2010-07-16 - 23:00
TBMM GENEL KURULU...
Ağırlıklı olarak vergi konularında düzenlemeler içeren ve TBMM Genel Kurulunda ''temel yasa'' olarak görüşülen ''Torba Tasarı''nın ikinci bölümünün geneli üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
Ağırlıklı olarak vergi olmak üzere çeşitli
kanunlarda değişiklik öngören ''Torba Tasarı''nın TBMM Genel kurulundaki
görüşmeleri sürüyor.

Temel yasa olarak görüşülen tasarının birinci bölümünde yer alan 9
maddesi daha kabul edildi.

Kabul edilen maddelere göre, Maliye Bakanlığı vergi kanunları
kapsamındaki yeminli mali müşavirlik tasdik işlemlerini elektronik ortamda
gerçekleştirebilecek.

Vergi kanunlarına göre tutulan, saklanma ve ibraz mecburiyeti olan defter
kayıtlarında muhasebe hileleri yapan ve tahrif suçlarını işleyenler hakkındaki
denetim raporları Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilecek.

Yetkili makamların mükellefin kendisine yazıyla yanlış izahat vermiş
olmaları veya bir hükmün uygulanma tarzına ilişkin bir içtihadın değişmiş olması
halinde vergi cezası kesilmeyecek ve gecikme faizi hesaplanmayacak. Bu konudaki
hükümlerin uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların genel tebliğ veya
sirkülerde değişiklik yapmak suretiyle görüş ve kanaatini değiştirmesi durumunda
oluşan yeni görüş ve kanaate ilişkin tebliğ veya sirküler yayımlandığı tarihten
itibaren geçerli olacak. Bu tebliğ ve sirküler geriye dönük olarak
uygulanamayacak.

Mükellefler, Gelir İdaresi Başkanlığından veya bu hususta yetkili kılınan
makamlardan, vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddütlü
gördükleri hususlar hakkında yazıyla izahat isteyebilecek.

Finansman şirketlerince kullandırılacak kredilerle, ekici ve alıcı
arasında düzenlenen tütün alım satımı sözleşmeleri de Damga Vergisi Kanunu
kapsamına alınıyor. Tüketici kredilerinin temini ve geri ödenmesi amacıyla
düzenlenen kağıtlar ile kırsal kalkınma programlarının desteklenmesi kapsamında
yapılan hibe sözleşmelerinden damga vergisi alınmayacak.
Ağırlıklı olarak vergi konusunda düzenlemeler
içeren ve TBMM Genel Kurulunda ''temel yasa'' olarak görüşülen ''Torba
Tasarı''nın ilk bölümü kabul edildi.

Birinci bölümde yer alan ve tasarının ilk 25 maddesini oluşturan
düzenlemelere göre, gelir vergisi dilimleri ve uygulanacak vergi oranları,
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda yeniden düzenlenerek,
ücretlilerin daha geç yüzde 35'lik dilime geçmesi sağlanıyor. Yüzde 27'lik
dilimin üst sınırı 50 bin TL'den 76 bin 200 TL'ye çıkarılacak. Böylece üst gelir
grubunda bulunan ücretlilere 2 bin 100 TL'ye kadar vergi iadesi yapılacak.

İade, tasarının yasalaşıp Resmi Gazete'de yayımını izleyen vergi
döneminde beyan edilerek ödenecek. İade için faiz talebinde bulunulamayacak.

Yatırım fonları dahil, sermaye şirketlerinde, menkul kıymet ve diğer
sermaye piyasası kazançları için banka ve aracı kurumlarca yapılacak vergi
indirimi yüzde 0 (sıfır) olarak yeniden belirleniyor. Böylece daha önce yerli
yatırımcılar için aynı gelirlerde uygulanan yüzde 10 oranı, sıfırlanarak yerli
ile yabancı arasındaki fark kaldırılıyor.

Kazancın yetersiz olması nedeniyle indirilemeyen ve sonraki dönemlere
devreden yatırım indirimi istisnasından yıl sınırlaması olmaksızın yararlanılmaya
devam edilecek. İndirim yapılacak tutar ise ilgili kazancın tutarının yüzde
25'ini aşamayacak.

Tebligat Kanununda sayılan usullere bağlı kalmaksızın tebliğe elverişli
elektronik adres aracılığıyla elektronik ortamda da tebligat yapılabilecek.

Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili olarak her
türlü altyapıyı kurmaya ve kurulmuş olanı kullanmaya, tebliğe elverişli
elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye, ayrıca buna ilişkin usul ve
esasları düzenlemeye yetkili olacak.

Vergi matrahı takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasında zaman
aşımının durmasına yönelik süre bir yılı geçemeyecek.

Maliye Bakanlığı vergi kanunları kapsamındaki yeminli mali müşavirlik
tasdik işlemlerini de elektronik ortamda gerçekleştirebilecek.

Vergi kanunlarına göre tutulan, saklanma ve ibraz mecburiyeti olan defter
kayıtlarında muhasebe hileleri yapan ve tahrif suçlarını işleyenler hakkındaki
denetim raporları Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilecek.

Yetkili makamların mükellefin kendisine yazıyla yanlış izahat vermiş
olmaları veya bir hükmün uygulanma tarzına ilişkin bir içtihadın değişmiş olması
halinde vergi cezası kesilmeyecek ve gecikme faizi hesaplanmayacak. Bu konudaki
hükümlerin uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların genel tebliğ veya
sirkülerde değişiklik yapmak suretiyle görüş ve kanaatini değiştirmesi durumunda
oluşan yeni görüş ve kanaate ilişkin tebliğ veya sirküler yayımlandığı tarihten
itibaren geçerli olacak. Bu tebliğ ve sirküler geriye dönük olarak
uygulanamayacak.

Mükellefler, Gelir İdaresi Başkanlığından veya bu hususta yetkili kılınan
makamlardan, vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddütlü
gördükleri hususlar hakkında yazıyla izahat isteyebilecek.

Finansman şirketlerince kullandırılacak kredilerle, ekici ve alıcı
arasında düzenlenen tütün alım satımı sözleşmeleri de Damga Vergisi Kanunu
kapsamına alınıyor. Tüketici kredilerinin temini ve geri ödenmesi amacıyla
düzenlenen kağıtlar ile kırsal kalkınma programlarının desteklenmesi kapsamında
yapılan hibe sözleşmelerinden damga vergisi alınmayacak.

Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkan Yardımcıları, Gelir İdaresi Daire
Başkanları ve Vergi Dairesi Başkanları üçlü kararname ile atanacak.

Kamu yararına çalışan derneklere, Devlet İhale Kanunu'nun ilgili
hükümleri uyarınca tahsis edilen taşınmazlar veriliş maksadı dışında
kullanılamayacak ve satılamayacak. Ancak, satış tarihinden itibaren en az 20 yıl
geçen ve veriliş maksadına uygun olarak kullanılan taşınmazların kısmen veya
tamamen ticari amaçlarla değerlendirilmesinin kuruluş gayelerine daha fazla
hizmet edeceği hallerde, elde edilecek gelirin yüzde 30'nun Hazineye verilmesi
koşuluyla Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre izin
verilebilecek.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergi denetiminin
bağımsızlığının en azından yargı bağımsızlığı kadar önemli olduğunu söyledi.

Ağırlıklı olarak vergi konularında düzenlemeler içeren ve TBMM Genel
Kurulunda ''temel yasa'' olarak görüşülen ''Torba Tasarı''nın ikinci bölümünün
geneli üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Bölüm üzerinde CHP Grubu ve şahsı adına konuşan İstanbul Milletvekili
Mustafa Özyürek, vergi denetiminin siyasallaştırıldığını öne sürdü.

Özyürek, ''Doğan Grubuna yönelik incelemede olduğu gibi yasaları hiçe
sayan inceleme raporları da ortaya çıkıyor. 'Tasarıda öngörülen denetim sistemi
bunu ortadan kaldıracak mı, diye sorduğumuzda' doyurucu bir cevap alamadık. Vergi
denetimi, yargı bağımsızlığı kadar önemlidir. Eğer siz vergi denetimini
siyasallaştırırsanız o ülkede artık teşebbüs özgürlüğünden, sermayenin
güvencesinden bahsedemezsiniz'' diye konuştu.

Şahsı adına söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli,
Özyürek'in bahsettiği grupla ilgili basında birçok bilginin yer aldığını ifade
etti. Bu bilgilere göre incelemenin o grupta daha önce çalışan bir kişinin ihbar
mektubu sonucu başlatıldığını ifade ederek, şöyle devam etti:

''Herhangi bir şikayet geldiği zaman ve içinde ciddi bilgiler varsa
Maliye Bakanlığı incelemesini yapmak zorundadır. Bu bir yasal zorunluluktur.
Sıkıntı şu: Geçmişten gelen bazı alışkanlıkların sürdürülmesi isteniyor. Güçlü
mükellefler için ihbar geldiğinde uygulama yapılmaması isteniyor. Böyle birşeyin
kabul edilmesi mümkün değil. İncelemeyi tetikleyenin ihbar mektubu olduğunu
kendileri de kabul ettiler. Bunu görmezden gelemezsiniz, hasıraltı edemezsiniz.
İnceleme elemanı ayrı bir konu. İnceleme elemanı bağımsızdır. Önemli olan şudur:
Siyasi iradenin özellikle kasıtlı olarak böyle bir inceleme başlatmadığını
vurgulamak istiyorum. İhbar mektubu da bunun açık ispatıdır, delilidir. Bir tane
örnek verilemez, herhangi bir mükellef için AK Parti hükümetleri döneminde
kasıtlı inceleme yapıldığına, üzerine gidildiğine dair. Ama geçmişte sayısız
örneği var. AK Parti milletvekilleri bu dönemde incelemeye maruz kalmıştır ve
birtakım tahriyatlarla karşı karşıya kalmıştır. Sizin söylediğiniz mantık doğru
olsa böyle bir uygulama olabilir mi? Olamaz. Geçmişte olduğu gibi birileri de
bazı büyük mükellefler için ayrıcalık istiyorsa, bu ayrıcalık yok. Hiçkimse
dokunulmaz değil.''

MHP Grubu adına konuşan Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, vergi
incelemelerinin siyasetin güdümüne girdiği yolunda kamuoyunda yaygın bir kanaatin
olduğunu ileri sürdü.

Kalaycı, 70 maddelik tasarının içinde çiftçi, işçi, emekli, işsiz gencin
beklentisine cevap verecek bir düzenlemenin yer almadığını söyledi.

Bölüm üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı
Şimşek, vergi denetimi ile ilgili düzenlemelere büyük hassasiyet gösterdiğini
belirterek, denetimde çok başlılığın azaltılmasına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Denetim elemanlarının bağımsızlığının korunmasının çok kritik olduğunu
ifade eden Şimşek, ''Denetimin bağımsızlığı en azından yargı bağımsızlığı kadar
önemlidir'' dedi.

Kanunda, mükellefi idareye karşı koruyan ciddi düzenlemeler bulunduğunu
anlatan Şimşek, ''Biz mükellefle minimum ihtilaf istiyoruz ama şu da bir gerçek,
uygulamada sıkıntılar olabilir. Mükemmel olduğu iddiasında değilim'' diye
konuştu.

Şimşek, kamuda ücret adaletsizliği bulunduğunu belirterek, bu durumu
düzeltmek için ''denge tazminatı'' uygulaması getirdiklerini anımsattı.

Nisan ayında işsizlik oranının yüzde 12'ye düşmesinin Türkiye için önemli
bir kazanım olduğunu ifade eden Şimşek, ''Bu, ülke için büyük bir başarıdır.
Avrupa'da halen işsizlik oranı artan, halen resesyonda olan ülkeler var.
Türkiye'nin temelleri sağlam olduğu için gerek büyümede, gerek istihdam artışında
gerekse diğer hususlarda gerçekten makro ekonomik performans olarak çok iyi bir
noktada olduğunu söylemek lazım'' diye konuştu.

''Maliye Bakanlığı personelini sevmediği'' şeklinde bir iddia dile
getirildiğini anımsatan Şimşek, personeli sevmekle kalmadığını ayrıca
çalışmalarını ve çabalarını takdirle karşıladığını söyledi.

Şimşek, küçük esnafın SSK vergi borçlarının yapılandırılmasına,
alacaklarının reel değerinin korunması koşuluyla, ''Hayır'' demeyeceğini söyledi.
Bakan Şimşek, ''Ancak şunu da ifade etmek istiyorum, af niteliğindeki
yapılandırmalar vergi uyumunu bozuyor, vergide çok ciddi adaletsizlikler
yaratıyor. Bu nedenle de ben onlara karşıyım'' dedi.

Varlık barışına ilişkin son derece şeffaf davrandıklarını vurgulayan
Şimşek, şöyle devam etti:

"Vergi mahremiyetine giren hususlar hariç ne gerekiyorsa tüm
detaylarıyla idaremiz açık açık ortaya koydu. 7.1 milyar lira ile ilgili... Bu
ayrı bir konu, 64 ton altın konusu ayrı bir konu. O konuda da gereken
açıklamaları yaptım. Vergi mahremiyetine giren hususlar nedeniyle bunların kim
olduğunu veya diğer konularda size bilgi veremem. Şunu bilmenizi isterim, bu
türden beyanda bulunup, daha sonra beyanının gereğini yerine getirmeyenler
hakkında takip ve inceleme yapılıyor.''

Soru cevabın ardından verilen aradan sonra Başkanvekili Sadık Yakut,
komisyonun yerini almaması üzerine 20 Temmuz Salı günü saat 15.00'te toplanmak
üzere birleşimi kapattı.

(23.00)