2013-03-27 - 15:00
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında dün sonuçlanan Sevag Balıkçı davası ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında dün sonuçlanan Sevag Balıkçı davası ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, askerde ölen gençlerin büyük bir çoğunluğunun Kürt, Alevi ve Ermeni olmasının tesadüfi bir şey olmadığını ileri sürerek, nedenini ırkçılık, milliyetçilik ve nefret söylemleri olduğunu iddia etti.
Er Sevag Balıkçı'yı öldürmekten yargılanan er Kıvanç Ağaoğlu'nun 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldığını anımsatan Tuncel, bu kararın toplum vicdanını yaralayan bir karar olduğunu savundu.
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, sözlerinde şunları kaydetti:
" Türkiye'deki nefret söylemleri, ırkçı, ayrılıkçı söylemler çok ciddi anlamda ülkede ciddi sorunlara neden olmaktadır. Bu söylemler insan ölümüne gidecek kadar tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır. Dün Diyarbakır'da sonuçlanan Sevag Balıkçı davası bunlardan sadece bir tanesidir. 12.inci duruşmanın ardından bu dava hakkında karar verildi. Zorunlu askerlik görevini yaparken öldürülen Sevag Balıkçı'nın mahkemenin verdiği karar sonucunda kaza kurşunu ile öldürüldüğüne ve er Kıvanç Ağaoğlu'nun 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldığı kararı açıklandı.
Bu karar toplum vicdanını yaralayan bir durumdur. Türkiye'de intihar diye nitelendirilen birçok askeri ölüm vakalarını biz incelediğimiz zaman bunların birçoğunun intihar olmadığını ve bu konularda ciddi şüpheler olduğunu görüyoruz. Bu mesele aslında tam olarak Türkiye'nin meselesidir. Türkiye'de sadece nefret söylemleri ile işlenen birçok suç bulunmaktadır. Militarist ve askeri ortamda bu söylemler çok daha yoğun olmaktadır.
Askerde ölen gençlerin büyük bir çoğunluğunun Kürt olması, Alevi olması ve Ermeni olması bu söylemler neticesinde çok tesadüfi olan şeyler değildir. Aslında buralarda ırkçılığın, milliyetçiliğin ve nefret söylemlerinin ne gibi sonuçlara yol açtığını biz bu davalarla birlikte bir kez daha görmekteyiz.
Bu meseleyi kendi sorunumuz olarak görmek ve meselenin arkasında durmak önümüzdeki sürecin belirlenmesi açısından çok önemlidir. Biz Sevag Balıkçı'nın duruşmalarını parti olarak hep takip ettik ve bu konuda ailesinin adalet arayışlarına her zaman destek verdik. Bundan sonraki süreçte de ailesinin adalet arayışlarına destek vereceğiz. Çünkü bu mesele sadece Sevag Balıkçı meselesi değil tıpkı son 10 yılda intihar ettiği söylenen 934 kişinin de meselesidir.
Biz yaptığımız incelemeler sonucunda bunların birçoğunun intihar etmediği tespitine ulaştık ve bu ciddi bir sorundur. Bu konuda biz parti olarak parlamentoda birçok girişimlerde bulunduk ama iktidar ve hükümet bizim bu çalışmalarımızı hiç gündemine almadı. Nefret suçları yasası çıkması konusunda bir kanun teklifi verdik ve toplumda bu konuda ciddi anlamda geniş kesimlerinde talebi var. Yine zorunlu askerlik meselesi ciddi bir sorun.Bu ülkede etnik kimliği nedeni ile inancından ötürü ve cinsiyet kimliğinden dolayı askere gitmek istemeyen birçok insan zorunlu olarak askere alınmaktadır. Bu konuda da bir kanun teklifimiz mevcut. Türkiye'nin bu konuda AB müzakereleri çerçevesinde verdiği sözler var ancak şimdiye kadar hükümet tarafından bu konuda da hiçbir somut adım atılmamıştır.
Bu konudaki kanun teklifimiz de komisyonda bekletilmektedir ama niçin bekletildiği belli değildir. Biz artık bu kanun teklifi önergesinin komisyona bizim tarafımızdan verilmesi ve diğer partilerin katılımlarının olmaması nedeni ile bekletildiğini düşünmeye başladık. Biz sonuç itibarı ile nefret suçları yasası ile zorunlu askerlikten vazgeçilmesi gerektiği ile ilgili verdiğimiz iki kanun teklifinin bir an önce gündeme alınmasını öneriyoruz. Irkçılık, milliyetçilik ve nefret söylemlerini bu ülkede gerçekten ortadan kaldıracak demokratik ve yasal adımların atılmasının zorunlu olduğunu ifade ediyoruz. Toplumsal barışın sağlanması için bu adımların atılması gerektiğine inanıyor ve bu konuda da BDP'nin görüşlerini sizlerle paylaşıyoruz." diye konuştu.
H. Alper Durmaz
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, askerde ölen gençlerin büyük bir çoğunluğunun Kürt, Alevi ve Ermeni olmasının tesadüfi bir şey olmadığını ileri sürerek, nedenini ırkçılık, milliyetçilik ve nefret söylemleri olduğunu iddia etti.
Er Sevag Balıkçı'yı öldürmekten yargılanan er Kıvanç Ağaoğlu'nun 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldığını anımsatan Tuncel, bu kararın toplum vicdanını yaralayan bir karar olduğunu savundu.
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, sözlerinde şunları kaydetti:
" Türkiye'deki nefret söylemleri, ırkçı, ayrılıkçı söylemler çok ciddi anlamda ülkede ciddi sorunlara neden olmaktadır. Bu söylemler insan ölümüne gidecek kadar tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır. Dün Diyarbakır'da sonuçlanan Sevag Balıkçı davası bunlardan sadece bir tanesidir. 12.inci duruşmanın ardından bu dava hakkında karar verildi. Zorunlu askerlik görevini yaparken öldürülen Sevag Balıkçı'nın mahkemenin verdiği karar sonucunda kaza kurşunu ile öldürüldüğüne ve er Kıvanç Ağaoğlu'nun 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldığı kararı açıklandı.
Bu karar toplum vicdanını yaralayan bir durumdur. Türkiye'de intihar diye nitelendirilen birçok askeri ölüm vakalarını biz incelediğimiz zaman bunların birçoğunun intihar olmadığını ve bu konularda ciddi şüpheler olduğunu görüyoruz. Bu mesele aslında tam olarak Türkiye'nin meselesidir. Türkiye'de sadece nefret söylemleri ile işlenen birçok suç bulunmaktadır. Militarist ve askeri ortamda bu söylemler çok daha yoğun olmaktadır.
Askerde ölen gençlerin büyük bir çoğunluğunun Kürt olması, Alevi olması ve Ermeni olması bu söylemler neticesinde çok tesadüfi olan şeyler değildir. Aslında buralarda ırkçılığın, milliyetçiliğin ve nefret söylemlerinin ne gibi sonuçlara yol açtığını biz bu davalarla birlikte bir kez daha görmekteyiz.
Bu meseleyi kendi sorunumuz olarak görmek ve meselenin arkasında durmak önümüzdeki sürecin belirlenmesi açısından çok önemlidir. Biz Sevag Balıkçı'nın duruşmalarını parti olarak hep takip ettik ve bu konuda ailesinin adalet arayışlarına her zaman destek verdik. Bundan sonraki süreçte de ailesinin adalet arayışlarına destek vereceğiz. Çünkü bu mesele sadece Sevag Balıkçı meselesi değil tıpkı son 10 yılda intihar ettiği söylenen 934 kişinin de meselesidir.
Biz yaptığımız incelemeler sonucunda bunların birçoğunun intihar etmediği tespitine ulaştık ve bu ciddi bir sorundur. Bu konuda biz parti olarak parlamentoda birçok girişimlerde bulunduk ama iktidar ve hükümet bizim bu çalışmalarımızı hiç gündemine almadı. Nefret suçları yasası çıkması konusunda bir kanun teklifi verdik ve toplumda bu konuda ciddi anlamda geniş kesimlerinde talebi var. Yine zorunlu askerlik meselesi ciddi bir sorun.Bu ülkede etnik kimliği nedeni ile inancından ötürü ve cinsiyet kimliğinden dolayı askere gitmek istemeyen birçok insan zorunlu olarak askere alınmaktadır. Bu konuda da bir kanun teklifimiz mevcut. Türkiye'nin bu konuda AB müzakereleri çerçevesinde verdiği sözler var ancak şimdiye kadar hükümet tarafından bu konuda da hiçbir somut adım atılmamıştır.
Bu konudaki kanun teklifimiz de komisyonda bekletilmektedir ama niçin bekletildiği belli değildir. Biz artık bu kanun teklifi önergesinin komisyona bizim tarafımızdan verilmesi ve diğer partilerin katılımlarının olmaması nedeni ile bekletildiğini düşünmeye başladık. Biz sonuç itibarı ile nefret suçları yasası ile zorunlu askerlikten vazgeçilmesi gerektiği ile ilgili verdiğimiz iki kanun teklifinin bir an önce gündeme alınmasını öneriyoruz. Irkçılık, milliyetçilik ve nefret söylemlerini bu ülkede gerçekten ortadan kaldıracak demokratik ve yasal adımların atılmasının zorunlu olduğunu ifade ediyoruz. Toplumsal barışın sağlanması için bu adımların atılması gerektiğine inanıyor ve bu konuda da BDP'nin görüşlerini sizlerle paylaşıyoruz." diye konuştu.
H. Alper Durmaz
