2020-11-24 - 16:47
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Adan başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulunda, enerji alanında düzenlemeler içeren Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 11 maddesi daha kabul edildi.
Adan, Anadolu'da yeni bir irfan seferi başlatmak üzere hareket geçen eğitimcilerin, 92 yıl önce bugün tarihte iz bırakacak bir karar aldığını, Mustafa Kemal Atatürk'e 24 Kasım 1928'de "Millet Mektepleri Başöğretmenliği" unvanı verildiğini hatırlattı. Bu tarihin, Türkiye'de Öğretmenler Günü olarak kutlandığını dile getiren Adan, "Büyük Atatürk, başkomutan olup yalnızca emperyalistlerin vahşi temsilcilerine diz çökertmemiş aynı zamanda başöğretmen olarak bu milleti muasır medeniyetlerin ötesine taşımaya çalışmıştır." dedi.
Adan, Atatürk'ün, "Bir milleti kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir." diyerek öğretmenlerin kıymetini; "Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller istiyor." cümlesiyle de öğretmenlerin asli vazifesini işaret ettiğini aktardı. Atatürk'ün ışık saçan cümlelerinin dün olduğu gibi bugün de yollarını aydınlattığını dile getiren Adan, "Yarınların büyük Türkiyesi de yine aynı felsefe ve şuurla inşa edilecektir. Bu vesileyle Türk milletinin büyük başöğretmeni Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü hürmetle anıyorum." diye konuştu.
Genel Kurulda daha sonra MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu, "dirençli şehirler oluşturulması", CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya ile AK Parti Konya Milletvekili Halil Etyemez, Öğretmenler Günü'ne ilişkin gündem dışı söz aldı.
MHP'li Kalyoncu, TÜİK verilerine göre Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 90'ının kentlerde yaşadığını, bu nedenle iklim değişikliğinden en fazla kentlerin etkileneceğini söyledi.
Kentlerin büyük bölümünün yoğun trafik, plansızlık, yetersiz enerji ve su temini, yetersiz altyapı, iklim değişimi etkileri, deprem, taşkın riskleri gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Kalyoncu, "Şehrin yeşil alanlarının artırılması büyük önem taşıyor. Bu alanlar içinde yapılması gereken yapılar portatif ve kültürel dokuya uygun planlanmalı. Şehirlerdeki ağaçlandırma çalışmalarının, altyapıya, bina temellerine zarar vermeyecek şekilde olması ve yerel bitki örtüsünü yansıtacak şekilde düzenlenmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.
CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Öğretmenler Günü'nün yine sorunlarla başladığını, mevcut sorunların üzerine bir de pandeminin ağır koşullarının eklendiğini savundu. Kaya, çok sayıda öğretmenin, Kovid-19'dan hayatını kaybettiğini, öğretmenlerin, Kovid-19 koşullarında, ağır şartlarda çalıştığını ifade etti.
Kaya, bu yıl bitmeden, 60 bin öğretmen ataması yapılmasını, Öğretmen Meslek Kanunu çıkarılmasını, öğretmenlere 3600 ek gösterge verilmesini, Öğretmenler Günü'nde bir maaş ikramiye ödenmesini istedi.
AK Parti Konya Milletvekili Etyemez, bir öğretmen olarak yarınların inşasında önemli paya sahip olan öğretmenlerin, 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü kutladığını dile getirdi. Etyemez, "Yarınlarımızın mimarı ve başımızın tacı olan öğretmenlerimizin sevgisini, emeğini, azmini, alın terini bir güne sığdırmak mümkün değildir. Beşikten mezara kadar ilim tahsil etmeyi emreden, kalemin kılıçtan üstün olduğunu belirten ve ilk emri 'Oku' olan bir inancın mensupları olarak öğretmenlerimizin gönlümüzde yeri her zaman ayrı olmuştur." değerlendirmesini yaptı.
AK Parti hükümetleri olarak eğitim, öğretimin niteliğinin artırılmasına, okullar arasındaki nitelik ve nicelik farklılıklarının giderilerek fırsat eşitliğinin sağlanmasına, kaynakların rasyonel değerlendirilmesine azami gayret gösterdiklerini anlatan Etyemez, "Yeni bütçeden 211 milyar 993 milyon 156 bin lirayla en büyük payı eğitim hizmetlerine ayırıyoruz. Hükümetimiz döneminde atanan öğretmen sayısı, mevcut resmi öğretmen sayısının yüzde 71'ine karşılık gelmektedir." diye konuştu.
Genel Kurulda, daha sonra yerinden söz alan milletvekilleri, Öğretmen Günü'ne ilişkin düşüncelerini dile getirdi.
TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, Öğretmenler Günü'nü kutladı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, öğretmenlerin hak ettiği değeri bulamadığını, AK Parti'nin 18 yıllık iktidarında öğretmenlerin sorunlarının her geçen büyüdüğünü savundu.
Yüz binlerce öğretmenin atama beklediğini dile getiren Dervişoğlu, ek atamanın hem okulları hem de öğretmenleri fazlasıyla rahatlatacağını belirtti. Dervişoğlu, 3600 ek göstergenin, öğretmenlerin en büyük beklentilerinden olduğunu ifade etti.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, bu yıl salgın nedeniyle Öğretmenler Günü'nün buruk kutlandığını söyledi.
Eğitimin uzaktan devam ettirildiğini anımsatan Bülbül, "Öğretmenlerimizin, her bir öğrencinin eğitim ve öğretimi için uzaktan da olsa nasıl seferber olduklarına şahidiz. Bundan dolayı kendilerine bir defa daha teşekkür etmek istiyoruz." dedi.
Avrupa Birliği tarafından tek yanlı yürütülen, maksat ve muhtevası oldukça şüpheli olan İrini Harekatı'nda görevli bir Alman fırkateyninin, Türkiye'den Libya'ya boya ve insani yardım malzemesi taşıyan Türk bandıralı bir ticaret gemisine korsanca müdahalede bulunduğuna değinen Bülbül, "Maruz kalınan muamele hukuka ve ittifak ahlakına temelden aykırıdır. Kaptan dahil tüm gemi personelinin zorla üstlerinin aranması, bir yerde toplu olarak alıkonulmaları özellikle kaptanın başına silahlı askerin dikilmesi eşkıyalıktır, ahlaksız bir tertiptir." diye konuştu.
Silah ambargosunu ihlal etmediği görülen geminin, saatlerce güzergahından mahrum bırakılmasını ve gemi personeline suçlu muamelesi yapılmasını "skandal" olarak nitelendiren Bülbül, "Doğu Akdeniz'de yaşanan bu mütecaviz provokasyonu şiddetle kınıyor, bu konuyla ilgili devletimizin meseleyi takip edeceğine ve gereken girişimlerde bulunacağına inanıyorum." ifadesini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, bu zorlu süreçte görevlerini yapmak için binbir güçlüğe katlanan öğretmenlerin, eğitim emekçilerinin haklarının ödenemeyeceğini söyledi.
Özellikle online eğitimde en ağır yükü çeken kesimlerin başında öğretmenlerin geldiğini belirten Beştaş, "Ataması yapılmayan binlerce öğretmen yıllardır atama bekliyor. 100 bin öğretmen emekli olmak için ek göstergenin 3600 olmasını bekliyor. Atamaların bir an önce yapılmasını ve öğretmenlerin koşullarının düzeltilmesini vurgulamak istiyorum." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç da emekleri ve hayata kattıkları değer öğretmenlere teşekkür etti.
Meclis'in, Öğretmenlik Meslek Yasası'nı çıkarması gerektiğini dile getiren Özkoç, "Öğretmenlik özel ihtisas mesleğidir. Onların yaptıkları işin niteliğine uygun bir yasal çerçeve oluşturmak zorundayız." dedi.
Özkoç, Lozan Anlaşması ile Ege'deki adaların silahsızlandırılacağının açık şekilde ifade edildiği halde Yunan askerlerinin bugün adalarda olmasının, Türkiye Cumhuriyeti'nin itibarını zedelediğini söyledi.
Bir Alman fırkateynindeki askerlerin, bir Yunan subayının emriyle Türkiye Cumhuriyeti'nin bayrağının dalgalandığı ve toprağı sayılan bir gemiye fütursuzca girdiğini anlatan Özkoç, bunun kabul edilemeyeceğini belirtti.
Türkiye'nin uluslararası haklarının, "yol geçen hanı olmadığını" vurgulayan Özkoç, "Türkiye Cumhuriyeti'ni 18 yıldan beri idare eden hükümetin bir an önce kendine gelmesi gerekir. Cumhuriyet'in hakkını, hukukunu uluslararası arenada aramak birinci derecede onların, takip etmekse muhalefetin görevidir. Asla kabul edilemeyecek bu tutumların daha fazla sergilenir olmasına göz yummayız. Bunun için ne gerekiyorsa onu yaparız." değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Zengin, anne ve babası öğretmen olduğu için Öğretmenler Günü'nün hayatında özel bir yeri bulunduğunu belirtti.
"Pandemi sürecinde yaşananlara baktığımızda öğretmenlerimizin hayatımızda ne kadar büyük bir yer kapladıklarını görmüş oluyoruz." diyen Zengin, görevini canıgönülden, teröre rağmen yürütmeye çalışan öğretmenlerin gününü kutladı.
İrini Harekatı kapsamında Türk bandıralı ticaret gemisine yapılan müdahale hakkında gerekenin, anında yerine getirildiğini vurgulayan Zengin, şunları kaydetti:
"Bu müdahale uluslararası hukuk açısından tamamen hukuksuz, yersizdir. Nihayetinde gün tamamlandığında, sabah 09.30 itibarıyla orada hiçbir asker kalmamıştır, tahliye edilmiştir. Bununla da kalınmayarak Dışişleri Bakanlığımız tarafından AB ve Alman Büyükelçisi, Bakanlığa davet edilerek konuyla ilgili izahat istenmiştir. Konuyla alakalı uluslararası hukuk açısından bakıldığında, yapılması gereken neyse yapılmaya devam edilecektir. Türkiye'nin bu konudaki hassasiyeti malumunuzdur. Böylesine hukuksuz bir müdahaleye tahammül gösterilemez."
TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmaların ardından İYİ Parti, HDP ve CHP'nin grup önerilerine geçildi.
İYİ Parti, "ataması yapılamayan rehabilitasyon öğretmenlerinin sorunları"na ilişkin araştırma önergesinin bugün ele alınmasına yönelik grup önerisini, Genel Kurul gündemine getirdi.
Grup önerisi üzerinde söz alan İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, birçok branşta olduğu gibi rehabilitasyon öğretmenlerinin de atamasının yapılmadığını savundu.
Türkiye'de yaklaşık 2 bin 500 özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde, 300 bine yakın öğrencinin eğitim aldığını, yaklaşık 27 bin 500 öğretmenin çalıştığını anlatan Öztürk, uzmanlık alanları özel eğitim ve rehabilitasyon olan öğretmenler atanamazken, sertifikalı öğretmenlerin, özel ilgi gerektiren bu çocuklara eğitim verdiğini öne sürdü.
Öztürk, "Ataması yapılamayan özel eğitim öğretmenleri, özel eğitim kurumlarında asgari ücretle çalışarak hayatlarını idame ettirmeye çalışmakta ve belirli süreli sözleşme imzaladıkları için de kıdem tazminatı hakkından mahrum kalmakta, kanuni hakları olan doğum ve ölüm izinlerini dahi kullanamamaktadırlar." diye konuştu.
HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, öğretmenlere yönelik söylemlerin kutlamadan ibaret olduğunu iddia ederek, öğretmenlere bir maaş ikramiye verilmesi talebinin de yerine getirilmediğini söyledi.
En içten, saygılı ve samimi kutlama yapanların öğrenciler olduğunu ifade eden Bülbül, "Sevgili öğrencilerime, bana öğretmenliği de öğreten sevgili öğrencilerime sevgi ve saygılarımı sunuyorum." ifadelerini kullandı.
Bülbül, öğretmenler için "atanamayan" değil, "ısrarla atanmayan" ifadesinin kullanılması, öğretmenlik mesleğine dair Milli Eğitim Bakanlığının rehabilite edilmesi gerektiğini savundu.
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal, bir öğretmen çocuğu olarak Öğretmenler Günü'nü kutladı.
Köksal, cumhuriyetin kurduğu eğitim kurumlarının içinin boşaltıldığını, parasız ve nitelikli okulların azaltıldığını, eğitimde fırsat eşitliğinin yerle yeksan edildiğini, öğretmenlerin ekonomik sıkıntılarla kaderine terk edildiğini iddia etti.
CHP'li Köksal, "Her 24 Kasım'da aynı nakaratı duyuyoruz: 'Öğretmenler, hakkınız ödenmez.' diye süslü laflar var iktidar sıralarında ama icraat yok. Öğretmenlerin bir meslek kanunu bile yok. Atama, yer değiştirme, görevde yükselme, mali ve sosyal haklar gibi tüm konularda niçin kendilerine özgü bir meslek kanunu yok?" diye sordu.
AK Parti Ankara Milletvekili Orhan Yegin, partisinin, hayatın farklı alanlarında, farklı zorluklarla mücadele eden kesimlerin yanında olduğunu ve onların yüklerini hafifletmek için çaba gösterdiğini vurguladı.
Dezavantajlı kesimlerin yükünü alan, dertlerini dert edinen bir anlayışla hareket ettiklerini dile getiren Yegin, Türkiye'de özellikle, gereksinimli çocukların yıllarca bir utanç sebebi gibi köşelerde gezindikleri, hayatlarını dört duvar arasında sürdürdükleri dönemlerin, iktidarlarında ortadan kalktığını vurguladı.
Yegin, "Hayatın her alanında olduğu gibi eğitim alanında da engelli ve özel ilgiye muhtaç çocuklarımızın, onların ailelerinin ve onlar için var gücüyle çalışan öğretmenlerimizin yaşadığı zorlukları bizler de biliyor, paylaşıyor ve bu zorlukları aşmanın çabasını veriyoruz." şeklinde konuştu.
Özel eğitime ihtiyaç duyan bireyler ve onların aileleri kadar, bu alanda var gücüyle çalışan öğretmenlerin de desteğe ihtiyacı olduğuna dikkati çeken Yegin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bizim kültürümüzde öğretmenlerimizin üzerimizdeki hakkı neredeyse anne ve babalarımızın hakkı seviyesindedir. Bu sebeple özel eğitime ihtiyaç duyan evlatlarımızın toplumda eşit fırsatlara sahip bireyler olmalarında büyük gayret gösteren öğretmenlerimizin sorunlarını ele alıp imkanlar doğrultusunda çözebilme yolunda gayret gösteriyoruz. Bu bakış açısıyla çocuklarımızı kucaklayıp onlara kol kanat geren, sadece özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde çalışan öğretmenlerimizin değil, tüm öğretmenlerimizin haklarını, imkanlarını daha iyi duruma getirme yolunda hep beraber el ele vereceğiz ve zaman içerisinde inşallah imkanları sağlayarak bu imkanları onlara hep beraber sunacağız."
İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
HDP, "kadına yönelik şiddet" hakkındaki grup önerisini Genel Kurulun gündemine taşıdı.
Önerge hakkında grubu adına konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, 25 Kasım'ın, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak kutlandığını anımsattı.
Türkiye'de kadına yönelik şiddetin önlenmesi için Adalet, İçişleri ile Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığının koordinasyon içerisinde çalıştığına işaret eden Zengin, "Bir cinayetin kadın cinayeti olduğunun tespiti çok zor bir iş ama bu manada İçişleri Bakanlığımız ve Aile Bakanlığımızın tespitleri, ilk beyanlar ve ilk tespitler üzerinden devam ediyor. Adalet Bakanlığımızın yapmaya çalıştığı en önemli şey; bu konudaki şikayetleri, bunların hepsini UYAP üzerinden görmeyi hedefliyor; hangi kişiler kaç defa yapmış, tekerrür var mı, nasıl bir yaptırımla karşılaşmış..." diye konuştu.
Zengin, "500 binden fazla tedbir kararı bulunduğu" söylemlerine ilişkin de bir kişi hakkında birden fazla sayıda tedbir kararı verilebildiğini söyledi. Tedbir kararlarında önemli oranda artış görüldüğüne işaret eden Zengin, "Aslında Adalet Bakanlığı rakamlarına baktığımızda yaklaşık 200-230 bin gibi bir rakam için birden fazla verilen tedbir kararları var." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Zengin, İçişleri Bakanlığının il ve ilçelerde binden fazla "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Amirlikleri" oluşturduğunu anımsattı.
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Zengin'in sözlerini eleştirerek, "Kadın cinayeti olduğunun tespiti zor değildir. Yargı, emniyet ve bizler açısından da çok açıktır. Eşi, sevgilisi, babası, ağabeyi ya da affedersiniz 'sapık', çekip vuruyor. Kadın cinayetini tespit zor değil, cezalandırma konusunda bir isteksizlik var. Kadına yönelik şiddette bir cezasızlık politikası on yıllardır devam ediyor." görüşünü savundu.
HDP'li Beştaş, koruma tedbirlerinin, bir kişi için birden fazla olmasının da şiddetin vahametini ortaya koyduğunu öne sürdü.
Özlem Zengin, Beştaş'ın sözlerini yanıtlarken, bakanlıkların kendilerine gelen beyanı tanımlayabileceğini ancak yargılama sürecinde "kadın cinayeti" adının konulmasının yargı sürecinin sonunda oluşabileceğini vurguladı.
Zengin, "Bir kez daha şunu reddediyoruz: Bu ülkede kadın cinayetlerini savunabilecek bir insan olmadığını düşünüyorum. Yoktur böyle birşey. Varsa elini kaldırsın. Başta milletvekilleri olmak üzere bu ülkede her birimiz, hiçbir kadının incinmemesi için gayret gösteriyoruz ve bu, AK Parti'nin de birinci meselesidir. O yüzden bu kullandığınız bütün bu tanımlamaları da reddediyorum. Bilerek bir çarpıtma ve yanıltma olarak kullandığınızı biliyorum." değerlendirmesinde bulundu.
HDP'nin grup önerisinin görüşmeleri sırasında TBMM Başkanvekili Celal Adan, "Bir hassasiyet var. Salonun dezenfekte edilmesi lazım. Buraya gelip giden bir arkadaşımızda pozitif tespit yapıldı."diyerek, salonun dezenfekte edilmesi için Genel Kurul çalışmalarına kısa süre ara verdi.
Görüşmelerden sonra HDP'nin grup önerisi ile CHP'nin "öğretmenlerin sorunları" hakkındaki grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda daha sonra Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Adan, Atatürk'ün, "Bir milleti kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir." diyerek öğretmenlerin kıymetini; "Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller istiyor." cümlesiyle de öğretmenlerin asli vazifesini işaret ettiğini aktardı. Atatürk'ün ışık saçan cümlelerinin dün olduğu gibi bugün de yollarını aydınlattığını dile getiren Adan, "Yarınların büyük Türkiyesi de yine aynı felsefe ve şuurla inşa edilecektir. Bu vesileyle Türk milletinin büyük başöğretmeni Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü hürmetle anıyorum." diye konuştu.
Genel Kurulda daha sonra MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu, "dirençli şehirler oluşturulması", CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya ile AK Parti Konya Milletvekili Halil Etyemez, Öğretmenler Günü'ne ilişkin gündem dışı söz aldı.
MHP'li Kalyoncu, TÜİK verilerine göre Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 90'ının kentlerde yaşadığını, bu nedenle iklim değişikliğinden en fazla kentlerin etkileneceğini söyledi.
Kentlerin büyük bölümünün yoğun trafik, plansızlık, yetersiz enerji ve su temini, yetersiz altyapı, iklim değişimi etkileri, deprem, taşkın riskleri gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Kalyoncu, "Şehrin yeşil alanlarının artırılması büyük önem taşıyor. Bu alanlar içinde yapılması gereken yapılar portatif ve kültürel dokuya uygun planlanmalı. Şehirlerdeki ağaçlandırma çalışmalarının, altyapıya, bina temellerine zarar vermeyecek şekilde olması ve yerel bitki örtüsünü yansıtacak şekilde düzenlenmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.
CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Öğretmenler Günü'nün yine sorunlarla başladığını, mevcut sorunların üzerine bir de pandeminin ağır koşullarının eklendiğini savundu. Kaya, çok sayıda öğretmenin, Kovid-19'dan hayatını kaybettiğini, öğretmenlerin, Kovid-19 koşullarında, ağır şartlarda çalıştığını ifade etti.
Kaya, bu yıl bitmeden, 60 bin öğretmen ataması yapılmasını, Öğretmen Meslek Kanunu çıkarılmasını, öğretmenlere 3600 ek gösterge verilmesini, Öğretmenler Günü'nde bir maaş ikramiye ödenmesini istedi.
AK Parti Konya Milletvekili Etyemez, bir öğretmen olarak yarınların inşasında önemli paya sahip olan öğretmenlerin, 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü kutladığını dile getirdi. Etyemez, "Yarınlarımızın mimarı ve başımızın tacı olan öğretmenlerimizin sevgisini, emeğini, azmini, alın terini bir güne sığdırmak mümkün değildir. Beşikten mezara kadar ilim tahsil etmeyi emreden, kalemin kılıçtan üstün olduğunu belirten ve ilk emri 'Oku' olan bir inancın mensupları olarak öğretmenlerimizin gönlümüzde yeri her zaman ayrı olmuştur." değerlendirmesini yaptı.
AK Parti hükümetleri olarak eğitim, öğretimin niteliğinin artırılmasına, okullar arasındaki nitelik ve nicelik farklılıklarının giderilerek fırsat eşitliğinin sağlanmasına, kaynakların rasyonel değerlendirilmesine azami gayret gösterdiklerini anlatan Etyemez, "Yeni bütçeden 211 milyar 993 milyon 156 bin lirayla en büyük payı eğitim hizmetlerine ayırıyoruz. Hükümetimiz döneminde atanan öğretmen sayısı, mevcut resmi öğretmen sayısının yüzde 71'ine karşılık gelmektedir." diye konuştu.
Genel Kurulda, daha sonra yerinden söz alan milletvekilleri, Öğretmen Günü'ne ilişkin düşüncelerini dile getirdi.
TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, Öğretmenler Günü'nü kutladı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, öğretmenlerin hak ettiği değeri bulamadığını, AK Parti'nin 18 yıllık iktidarında öğretmenlerin sorunlarının her geçen büyüdüğünü savundu.
Yüz binlerce öğretmenin atama beklediğini dile getiren Dervişoğlu, ek atamanın hem okulları hem de öğretmenleri fazlasıyla rahatlatacağını belirtti. Dervişoğlu, 3600 ek göstergenin, öğretmenlerin en büyük beklentilerinden olduğunu ifade etti.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, bu yıl salgın nedeniyle Öğretmenler Günü'nün buruk kutlandığını söyledi.
Eğitimin uzaktan devam ettirildiğini anımsatan Bülbül, "Öğretmenlerimizin, her bir öğrencinin eğitim ve öğretimi için uzaktan da olsa nasıl seferber olduklarına şahidiz. Bundan dolayı kendilerine bir defa daha teşekkür etmek istiyoruz." dedi.
Avrupa Birliği tarafından tek yanlı yürütülen, maksat ve muhtevası oldukça şüpheli olan İrini Harekatı'nda görevli bir Alman fırkateyninin, Türkiye'den Libya'ya boya ve insani yardım malzemesi taşıyan Türk bandıralı bir ticaret gemisine korsanca müdahalede bulunduğuna değinen Bülbül, "Maruz kalınan muamele hukuka ve ittifak ahlakına temelden aykırıdır. Kaptan dahil tüm gemi personelinin zorla üstlerinin aranması, bir yerde toplu olarak alıkonulmaları özellikle kaptanın başına silahlı askerin dikilmesi eşkıyalıktır, ahlaksız bir tertiptir." diye konuştu.
Silah ambargosunu ihlal etmediği görülen geminin, saatlerce güzergahından mahrum bırakılmasını ve gemi personeline suçlu muamelesi yapılmasını "skandal" olarak nitelendiren Bülbül, "Doğu Akdeniz'de yaşanan bu mütecaviz provokasyonu şiddetle kınıyor, bu konuyla ilgili devletimizin meseleyi takip edeceğine ve gereken girişimlerde bulunacağına inanıyorum." ifadesini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, bu zorlu süreçte görevlerini yapmak için binbir güçlüğe katlanan öğretmenlerin, eğitim emekçilerinin haklarının ödenemeyeceğini söyledi.
Özellikle online eğitimde en ağır yükü çeken kesimlerin başında öğretmenlerin geldiğini belirten Beştaş, "Ataması yapılmayan binlerce öğretmen yıllardır atama bekliyor. 100 bin öğretmen emekli olmak için ek göstergenin 3600 olmasını bekliyor. Atamaların bir an önce yapılmasını ve öğretmenlerin koşullarının düzeltilmesini vurgulamak istiyorum." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç da emekleri ve hayata kattıkları değer öğretmenlere teşekkür etti.
Meclis'in, Öğretmenlik Meslek Yasası'nı çıkarması gerektiğini dile getiren Özkoç, "Öğretmenlik özel ihtisas mesleğidir. Onların yaptıkları işin niteliğine uygun bir yasal çerçeve oluşturmak zorundayız." dedi.
Özkoç, Lozan Anlaşması ile Ege'deki adaların silahsızlandırılacağının açık şekilde ifade edildiği halde Yunan askerlerinin bugün adalarda olmasının, Türkiye Cumhuriyeti'nin itibarını zedelediğini söyledi.
Bir Alman fırkateynindeki askerlerin, bir Yunan subayının emriyle Türkiye Cumhuriyeti'nin bayrağının dalgalandığı ve toprağı sayılan bir gemiye fütursuzca girdiğini anlatan Özkoç, bunun kabul edilemeyeceğini belirtti.
Türkiye'nin uluslararası haklarının, "yol geçen hanı olmadığını" vurgulayan Özkoç, "Türkiye Cumhuriyeti'ni 18 yıldan beri idare eden hükümetin bir an önce kendine gelmesi gerekir. Cumhuriyet'in hakkını, hukukunu uluslararası arenada aramak birinci derecede onların, takip etmekse muhalefetin görevidir. Asla kabul edilemeyecek bu tutumların daha fazla sergilenir olmasına göz yummayız. Bunun için ne gerekiyorsa onu yaparız." değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Zengin, anne ve babası öğretmen olduğu için Öğretmenler Günü'nün hayatında özel bir yeri bulunduğunu belirtti.
"Pandemi sürecinde yaşananlara baktığımızda öğretmenlerimizin hayatımızda ne kadar büyük bir yer kapladıklarını görmüş oluyoruz." diyen Zengin, görevini canıgönülden, teröre rağmen yürütmeye çalışan öğretmenlerin gününü kutladı.
İrini Harekatı kapsamında Türk bandıralı ticaret gemisine yapılan müdahale hakkında gerekenin, anında yerine getirildiğini vurgulayan Zengin, şunları kaydetti:
"Bu müdahale uluslararası hukuk açısından tamamen hukuksuz, yersizdir. Nihayetinde gün tamamlandığında, sabah 09.30 itibarıyla orada hiçbir asker kalmamıştır, tahliye edilmiştir. Bununla da kalınmayarak Dışişleri Bakanlığımız tarafından AB ve Alman Büyükelçisi, Bakanlığa davet edilerek konuyla ilgili izahat istenmiştir. Konuyla alakalı uluslararası hukuk açısından bakıldığında, yapılması gereken neyse yapılmaya devam edilecektir. Türkiye'nin bu konudaki hassasiyeti malumunuzdur. Böylesine hukuksuz bir müdahaleye tahammül gösterilemez."
TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmaların ardından İYİ Parti, HDP ve CHP'nin grup önerilerine geçildi.
İYİ Parti, "ataması yapılamayan rehabilitasyon öğretmenlerinin sorunları"na ilişkin araştırma önergesinin bugün ele alınmasına yönelik grup önerisini, Genel Kurul gündemine getirdi.
Grup önerisi üzerinde söz alan İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, birçok branşta olduğu gibi rehabilitasyon öğretmenlerinin de atamasının yapılmadığını savundu.
Türkiye'de yaklaşık 2 bin 500 özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde, 300 bine yakın öğrencinin eğitim aldığını, yaklaşık 27 bin 500 öğretmenin çalıştığını anlatan Öztürk, uzmanlık alanları özel eğitim ve rehabilitasyon olan öğretmenler atanamazken, sertifikalı öğretmenlerin, özel ilgi gerektiren bu çocuklara eğitim verdiğini öne sürdü.
Öztürk, "Ataması yapılamayan özel eğitim öğretmenleri, özel eğitim kurumlarında asgari ücretle çalışarak hayatlarını idame ettirmeye çalışmakta ve belirli süreli sözleşme imzaladıkları için de kıdem tazminatı hakkından mahrum kalmakta, kanuni hakları olan doğum ve ölüm izinlerini dahi kullanamamaktadırlar." diye konuştu.
HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, öğretmenlere yönelik söylemlerin kutlamadan ibaret olduğunu iddia ederek, öğretmenlere bir maaş ikramiye verilmesi talebinin de yerine getirilmediğini söyledi.
En içten, saygılı ve samimi kutlama yapanların öğrenciler olduğunu ifade eden Bülbül, "Sevgili öğrencilerime, bana öğretmenliği de öğreten sevgili öğrencilerime sevgi ve saygılarımı sunuyorum." ifadelerini kullandı.
Bülbül, öğretmenler için "atanamayan" değil, "ısrarla atanmayan" ifadesinin kullanılması, öğretmenlik mesleğine dair Milli Eğitim Bakanlığının rehabilite edilmesi gerektiğini savundu.
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal, bir öğretmen çocuğu olarak Öğretmenler Günü'nü kutladı.
Köksal, cumhuriyetin kurduğu eğitim kurumlarının içinin boşaltıldığını, parasız ve nitelikli okulların azaltıldığını, eğitimde fırsat eşitliğinin yerle yeksan edildiğini, öğretmenlerin ekonomik sıkıntılarla kaderine terk edildiğini iddia etti.
CHP'li Köksal, "Her 24 Kasım'da aynı nakaratı duyuyoruz: 'Öğretmenler, hakkınız ödenmez.' diye süslü laflar var iktidar sıralarında ama icraat yok. Öğretmenlerin bir meslek kanunu bile yok. Atama, yer değiştirme, görevde yükselme, mali ve sosyal haklar gibi tüm konularda niçin kendilerine özgü bir meslek kanunu yok?" diye sordu.
AK Parti Ankara Milletvekili Orhan Yegin, partisinin, hayatın farklı alanlarında, farklı zorluklarla mücadele eden kesimlerin yanında olduğunu ve onların yüklerini hafifletmek için çaba gösterdiğini vurguladı.
Dezavantajlı kesimlerin yükünü alan, dertlerini dert edinen bir anlayışla hareket ettiklerini dile getiren Yegin, Türkiye'de özellikle, gereksinimli çocukların yıllarca bir utanç sebebi gibi köşelerde gezindikleri, hayatlarını dört duvar arasında sürdürdükleri dönemlerin, iktidarlarında ortadan kalktığını vurguladı.
Yegin, "Hayatın her alanında olduğu gibi eğitim alanında da engelli ve özel ilgiye muhtaç çocuklarımızın, onların ailelerinin ve onlar için var gücüyle çalışan öğretmenlerimizin yaşadığı zorlukları bizler de biliyor, paylaşıyor ve bu zorlukları aşmanın çabasını veriyoruz." şeklinde konuştu.
Özel eğitime ihtiyaç duyan bireyler ve onların aileleri kadar, bu alanda var gücüyle çalışan öğretmenlerin de desteğe ihtiyacı olduğuna dikkati çeken Yegin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bizim kültürümüzde öğretmenlerimizin üzerimizdeki hakkı neredeyse anne ve babalarımızın hakkı seviyesindedir. Bu sebeple özel eğitime ihtiyaç duyan evlatlarımızın toplumda eşit fırsatlara sahip bireyler olmalarında büyük gayret gösteren öğretmenlerimizin sorunlarını ele alıp imkanlar doğrultusunda çözebilme yolunda gayret gösteriyoruz. Bu bakış açısıyla çocuklarımızı kucaklayıp onlara kol kanat geren, sadece özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde çalışan öğretmenlerimizin değil, tüm öğretmenlerimizin haklarını, imkanlarını daha iyi duruma getirme yolunda hep beraber el ele vereceğiz ve zaman içerisinde inşallah imkanları sağlayarak bu imkanları onlara hep beraber sunacağız."
İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
HDP, "kadına yönelik şiddet" hakkındaki grup önerisini Genel Kurulun gündemine taşıdı.
Önerge hakkında grubu adına konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, 25 Kasım'ın, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak kutlandığını anımsattı.
Türkiye'de kadına yönelik şiddetin önlenmesi için Adalet, İçişleri ile Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığının koordinasyon içerisinde çalıştığına işaret eden Zengin, "Bir cinayetin kadın cinayeti olduğunun tespiti çok zor bir iş ama bu manada İçişleri Bakanlığımız ve Aile Bakanlığımızın tespitleri, ilk beyanlar ve ilk tespitler üzerinden devam ediyor. Adalet Bakanlığımızın yapmaya çalıştığı en önemli şey; bu konudaki şikayetleri, bunların hepsini UYAP üzerinden görmeyi hedefliyor; hangi kişiler kaç defa yapmış, tekerrür var mı, nasıl bir yaptırımla karşılaşmış..." diye konuştu.
Zengin, "500 binden fazla tedbir kararı bulunduğu" söylemlerine ilişkin de bir kişi hakkında birden fazla sayıda tedbir kararı verilebildiğini söyledi. Tedbir kararlarında önemli oranda artış görüldüğüne işaret eden Zengin, "Aslında Adalet Bakanlığı rakamlarına baktığımızda yaklaşık 200-230 bin gibi bir rakam için birden fazla verilen tedbir kararları var." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Zengin, İçişleri Bakanlığının il ve ilçelerde binden fazla "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Amirlikleri" oluşturduğunu anımsattı.
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Zengin'in sözlerini eleştirerek, "Kadın cinayeti olduğunun tespiti zor değildir. Yargı, emniyet ve bizler açısından da çok açıktır. Eşi, sevgilisi, babası, ağabeyi ya da affedersiniz 'sapık', çekip vuruyor. Kadın cinayetini tespit zor değil, cezalandırma konusunda bir isteksizlik var. Kadına yönelik şiddette bir cezasızlık politikası on yıllardır devam ediyor." görüşünü savundu.
HDP'li Beştaş, koruma tedbirlerinin, bir kişi için birden fazla olmasının da şiddetin vahametini ortaya koyduğunu öne sürdü.
Özlem Zengin, Beştaş'ın sözlerini yanıtlarken, bakanlıkların kendilerine gelen beyanı tanımlayabileceğini ancak yargılama sürecinde "kadın cinayeti" adının konulmasının yargı sürecinin sonunda oluşabileceğini vurguladı.
Zengin, "Bir kez daha şunu reddediyoruz: Bu ülkede kadın cinayetlerini savunabilecek bir insan olmadığını düşünüyorum. Yoktur böyle birşey. Varsa elini kaldırsın. Başta milletvekilleri olmak üzere bu ülkede her birimiz, hiçbir kadının incinmemesi için gayret gösteriyoruz ve bu, AK Parti'nin de birinci meselesidir. O yüzden bu kullandığınız bütün bu tanımlamaları da reddediyorum. Bilerek bir çarpıtma ve yanıltma olarak kullandığınızı biliyorum." değerlendirmesinde bulundu.
HDP'nin grup önerisinin görüşmeleri sırasında TBMM Başkanvekili Celal Adan, "Bir hassasiyet var. Salonun dezenfekte edilmesi lazım. Buraya gelip giden bir arkadaşımızda pozitif tespit yapıldı."diyerek, salonun dezenfekte edilmesi için Genel Kurul çalışmalarına kısa süre ara verdi.
Görüşmelerden sonra HDP'nin grup önerisi ile CHP'nin "öğretmenlerin sorunları" hakkındaki grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda daha sonra Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
