2016-07-14 - 15:51
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.
Görüşmelere geçmeden önce gündem dışı söz alan AK PARTİ Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesinin (KEİPA) 47'nci Genel Kurulu'nun 28 - 30 Haziran 2016 tarihlerinde, Moskova'da düzenlendiğini ve Türkiye adına büyük bir heyetle toplantıya katıldıklarını belirtti.
KEİPA'nın faaliyetleri ve kuruluşuna dair bilgi veren Can, Genel Kurul sırasında Atatürk Havalimanı'ndaki terör saldırısının yaşandığını anımsatarak, KEİPA Uluslararası Sekreteryası'nın ortak bildiri yayınlayarak, terör saldırısını kuvvetle kınadığını kaydetti.
HDP Diyarbakır Milletvekili Ziya Pir de cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin, söz aldı. Pir, Türkiye'nin değişik şehirlerindeki cezaevlerinde yoğun olarak hak ihlalleri yaşandığını öne sürerek, "Hükümet bu ihlallerden sorumludur." dedi.
CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm de Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık verilmesine ilişkin söz alarak, Suriye'deki sorunun çözümünün, bölgede kalıcı barışın bir an önce sağlanmasından geçtiğini bildirdi.
Suriyeli mülteciler arasında nitelikli olanlara vatandaşlık verilmesinin insan onuruna aykırı olduğunu, nitelikli ya da niteliksiz ayrımının asla yapılamayacağını savunan Tüm, "Suriye konusundaki yanlış politikalarınızı, vatandaşlık gibi hassas bir konuyla asla düzeltemezsiniz. Bu insanları iktidar oyunlarının, ucuz işgücünün, mezhep çatışmalarının aleti haline getiremezsiniz." diye konuştu.
Konuşmaların ardından HDP'nin, "Sokağa çıkma yasakları adı altında uygulamalar neticesinde gerçekleştirilen hak ihlalleri, mağduriyetler, yaşanan ölümler ve sivillere yönelik gerçekleştirilen bombalı saldırılarda gerekli önlemlerin alınmadığı" iddiasıyla İçişleri Bakanı Efkan Ala hakkında verdiği gensoru önergesi, TBMM Genel Kurulu'nda okundu.
TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, fındık üreticilerinin sorunlarının araştırılmasının görüşülmesi ile ilgili, HDP'nin, "Cizre'de can ve mal kayıplarının araştırılması" amacıyla verdiği Meclis Araştırma önergesi ve CHP'nin, Akkaya Barajı'yla ilgili araştırma önergesinin görüşülmesine ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine devam edildi.
Tasarının 6. maddesi üzerine gerçekleştirilen görüşmelerde söz alan CHP Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen, tasarının geçici 2. maddesinin hükümet tarafından, diğer partilerle uzlaşıyla geri çekildiğini belirterek, siyasi parti gruplarına teşekkür etti.
Görüşmesi devam eden tasarının kayıt dışı kara paranın aklanmasını sağlayacağını savunan Türkmen, "Bu tasarı Saray ve yandaşlarına hizmet edecek tasarıdır. Geçici 2. madde de kayıt dışı kara paranın aklanmasını sağlayacak bir çalışmadır." ifadesini kullandı.
Türkmen, Türkiye'deki mevcut hukuki ortamda hiç kimsenin, kuruluşun hukuki güvenliği olmadığını öne sürerek, "Hükümetin ve Sarayın yandaş olmayan bir takım şirketleri kayyum eliyle batırması bunun açık ve net bir göstergesidir. Ülkede hem bireysel hem ekonomik özgürlüklerin giderek ayaklar altına alındığı bir süreç yaşanmaktadır. Bunların nedeni saraydakinin egosunun tahmin edilmesidir." diye konuştu.
Tasarının amacının varlık barışı olmadığını, bir şekilde yurt dışına çıkarılan kara paranın yeniden yurt içine gelmesini ve aklamasını sağlamak olduğunu iddia eden Türkmen, tasarıya CHP olarak karşı olduklarını söyledi.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, 20 yıl hizmet eden avukatlara yeşil pasaport verilmesini talep etti.
Tanal, CHP heyeti olarak Şanlıurfa'ya yaptıkları ziyarette bir grubun protestosuna ve saldırısına uğradıklarını anlatarak, siyasilere yapılan her türlü saldırıyı kınadıklarını belirtti
Tanal'ın konuşmasının ardından HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, AK PARTİ Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ve MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, CHP heyetine yapılan saldırıyı kınadıklarını ifade etti.
TBMM Başkanvekili Pervin Buldan da Başkanlık Divanı olarak, Tanal'ın şahsında, CHP heyetine yapılan protestoyu kınadıklarını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de CHP olarak zaman zaman bu tip protestolarla karşılaştıklarını dile getirerek, protestonun kamera kayıtlarının incelenerek failleri hakkında soruşturma yapılmasını, İçişleri Bakanlığının da konuya ilişkin bilgilendirme yapması gerektiğini kaydetti.
CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, tasarının damga vergisine ilişkin maddesini eleştirerek, yatırımcının damga vergisine göre yatırımını yapmadığını, yatırımcıların maliyetlere baktığını vurguladı.
Osmangazi Köprüsü'nün geçiş ücretlerini eleştiren Akar, CHP'li belediyenin yaptığı Yuvacık Barajı'nın yapım maliyetinin hiçbir zaman vatandaşlara su parası olarak yansıtılmadığını, köprü maliyetinin de vatandaşa yansıtılamayacağını savundu.
Akar, Osmangazi Köprüsü'nün yatırım bedelinin 1 milyar 140 milyon dolar olduğunu anımsatarak, köprüyü yapan şirketin 22 yıllık işletme süresi bulunduğunu ve devletin günlük 40 bin araç geçişi garantisi vermesini eleştirdi.
Köprü geçiş ücretinin 35 dolar artı KDV olduğunu ve bu fiyatın Amerikan tüketici endeksine endekslendiğini savunan Akar, "35 dolarla devam etmeyecek, düşürdük diyorsunuz ya onun farkını da devlet ödeyecek, geçenin de geçmeyenin de parasını devlet ödeyecek, 22 yıl boyunca. Yatırım maliyeti 1 milyar 400 milyon, 22 yıl sonunda 11 milyar 242 milyon dolar olacak. Yatırım bedelinin 8,2 katı artacak, Yuvacık Barajı'nın yatırım bedelinin ise 4,2 katı oranında artış yaşanacak." değerlendirmesinde bulundu.
Akar, "CHP yapar, AKP yolar. Yaptığınız yatırımların tümü vatandaşları yolmak üzere kurgulanmış." dedi.
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, tasarının ikinci bölümüne ilişkin grubu adına yaptığı konuşmada, AK PARTİ'nin ekonomi politikalarını eleştirerek, geçim sıkıntısı içindeki vatandaşın hızla borçlandığını ileri sürdü.
Kalaycı, şunları söyledi:
"Bugün milletimizin borç ve faiz batağına girmiş olmasının müsebbibi AKP'nin bilinçli uyguladığı politikalardır. Milletimiz doludizgin borçlanmaktadır. Tüketici kredilerinde patlama yaşanmıştır. Bireysel tüketici kredisi kullanan kişi sayısı 26 milyon 170 bin düzeyinde olup bu sayı, nüfusumuzun üçte 1'ine karşılık gelmektedir. Tüketici kredisi borçları, AKP döneminde tam 160 kat artarak 314 milyar liraya varmıştır. Kredi kartı borçları da 80 milyar lira düzeyindedir. Sadece tüketici kredisi ve kredi kartı borçları için ödenen faiz, AKP döneminde 15 kat artarak 2015 yılı itibarıyla 45 milyar liraya çıkmıştır. Milletimiz dipten tepeye faize batırılmıştır."
HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım da ülkedeki ekonomik sorunların görüşülen yasa tasarısı ile giderilemeyecek kadar köklü olduğunu savundu.
"Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca hiçbir zaman vergi sistemi adaletli olmamıştır." diyen Yıldırım, yoksul ile zengin arasındaki çelişkin giderilmediği bir yapının sürdürüldüğünü ifade ettti.
Türkiye'de emekçilerin çalışma saatleri ve koşulları ile meslek hastalıkları konusunda iyi bir noktada olmadığını belirten Yıldırım, çıkarılan yasaların da bu olumsuzlukları giderecek nitelikte olmadığını dile getirdi.
Son günlerde sıklıkla turizm sektörünün içinde bulunduğu sorunların gündeme geldiğine dikkati çeken Yıldırım, bu konunun da turizmciler yani işverenler yönünden tartışıldığını, hiç kimsenin yoksul halkın tatile gitme olanaklarının ne olduğunu ya da bu olanakların geliştirilmesi için neler yapılabileceğini düşünmediğini vurguladı.
CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak ise gelişen ekonomilerde yatırımın önemine işaret ederek, güçlü bir yatırım ortamının koşullarını oluşturmanın tüm devletlerin görevi olduğunu söyledi.
Türkiye'de iktidarın bu görevi hakkıyla yerine getiremediğini ileri süren Öztrak, "Beş yıldır bu ülkede özel kesimin yatırımları yerinde sayıyor. Bu acaba dünyada genel bir konjonktürün sonucu olarak ortaya çıkmış bir durum mudur? Yoksa bizdeki durum, dünyadan, bizim ligimizdeki ekonomilerden daha farklı bir durum mudur? Bizim içinde bulunduğumuz gelişen ve yükselen ekonomiler liginde yatırımların milli gelir içindeki payı yüzde 31,5. Bizde kaç? Yüzde 20. Yani rakiplerimize göre biz gelirimizin çok daha az bir kısmını yatırımlara ayırıyoruz. Ondan sonra da diyoruz ki '2023 hedeflerini gerçekleştireceğiz'. Bu yatırımlarla 2023 hedeflerini gerçekleştirebilmek mümkün değildir." diye konuştu.
Öztrak, yatırım için demokrasi ve istikrarın önemine değinerek, demokrasinin gelişmediği, istikrarın olmadığı ülkelere hiç kimsenin yatırım yapmayacağını aktardı.
AK PARTİ Kocaeli Milletvekili Sami Çakır da şahsı adına yaptığı konuşmada, 26. Dönem Meclis oluşur oluşmaz AK PARTİ hükümetlerinin ekonomik vaatlerini hayata geçirmeye başladığını belirterek, görüşmeleri devam eden tasarıyla, ihtiyaç görülen alanlara müdahaleler yapıldığını, ekonomik iyileştirmelerin devamını sağlamak ve yatırım ortamının iyileştirilmesi için de ciddi adımlar atıldığını söyledi.
Çakır, ekonomiyi direk ilgilendiren iflasın ertelenmesi, çek yasası gibi sorunlu alanları düzeltmeye yönelik tasarısının yasalaşması halinde yatırımın iyileştirilmesine ve refahın yaygınlaşmasına katkı sağlayacağının altını çizdi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, yerinden söz alarak Türkiye'nin uluslararası itibarını sarsacak, kara parayla mücadele konusunda karne notunu çok kötü bir noktaya getirecek bir maddeyi etkin muhalefet ile güçlükle yasa tasarısından çektirmeyi başardıklarını ifade etti.
Bunun karşılığında bütün grupların büyük bir anlayış göstererek bazı önergelerini çektiklerini ve görüşülen tasarının pek çok karşı çıktıkları noktaya rağmen Maliye Bakanı Naci Ağbal'ın arzu ettiği şekilde ilerlediğini dile getiren Özel, ancak Ağbal'ın muhalefet partisi temsilcilerinin kürsüden yaptıkları konuşmaları dinlemediği, beraberindeki bürokratlarla konuştuğu eleştirisinde bulundu.
Özel, "Muhalefet partilerinin gösterdiği bu saygı ve işbirliğine karşı Sayın Bakan'ın gösterdiği bu tavır doğru bir tavır değildir. Kendisini buradan kınıyoruz." ifadelerini kullandı.
Ağbal da yerinden söz alarak "CHP Grup Başkanvekilimizin haklı eleştirisine teşekkür ediyorum. Kasıtlı bir davranış olmadığını bilmenizi isterim. Burada arkadaşlarla bir teknik konuyu müzakere ediyoruz. Ama haklısınız, sayın vekillerimizin konuşmasını takip etmem doğrudur. Ancak burada bir art niyet asla yok. Kınama ifadesi, yapılan eleştirinin dozuna uygun düşmez diye düşünüyorum." dedi.
Özel'in, "Ben de oradaki kınama kelimesini çekiyorum. Buna hukuk dilinde şöyle diyorlar Sayın Bakan; kasıt olmadığına inandık, kınamayı çektik ama yaptığınız iş kasta varan kusurdur." sözlerine Ağbal da gülümseyerek karşılık verdi.
TBMM Genel Kurulunda görüşülen yatırım ortamının iyileştirilmesine ilişkin kanun tasarısında yer alan ve Varlık Barışı olarak bilinen düzenleme geri çekildi.
TBMM Genel Kurulunda Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri sırasında AK PARTİ, Varlık Barışı düzenlemesini içeren Geçici 2. maddenin geri çekilmesine ilişkin önerge verdi.
CHP, HDP ve MHP'nin komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde yoğun eleştirilerde bulundukları maddeyi tasarıdan çıkaran önerge, tüm partilerin oyları ile kabul edildi.
Önerge ile geri çekilen madde, gerçek ve tüzel kişilerce yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının, 31 Aralık'a kadar Türkiye'deki banka veya aracı kurumlara bildirilmesini, bu kıymete vergi incelemesi ve soruşturması yapılmamasını öngörüyordu.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, Tasarıda varlık barışını düzenleyen Geçici 2. Madde'nin Hükümet tarafından geri çekilmesinin önemli olduğunu ancak iktidarın gündeminden bu düzenlemenin tamamen kaldırılmasının Türkiye için daha hayırlı olacağını söyledi.
Varlık barışına ilişkin tasarıda yer alan düzenlemenin başka hiçbir ülkede olmadığını, söz konusu maddenin kabul edilmesi halinde Türkiye'nin kara para ülkesi haline geleceğini savunan Günal, "Bundan şimdilik vazgeçtiniz, temelli kaldırın ki teşekkürümüz kalıcı olsun. Daha önce yapılan varlık barışlarından az da olsa vergi alınıyordu, şimdi onu da kaldırdınız. Düzenlemenin tamamen gündemden kaldırılması daha doğru olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Çek konusunda bankalara daha fazla sorumluluk yüklenmesi gerektiğini dile getiren Günal, "Çekin senede dönüşmesini önlemek gerek. Hapis cezası getirilirken de ödeme güçlüğü çeken insanlar ile profesyonel dolandırıcıları aynı kefeye koymamak gerekir. Yaprak başına bankanın sorumluluğunu artıralım, kredi kartı verir gibi çek vermesinler." diye konuştu.
CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu da Türkiye ekonomisinin 2008 yılı sonrasında istikrarını, büyümenin de reel dayanaklarını kaybettiğini öne sürerek, Hükümetin yaşanan ekonomik krizi tanımlayamadığını iddia etti.
Kuşoğlu, yüzde 50 ile iktidara gelmiş bir partinin parlamentoya dört dörtlük bir tasarı sunması gerektiğini anlatarak, görüşülen tasarının dört dörtlük olmadığını, pansuman paketi gibi geçici çözümler içerdiğini, yapısal reformlar getirilmediğini ileri sürdü.
Hükümetin tasarıyla kayıt dışı ekonomiye ilişkin hedeflerini unuttuğunu, kayıt dışılığı artıracak vergi afları getirdiğini savunan Kuşoğlu, Maliye Bakanı Naci Ağbal'ın komisyon toplantılarında varlık barışına ilişkin maddenin Türk vatandaşlarına yönelik olduğunu, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli'nin ise aynı maddenin yabancılar için getirildiğini söylediğini belirtti.
Bakan Ağbal, yurt dışındaki varlıkların getirilmesine ilişkin varlık barışı olarak bilinen düzenlemeyi içeren Geçici 2. Maddenin, muhalefet partileriyle yapılan uzlaşıyla geri çekileceğini bildirerek, "Yurt dışındaki varlıkların ülkeye getirilmesine yönelik konu ayrıca müstakil bir düzenleme olarak önümüzdeki hafta tekrar Parlamentoya getireceğiz. Türkiye'deki vatandaşlarımızın yurt dışındaki varlıklarının Türkiye'ye getirilmesiyle ilgili düzenlemenin önemli olduğunu, Türkiye'nin ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz." açıklamasında bulundu.
Komisyon görüşmeleri sırasında kendisinin ve Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli'nin yaptığı açıklamaların birbiriyle tezat olmadığını, tam tersine birbirini bütünlediğini ifade eden Ağbal, "Bu getirilen düzenlemeyle gerek Türk vatandaşları gerekse diğer ülke vatandaşları yurt dışında bulunan varlıklarını Türkiye'ye getirebileceklerdir." dedi.
Maliye Bakanı Ağbal, Türkiye'nin global ekonomik krize rağmen istihdam hedeflerini yakaladığını, Türkiye'nin 7 milyon ilave istihdam ürettiğini, son bir yılda da 1 milyon ilave istihdam ürettiğini aktararak, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri istihdamı artırıyor, ekonomiyi büyütüyor. Türkiye, kalkınma yolculuğu devam ediyor." ifadelerini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise Geçici 2. Madde'nin geri çekilmesi konusunda, söz konusu düzenlemenin müstakil olarak TBMM Plan Bütçe Komisyonuna getirileceği, burada bütün partilerin bu konuda uzman milletvekillerinin yapıcı katkılarıyla düzenlemenin yapılacağı yönünde uzlaşıya varıldığını, bu şartla uzlaşıya "evet" dediklerini kaydetti.
Özel, "Sayın Bakan'ın dediği gibi 'Biz bunu geri çektik, olduğu gibi haftaya komisyona gelecek' yaklaşımı yanlış anlaşılmaya yöneliktir." diye konuştu.
CHP'li Özel, "Sayın Bakan'ın, işsizliği ortadan kaldıran, istihdam artıran şeyler de yaptığından haberdarım. AKP Bayburt Gençlik Kollarından 30 tane genci işe soktuğu konusunda önemli bilgiler var. Sayın Bakan bu konuda da bir aydınlatmada bulunur mu?" ifadelerini kullandı.
Özel'in iddiaları üzerine Ağbal, Maliye Bakanı olduğu günden itibaren hiçbir şekilde makamını, görevini yasalara aykırı şekilde kullanmadığına dikkati çekerek, "Söylediğiniz söz tamamen iftiradır. Üzüldüm, bu kadar ucuz iftiraya malzeme olmanızı yadırgadım." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özel de istihdama yönelik sözlerinin şaka olduğunu anlatarak, "Günün yorgunluğundan dolayı işsizlikle ilgili, 'Yapsanız yapsanız bunu yapmışsınızdır' diye şaka yaptım, iftira yapmadım. Ben şaka yaptım, siz yanlış anladınız ya da ben şakayı aktarmayı beceremedim." açıklamasında bulundu.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ise Meclis'te aylardır ilk kez bir madde üzerinde uzlaşı sağlandığını ve rahat şekilde yasa görüşüldüğünü belirtti.
Baluken, demokrasinin, iç barışın, özgürlüklerin geliştirilemediği ortamlarda ekonomik büyümelerden söz edilemeyeceğini ifade etti.
Türkiye'de kayyım uygulamasının tam bir ganimet anlayışıyla ele alındığını savunarak, iktidarın kendisinden farklı düşünen şirketlere müdahalelerde bulunduğunu, Türkiye'de yatırım, üretim koşullarının ortadan kaldırıldığını iddia etti.
Meclis Başkanvekili Pervin Buldan, görüşmeler sırasında haber sitelerine bir son dakika bilgisinin düştüğünü belirterek, "Fransa'nın Nice kentinde bomba yüklü bir kamyonun kalabalık bir topluluğun üzerine gittiği, çok sayıda ölen ve yaralı olduğu söyleniyor. Yapılan bu saldırıyı kınıyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz." dedi.
Ardından söz alan, AK PARTİ Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ve MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da saldırıyı kınadı. Grup Başkanvekilleri, Fransız halkının acısını paylaştıklarını belirterek, geçmiş olsun dileğinde bulundular.
Maliye Bakanı Naci Ağbal da söz alarak, Fransa'da meydana gelen saldırıyı kınadı. Ağbal, "Terör nereden gelirse gelsin, hangi sebeple yapılırsa yapılsın bir insanlık suçudur. Türkiye her dönemde olduğu gibi bütün terör örgütlerine karşı sonuna kadar mücadele etmektedir. Bütün medeni memleketlerin de bu mücadeleyi ortaklaşa yürütmesi gerektiğine inanıyoruz. Umuyorum ki bu saldırılar bir daha asla olmaz." diye konuştu.
Ağbal, hayatını kaybedenlerin yakınlarına ve tüm Fransa'ya da başsağlığı dileğinde de bulundu.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Görüşmelere geçmeden önce gündem dışı söz alan AK PARTİ Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesinin (KEİPA) 47'nci Genel Kurulu'nun 28 - 30 Haziran 2016 tarihlerinde, Moskova'da düzenlendiğini ve Türkiye adına büyük bir heyetle toplantıya katıldıklarını belirtti.
KEİPA'nın faaliyetleri ve kuruluşuna dair bilgi veren Can, Genel Kurul sırasında Atatürk Havalimanı'ndaki terör saldırısının yaşandığını anımsatarak, KEİPA Uluslararası Sekreteryası'nın ortak bildiri yayınlayarak, terör saldırısını kuvvetle kınadığını kaydetti.
HDP Diyarbakır Milletvekili Ziya Pir de cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin, söz aldı. Pir, Türkiye'nin değişik şehirlerindeki cezaevlerinde yoğun olarak hak ihlalleri yaşandığını öne sürerek, "Hükümet bu ihlallerden sorumludur." dedi.
CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm de Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık verilmesine ilişkin söz alarak, Suriye'deki sorunun çözümünün, bölgede kalıcı barışın bir an önce sağlanmasından geçtiğini bildirdi.
Suriyeli mülteciler arasında nitelikli olanlara vatandaşlık verilmesinin insan onuruna aykırı olduğunu, nitelikli ya da niteliksiz ayrımının asla yapılamayacağını savunan Tüm, "Suriye konusundaki yanlış politikalarınızı, vatandaşlık gibi hassas bir konuyla asla düzeltemezsiniz. Bu insanları iktidar oyunlarının, ucuz işgücünün, mezhep çatışmalarının aleti haline getiremezsiniz." diye konuştu.
Konuşmaların ardından HDP'nin, "Sokağa çıkma yasakları adı altında uygulamalar neticesinde gerçekleştirilen hak ihlalleri, mağduriyetler, yaşanan ölümler ve sivillere yönelik gerçekleştirilen bombalı saldırılarda gerekli önlemlerin alınmadığı" iddiasıyla İçişleri Bakanı Efkan Ala hakkında verdiği gensoru önergesi, TBMM Genel Kurulu'nda okundu.
TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, fındık üreticilerinin sorunlarının araştırılmasının görüşülmesi ile ilgili, HDP'nin, "Cizre'de can ve mal kayıplarının araştırılması" amacıyla verdiği Meclis Araştırma önergesi ve CHP'nin, Akkaya Barajı'yla ilgili araştırma önergesinin görüşülmesine ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine devam edildi.
Tasarının 6. maddesi üzerine gerçekleştirilen görüşmelerde söz alan CHP Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen, tasarının geçici 2. maddesinin hükümet tarafından, diğer partilerle uzlaşıyla geri çekildiğini belirterek, siyasi parti gruplarına teşekkür etti.
Görüşmesi devam eden tasarının kayıt dışı kara paranın aklanmasını sağlayacağını savunan Türkmen, "Bu tasarı Saray ve yandaşlarına hizmet edecek tasarıdır. Geçici 2. madde de kayıt dışı kara paranın aklanmasını sağlayacak bir çalışmadır." ifadesini kullandı.
Türkmen, Türkiye'deki mevcut hukuki ortamda hiç kimsenin, kuruluşun hukuki güvenliği olmadığını öne sürerek, "Hükümetin ve Sarayın yandaş olmayan bir takım şirketleri kayyum eliyle batırması bunun açık ve net bir göstergesidir. Ülkede hem bireysel hem ekonomik özgürlüklerin giderek ayaklar altına alındığı bir süreç yaşanmaktadır. Bunların nedeni saraydakinin egosunun tahmin edilmesidir." diye konuştu.
Tasarının amacının varlık barışı olmadığını, bir şekilde yurt dışına çıkarılan kara paranın yeniden yurt içine gelmesini ve aklamasını sağlamak olduğunu iddia eden Türkmen, tasarıya CHP olarak karşı olduklarını söyledi.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, 20 yıl hizmet eden avukatlara yeşil pasaport verilmesini talep etti.
Tanal, CHP heyeti olarak Şanlıurfa'ya yaptıkları ziyarette bir grubun protestosuna ve saldırısına uğradıklarını anlatarak, siyasilere yapılan her türlü saldırıyı kınadıklarını belirtti
Tanal'ın konuşmasının ardından HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, AK PARTİ Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ve MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, CHP heyetine yapılan saldırıyı kınadıklarını ifade etti.
TBMM Başkanvekili Pervin Buldan da Başkanlık Divanı olarak, Tanal'ın şahsında, CHP heyetine yapılan protestoyu kınadıklarını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de CHP olarak zaman zaman bu tip protestolarla karşılaştıklarını dile getirerek, protestonun kamera kayıtlarının incelenerek failleri hakkında soruşturma yapılmasını, İçişleri Bakanlığının da konuya ilişkin bilgilendirme yapması gerektiğini kaydetti.
CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, tasarının damga vergisine ilişkin maddesini eleştirerek, yatırımcının damga vergisine göre yatırımını yapmadığını, yatırımcıların maliyetlere baktığını vurguladı.
Osmangazi Köprüsü'nün geçiş ücretlerini eleştiren Akar, CHP'li belediyenin yaptığı Yuvacık Barajı'nın yapım maliyetinin hiçbir zaman vatandaşlara su parası olarak yansıtılmadığını, köprü maliyetinin de vatandaşa yansıtılamayacağını savundu.
Akar, Osmangazi Köprüsü'nün yatırım bedelinin 1 milyar 140 milyon dolar olduğunu anımsatarak, köprüyü yapan şirketin 22 yıllık işletme süresi bulunduğunu ve devletin günlük 40 bin araç geçişi garantisi vermesini eleştirdi.
Köprü geçiş ücretinin 35 dolar artı KDV olduğunu ve bu fiyatın Amerikan tüketici endeksine endekslendiğini savunan Akar, "35 dolarla devam etmeyecek, düşürdük diyorsunuz ya onun farkını da devlet ödeyecek, geçenin de geçmeyenin de parasını devlet ödeyecek, 22 yıl boyunca. Yatırım maliyeti 1 milyar 400 milyon, 22 yıl sonunda 11 milyar 242 milyon dolar olacak. Yatırım bedelinin 8,2 katı artacak, Yuvacık Barajı'nın yatırım bedelinin ise 4,2 katı oranında artış yaşanacak." değerlendirmesinde bulundu.
Akar, "CHP yapar, AKP yolar. Yaptığınız yatırımların tümü vatandaşları yolmak üzere kurgulanmış." dedi.
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, tasarının ikinci bölümüne ilişkin grubu adına yaptığı konuşmada, AK PARTİ'nin ekonomi politikalarını eleştirerek, geçim sıkıntısı içindeki vatandaşın hızla borçlandığını ileri sürdü.
Kalaycı, şunları söyledi:
"Bugün milletimizin borç ve faiz batağına girmiş olmasının müsebbibi AKP'nin bilinçli uyguladığı politikalardır. Milletimiz doludizgin borçlanmaktadır. Tüketici kredilerinde patlama yaşanmıştır. Bireysel tüketici kredisi kullanan kişi sayısı 26 milyon 170 bin düzeyinde olup bu sayı, nüfusumuzun üçte 1'ine karşılık gelmektedir. Tüketici kredisi borçları, AKP döneminde tam 160 kat artarak 314 milyar liraya varmıştır. Kredi kartı borçları da 80 milyar lira düzeyindedir. Sadece tüketici kredisi ve kredi kartı borçları için ödenen faiz, AKP döneminde 15 kat artarak 2015 yılı itibarıyla 45 milyar liraya çıkmıştır. Milletimiz dipten tepeye faize batırılmıştır."
HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım da ülkedeki ekonomik sorunların görüşülen yasa tasarısı ile giderilemeyecek kadar köklü olduğunu savundu.
"Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca hiçbir zaman vergi sistemi adaletli olmamıştır." diyen Yıldırım, yoksul ile zengin arasındaki çelişkin giderilmediği bir yapının sürdürüldüğünü ifade ettti.
Türkiye'de emekçilerin çalışma saatleri ve koşulları ile meslek hastalıkları konusunda iyi bir noktada olmadığını belirten Yıldırım, çıkarılan yasaların da bu olumsuzlukları giderecek nitelikte olmadığını dile getirdi.
Son günlerde sıklıkla turizm sektörünün içinde bulunduğu sorunların gündeme geldiğine dikkati çeken Yıldırım, bu konunun da turizmciler yani işverenler yönünden tartışıldığını, hiç kimsenin yoksul halkın tatile gitme olanaklarının ne olduğunu ya da bu olanakların geliştirilmesi için neler yapılabileceğini düşünmediğini vurguladı.
CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak ise gelişen ekonomilerde yatırımın önemine işaret ederek, güçlü bir yatırım ortamının koşullarını oluşturmanın tüm devletlerin görevi olduğunu söyledi.
Türkiye'de iktidarın bu görevi hakkıyla yerine getiremediğini ileri süren Öztrak, "Beş yıldır bu ülkede özel kesimin yatırımları yerinde sayıyor. Bu acaba dünyada genel bir konjonktürün sonucu olarak ortaya çıkmış bir durum mudur? Yoksa bizdeki durum, dünyadan, bizim ligimizdeki ekonomilerden daha farklı bir durum mudur? Bizim içinde bulunduğumuz gelişen ve yükselen ekonomiler liginde yatırımların milli gelir içindeki payı yüzde 31,5. Bizde kaç? Yüzde 20. Yani rakiplerimize göre biz gelirimizin çok daha az bir kısmını yatırımlara ayırıyoruz. Ondan sonra da diyoruz ki '2023 hedeflerini gerçekleştireceğiz'. Bu yatırımlarla 2023 hedeflerini gerçekleştirebilmek mümkün değildir." diye konuştu.
Öztrak, yatırım için demokrasi ve istikrarın önemine değinerek, demokrasinin gelişmediği, istikrarın olmadığı ülkelere hiç kimsenin yatırım yapmayacağını aktardı.
AK PARTİ Kocaeli Milletvekili Sami Çakır da şahsı adına yaptığı konuşmada, 26. Dönem Meclis oluşur oluşmaz AK PARTİ hükümetlerinin ekonomik vaatlerini hayata geçirmeye başladığını belirterek, görüşmeleri devam eden tasarıyla, ihtiyaç görülen alanlara müdahaleler yapıldığını, ekonomik iyileştirmelerin devamını sağlamak ve yatırım ortamının iyileştirilmesi için de ciddi adımlar atıldığını söyledi.
Çakır, ekonomiyi direk ilgilendiren iflasın ertelenmesi, çek yasası gibi sorunlu alanları düzeltmeye yönelik tasarısının yasalaşması halinde yatırımın iyileştirilmesine ve refahın yaygınlaşmasına katkı sağlayacağının altını çizdi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, yerinden söz alarak Türkiye'nin uluslararası itibarını sarsacak, kara parayla mücadele konusunda karne notunu çok kötü bir noktaya getirecek bir maddeyi etkin muhalefet ile güçlükle yasa tasarısından çektirmeyi başardıklarını ifade etti.
Bunun karşılığında bütün grupların büyük bir anlayış göstererek bazı önergelerini çektiklerini ve görüşülen tasarının pek çok karşı çıktıkları noktaya rağmen Maliye Bakanı Naci Ağbal'ın arzu ettiği şekilde ilerlediğini dile getiren Özel, ancak Ağbal'ın muhalefet partisi temsilcilerinin kürsüden yaptıkları konuşmaları dinlemediği, beraberindeki bürokratlarla konuştuğu eleştirisinde bulundu.
Özel, "Muhalefet partilerinin gösterdiği bu saygı ve işbirliğine karşı Sayın Bakan'ın gösterdiği bu tavır doğru bir tavır değildir. Kendisini buradan kınıyoruz." ifadelerini kullandı.
Ağbal da yerinden söz alarak "CHP Grup Başkanvekilimizin haklı eleştirisine teşekkür ediyorum. Kasıtlı bir davranış olmadığını bilmenizi isterim. Burada arkadaşlarla bir teknik konuyu müzakere ediyoruz. Ama haklısınız, sayın vekillerimizin konuşmasını takip etmem doğrudur. Ancak burada bir art niyet asla yok. Kınama ifadesi, yapılan eleştirinin dozuna uygun düşmez diye düşünüyorum." dedi.
Özel'in, "Ben de oradaki kınama kelimesini çekiyorum. Buna hukuk dilinde şöyle diyorlar Sayın Bakan; kasıt olmadığına inandık, kınamayı çektik ama yaptığınız iş kasta varan kusurdur." sözlerine Ağbal da gülümseyerek karşılık verdi.
TBMM Genel Kurulunda görüşülen yatırım ortamının iyileştirilmesine ilişkin kanun tasarısında yer alan ve Varlık Barışı olarak bilinen düzenleme geri çekildi.
TBMM Genel Kurulunda Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri sırasında AK PARTİ, Varlık Barışı düzenlemesini içeren Geçici 2. maddenin geri çekilmesine ilişkin önerge verdi.
CHP, HDP ve MHP'nin komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde yoğun eleştirilerde bulundukları maddeyi tasarıdan çıkaran önerge, tüm partilerin oyları ile kabul edildi.
Önerge ile geri çekilen madde, gerçek ve tüzel kişilerce yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının, 31 Aralık'a kadar Türkiye'deki banka veya aracı kurumlara bildirilmesini, bu kıymete vergi incelemesi ve soruşturması yapılmamasını öngörüyordu.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, Tasarıda varlık barışını düzenleyen Geçici 2. Madde'nin Hükümet tarafından geri çekilmesinin önemli olduğunu ancak iktidarın gündeminden bu düzenlemenin tamamen kaldırılmasının Türkiye için daha hayırlı olacağını söyledi.
Varlık barışına ilişkin tasarıda yer alan düzenlemenin başka hiçbir ülkede olmadığını, söz konusu maddenin kabul edilmesi halinde Türkiye'nin kara para ülkesi haline geleceğini savunan Günal, "Bundan şimdilik vazgeçtiniz, temelli kaldırın ki teşekkürümüz kalıcı olsun. Daha önce yapılan varlık barışlarından az da olsa vergi alınıyordu, şimdi onu da kaldırdınız. Düzenlemenin tamamen gündemden kaldırılması daha doğru olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Çek konusunda bankalara daha fazla sorumluluk yüklenmesi gerektiğini dile getiren Günal, "Çekin senede dönüşmesini önlemek gerek. Hapis cezası getirilirken de ödeme güçlüğü çeken insanlar ile profesyonel dolandırıcıları aynı kefeye koymamak gerekir. Yaprak başına bankanın sorumluluğunu artıralım, kredi kartı verir gibi çek vermesinler." diye konuştu.
CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu da Türkiye ekonomisinin 2008 yılı sonrasında istikrarını, büyümenin de reel dayanaklarını kaybettiğini öne sürerek, Hükümetin yaşanan ekonomik krizi tanımlayamadığını iddia etti.
Kuşoğlu, yüzde 50 ile iktidara gelmiş bir partinin parlamentoya dört dörtlük bir tasarı sunması gerektiğini anlatarak, görüşülen tasarının dört dörtlük olmadığını, pansuman paketi gibi geçici çözümler içerdiğini, yapısal reformlar getirilmediğini ileri sürdü.
Hükümetin tasarıyla kayıt dışı ekonomiye ilişkin hedeflerini unuttuğunu, kayıt dışılığı artıracak vergi afları getirdiğini savunan Kuşoğlu, Maliye Bakanı Naci Ağbal'ın komisyon toplantılarında varlık barışına ilişkin maddenin Türk vatandaşlarına yönelik olduğunu, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli'nin ise aynı maddenin yabancılar için getirildiğini söylediğini belirtti.
Bakan Ağbal, yurt dışındaki varlıkların getirilmesine ilişkin varlık barışı olarak bilinen düzenlemeyi içeren Geçici 2. Maddenin, muhalefet partileriyle yapılan uzlaşıyla geri çekileceğini bildirerek, "Yurt dışındaki varlıkların ülkeye getirilmesine yönelik konu ayrıca müstakil bir düzenleme olarak önümüzdeki hafta tekrar Parlamentoya getireceğiz. Türkiye'deki vatandaşlarımızın yurt dışındaki varlıklarının Türkiye'ye getirilmesiyle ilgili düzenlemenin önemli olduğunu, Türkiye'nin ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz." açıklamasında bulundu.
Komisyon görüşmeleri sırasında kendisinin ve Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli'nin yaptığı açıklamaların birbiriyle tezat olmadığını, tam tersine birbirini bütünlediğini ifade eden Ağbal, "Bu getirilen düzenlemeyle gerek Türk vatandaşları gerekse diğer ülke vatandaşları yurt dışında bulunan varlıklarını Türkiye'ye getirebileceklerdir." dedi.
Maliye Bakanı Ağbal, Türkiye'nin global ekonomik krize rağmen istihdam hedeflerini yakaladığını, Türkiye'nin 7 milyon ilave istihdam ürettiğini, son bir yılda da 1 milyon ilave istihdam ürettiğini aktararak, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri istihdamı artırıyor, ekonomiyi büyütüyor. Türkiye, kalkınma yolculuğu devam ediyor." ifadelerini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise Geçici 2. Madde'nin geri çekilmesi konusunda, söz konusu düzenlemenin müstakil olarak TBMM Plan Bütçe Komisyonuna getirileceği, burada bütün partilerin bu konuda uzman milletvekillerinin yapıcı katkılarıyla düzenlemenin yapılacağı yönünde uzlaşıya varıldığını, bu şartla uzlaşıya "evet" dediklerini kaydetti.
Özel, "Sayın Bakan'ın dediği gibi 'Biz bunu geri çektik, olduğu gibi haftaya komisyona gelecek' yaklaşımı yanlış anlaşılmaya yöneliktir." diye konuştu.
CHP'li Özel, "Sayın Bakan'ın, işsizliği ortadan kaldıran, istihdam artıran şeyler de yaptığından haberdarım. AKP Bayburt Gençlik Kollarından 30 tane genci işe soktuğu konusunda önemli bilgiler var. Sayın Bakan bu konuda da bir aydınlatmada bulunur mu?" ifadelerini kullandı.
Özel'in iddiaları üzerine Ağbal, Maliye Bakanı olduğu günden itibaren hiçbir şekilde makamını, görevini yasalara aykırı şekilde kullanmadığına dikkati çekerek, "Söylediğiniz söz tamamen iftiradır. Üzüldüm, bu kadar ucuz iftiraya malzeme olmanızı yadırgadım." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özel de istihdama yönelik sözlerinin şaka olduğunu anlatarak, "Günün yorgunluğundan dolayı işsizlikle ilgili, 'Yapsanız yapsanız bunu yapmışsınızdır' diye şaka yaptım, iftira yapmadım. Ben şaka yaptım, siz yanlış anladınız ya da ben şakayı aktarmayı beceremedim." açıklamasında bulundu.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ise Meclis'te aylardır ilk kez bir madde üzerinde uzlaşı sağlandığını ve rahat şekilde yasa görüşüldüğünü belirtti.
Baluken, demokrasinin, iç barışın, özgürlüklerin geliştirilemediği ortamlarda ekonomik büyümelerden söz edilemeyeceğini ifade etti.
Türkiye'de kayyım uygulamasının tam bir ganimet anlayışıyla ele alındığını savunarak, iktidarın kendisinden farklı düşünen şirketlere müdahalelerde bulunduğunu, Türkiye'de yatırım, üretim koşullarının ortadan kaldırıldığını iddia etti.
Meclis Başkanvekili Pervin Buldan, görüşmeler sırasında haber sitelerine bir son dakika bilgisinin düştüğünü belirterek, "Fransa'nın Nice kentinde bomba yüklü bir kamyonun kalabalık bir topluluğun üzerine gittiği, çok sayıda ölen ve yaralı olduğu söyleniyor. Yapılan bu saldırıyı kınıyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz." dedi.
Ardından söz alan, AK PARTİ Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ve MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da saldırıyı kınadı. Grup Başkanvekilleri, Fransız halkının acısını paylaştıklarını belirterek, geçmiş olsun dileğinde bulundular.
Maliye Bakanı Naci Ağbal da söz alarak, Fransa'da meydana gelen saldırıyı kınadı. Ağbal, "Terör nereden gelirse gelsin, hangi sebeple yapılırsa yapılsın bir insanlık suçudur. Türkiye her dönemde olduğu gibi bütün terör örgütlerine karşı sonuna kadar mücadele etmektedir. Bütün medeni memleketlerin de bu mücadeleyi ortaklaşa yürütmesi gerektiğine inanıyoruz. Umuyorum ki bu saldırılar bir daha asla olmaz." diye konuştu.
Ağbal, hayatını kaybedenlerin yakınlarına ve tüm Fransa'ya da başsağlığı dileğinde de bulundu.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
