2012-01-16 - 15:25
BDP Muş Milletvekili, TBMM İdare Amiri Sırrı Sakık, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Adana Havalimanı'nda kendisine mermi verildiği iddialarıyla ilgili ''Eğer kamera kayıtları bir bütün olarak incelenirse ve benim söylediklerim ortaya çıkmazsa kamuoyundan özür dileyerek milletvekilliğinden istifa etmeye hazırım'' dedi.
BDP Muş Milletvekili, TBMM İdare Amiri Sırrı Sakık, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Adana Havalimanı'nda kendisine mermi verildiği iddialarıyla ilgili ''Eğer kamera kayıtları bir bütün olarak incelenirse ve benim söylediklerim ortaya çıkmazsa kamuoyundan özür dileyerek milletvekilliğinden istifa etmeye hazırım'' dedi.
Sakık, ''Ankara Esenboğa Havalimanı'nda boş teslim ettiği silahının, Adana Havalimanı'nda mermi ile birlikte verildiği'' iddialarıyla ilgili İçişleri Bakanlığının bir açıklama yaptığını anımsattı.
Bazı medya kuruluşlarının, oraya daha müfettişler gitmeden İçişleri Bakanlığının sunduğu resimlerden yola çıkarak kendisini ''yalancılıkla suçladığını'' ifade eden Sakık, ''Eğer kamera kayıtları bir bütün olarak incelenirse ve benim söylediklerim ortaya çıkmazsa kamuoyundan özür dileyerek milletvekilliğinden istifa etmeye hazırım'' diye konuştu.
Bakanlığın yayınladığı görüntüleri basın mensuplarına gösteren Sakık, ''VIP salonunda otururken poşeti getirdiler, silahı çıkardılar ve mermiyi de bana ikram ettiler ama o görüntüler yok'' dedi.
Sakık, ''İçişleri Bakanı'nın sözleri, medyanın yaptığı haberler, bana gelen kurşundan, tehdit mektubundan daha ağırdır'' ifadesini kullandı.
BDP Muş Milletvekili, TBMM İdare Amiri Sırrı Sakık, sözlerinde şunları kaydetti:
" Bundan birkaç gün önce Genel Kurul'da bir konuyu gündeme getirirken İçişleri Bakanı'nın kurşundan daha ağır olan sözlerinden yola çıkarak; 9 Aralık günü saat 19: 00 sularında Adana Hava Limanı'na gitmek üzere Ankara Hava Limanı'ndan hareket ettik. Burada çalışma arkadaşım silahımı güvenlik güçlerine teslim etti.
Bize verilen tutanakta içinde hiçbir merminin olmadığına dair bir tutanak vardı. Ben Adana Hava Limanı'na indiğimde kapıda bir grup polisin beklediğini farkettim ve içeri girdiğimde kimsenin benim dışında VİP yolcusu olmadığını gördüm.
VİP bölümüne geçtikten sonra görevli olan şube müdürü ile oturup sohbet ettik. Biz sohbet ederken bir polis memuru elinde bir poşetle içeriye gelip hem silahımızı bıraktı hem de yanında bir mermiyi bıraktı. Bende döndüm görevli şube müdürü ve polis memuruna şunu sordum... dedim ki " ben silahımı elimdeki tutanakta bunu gösteriyor, size mermisiz teslim ettim. Bu mermi ne anlama geliyor?" dedim. Onlar ise bir bilgilerinin olmadığını ifade ettiler.
Ben de olaydan sonra dönüp Ankara'ya geldiğimde, iki gün sonra durumu İçişleri Bakanı'na illettim. Yani bu konuyu ne medya ile ne kamuoyu ile paylaşmak gibi bir sorunum olmadı. Böyle bir şey de düşünmedim. Ama İçişleri Bakanı ile yaptığım görüşmede ve iki gün sonra Plan Bütçe Komisyonu'nda Emniyet Genel Müdürü ile karşılaşmamda, bana böyle bir olayın olmadığını söylediler. Araştırıyoruz dediler.
Ben bir ay bekledim ve bu bir ay içerisinde herhangi bir gelişme olmadı ve ben bunu Genel Kurul'da sordum. İçişleri Bakanı'nın verdiği cevap ise benim için kurşundan daha ağır oldu. Ayrıca aynı gün bana bir mektup gelmişti. Ben İçişleri Bakanı'nın sözleri ve o mektubu yan yana koyduğumuzda da bunun bir örgüt işi olduğunu anladık."
Yanında oturan polis şefinin de ''evet masasına bir mermi koyuldu ve ben de bunu gördüm'' demesini beklediğini dile getiren Sırrı Sakık, ''İçişleri Bakanı'na bunu da izah ettim ama devlet bir bütün olarak bir operasyon içerisindeyse polis şefinin de yapabileceği başka bir şey yoktur'' diye konuştu.
Kendisine verilen merminin geçmişte ''kirli işlerde kullanılan bir mermi türü'' olduğunu iddia eden Sakık, TBMM Genel Kuruluna getirdiği merminin tutanakla Emniyet Genel Müdürlüğüne teslim etmek istediğini ancak kimsenin gelmediğini ileri sürdü.
Geçmişte infaz kararlarından önce bu mermilerin adrese postalandığını, gelinen bu noktada ise ''masanın üzerine koyulduğunu'' öne süren Sakık, ''Farkı bir durum olsa bir ay niye bekleyeyim- Kamuoyuna yansımasın diye sadece İçişleri Bakanıyla bunu paylaştım. Yine bunu Parlamentoya getirmeyecektim ama İçişleri Bakanı'nın bu dili, üslubunu görünce artık mermilerin, tehditlerin nereden geldiğinin adresi açık ve nettir'' dedi.
''Olayı yapanlarla soruşturanlar birse failler bulunmaz. Bu yapılan örgütlüdür ve sorumlusu İçişleri Bakanı'dır'' iddiasında bulunan Sakık, ''Danıştay saldırısında olduğu gibi kamera kayıtlarının bir kısmını silerlerse söylenecek bir söz de yoktur'' diye konuştu. (15:25)
