2021-01-27 - 15:30
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Haydar Akar başkanlığında toplandı. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin birinci bölümünde yer alan maddeler kabul edildi.
Akar, üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
İYİ Parti Mersin Milletvekili Zeki Hakan Sıdalı, "Mersin'in tarım sorunları" hakkındaki gündem dışı konuşmasında, Mersinli çiftçilerin toplam borcunun 300 milyon lirayı aştığını söyledi.
Salgın döneminde en çok rağbet gören sektör gıda olmasına rağmen, yerli çiftçinin mutsuz olduğunu savunan Sıdalı, ülkede üretim ekonomisinin desteklenmesi, çiftçinin işlerinin kolaylaştırılması ve borçlarının ötelenmesi gerektiğini belirtti.
Geçen yıl mayıs ve eylül aylarında yaşanan iklimsel değişikliğin, Mersin'de bazı tarımsal ürünlerde önemli zararlara yol açtığını anlatan Sıdalı, 2021 yılı öncesi sıcak hava nedeniyle oluşan tarımsal zararların nasıl karşılanacağını sordu.
AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık, "Elazığ depreminin yıldönümü" hakkındaki gündem dışı konuşmasında, hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.
Depremin ilk anlarından itibaren en çok hissedilen yerlerde kendisinin ve bakanların yer aldığını anlatan Çalık, deprem nedeniyle oluşan zararlara ilişkin birçok tedbirin hayata geçirildiğini kaydetti.
Çalık, kalıcı konut, köy evi ve ahırların inşa sürecinin devam ettiğini belirterek, "2 bin konutu bir yıldan önce tamamladık. Allah izin verirse 4 bin konutu da bu yıl içerisinde tamamlayıp hemşehrilerimize teslim edeceğiz inşallah." şeklinde konuştu.
Deprem sonrası deprem vergilerine ilişkin kara propaganda yapıldığını hatırlatan Çalık, sadece Malatya'da deprem konutlarının ihale bedelinin 2 milyar lira olduğunu, deprem vergilerinin çok daha fazlasının deprem bölgelerine harcandığını vurguladı.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, "Malatya'nın sorunları" hakkındaki konuşmasında, Elazığ depreminin Malatya'nın tamamına yakınını etkilediğini ve bugün ildeki birçok bina ve ahırın hasarlı durumda olduğunu söyledi.
TOKİ'nin birçok noktaya konut yapmaktan imtina ettiğini ileri süren Ağbaba, bugüne kadar teslim edilen konut sayısının 517 olduğunu, ihale edilen konutların sadece yüzde 10'unun teslim edilebildiğini iddia etti.
Ağbaba, Malatya'daki bazı yolların fotoğraflarını göstererek, birçok ilçe açısından önemli ulaşım yollarının tamamlanmadığını ve 2021 yılına yakışmadığını savundu.
HES'lere ilişkin değerlendirmede bulunan Ağbaba, "AK Parti sadece ceplerimizdeki paraya göz dikmedi, yolsuzluklarla ün yapmadı bir de doğamızı katletti." dedi.
Malatya'daki taş ocaklarını eleştiren Ağbaba, "Malatya'nın köylerindeki taş ocaklarına ruhsat verenlere ve bunlara ses çıkarmayanlara Allah vicdan versin." ifadesini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Ağbaba'nın sözlerine cevaben, "Kamuoyunda gündemi işgal eden belediyelerinizle ilgili tutuklananlar, soruşturma geçirenler, organize suç haline gelen belediyeleriniz var. O yolsuzlukları önce bir halledin siz. Ondan sonra bunlarla alakalı konuşma hakkına sahip olursunuz." diye konuştu.
Ağbaba'nın taş ocaklarına ilişkin eleştirileri üzerine de Muş, Ağbaba'nın, kullandığı elektriğin kaynağını seçebilme hakkına sahip olduğunu, bu hassasiyete sahip olduğunu düşünenlerin yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektriği tüketebileceğini söyledi.
AK Parti'li Çalık da Malatya'ya toplamda 23,5 milyarlık yatırım yaptıklarını, ildeki 36 kilometrelik yolu 432 kilometreye çıkardıklarını kaydetti.
Bütün ilçe ve il bağlantı yollarını yaptıklarını anlatan Çalık, Arapgir-Malatya yolunun son ilçe olarak proje çalışmalarının başlayacağını bildirdi.
Çalık, tamamlanan konutların fotoğraflarını göstererek, 2 bin konutun tamamlandığını, altyapı çalışmalarının bitirilmesiyle teslim edileceğini belirtti.
CHP'li Ağbaba, yeniden söz alarak, mazotunu kendisi koyarak kendi aracıyla köyleri gezdiğini ifade ederek, "Veli Ağbaba, valinin, kaymakamın, bakanların aracına binip yol yapmıyor, helikopterle gitmiyor, ayakkabısını, çarığını giyiyor, gece gündüz köy geziyor." sözlerini sarf etti.
Ağbaba, AK Parti'li Muş'un, CHP'li belediyelere yönelik sözlerine de "Biz yolsuzluk yapanı partiden atıyoruz. Siz ne yapıyorsunuz? Büyükelçi yapıyorsunuz." ifadesini kullandı.
Ağbaba, AK Parti'li eski Ankara, Bursa, İstanbul, Balıkesir belediye başkanlarının neden görevden alındığını sordu.
AK Parti Grup Başkanvekili Muş da "Görevden aldıkları da almadıkları da var. Bir Çankaya Belediye Başkanı vardı, bir kaydı yansımıştı, 'Yamyamları doyuramıyorum.' dedi adam ve CHP adamı paketledi. Bir daha adamı belediye başkanı adayı göstermediler. Bahsettiği iddialarla ilgili yargılamalar yapıldı, gereken kararlar verildi." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla dün 2 bin 140 engellinin kamuya atamasının yapıldığını belirterek, ataması yapılanlara başarılar diledi. Dervişoğlu, 2 bin 140 atamanın beklentilerin oldukça altında kalacağını ve ihtiyaca cevap vermeyeceğini söyledi.
AK Parti il başkanlarının kendilerini zaman zaman vali yerine koyan davranışlar sergilemeye başladığını savunan Dervişoğlu, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte devlet işleyişi bozulmuş, her alanda baskıcı tek parti devleti hakimiyeti tesis edilmiştir." diye konuştu.
Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Üzücü olanı bazı valilerin de AK Parti il başkanı gibi davranmaya başlamış olmalarıdır. Tekirdağ'da kapı kapı dolaşıp karne dağıtan AK Parti Tekirdağ İl Başkanı bunun son örneğidir. Öğrencilerin kişisel verileri üçüncü kişilere verilmiş, karneler okul idaresinin bilgisi dahilinde basılmış ve bir siyasi partinin il başkanına teslim edilmiştir. Üstelik karne dağıtımıyla ilgili video, okulun resmi işlemlerinin yapıldığı haberleşme grubunda okul müdürü tarafından paylaşılarak ilgili siyasi partinin yararına faaliyette bulunulmuştur. Tüm bunlar ise olağan karşılanmış, hükümetten herhangi bir tepki gelmemiştir."
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK), 2019 yılına ilişkin "İl Bazında Gayrisafi Yurt İçi Hasıla" verilerini açıkladığını belirterek, son sıralarda Siirt, Diyarbakır, Batman, Mardin, Şırnak, Gaziantep, Hakkari, Bitlis, Muş, Ağrı, Şanlıurfa, Van ve Bingöl'ün yer aldığını kaydetti.
Verilere ilişkin haritayı milletvekillerine gösteren Oluç, "Bu harita aslında Cumhuriyet dönemi boyunca değişmemiş olan harita. Yani ülkenin bir kısmındaki Gayri Safi Yurt İçi Hasılası, değerleri, payları ülkenin en düşüğü. Yani bölgesel eşitsizlik her konuda net biçimde ortaya çıkıyor." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise Soma'da maden işçilerinin tazminatlarını almaya başladığını ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın söz verdiği Uyar Madencilik işçilerinin, mağduriyetlerinin devam ettiğini ileri sürdü.
Soma esnafının da mağduriyetlerinin bulunduğunu dile getiren Özel, madencileri taşıyan servis şoförlerinin çok sayıda alacağının olduğunu ancak sıranın bir türlü onlara gelmediğini belirtti. Özel, "Şirketlerin alışveriş yaptığı, borçlandığı, faciadan sonra borçlarını ödemedikleri Soma esnafı da sesinin duyulmasını istiyor." dedi.
Meclise bağlı olan Milli Sarayların Cumhurbaşkanlığına bağlanmasıyla pek çok mağduriyetin ortaya çıktığını savunan Özel, 4B'li personelin yaşadığı sorunları anlattı.
Nadir ve çok nadir görülen hastalıklarının ilaçlarının "yetim ilaç" olarak adlandırıldığını belirten Özel, "Türkiye'de bir yetim ilaç politikası yok. Yetim ilaç politikası olmadığı için SMA hastaları mağdur. Buna Meclisin bir çözüm bulması lazım." diye konuştu.
Özel, nadir hastalıklara ilişkin kurulan araştırma komisyonunun hazırladığı raporunun hala Mecliste görüşülmediğine de dikkati çekti.
İYİ Parti "Denizlerimizdeki avlanma ve balık türleri" önergesinin bugün görüşülmesini, TBMM Genel Kuruluna grup önerisi olarak getirdi.
İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, avcılık yoluyla elde edilen su ürünleri miktarının azaldığını, bu durumun balık çeşitliliği ve fiyatlarına da yansıdığını, hamsinin kilogramının 30-35 lirayı bulduğunu söyledi.
Türkiye'nin hamsi avcılığına ilişkin yasaklarının Gürcistan'da uygulanmadığına işaret eden Yaşar, aynı denizi paylaşan ülkeler oldukları düşünüldüğünde yasağın tartışılması gerektiğini savundu.
Balıkçıların banka borçlarının ertelenmesini istediğini aktaran Yaşar, Samsun'da limanda balıkçılarla çektirdiği fotoğrafı göstererek, yaşadıkları ekonomik zorlukları anlattı ve onlara yönelik desteklerin hayata geçirilmesini istedi.
CHP Giresun Milletvekili Necati Tığlı, mevzuata göre hamsinin avlanma boyunun 9 santimetre olması gerektiğini ancak tezgahtaki balıkların bundan çok küçük olduğunu belirtti.
Çözümün, yerinde denetim yapılması, avlanma tarihinin değiştirilmesi ve ceza verilmesiyle mümkün olduğunu dile getiren Tığlı, hamsi avcılığını yasaklamanın çözüm getirmeyeceğini savundu.
Tığlı, bilimsel kaynaklarda lüferin üreme boyunun 26,5 santimetre olarak belirlendiğini ancak Tarım ve Orman Bakanlığı tebliğlerinde bu ölçünün 18 santimetre olarak belirlendiğini dile getirerek, bunun düzeltilmesini istedi.
Türkiye'nin, denizlerde bilinçli ve kontrollü balık avcılığı yapılmaması ve tebliğleri her yıl yenilememesi halinde balık yeme ihtimalinin bulunmadığını belirten Tığlı, "İklim değişikliği dikkate alınarak av sezonunun başlaması 1 Eylül'den 1 Ekim'e ötelenmediği sürece balık yeme ihtimalimiz yoktur." diye konuştu.
AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Emrah Karayel'in önerge üzerinde partisi adına söz alması üzerine, TBMM Başkanvekili Haydar Akar, esprili şekilde "Kayseri'de balık çıkmaya mı başladı?" sorusunu yöneltti.
Karayel de su ürünlerine ilişkin kanun teklifinde imzası bulunduğunu belirtti.
Kaçak avcılık yapan 207 tekneye el konulduğunu anlatan Karayel, özellikle trol avcılığının balıkçılığa zararlarının görüldüğünü ancak bunun önlenmesiyle dip balık çeşitlerinin ve sayısının artmaya başladığını kaydetti.
Lüfer popülasyonunda da bolluk yaşandığına işaret eden Karayel, bu konuda değişiklik yapılması için partilerin bir araya gelip çalışmasına engel olmadığını ifade etti.
Karayel, balıkçılık ruhsatlarına ilişkin de "2002'den bu yana yeni ruhsat verilmedi. 534 milyon lira harcanarak filo içerisinden 1264 balıkçı teknesinin ve ruhsatlarının avcılıktan çıkarılmış olması da su ürünlerimizin gelişmesi anlamında son derece önemli." diye konuştu.
İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra HDP "İşçilerin sendika hakları"na dair önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisini, Genel Kurul gündemine taşıdı.
HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü, Meclisin, salgın döneminde işçilerin haklarının korunması için gereken tedbirleri alması gerektiğini belirterek, herkesi göreve çağırdı.
Pekgözegü, işverenlerin, işçileri sendikasızlaştırmak veya kıdem ve ihbar tazminatlarını vermemek için "işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile işten çıkartılmış olduğunu gösteren" Kod 29'u kullandığını ve bu şekilde işten attığını söyledi.
AK Parti Ankara Milletvekili Orhan Yegin, işçi ve işveren arasındaki haksız fesih işlemlerinde soruşturma açılabildiğini ve hukuk yolunun herkese açık olduğunu vurguladı.
"Kod 29"un alt başlıklarında daha detaylı tanımlanmasına ihtiyaç olup olmadığının belirlenebileceğini bildiren Yegin, "Eğer bir yönetmelik, bir uygulamayla dönüştürme şansı varsa, çok da kanun süreçleri uzatmadan belki o yola bakmak daha hızlı, doğru bir çözüme götürecektir bizi." değerlendirmesinde bulundu.
HDP'nin grup önerisi ile CHP'nin "Konut satış vaatleri"ne dair önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, yerinden söz alarak eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in kayınvalidesine ileri yaşta olması nedeniyle Kovid-19 aşısı yapılırken, Gökçek'e de yapıldığını belirterek, şartları uyan her vatandaşın bu uygulamadan yararlanamadığını savundu.
Genel Kurulda, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
İYİ Parti Mersin Milletvekili Zeki Hakan Sıdalı, "Mersin'in tarım sorunları" hakkındaki gündem dışı konuşmasında, Mersinli çiftçilerin toplam borcunun 300 milyon lirayı aştığını söyledi.
Salgın döneminde en çok rağbet gören sektör gıda olmasına rağmen, yerli çiftçinin mutsuz olduğunu savunan Sıdalı, ülkede üretim ekonomisinin desteklenmesi, çiftçinin işlerinin kolaylaştırılması ve borçlarının ötelenmesi gerektiğini belirtti.
Geçen yıl mayıs ve eylül aylarında yaşanan iklimsel değişikliğin, Mersin'de bazı tarımsal ürünlerde önemli zararlara yol açtığını anlatan Sıdalı, 2021 yılı öncesi sıcak hava nedeniyle oluşan tarımsal zararların nasıl karşılanacağını sordu.
AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık, "Elazığ depreminin yıldönümü" hakkındaki gündem dışı konuşmasında, hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.
Depremin ilk anlarından itibaren en çok hissedilen yerlerde kendisinin ve bakanların yer aldığını anlatan Çalık, deprem nedeniyle oluşan zararlara ilişkin birçok tedbirin hayata geçirildiğini kaydetti.
Çalık, kalıcı konut, köy evi ve ahırların inşa sürecinin devam ettiğini belirterek, "2 bin konutu bir yıldan önce tamamladık. Allah izin verirse 4 bin konutu da bu yıl içerisinde tamamlayıp hemşehrilerimize teslim edeceğiz inşallah." şeklinde konuştu.
Deprem sonrası deprem vergilerine ilişkin kara propaganda yapıldığını hatırlatan Çalık, sadece Malatya'da deprem konutlarının ihale bedelinin 2 milyar lira olduğunu, deprem vergilerinin çok daha fazlasının deprem bölgelerine harcandığını vurguladı.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, "Malatya'nın sorunları" hakkındaki konuşmasında, Elazığ depreminin Malatya'nın tamamına yakınını etkilediğini ve bugün ildeki birçok bina ve ahırın hasarlı durumda olduğunu söyledi.
TOKİ'nin birçok noktaya konut yapmaktan imtina ettiğini ileri süren Ağbaba, bugüne kadar teslim edilen konut sayısının 517 olduğunu, ihale edilen konutların sadece yüzde 10'unun teslim edilebildiğini iddia etti.
Ağbaba, Malatya'daki bazı yolların fotoğraflarını göstererek, birçok ilçe açısından önemli ulaşım yollarının tamamlanmadığını ve 2021 yılına yakışmadığını savundu.
HES'lere ilişkin değerlendirmede bulunan Ağbaba, "AK Parti sadece ceplerimizdeki paraya göz dikmedi, yolsuzluklarla ün yapmadı bir de doğamızı katletti." dedi.
Malatya'daki taş ocaklarını eleştiren Ağbaba, "Malatya'nın köylerindeki taş ocaklarına ruhsat verenlere ve bunlara ses çıkarmayanlara Allah vicdan versin." ifadesini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Ağbaba'nın sözlerine cevaben, "Kamuoyunda gündemi işgal eden belediyelerinizle ilgili tutuklananlar, soruşturma geçirenler, organize suç haline gelen belediyeleriniz var. O yolsuzlukları önce bir halledin siz. Ondan sonra bunlarla alakalı konuşma hakkına sahip olursunuz." diye konuştu.
Ağbaba'nın taş ocaklarına ilişkin eleştirileri üzerine de Muş, Ağbaba'nın, kullandığı elektriğin kaynağını seçebilme hakkına sahip olduğunu, bu hassasiyete sahip olduğunu düşünenlerin yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektriği tüketebileceğini söyledi.
AK Parti'li Çalık da Malatya'ya toplamda 23,5 milyarlık yatırım yaptıklarını, ildeki 36 kilometrelik yolu 432 kilometreye çıkardıklarını kaydetti.
Bütün ilçe ve il bağlantı yollarını yaptıklarını anlatan Çalık, Arapgir-Malatya yolunun son ilçe olarak proje çalışmalarının başlayacağını bildirdi.
Çalık, tamamlanan konutların fotoğraflarını göstererek, 2 bin konutun tamamlandığını, altyapı çalışmalarının bitirilmesiyle teslim edileceğini belirtti.
CHP'li Ağbaba, yeniden söz alarak, mazotunu kendisi koyarak kendi aracıyla köyleri gezdiğini ifade ederek, "Veli Ağbaba, valinin, kaymakamın, bakanların aracına binip yol yapmıyor, helikopterle gitmiyor, ayakkabısını, çarığını giyiyor, gece gündüz köy geziyor." sözlerini sarf etti.
Ağbaba, AK Parti'li Muş'un, CHP'li belediyelere yönelik sözlerine de "Biz yolsuzluk yapanı partiden atıyoruz. Siz ne yapıyorsunuz? Büyükelçi yapıyorsunuz." ifadesini kullandı.
Ağbaba, AK Parti'li eski Ankara, Bursa, İstanbul, Balıkesir belediye başkanlarının neden görevden alındığını sordu.
AK Parti Grup Başkanvekili Muş da "Görevden aldıkları da almadıkları da var. Bir Çankaya Belediye Başkanı vardı, bir kaydı yansımıştı, 'Yamyamları doyuramıyorum.' dedi adam ve CHP adamı paketledi. Bir daha adamı belediye başkanı adayı göstermediler. Bahsettiği iddialarla ilgili yargılamalar yapıldı, gereken kararlar verildi." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla dün 2 bin 140 engellinin kamuya atamasının yapıldığını belirterek, ataması yapılanlara başarılar diledi. Dervişoğlu, 2 bin 140 atamanın beklentilerin oldukça altında kalacağını ve ihtiyaca cevap vermeyeceğini söyledi.
AK Parti il başkanlarının kendilerini zaman zaman vali yerine koyan davranışlar sergilemeye başladığını savunan Dervişoğlu, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte devlet işleyişi bozulmuş, her alanda baskıcı tek parti devleti hakimiyeti tesis edilmiştir." diye konuştu.
Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Üzücü olanı bazı valilerin de AK Parti il başkanı gibi davranmaya başlamış olmalarıdır. Tekirdağ'da kapı kapı dolaşıp karne dağıtan AK Parti Tekirdağ İl Başkanı bunun son örneğidir. Öğrencilerin kişisel verileri üçüncü kişilere verilmiş, karneler okul idaresinin bilgisi dahilinde basılmış ve bir siyasi partinin il başkanına teslim edilmiştir. Üstelik karne dağıtımıyla ilgili video, okulun resmi işlemlerinin yapıldığı haberleşme grubunda okul müdürü tarafından paylaşılarak ilgili siyasi partinin yararına faaliyette bulunulmuştur. Tüm bunlar ise olağan karşılanmış, hükümetten herhangi bir tepki gelmemiştir."
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK), 2019 yılına ilişkin "İl Bazında Gayrisafi Yurt İçi Hasıla" verilerini açıkladığını belirterek, son sıralarda Siirt, Diyarbakır, Batman, Mardin, Şırnak, Gaziantep, Hakkari, Bitlis, Muş, Ağrı, Şanlıurfa, Van ve Bingöl'ün yer aldığını kaydetti.
Verilere ilişkin haritayı milletvekillerine gösteren Oluç, "Bu harita aslında Cumhuriyet dönemi boyunca değişmemiş olan harita. Yani ülkenin bir kısmındaki Gayri Safi Yurt İçi Hasılası, değerleri, payları ülkenin en düşüğü. Yani bölgesel eşitsizlik her konuda net biçimde ortaya çıkıyor." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise Soma'da maden işçilerinin tazminatlarını almaya başladığını ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın söz verdiği Uyar Madencilik işçilerinin, mağduriyetlerinin devam ettiğini ileri sürdü.
Soma esnafının da mağduriyetlerinin bulunduğunu dile getiren Özel, madencileri taşıyan servis şoförlerinin çok sayıda alacağının olduğunu ancak sıranın bir türlü onlara gelmediğini belirtti. Özel, "Şirketlerin alışveriş yaptığı, borçlandığı, faciadan sonra borçlarını ödemedikleri Soma esnafı da sesinin duyulmasını istiyor." dedi.
Meclise bağlı olan Milli Sarayların Cumhurbaşkanlığına bağlanmasıyla pek çok mağduriyetin ortaya çıktığını savunan Özel, 4B'li personelin yaşadığı sorunları anlattı.
Nadir ve çok nadir görülen hastalıklarının ilaçlarının "yetim ilaç" olarak adlandırıldığını belirten Özel, "Türkiye'de bir yetim ilaç politikası yok. Yetim ilaç politikası olmadığı için SMA hastaları mağdur. Buna Meclisin bir çözüm bulması lazım." diye konuştu.
Özel, nadir hastalıklara ilişkin kurulan araştırma komisyonunun hazırladığı raporunun hala Mecliste görüşülmediğine de dikkati çekti.
İYİ Parti "Denizlerimizdeki avlanma ve balık türleri" önergesinin bugün görüşülmesini, TBMM Genel Kuruluna grup önerisi olarak getirdi.
İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, avcılık yoluyla elde edilen su ürünleri miktarının azaldığını, bu durumun balık çeşitliliği ve fiyatlarına da yansıdığını, hamsinin kilogramının 30-35 lirayı bulduğunu söyledi.
Türkiye'nin hamsi avcılığına ilişkin yasaklarının Gürcistan'da uygulanmadığına işaret eden Yaşar, aynı denizi paylaşan ülkeler oldukları düşünüldüğünde yasağın tartışılması gerektiğini savundu.
Balıkçıların banka borçlarının ertelenmesini istediğini aktaran Yaşar, Samsun'da limanda balıkçılarla çektirdiği fotoğrafı göstererek, yaşadıkları ekonomik zorlukları anlattı ve onlara yönelik desteklerin hayata geçirilmesini istedi.
CHP Giresun Milletvekili Necati Tığlı, mevzuata göre hamsinin avlanma boyunun 9 santimetre olması gerektiğini ancak tezgahtaki balıkların bundan çok küçük olduğunu belirtti.
Çözümün, yerinde denetim yapılması, avlanma tarihinin değiştirilmesi ve ceza verilmesiyle mümkün olduğunu dile getiren Tığlı, hamsi avcılığını yasaklamanın çözüm getirmeyeceğini savundu.
Tığlı, bilimsel kaynaklarda lüferin üreme boyunun 26,5 santimetre olarak belirlendiğini ancak Tarım ve Orman Bakanlığı tebliğlerinde bu ölçünün 18 santimetre olarak belirlendiğini dile getirerek, bunun düzeltilmesini istedi.
Türkiye'nin, denizlerde bilinçli ve kontrollü balık avcılığı yapılmaması ve tebliğleri her yıl yenilememesi halinde balık yeme ihtimalinin bulunmadığını belirten Tığlı, "İklim değişikliği dikkate alınarak av sezonunun başlaması 1 Eylül'den 1 Ekim'e ötelenmediği sürece balık yeme ihtimalimiz yoktur." diye konuştu.
AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Emrah Karayel'in önerge üzerinde partisi adına söz alması üzerine, TBMM Başkanvekili Haydar Akar, esprili şekilde "Kayseri'de balık çıkmaya mı başladı?" sorusunu yöneltti.
Karayel de su ürünlerine ilişkin kanun teklifinde imzası bulunduğunu belirtti.
Kaçak avcılık yapan 207 tekneye el konulduğunu anlatan Karayel, özellikle trol avcılığının balıkçılığa zararlarının görüldüğünü ancak bunun önlenmesiyle dip balık çeşitlerinin ve sayısının artmaya başladığını kaydetti.
Lüfer popülasyonunda da bolluk yaşandığına işaret eden Karayel, bu konuda değişiklik yapılması için partilerin bir araya gelip çalışmasına engel olmadığını ifade etti.
Karayel, balıkçılık ruhsatlarına ilişkin de "2002'den bu yana yeni ruhsat verilmedi. 534 milyon lira harcanarak filo içerisinden 1264 balıkçı teknesinin ve ruhsatlarının avcılıktan çıkarılmış olması da su ürünlerimizin gelişmesi anlamında son derece önemli." diye konuştu.
İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra HDP "İşçilerin sendika hakları"na dair önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisini, Genel Kurul gündemine taşıdı.
HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü, Meclisin, salgın döneminde işçilerin haklarının korunması için gereken tedbirleri alması gerektiğini belirterek, herkesi göreve çağırdı.
Pekgözegü, işverenlerin, işçileri sendikasızlaştırmak veya kıdem ve ihbar tazminatlarını vermemek için "işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile işten çıkartılmış olduğunu gösteren" Kod 29'u kullandığını ve bu şekilde işten attığını söyledi.
AK Parti Ankara Milletvekili Orhan Yegin, işçi ve işveren arasındaki haksız fesih işlemlerinde soruşturma açılabildiğini ve hukuk yolunun herkese açık olduğunu vurguladı.
"Kod 29"un alt başlıklarında daha detaylı tanımlanmasına ihtiyaç olup olmadığının belirlenebileceğini bildiren Yegin, "Eğer bir yönetmelik, bir uygulamayla dönüştürme şansı varsa, çok da kanun süreçleri uzatmadan belki o yola bakmak daha hızlı, doğru bir çözüme götürecektir bizi." değerlendirmesinde bulundu.
HDP'nin grup önerisi ile CHP'nin "Konut satış vaatleri"ne dair önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, yerinden söz alarak eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in kayınvalidesine ileri yaşta olması nedeniyle Kovid-19 aşısı yapılırken, Gökçek'e de yapıldığını belirterek, şartları uyan her vatandaşın bu uygulamadan yararlanamadığını savundu.
Genel Kurulda, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
