2010-11-24 - 14:10
BDP Grup Başkanvekili Ayla Akat Ata, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü"nün 25 Kasım'da ilan edildiğini hatırlatarak değerlendirmelerde bulundu.
BDP Grup Başkanvekili Ayla Akat Ata, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü"nün 25 Kasım'da ilan edildiğini hatırlatarak değerlendirmelerde bulundu.
BDP Grup Başkanvekili Ayla Akat Ata, bundan 50 yıl önce Dominik Cumhuriyeti'nde Trujillo diktatörlüğüne karşı yürütülen onurlu mücadelede tecavüz edilerek öldürülen Mirabel kardeşlerin anısına her yıl 25 Kasım'ı savaşın, militarizmin, milliyetçiliğin, feodal ilişkilerin, namus-töre-aşk-kıskançlık adı altında işlenen cinayetlerin, yoksulluğun yarattığı şiddetin gölgesinde karşıladıklarını ifade etti.
BDP Grup Başkanvekili Ayla Akat Ata, kadına yönelik şiddetin partiler üstü bir politikayla ele alınması gerektiğini belirterek "Araştırma komisyonu kurulmalı ve sorun alanlarında yerinde inceleme yapılarak kamuoyunun bir kez daha raporla aydınlatılması gerekiyor" dedi.
Günümüzde dünya üzerinde hala her üç kadından birinin babası ,eşi, sevgilisi, kardeşi yada kendisinde bu hakkı gören herhangi bir erkek tarafından öldürüldüğüne dikkat çeken Ata, "Ev, işyeri, kamusal alanlar, cezaevleri kadın kimliği ve bedeni üzerinde fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik şiddetin yoğun olarak uygulandığı alanlar olmaktadır. Yine dünyanın çeşitli yerlerinde sürmekte olan savaşlarda ve çatışmalarda kadınlar ve kız çocukları ya tecavüze uğramakta yada yaşamını yitirmektedir." dedi.
BDP Grup Başkanvekili Ayla Akat Ata, sözlerine şöyle devam etti:
" Nitekim 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslar arası Mücadele Günü nedeniyle kadınların alanlara çıktığı bugünlerde Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı'nın 2010 yılı verileri , bu durumu tüm çıplaklığı ile ortaya koymaktadır.
2010 yılının ilk yedi ayında 226 kadın cinayete kurban gitmiş. Aynı dönem içinde cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar kapsamında 478 kadın tecavüze uğramış, 722 kadın taçiz edilmiştir.
Aile içi şiddet kapsamında ise 6423 kadın şiddete maruz kalarak hastaneye kaldırılmıştır.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre cinsel saldırı suçlarında son 5 yılda yüzde otuz oranında artış gerçekleşmiş, 2005-2010 yılları arasındaki dönemde 100 binin üzerinde kadın cinsel saldırıya maruz kalmıştır.
Yine aynı istatistiki verilere göre kadınların yüzde 40'ı korktukları için şikayetçi olmamaktadır.
Her fırsatta kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında pek çok yasa yapıldığı ve önlemler alındığı ifade edilse de, şikayetçi olan ve savcılığa suç duyurusunda bulunan kadınlar açısından da durum pek farklı olmamaktadır.
Unutulmamalıdır ki; her sene ortaya konan bu tablolar yaşanan şiddeti ve boyutlarını açığa çıkarmak bakımından yetersiz kalmaktadır. Kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığa ilişkin devletin ulusal bir veri tabanının bulunmayışı, kadına yönelik şiddetle ilgili ulaşılan bilgilerin güvenilirliğini de sorgulatmaktadır." dedi
Ata, bir soru üzerine kadına yönelik şiddetin partiler üstü bir politikayla ele alınması gerektiğini, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Meclis'teki diğer siyasi parti gruplarının kapısını çaldıklarını söyleyen Ayla Akat Ata, kadın katliamlarının engellenmesi için kararlı bir duruş sergilenmesi ve ortak hareket edilmesi gerektiğini dile getirdi. Ata "Araştırma komisyonu kurulmalı ve sorun alanlarında yerinde inceleme yapılarak kamuoyunun bir kez daha raporla aydınlatılması gerekiyor" dedi.
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in istifa edip etmediğine ilişkin soru üzerine ise Ata, ''Eşbaşkanımızın ve Büyükşehir Belediye Başkanımızın yaptığı açıklama açıktır ve toplumdaki soru işaretlerini de karşılayabilecek düzeydedir. Ama bunun dışında medya kuruluşlarının yaptığı yorumlar bizim gündemimizde değildir. O yorumları dikkate alıp, bunlara cevap verecek bir konumda da görmüyoruz kendimizi. Böyle bir gündemimiz de yok açıkçası. Sayın Başkanımız da eşbaşkanımız da kamuoyunu tatmin eden açıklamayı yapmışlardır'' dedi.
Ata, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın açıklamalarına ilişkin bir başka soruya da şöyle karşılık verdi: ''Yapılan açıklama tabanımız tarafından yeterli görülmüştür. Türkiye kamuoyunu da aydınlatacak bir açıklamadır. Türkiye'deki tüm şahsiyetlerin olduğu gibi sayın Öcalan'ın da bu konuda yorum yapması, Türkiye'deki siyasal gelişmelere dair, siyasi aktörlere dair yorum yapma, eleştiri hakkını kullanma özgürlüğü vardır. Bu konuda da kamuoyuna yansıyan bilgilerin ne eksiği ne fazlası bizde yoktur. Bu eleştirileri herkesin, her kesimin yapabilecek olması gibi Sayın Öcalan gibi Kürt siyasi şahsiyetinin yapma özgürlüğü vardır. Partimizin gündemi demokratikleşmedir, atılacak adımlardır. Bunu da Türkiye'de birçok sorunun çözümü
için temel anahtar olarak görüyoruz.'' (14:10)
