş nüfusunu da kapsamak suretiyle bütün vatandaşlarımızı aşılayacağız. Böylece salgından ilk kurtulan ülkeler içerisinde birinci sırada yer alacağız." diye konuştu.

Genel Kurulda ilk olarak İYİ Parti'nin, "İstanbul'da işletmeleri kapanan esnafın sorunlarının tespit edilmesine" ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, Türkiye'de takip edilen yanlış ekonomik model ve politikalar sebebiyle son yıllarda yaşanan krizin, pandemiyle birlikte daha da derinleşerek, özellikle İstanbul'da etkilerini çok ağır gösterdiğini belirtti.

Nuhoğlu, "İstanbul'da bulunan esnafın yüzde 90'dan fazlası kira, genel gider ve işçi ücreti gibi sabit işletme giderlerini karşılamakta sıkıntı yaşamaktadır. Bazıları birikimlerini tüketerek, bazıları borçlanarak, bazıları varlıklarını satarak ayakta kalmaya çalışırken sadece yüzde 7'si krizi sıkıntısız atlatmayı başarmıştır." dedi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan ise Kovid-19 sürecinden bütün ülkelerin olumsuz etkilendiğini, dünyanın en büyük ekonomileri sarsılırken, devasa bütçelere sahip olan devletlerin halkına yeterli sağlık hizmetlerini veremediğini söyledi.

Turan, "Türkiye'nin pandemi sürecini en iyi yöneten ülke olduğunu dünya alem söylüyor ama bizim muhalefet kulağını ve gözlerini gerçeklere kapattığı için bunu duymuyor ve görmüyor. Muhalefetin esas amacının üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek olduğunu biliyoruz ama bağcıyı dövdürtmeyeceğiz. Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 20 yıldır Türkiye'nin nereden nereye geldiğini aziz milletimiz çok iyi biliyor, bunun için de 20 yıldır desteğini ve duasını esirgemiyor." diye konuştu.

Görüşmelerin ardından İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulda daha sonra HDP'nin, "İzmir katliamına neden olan siyasi iklimin ve toplumsal kutuplaşma nedenlerinin araştırılmasına" ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.

HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki, HDP İzmir İl Başkanlığına düzenlenen saldırıda Deniz Poyraz'ın hayatını kaybettiğini anımsatarak, "Bu kurşun yalnız Deniz Poyraz'ı değil, bir bütün olarak partimizi, HDP'yi hedef aldı" dedi.

Tiryaki, "Eğer bu saldırıyı anayasal güvence altında olan demokratik siyasi yaşamı hedef alan bir saldırı olarak görüyorsak ona denk bir tutum almalıyız. Kişisel bir hedef gözetmeden bir siyasi partiyi ve bütün üyelerini hedef alan ve bir katliam gerçekleştirme amacı taşıyan bu cinayeti bütün yönleriyle araştırmalıyız." ifadesini kullandı.

AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, "AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, olayın ilk anından itibaren tavrımızı net şekilde ortaya koyduk ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın da dediği gibi bu provokatif saldırıyı en şiddetli şekilde kınadık, kınıyoruz." dedi.

Kaya, olayın hemen ardından İzmir Valiliği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ve İzmir Emniyet Müdürlüğünün hemen gerekli ve geniş çaplı araştırmaya başladığını ve akabinde zanlının yakalanarak, tutuklandığını anımsattı.

AK Parti Diyarbakır Hani İlçe Teşkilatı binasına yapılan terör saldırısını da kınayan Kaya, "Türkiye'de son 20 yıl içinde en çok bu tip saldırıların gerçekleştiği ve en çok kayıp veren parti, AK Parti olmuştur. 37 teşkilat mensubumuz, sırf AK Parti saflarında ülkemize ve milletimize hizmet ettikleri için şehit edilmişlerdir. İl başkan yardımcımızdan ilçe başkanımıza, milletvekilimizden belediye başkanımıza, sandık görevlimize kadar şehit olurken maalesef bu grup önerisini verenlerden tek ses bile çıkmamıştır." diye konuştu.

Konuşmaların ardından HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulda ayrıca CHP'nin Hazine'ye ait taşınmazların satışına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de görüşülerek kabul edilmedi.

Daha sonra AK Parti'nin, TBMM'nin çalışma takvimine ilişkin grup önerisi görüşüldü.

Kabul edilen öneriye göre, TBMM Genel Kurulu, 1 Temmuz'da tatile girmeyerek çalışmalarına devam edecek. Askeri Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, gündemin ilk sırasına alındı. Bazı uluslararası sözleşmelerde gündemin ön sıralarına alındı.

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu'nun, İlköğretim Okullarında Öğrenci Andı Okunması Hakkında Kanun Teklifinin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi de görüşülerek kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Askeri Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmeler devam ediyor.

Teklifin tümü üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, teklifte askeri düzeni olumsuz etkileyecek, uygulamada yeni problemler doğuracak mahiyette birtakım düzenlemeler bulunduğunu iddia ederek, teklifte hiyerarşiyi bozucu hükümler olduğunu ve mutlak suretle ayıklanması gerektiğini söyledi.

Teklifin üçüncü maddesinde yer alan "Asker kişi herkes tarafından geçici olarak yakalanabilir" ifadesinin ordunun itibarını alaşağı ettiğini savunan Dervişoğlu, "Bu, geçmişte FETÖ'cü çetecilerin askeri varlığımızı hedef alan düşmanca kumpaslarını aklımıza getirmektedir. Bunu ancak Türk ordusunun düşmanları talep eder diye düşünmekteyiz." dedi.

Teklifi, "siyasetin ordu üzerinde vesayet kurma çabası" olarak değerlendiren Dervişoğlu, "Dünyanın en şerefli ordusunu mesnetsiz ithamlara karşı savunmasız hale getirmeye hiç kimsenin hakkı yoktur." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı düşman değil, siyasi rakip olarak gördüklerini dile getiren Dervişoğlu, "Yanlış bir mantıktan hareket ediliyor. İşbaşına geldiğiniz günden beri millete mafya dizileriyle ayar vermeye kalkıyorsunuz, siz mafya dizileriyle millete ayar verirseniz mafya da bugün ortaya çıkar devlete ayar vermeye kalkar." dedi.

MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, silahlı kuvvetlerin caydırıcı, güçlü ve disiplinli bir yapıya sahip olması gerektiğinin altını çizerek, bu disiplinin askeri ceza kanunlarının uygulanmasıyla sağlanmaya çalışıldığını söyledi.

Teklifle mevcut yargı sistemindeki aksaklıkların giderilmesinin öngörüldüğünü anlatan Öztürk, "Askeri disiplin konusunda da etkinlik daha da artacaktır. Disiplin konusunda, tarihi geçmişe ve üne sahip kahraman ordumuzun her bir ferdinin yüksek sadakat ve disiplin anlayışı da daha da pekişmiş olacaktır. Unutulmasın ki Türk ordusunun teşkilat yapısı, disiplin anlayışı ve eğitimi bugüne kadar yabancı birçok devlet ordularına örnek teşkil etmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

Son açıklanan rakamlara göre 24 Temmuz 2015'ten itibaren bugüne kadar 18 bin 196 teröristin etkisiz hale getirildiğine dikkati çeken Öztürk, "Türkiye'nin caydırıcı güç olarak bölgesinde lider pozisyonda olması bazı dış güçleri öteden bu yana rahatsız etmeye devam etmektedir. Bu hainler, Türkiye'nin caydırıcılığını ortadan kaldırmak için Türk ordusunu hedefe koymuşlardır. Ergenekon, Balyoz kumpasları, FETÖ'cü hainlerin saldırıları ve kara propaganda faaliyetleri hep aynı sebeple yapılmıştır. Ancak, tarih bir kez daha, 'Türk için imkansız bir şey yoktur', olmadığını göstermiştir." diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, partisinin İzmir il başkanlığına yapılan saldırıda hayatını kaybeden Deniz Poyraz'ın fotoğrafıyla kürsüye çıktı.

Türkiye tarihinde ilk defa bir partinin il binasının içinde silahlı bir caninin bir kadını katlettiğini anlatan Beştaş, "Bu nefret iklimine, cinayet ve katliama giden yolu döşeyenler; bu nefret dilidir, hedef göstermedir. Bunun arkasında iktidar vardır, iktidar bloğu vardır." diye konuştu.

HDP üzerinden siyaset yürütüldüğünü iddia eden Beştaş, "Hele bir küçük ortak var, varlık sebebi bizim kapatılmamız. Gece gündüz, her gün kapatılsın da kapatılsın. Tamam da kapatma, bir partinin diğer partiyi kapatmasını istemekle olmuyor. Bu ülkede yasalar var. Bu ülkenin anayasası var." ifadelerini kullandı.

Bunun üzerine söz alan MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Beştaş'ın bu açıklamalarını kabul etmediklerini belirtti ve MHP'nin Türk milletinin varlığıyla kendi varlığını tarif eden bir siyasi hareket olduğunu vurguladı.

Selahattin Demirtaş'ın terörist cenazeleri için "Gitmezlerse ihraç ederim" dediğini hatırlatan Bülbül, "O teröristlerin ellerinde bizim insanımızın kanı var ve hatta Kürt insanının kanı var. Bugün dünyada en fazla Kürdü öldüren terör örgütü PKK terör örgütüdür. 'Kürt düşmanlığıyla' meseleleri saptırmaya çalışıyorlar ya, Kürt düşmanlığı filan yok. Kürtler bizim kardeşimiz ama Kürdün kanına giren PKK'ya ses çıkarmayan HDP, Kürt düşmanıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Beştaş ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Deniz Poyraz'ı terörist ilan ettiğini belirterek, "Siz, mahkeme misiniz?" diye sordu.

Beştaş'ın, "katillerin, mafyanın bozkurt işareti yaptığını" iddia etmesi üzerine Bülbül, "O işaretleri yapan kimse, bunun MHP ile bir bağlantısı varsa, sonu nereye kadar varırsa varsın, bunun sonucuna kadar gidilmelidir diyoruz. Kılıçdaroğlu da bozkurt işareti yaptı. Ne yapacağız? Sayın Kılıçdaroğlu, MHP'li mi?" sorusunu yöneltti.

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, bu aralar TBMM Adalet Komisyonu'nun oldukça yoğun çalıştığını belirterek, "Bu yoğun çalışmanın sonucunda Türkiye'de adalet adına iyileşme var mı desek o yok tabii. Bazı değişiklikler var." ifadesini kullandı.

Emre, kanun teklifinde yer alan "asker kişinin yakalanması", "bir yıl üzeri hapis cezasıyla cezalandırılan asker kimselerin görevlerinin son bulması" ile "askerin göreve başlama şekli ve disiplin cezalarına" ilişkin muhalefet şerhlerinde kapsamlı değerlendirmeler yaptıklarını anımsattı.

Herhangi bir rütbede, pozisyonda da olsa sokakta suç işlendiği düşünülmesi durumunda vatandaşların askeri alıkoyabileceğini belirten Emre, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunun temelinde ne yatıyor? Bunun temelinde korku yatıyor. Çok yakın bir zamanda Türkiye bir darbe girişimi yaşadı. Hani genel gerekçede de bahsediliyor ya uzun uzun asker övgüsü var peşinden konuşmalarda Türkiye'deki darbeler döneminden falan bahsediliyor. 15 Temmuz 2016'da yaşanan darbe girişimini, ondan sonra Meclis'te kurulan darbe komisyonunda çalışan biri olarak söylüyorum; ilk önce önleyen kimseler askerlerdir. Darbeye karışmayan subaylar, generallerdir. Önleyen askerdir. Siyasetçilerin, halkın, buradaki etkisi, Meclis'teki konuşmalar, vatandaşın sokağa çıkması elbette bunlar yadsınamaz ama emin olun ki bunu esas önleyenler askerlerdir. Ortada emir-komuta içerisinde gerçekleşen bir darbe girişimi yoktur. Eğer ki sizin bir darbe endişeniz varsa, hala darbe endişesi taşıyorsanız o zaman bakılması gereken nokta şudur: Dünyada hangi ülkelerde darbe oluyor, hangilerinde olmuyor."

Bunlara ilişkin araştırmaların bulunduğunu ve bunların çok rahat tespit edilebildiğini dile getiren Emre, "Yani demokrasi endeksi ölçülürken demokrasinin uzun seneler kesintiye uğramaması önemli bir etken, parametre olarak gösteriliyor. Dünyada hangi ülkelerde darbe yok, hangilerinde var. Ben size söyleyeyim, kuvvetler ayrılığının, medya özgürlüğünün, şeffaflığın, denetime açık her kuruşun hesabının sorulabildiği, özgür üniversitelerin ve STK'lerin, sosyal devletin, adil paylaşımın olduğu, hakkaniyetli bir yargı mekanizmasının bulunduğu, yasakların, yolsuzluğun olmadığı ülkelerde darbe falan olmuyor. Darbeyi önlemek istiyorsanız bakmamız gereken yer burası."

TBMM Başkanvekili Celal Adan konuşmaların ardından birleşime ara verdi. Adan, aradan sonra komisyonun yerinde olmaması üzerine birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.