2005-09-20 - 12:05
TBMM BAŞKANI ARINÇ: "BM ÇATISI ALTINDA YAŞAMA GEÇİRİLEN "MEDENİYETLER İTTİFAKI" PROJESİ, BİR UMUT IŞIĞI OLMUŞTUR"
Litvanya Parlamentosu'nun Genel Kurul Toplantısında konuşan Arınç, "İspanya ile Türkiye'nin eş başkanlığında oluşacak "Akil Adamlar Grubu" insanlığın barış, uzlaşı ve hoşgörü yolunda yürüyebilmesi için eylem planı hazırlayacaklardır. Bu hayati projede sorumluluk üstlenmekten ötürü gurur duymaktayız" dedi.
Litvanya Parlamento (Seimas) Başkanı Arturas Paulauskas'ın resmi konuğu olarak Litvanya'da bulunan TBMM Başkanı Bülent Arınç, Litvanya Parlamentosu Genel Kurulunda bir konuşma yaptı.

Arınç, "bugün her zamankinden daha çok hoşgörü, anlayış ve yapıcı diyaloğa ihtiyaç duymaktayız. Bu müşterek beklentimiz için Birleşmiş Milletler çatısı altında yaşama geçirilen "Medeniyetler İttifakı" projesi bir umut ışığı olmuştur. İspanya ile Türkiye'nin eş başkanlığında oluşacak "Akil Adamlar Grubu" insanlığın barış, uzlaşı ve hoşgörü yolunda yürüyebilmesi için eylem planı hazırlayacaklardır. Bu hayati projede sorumluluk üstlenmekten ötürü gurur duymaktayız" dedi.

Litvanya'nın, tarihi koşulların kesintiye uğrattığı özgürlük mücadelesinin Türkiye tarafından daima desteklendiğini ifade eden Arınç, sözlerine şöyle devam etti:

"Biz, güzel vatanınızın İkinci Dünya Savaşı sonunda işgalini hiçbir zaman tanımadık. Litvanya halkının yaşadığı sıkıntıları, acıları, yüreklerimizde hissettik. Sonra da 1990'da bağımsızlığınızı yeniden kazanmanızın büyük mutluluğunu paylaştık.

Bugün dost ve kardeş Litvan halkının eriştiği demokrasi, özgürlük ve refah düzeyini takdirle izliyoruz. Avrupa ailesinde hak ettiğiniz yeri almanızı; NATO ve Avrupa Birliğine üyeliğinizi her zaman fiilen ve manen desteklemiş olmaktan kıvanç duyuyoruz.

Litvanya'nın bölge ve dünya barışına, terörle uluslar arası mücadeleye, ortak değerlerimizin Avrasya coğrafyasına yayılmasına önemli katkılar sağlayacağı şüphesizdir."

Arınç, Türkiye'nin Cumhuriyetin kurucusu ulusal önder Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği hedef doğrultusunda, çağdaş uygarlıklar safında saygın yerini aldığını belirterek, şöyle devam etti:

"Bu ulusal hedefimizin son basamağı olan, kırk yılı aşkın süren Avrupa Birliği üyelik sürecimiz, 3 Ekim 2005'de katılım müzakerelerinin başlamasıyla yeni bir aşamaya girecektir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi özellikle son dönemde gerçekleştirdiği çok yönlü büyük reform çabalarıyla, üyelik müzakerelerinin başlatılması için gerekli tüm koşulları eksiksiz yerine getirmiştir.

Avrupa Birliği de bu gerçeği 17 Aralık kararı ile tescil etmiştir. Artık sorumluluklarını yerine getirme sırası Avrupa Birliği'ndedir. Eksiksiz yerine getirdiğimiz Kopenhag kriterleri dışındaki ek bazı siyasi taleplerin gündeme getirilmeye çalışılmasının hiçbir şekilde kabulü mümkün değildir.

Biz, birçok Avrupa Birliği üyesi ülke gibi Birliğin gelişerek güçleneceğine inanıyor ve bunu savunuyoruz.

Türkiye'nin üyeliği Avrupa Birliği'ne siyasi, ekonomik, kültürel, sosyal, savunma ve güvenlik alanlarında güç katacaktır. Avrupa Birliği'nin mozaiğine zenginlik kazandıracaktır.

Bu düşüncelerimizi paylaştığını bildiğimiz, bizi AB üyelik sürecinde daima destekleyen Litvanya'ya bu vesileyle bir kez daha teşekkür ederim."


Türkiye'nin NATO'nun güçlü ve etkin bir üyesi olarak Avrupa'nın güvenlik, istikrar ve refahına 50 yılı aşkın süredir büyük katkılarda bulunduğunu, bu katkılarının güçlenerek devam etmekte olduğunu ifade eden Arınç, "ülkem, Litvanya'nın NATO üyeliğinin gerçekleşmesi için özel çaba harcamış, destek vermiştir" dedi.

Türkiye'nin 2006 Nisan ayında, dört aylık bir süre için NATO adına Baltık Hava Polisliği görevini üstleneceğini hatırlatan TBMM Başkanı Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ülkelerimiz arasında ittifak dayanışması bu vesileyle güç kazanacaktır. Litvanya'da bu süre içerisinde bulunacak Türk Silahlı Kuvvetler mensuplarının dostluk bağlarımızın askeri boyutunu güçlendireceğine inanıyorum.

Her alanda olumlu seyreden ikili ilişkilerimiz, uluslararası alanda da Avrupa kurumları, NATO ve Birleşmiş Milletler sisteminde ortak çıkarlarımız doğrultusunda işbirliği ve dayanışma içerisinde gelişecektir.

İki dost ve müttefik olarak; transatlantik ilişkilerimizin gelişmesini, demokrasi ve insan haklarının, eşitlikçi, adil bir şekilde yaygınlaşması için ortak çalışmalar yapmamız gerektiğini düşünmekteyim.

Türkiye ve Litvanya'nın bu alanlarda başarılı işbirliği ve dayanışma sergilemeleri gerektiği arzumuzun, siz dostlarımızca da paylaşıldığına inanıyorum."

Konuşmasının sonunda uluslar arası terörizm konusuna değinen Arınç, şunları kaydetti:

"Günümüzde terörizm uluslararası boyutta giderek tırmanmakta, demokratik sistemlerimize, insanlığın barış, uzlaşı, refah arayışına yönelik tehditlerini artırmaktadır.

Şiddetin, terörün, fanatizmin hiçbir din veya kültürün özünde yer alamayacağını savunuyoruz. Ne yazık ki radikal ve marjinal bazı gruplar dini öne sürerek acımasız terör eylemlerini sürdürmektedir.

Hepimizin lanetlediği bu insanlık dışı eylemler, özünde barış, uzlaşı ve hoşgörüyü koruyan İslam dinine ve İslam dünyasına karşı belirli çevrelerin yanlış değerlendirmeler yapmalarına neden olmaktadır.

Gelecek nesillere barış, refah ve istikrar dolu mutlu bir dünya bırakabilmenin tek yolu; radikal grupların haince yaratmaya çabaladığı önyargılara, düşmanlıklara , kutuplaşmalara karşı, yapıcı ve samimi bir uzlaşı diyaloğu oluşturabilmektir.

Bugün her zamankinden daha çok hoşgörü, anlayış ve yapıcı diyaloğa ihtiyaç duymaktayız. Bu müşterek beklentimiz için Birleşmiş Milletler çatısı altında yaşama geçirilen "Medeniyetler İttifakı" projesi bir umut ışığı olmuştur. İspanya ile Türkiye'nin eşbaşkanlığında oluşacak "Akil Adamlar Grubu" insanlığın barış, uzlaşı ve hoşgörü yolunda yürüyebilmesi için eylem planı hazırlayacaklardır. Bu hayati projede sorumluluk üstlenmekten ötürü gurur duymaktayız.

Türkiye laik, demokratik, liberal ekonomik sistemi ve Batı dünyasıyla paylaştığı ortak değerler ve idealler yanında aynı zamanda halkı Müslüman olan bir ülkedir. Avrupa Birliği üyeliğimizle, tüm insanlığın barış ve refah dolu geleceğine en yapıcı katkıda bulunabilecek istisna bir ülke olacağımıza inanıyoruz.

Tarihinden gelen farklı kültürlerle bir arada uyum ve hoşgörü içerisinde yaşama geleneğiyle Litvanya'nın bu görüşlerimizi paylaştığını biliyorum.

Türk ve Litvanya halklarının karşılıklı dostluk duygularının daima sarsılmadan süreceğine, ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin gelişerek güçleneceğine inancımı teyid ederek, hepinizi saygılarımla selamlıyorum."