2012-03-14 - 15:59
MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ VURAL'IN BASIN TOPLANTISI?
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlendiği basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, partisinin dünkü TBMM grup toplantısında yaptığı konuşma ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlendiği basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, partisinin dünkü TBMM grup toplantısında yaptığı konuşma ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

İstanbul'da 11 kişinin öldüğü olayla ilgili "sanki kendisi sütten çıkmış ak kaşık" ifadesini kullanan Vural, ''Zannedersin Fransız Bakan. İş güvenliğini benim mi sağlamam gerekiyor orada. Kalkmış, 'iş güvenliğinin göz ardı edilmesini kabul edemeyiz' diyor. Tedbir almıyorlar, denetim yok. Yazık, günah'' diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, sözlerinde şunları kaydetti:

" Sayın Başbakan dünkü grup toplantısında 11 vatandaşımızın hayatını kaybettiği vahim hadise ile ilgili olarak kendisini sütten çıkmış ak kaşık gibi gösteriyor. Zannedersin Fransız Bakan. Bu iş güvenliğini temin etmekle yükümlü olan sen değilmisin! Nerede iş güvenliği müfettişleri? Nerede bu milletin parasını alanlar? Neden bu denetimleri yapmazlar! Kalkmış bide iktidar olan kendisi değilmiş gibi "işçilerin güvenliğinin bu kadar hiçe sayılmasını asla kabul edemeyiz" diyor.

Madende ölenler için de "işin kaderi bu" diyen de sensin. İş güvenliği yasası kapsamında alınması gereken tedbir ve önlemleri almıyorlar, gerekli olan denetimleri yapmıyorlar ve 11 vatandaşımız hayatını kaybettikten sonra denetimleri arttıracağız diye konuşuyorlar. Yazık,günah.

Milletin gazını alıyor. Boğaz tokluğuna çalışan bu insanlar maalesef iş güvenliği olmadan çalıştırılıyorlar. Hukuk normlarına bağlı olarak gerekli tedbirleri almayan insanların elinde adeta köleleştirilmiş bir toplum yapısı ile karşı karşıyayız. İstanbul, Esenyurtta bu çadırlar kurulu iken denetimi nasıl yapmazsınız diye birilerinin çıkıp sorması lazım.

Maden kazasında ölenler zaten kader gereği, Kahramanmaraş ta halen göçük altında bulunanlar gitti, Hidroelektrik santralinde ölenler ve bugün geldiğimiz bu noktada devlet maalesef hukukun gerektirdiği tedbirleri almıyor. Devletin etkinliği ortadan kaybolmuştur. Sivil otorite ortadan kaybolmuştur. Hukuk ortadan kaybolmuştur. Gücü yeten yetene, tablo budur.

Bu kadar kayıt dışı istihdamın arttığı, bu kadar yabancı ve kaçak işçi istihdamının arttığı bir ortamda endüstriyel ilişkiler açısından, çalışma güvenliği açısından maalesef insanlarımız, boğaz tokluğuna çalışan insanlarımız hayatlarını kaybetmektedirler. Sen hâlâ teftişleri, denetimleri arttıracağız diye söyleyebiliyorsun."

Hayatını kaybeden iki işçi için olayın yaşandığı gün sigorta girişi yapıldığının dün bir milletvekili tarafından Genel Kurulda açıklandığını da anımsatan Vural, ''Siz de insaf, vicdan var mı- Kimi kimden koruyorsunuz! dedi

Başbakan Erdoğan'ın, ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) Başkanı Orgeneral David Petraeus ile görüşmesine de değinen Vural, Başbakan'ın odasının "CIA ajanlarından geçilmediğini" öne sürdü., "Dünyanın neresinde gölge CIA adamlarıyla Başbakan'ın danışmanları birbirini etkileyebilir? Millet sana bunu için oy vermedi" diye konuştu.

Vural, Ülkelerde darbeler planlayan CIA'nın başkanı ile Başbakan'ın doğrudan ilişki kurmasının sorgulanması gereken bir husus olduğuna dikkat çekerek "Kirli çamaşırlar çarşaf çarşaf saçıldı ortaya. Senin bu gölge CIA ajanlarıyla, ABD patronlarıyla ne işin var? Bu millet sana CIA'e bilgi ver diye oy vermedi" dedi.

Yabancı istihbarat kuruluşlarının Başbakanlığı kevgire çevirdiğini iddia eden Vural, Adam sormaya gelmiş herhalde, 'biz birlikte çalışmıyor muyuz' diye. Neden görüşüyorsun? Ne işin var? Sen siyaset adamısın. MİT Başkanı ile görüş." dedi

Başbakan, 'telefonla talimat alan bir hükümet yok' diyor. Egemen Bağış, TÜSİAD'a gidiyor, 'bir telefon etseniz yeter' diyor. Sonra Obama telefon ediyor, Suriye politikası değişiyor, tak, şak. Bu lafa kargalar gülüyor.''

Başbakan Erdoğan'a, "Sen MHP'yi anlamazsın, bilemezsin" diye seslenen Vural, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Senin, Genel Başkanımızın konuşmalarını anlayacak kapasiten yok. Sen eline tutuşturulan 2 kağıt parçasını okuyorsun. Ne dediğini, ne yaptığını bilmiyorsun.

AKP ile CHP, birbirlerinin değirmenine su taşıyarak, eğitim gibi hayati konuyu siyasi gerilim malzemesi haline getirmeyi başardılar. 28 Şubat'ın 8 yıllık kesintisiz eğitime ilişkin tavsiye kararları o zaman ki hükümet tarafından tasarı olarak getirildi. Sen de yürek varsa o zaman bu teklifi tasarı olarak getirseydin. Hesaplaşacaksan, milletin iradesini kullanacaksın. Getiremezsin, çünkü sen de 28 Şubat'ın ürünüsün. 28 Şubat'ta MHP iktidarda yoktu, sen belediye başkanıydın. Ne yaptın- Darbelerin ürünü olanların, bu darbelerin mağdurlarına söyleyecek bir sözü olamaz.

Biz siyaset hayatımız boyunca milletin vagonunda olduk hep, onun istikametinden ayrılmadık. Sayın Başbakan, sen hangi emperyalist projelerin vagonuna bindin- 10 yıldır inip binmediğin vagon, dolmuş kalmadı. AKP'ye oy veren vatandaşlarımıza sesleniyorum; Brüksel-İmralı-Kandil istikametine giden vagona binmek için sıraya giren biz değiliz."

Vural, ikinci kademe eğitim sırasında Kuran'ı Kerim, ilmihal bilgileri, Hazreti Muhammed'in hayatı, aile hayatı gibi konuların yer aldığı derslerin tüm öğrencilere verilmesi gerektiğini belirterek, "Bu derslerin dinini, diyanetini öğrenmek isteyen herkese açık olması gerekiyor" dedi.

Vural, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Bir gazetecinin, "Anayasa Uzlaşma Komisyonu, Mayıs ayından itibaren yeni anayasa yazımına başlayacak. Bu gergin ortamda, bunu başarabilirler mi-" sorusuna Vural, "Bu milletin ortak değerleri ekseninde sorunları çözebilecek bir anayasa yapılma sürecine pozitif anlamda katkı ve görüşlerimizi bildirmeye devam edeceğiz. Ne kadar tartışma olursa olsun, bu millet bizim için siyasetten daha önemlidir" yanıtını verdi.

Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanun teklifine ilişkin bir başka soru üzerine Vural, "Komisyon üyelerimiz şiddet kullanılarak engellendi. Bu toplantı meşru mudur- Başbakan da tebrik ediyor. Görüşme mi yapıldı bu komisyonda- Hangi görüşmeyi tebrik ediyor" dedi.

"Başbakan, '2 hafta sonra Genel Kurula gelecek' diyor" hatırlatması üzerine Vural, "Gelsin bakalım. Geldiği zaman ne yapacağımızı görürler. Herhalde ringler hazırlanmış. Kim kimi döverse onunki geçecek. Biz Evren Paşalara pabuç bırakmadık, ona mı pabuç bırakacağız- Anladığı dilden yanıt veririz. Sayın Başbakan'ı uyarıyorum; MHP'ye sökmez. Genel Kurulda bizim çizdiğimiz 1 metrelik sınıra girmeyin" diye konuştu.

Bir başka gazetecinin, "Meclis Başkanı'nın eğitim teklifine ilişkin bir uzlaşma komisyonu kurma yönünde düşüncesi olduğu yazıldı. Siz üye verir misiniz-" sorusunu Vural, "Uzlaşma komisyonu kurulması faydalı olur. Gelin, bunu görüşelim. Partiler anlaşsın. Bakın Ticaret Kanununda yaptık. Kurallar belirlensin. Bu kurallar çerçevesinde komisyon toplantısı devam etsin. Henüz böyle bir öneri gelmedi. 'Yanlışın neresinden dönülürse kardır' deniliyorsa buna da katkı sağlarız" şeklinde yanıtladı.

Sivas davasında 6 kişinin dosyasının zaman aşımına uğramasıyla ilgili bir soruyu yanıtlarken Vural, şöyle konuştu:

"Adaletin tecelli etmemesinden hepimizin rahatsız olması lazım. Gönül, adalet yerini bulsun isterdi. Maalesef olmadı. Zaman aşımı Türk adaletinin kanayan yarası haline geldi. Bu konuda Başbakan'ın, 'hayırlı olsun' ifadesi var. Nasıl bir hayır çıkardığının kendisine sorulması lazım. Bizim arzumuz, adalet terazisinin hakkı ve adaleti bulmasının temin edilmesidir. Yargı süreçlerinin hızlandırılmasını, suçluların ya da şüphelilerin arınıp da bulunamadığı bir Türkiye olmasın istiyoruz. Aranıyor, bulunamıyor. Suçluyu takiple ilgili Türkiye'nin bir reforma ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz."

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in bugün yaptığı açıklamada, MHP'ye yönelik bazı sözleri olduğunun hatırlatılması üzerine Vural, "Çelik'in bu açıklamaları, AKP'ye oy veren insanları da kırmıştır, rencide etmiştir. AKP milletvekillerinden birinin de soyadı 'Türkeş'tir. Alparslan Türkeş'in oğludur. Dolayısıyla, bu yönden de bakıldığında MHP'ye dil uzatma hadsizliğine düşmemesi gerekiyor. Faşizmi bunlar iyi bilirler" açıklamasında bulundu. (15:59)