TBMM Başkanvekili Bozdağ, milletvekillerine gündem dışı söz vermeden önce Saadet Partisi milletvekilleri komisyon sıralarına oturarak, gruplarına Genel Kurul salonunda yer verilmemesini protesto etti.
Saadet Partisi milletvekilleri, gruplarına Genel Kurul salonunda yer verilene kadar Meclis'in çalışmalarına ara vermesini istedi.
Saadet Partisi ve AK Parti milletvekilleri arasında TBMM Genel Kurul salonundaki oturma düzeni konusunda tartışma yaşandı.
Saadet Partisi Grup Başkanı Selçuk Özdağ, 6 Temmuz'da Saadet Partisi Grubunun kurulduğunu hatırlatarak, diğer parti gruplarının hangi hakkı varsa partisine de bu hakların verilmesi gerektiğini söyledi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un 1 Ekim'e kadar Saadet Partisinin Genel Kuruldaki yerinin belli olacağını söylediğini hatırlatan Özdağ, Meclisin çalışmalarına başladığı 1 Ekim günü; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve yabancı misyon şeflerinin olduğu, terör saldırısının yaşandığı bir günde bu konuyu gündeme getirmek istemediklerini anlattı.
Salı gününe kadar Meclis'in tatil edilmesi taleplerini yineleyen Özdağ, usul tartışması açılmasını istedi.
TBMM Başkanvekili Bozdağ, yeni bir siyasi parti grubu kurulması nedeniyle Genel Kurul oturma düzeninde bir değişiklik yapılması ihtiyacının hasıl olduğunu, Saadet Partisi Grubuna düşen Başkanlık Divanı üyeliği için 3 Ekim'de seçim yapıldığını, bugün Başkanlık Divanı toplantısında oturma düzeni konusunda bir komisyon kurulduğunu ifade etti.
Komisyonun bir karar alarak Başkanlık Divanına ileteceğini belirten Bozdağ, komisyon sıralarında oturan Saadet Partisi milletvekillerinden, milletvekili sıralarına geçmelerini istedi.
Bozdağ, İçtüzüğün kendisine grupların oturma düzenini değiştirme hakkı vermediğinin altını çizdi.
Bozdağ, Saadet Partisinin talebi üzerine usul tartışması açtı.
Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, TBMM Başkanvekili Bozdağ'dan bu konuya bugün için geçici bir çözüm bulmasını ya da Meclis'in çalışmalarına ara vermesini istedi.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, "Burada adaleti sağlayamıyorsak bu Meclisin bir ayıbıdır. İçtüzük çalışması yapacakmışız, demokratik bir içtüzük getirecekmişiz; daha bu İçtüzüğe göre burada grup kuran bir partiye yer veremiyoruz. Bu nasıl olacak?" ifadesini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, Saadet Partisi milletvekillerinin oturma düzeni konusundaki taleplerinin haklı bir talep olduğunu ancak komisyon sıralarına oturmanın doğru bir yaklaşım olmadığını ifade etti.
Bu işin çözümü için bugün bir komisyon kurulduğunu hatırlatan Usta, "Burada bu tartışmanın yapılmasının ve sizin komisyon sıralarında oturmanızın Meclisin çalışmalarını engellediğinin farkındayız. Vatandaşımız bize Mecliste milletvekillerimiz çalışsın diye oy verdi. Biz bu sorumluluğumuzu ihmal edemeyiz." diye konuştu.
Usta, bir yer tartışması yüzünden Meclisin çalışmalarına ara vermesinin doğru olmayacağını ifade etti.
TBMM Başkanvekili Bozdağ da konuşmaların ardından komisyonun kararının bekleneceğini belirterek, grup başkanvekillerini istişareye davet etti.
Bozdağ, verdiği aranın ardından üç milletvekiline gündem dışı söz vererek Genel Kurul çalışmalarına devam etti.
TBMM Genel Kurul salonundaki oturma düzeninin belirlenmesinin de görüşüldüğü Başkanlık Divanının bugünkü toplantısında, bu konuya çözüm bulmak üzere tüm parti gruplarından idare amirlerinin yer alacağı geçici bir komisyon kurulması kararlaştırılmıştı.
TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Saadet Partisi milletvekilleri, grupları için Genel Kurul Salonunda yer tahsisi yapılmadığı gerekçesiyle bugün de komisyon sıralarına oturdu. Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, komisyon sırasından yaptığı konuşmada, "Bize emanet edilen bir sorumluluk var. Bu sorumluluğun gereği olarak da biz hakkımızı korumak zorundayız." dedi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Dursun Müsavat Dervişoğlu, konfeksiyon başta olmak üzere bazı meslek kollarının tamamen sığınmacıların tekeline geçtiğini öne sürdü.
Türk vatandaşlarının bazı iş kollarının dışında kalma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıldığını savunan Dervişoğlu, "Bu demografik krizi Türkiye'nin başına bela eden, kitlesel göçü engellemekle mükellefken onu teşvik eden iktidar sahipleridir. Tüm sığınmacı ve kaçakların artık vatanlarına gönderilme vakti gelmiştir." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, "1 Ekim'de Ankara'da gerçekleştirilen terör saldırısının faillerinin Suriye'den geldiği, bundan sonra Irak ve Suriye'de terör örgütü PKK/YPG'ye ait bütün altyapı, üstyapı ve enerji tesislerinin meşru hedef olduğu" yönündeki açıklamasının son derece haklı olduğunu ifade etti.
Uluslararası hukukun sınırların dışından terör saldırısı gerçekleşmesi halinde terör odaklarına yönelik her türlü operasyonu, takibi meşru ve hukuka uygun kabul ettiğini dile getiren Bülbül, "Bu çerçevede, atılacak her türlü adımı meşru, haklı ve lüzumlu gördüğümüzü ifade etmek istiyoruz." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in zorunluluk olmadığını açıklamasına rağmen, önlük uygulaması için öğretmenlerin beden ölçülerinin alınmaya devam edildiğini öne sürdü.
Önlüğün ya da herhangi bir üniformanın nitelikli eğitim için olmadığını söyleyen Beştaş, "Öğretmenler tek tip önlük uygulamasını kabul etmiyor. Öğretmenleri tek tip yapamazsınız ve kalıplara sığdırmaya çalışmayın." ifadelerini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Dünya Öğretmenler Günü'nü kutlayarak, öğretmenlerin yoksulluk sınırının altında çalıştığını savundu.
Dokuz Eylül Üniversitesinde yemeklere zam yapıldığını, öğrencilerin de masaya çatal bıçak vurarak bunu protesto ettiğini anlatan Başarır, "Şimdi bunu protesto ettikleri için yaka paça gözaltına alındılar. Neden? Hem yemek vermeyeceksin hem burs vermeyeceksin hem de bunu konuşturtmayacaksın. Bu olacak bir şey mi?" diye konuştu.
Başarır, öğrencilerin bir an önce serbest bırakılması gerektiğini söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta da Dünya Öğretmenler Günü'nü kutladı.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat'taki depremlerin ardından bölgenin ihtiyaçlarının, sorunlarının tespitiyle ilgili çalışmalar yapıldığını belirten Usta, sorunların çözümü için büyük çaba içerisinde olduklarını vurguladı.
Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencilerinin gözaltına alınmasını yanlış bulduğunu belirten Usta, "Masaya çatalla ve bıçakla vuran öğrencilerin gözaltına alınmasının yanlış olduğunu özellikle ifade ediyorum. Öğrenci temsilcileri davet edilerek diyalogla çözüm için bir çaba sarf edilseydi eminim ki çok daha barışçıl yöntemle her iki tarafın rızasıyla, memnuniyetiyle sorun çözülebilirdi. Böyle bir durumu tasvip etmemiz elbette ki bizim için de mümkün değil." değerlendirmesinde bulundu.
Partisinin 100 bin konutluk TOKİ projesi ile ilgili grup önerisi üzerinde bir konuşma yapan Saadet Partisi Grup Başkanı Selçuk Özdağ, 29 il başkanıyla görüştüğünü, buralarda konutların yapılmadığı bilgisine ulaştığını söyledi.
TOKİ konutlarının akıbetini takip ettiklerini dile getiren Özdağ, "Yapacaksınız bunları. Ya söz vermeyeceksiniz ya yapacaksınız, vatandaşlara teslim edeceksiniz. 845 lira demişsiniz, şimdi 8 bin 800 lira olmuş. Bir kısmı yarım kalmış bir kısmı tamamlanmış, bir kısmını tamamlayamamışsınız." dedi.
İYİ Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban, hükümetin barınma sorununu çözemediğini, Cumhuriyet'in 100. yılında vatandaşların beslenme, barınma gibi en temel ihtiyaçları karşılamakta güçlük çektiğini öne sürdü.
TOKİ'nin stratejisinin alt ve orta gelir grubuna yönelik sosyal konutlar sunmak olduğunu belirten Gürban, "Geçtiğimiz dönemlerde TOKİ, dar ve orta gelirli vatandaşlarımıza sosyal konut üretmesi gerekirken lüks konut üretimi yapmıştır. TOKİ kar amacı güden müteahhit firma gibi çalışmamalıdır." diye konuştu.
Yeşil Sol Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, dünya genelinde konut fiyatları en çok artan ilk üç ilin İzmir, İstanbul ve Ankara olduğunu söyledi. Sayyiğit, "AKP iktidarı büyük bir kurnazlık sergileyerek, yüzde 25'lik kira sınırlaması ile güya sorumluluğu üzerinden atmaktadır. Bununla aradan çekilmekte, sorumluluğu ev sahibi ve kiracılara bırakmaktadır. Bu sorun, tüm ülkeye yayılmış, her yurttaşı derinden etkileyen ciddi bir krizdir." ifadelerini kullandı.
CHP Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı, OECD ülkeleri arasında kira ve ev fiyatları artışında Türkiye'nin rekor farkla zirvede olduğunu dile getirdi.
Son beş yılda kiraların ortalama yüzde 891 arttığını kaydeden Halıcı, "2006 yılında ev sahipliği oranı yüzde 61 iken bu oran 2022 yılında yüzde 56'lara kadar düştü. Öyle gözüküyor ki bundan sonraki süreçte de yüzde 50'lerin altına düşecek." dedi.
Türkiye'de ev almanın sadece Türkiye'de yaşayan vatandaşlar için imkansız olduğunu savunan Halıcı, "Bugün Katarlılar, Arabistanlılar, Kuveytliler neredeyse ceplerinde taşıdıkları paralarla ev alabiliyorlar. Peki, bir tek kim ev alamıyor? Türkiye'de doğup büyüyenler yani bu ülkenin çocukları kendi yurtlarında ev alamıyor. Derhal sosyal konut projeleri hayata geçirilmeli, yabancılara toprak ve konut satışı sınırlandırılmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti Adana Milletvekili Ahmet Zenbilci ise TOKİ'nin başta depremzedelerle ilgili yoğun bir çalışma yaptığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başlattığı 100 bin sosyal konut projesi kapsamında 278 projede 93 bin 472 konutun ihalesinin yapıldığını söyleyen Zenbilci, bu konutların inşaatının devam ettiğini kaydetti. Zenbilci, "2 bin 981 konutun ihale süreci devam etmekte olup toplamda 96 bin 453 konutun yapımı hayata geçirilmeye başlanmıştır. 100 bin konuttan 30 bin 92 konutun teslimleri tamamlanmıştır." diye konuştu.
Saadet Partisinin grup önerisinin yanı sıra İYİ Parti'nin "kapatılan hastaneler", Yeşil Sol Partinin "6 Şubat'ta meydana gelen deprem felaketi" ve CHP'nin "yargının sorunları" konularındaki grup önerileri, yapılan müzakere ve oylamaların ardından kabul edilmedi.
Genel Kurul Salonunda gruplarına yer tahsisi yapılmadığı gerekçesiyle komisyon sıralarına oturan Saadet Partisi milletvekilleri, grup önerilerinin tamamlanmasının ardından milletvekili sıralarına geçti.
Öte yandan AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır'ın Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumunda (TKİ) kayıp kömür olduğu yönündeki iddialarına ilişkin Genel Kurulu bilgilendirdi.
Dönmez, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumundan da bilgi aldığını, söz konusu durumun verilerin yanlış yorumlanmasından kaynaklandığını ifade etti.
TKİ'nin, kendi ruhsat sahasındaki tüm kömürleri kendisinin üretmediğine işaret eden Dönmez, "Rödovansçılar ve bazı iştirakleri vasıtasıyla sahada üretilen miktar 128 milyon ton, bu doğru. 88 milyon ton ise TKİ'nin kendi üretiminden doğrudan satışa arz ettiği miktar ile rödovansçıların da ihtiyaca binaen alıp sattığı miktarı verir. Aslında rödovans gelirleri arasında bahse konu 40 milyon ton kömürün rödovans geliri de gösterilmiş durumda. TKİ geçtiğimiz yıl faaliyet raporuna bir dipnot düşerek bunu izah etmeye çalışmış ama Sayıştay raporlarındaki tablonun yanlış yorumlanmasından dolayı böyle bir karışıklığa neden olduğu bilgisi geldi." dedi.
