Bingöl, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.
Yeni Yol Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, Hatay'ın, stratejik konumunun önemine değinerek, Türkiye'nin "sigortası sayılacak bir ili" olduğunu söyledi.
Hatay'da görev yapan kamu personelinin hak ettiği değeri görmediğini savunan Çalışkan, şöyle konuştu:
"Üniversite personeli de ciddi mağduriyetle karşı karşıyadır. Üniversiteleri teşvik etmek üzere YÖK tarafından uygulanan geliştirme ödeneği kapsamında deprem sonrası ödenek verilmişti. Ekim itibarıyla süre dolduğundan Hatay'daki geliştirme ödenekleri kesildi. Şimdi sormak isterim, acaba Hatay'da ne düzeldi de bu gelişme ödeneği kesildi? Hatay halen deprem yaralarını sarmakla meşgul. Ne yazık ki deprem bölgesinde bile ayrıcalık yapılıyor. Adıyaman, Kahramanmaraş ve Malatya'ya verilen geliştirme ödeneği Hatay'a verilmiyor."
Necmettin Çalışkan, Hatay'daki üniversitelerde geliştirme ödeneği uygulamasının de sürdürülmesini istedi.
Yeni Parti Ordu Milletvekili Seyit Torun, Ordu'nun Karadeniz'deki iller arasında "gelişmişlik düzeyi bakımından" en düşük sırada yer aldığını belirtti.
Fındık alım fiyatlarını eleştiren Torun, "TMO ürün almamak için elinden gelen her şeyi yaptı. Üreticiye tabiricaizse o depoların önünde işkence çektirdi. Fındık üreticisi bu sene de mağduriyet yaşadı. Geçen seneki borçlarını dahi ödeyemedi. Ama bu olumsuzluğu, üreticiye çektirdiğiniz bu işkenceyi önümüzdeki süreçte ilk seçimde zaten yaşarsınız." diye konuştu.
Seyit Torun, kivinin Ordu'nun en önemli geçim kaynaklarından biri olduğunu dile getirerek, "İran'dan kivi gelmesinin önünü açtınız. 15 bin aileyi ilgilendiren kivi de maalesef bu sene geçen yılın çok çok altında satılmak zorunda kaldı. Acilen ek gümrük vergisi kota uygulaması ve etkin denetim İran'a karşı yapılmalı ve Türkiye'deki kivi üreticisi mutlaka korunmalı." ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, asgari ücretin "açlık sınırının" altında bulunduğunu belirterek, "Yahu Allah'tan reva mı? Bana deyin kim alıyor bu ülkede bu paraları? Hangi işçi, hangi emekçi, hangi kamu çalışanı alıyor? Asgari ücret açlık sınırının 9 bin 725 lira gerisinde. Bunun izahı olabilir mi?" değerlendirmesinde bulundu.
En düşük emekli aylığının çok düşük olduğunu ve "ölüm aylığı" haline geldiğini söyleyen Türkoğlu, "En düşük emekli maaşını en az asgari ücretin yüzde 30 fazlasına çıkarın. Emeklilikteki kıdem tazminat tutarının hesaplanmasını işte o 'eski Türkiye'deki gibi hesaplayın da insanlar tazminatlarıyla bir ev sahibi olabilsinler." diye konuştu.
Türkoğlu, Türkiye'de tekstil sektörünün "öldüğünü" iddia ederek, bu alanda faaliyet gösteren bir holdingin 13 fabrikasının 7'sinin bugün kapandığını, bu kapanmaların da pek çok örneğinin bulunduğunu ileri sürdü.
TBMM Genel Kurulu'nda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, kamuda istisnai kadro uygulamasının sonlandırılmasını isteyerek, bu durumun memur alımında hakkaniyeti engellediğini söyledi.
Kademeli emeklilik uygulamasının hayata geçirilmesini isteyen Özdağ, itfaiyecilerin de mesleki statü, yıpranma hakkı, şehitlik belirsizliği ve bölgesel standart farklılıkları gibi sorunlar yaşadığını, bunların çözülmesi gerektiğini belirtti.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı eleştiren Özdağ, "Bu anlaşma tehlikeli bir anlaşmadır. Bu anlaşma birileri tarafından da sevinçle karşılanmıştır. Bu anlaşmaya niçin sevindiklerini de düşünmelerini istirham ediyorum." ifadesini kullandı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, eski Milli İstihbarat Teşkilatı görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma konusunda Adalet Bakanı Akın Gürlek'in çabasını ve hassasiyetini önemli bulduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:
"24 yıllık AK Parti iktidarının son adalet bakanı, şu andaki Adalet Bakanı Akın Gürlek bu süreçleri araştırıyor. Bu dönem içerisindeki adalet bakanlarının ve bu 24 yıl içerisindeki İçişleri bakanlarının böyle bir hassasiyet göstermemiş olmalarının ya da bu konuya eğilmemiş olmalarının ya da bu açık dosyaları kendi akıbetine bırakmış olmalarının ne anlama geldiğini kamuoyunun ve özellikle yargı ve emniyet bürokrasisinin ve bu faili meçhullerin kurbanlarının ailelerinin vicdanına, soru işaretlerine ve hafızalarına bırakmak istiyorum."
CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, fon soruşturmalarına değinerek, "bu durumun nasıl ortaya çıktığının ve neden engellenemediğinin" konuşulması gerektiğini söyledi.
Ekonomi politikalarını eleştiren Türeli, insanların fonlara "enflasyon nedeniyle" para yatırdığını savundu. Türeli, "Bakın, bu krizler devam eder. Başka yerlerde de olacak çünkü bu sistem bunu yaratıyor. Bunun ortadan kalkmasını bugünkü bu mevcut iktidar sağlayamaz çünkü bütün bu sorunları yaratan iktidarın bu sorunları çözmesini hiçbirimiz beklemiyoruz. O yüzden, içinde olduğumuz şey, ancak seçimle gerçekleşecek bir iktidar değişikliğiyle çözülebilir." dedi.
- "Bizi Antalya Körfezi'ne hapsetmek isteyen sinsi planlar bu güçlü hukuki zırhla paramparça edilmiştir"
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Libya Temsilciler Meclisi'nin Libya-Türkiye deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin mutabakat muhtırasını oy birliğiyle onaylamasını memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.
Bu durumla birlikte artık yeni bir aşamaya geçildiğini ifade eden Akçay, "Türkiye ve Libya, Akdeniz'de birbirine komşu iki ülke olarak deniz yetki alanlarını karşılıklı rıza ve hukuki meşruiyet temelinde belirlemiştir. Bu karar, mevcut mutabakatın hukuki ve siyasi zeminini pekiştirirken Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatlerinin dayanağını da güçlendiren önemli bir gelişme olmuştur. Bizi Antalya Körfezi'ne hapsetmek isteyen sinsi planlar bu güçlü hukuki zırhla paramparça edilmiştir. Avrupa Konseyi ve Komisyonu başkanlarının uluslararası hukuku kendi dar çıkarlarına göre yorumlayıp derin pişmanlık bildiren o malum açıklamalarını tebessümle izliyoruz." değerlendirmelerinde bulundu.
Kıbrıs'ta, Kıbrıs Türkü'nün egemenlik haklarını zedeleyecek girişimlerin kabul edilemeyeceğini belirten Akçay, "'Federasyon' adı altında pazarlanan gerçeklerden uzak hayalperest projeler bizim için yok hükmündedir. Güneydeki yönetimin bölgeyi istikrarsızlaştıran aktörlerin taşeronluğunu üstlendiği bu kritik süreçte KKTC'nin egemenlik hakları tavizsiz korunacaktır. Kıbrıs'ın kimliği asla değiştirilemez, bu topraklar sonsuza dek bağımsız bir Türk yurdu olarak kalacaktır." diye konuştu.
- "Bu basit soruya basit bir cevap bekliyoruz"
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, fon soruşturmasına ilişkin eleştirilerde bulunarak, konuyla ilgili haber yapan bazı gazetecilerin gözaltına alındığını, adli kontrol uygulandığını veya tutuklandığını söyledi.
Bazı medya kuruluşlarına "sansür" uygulandığını iddia eden Koçyiğit, "Bu, halkın haber alma hakkını engellemek değilse, basını sansürlemek değilse, tek sesli medya yaratmak değilse, tek sesli bir Türkiye yaratmak değilse nedir?" diye sordu.
Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, tasfiye edilen bazı fonlardan 1-16 Eylül tarihleri arasında 440 yatırımcı tarafından 401,2 milyar lirayı aşan para çıkışı olduğunu öne sürdü.
Bu kişilere önceden haber verildiğini iddia eden Günaydın, "İçeride küçük yatırımcı, gariban adam kilitli kalmış. Peki o halde basit soruyu bir tek cümleyle soruyorum: Bu 440 kişi kimdir? Herhangi biri hakkında herhangi bir işlem yaptınız mı? Bizi hikayelerle doyurmaya çalışmayın. Biz sizden bu basit soruya basit bir cevap bekliyoruz." değerlendirmelerinde bulundu.
Günaydın, Borsa İstanbul'da işlem gören ve manipülatif işlem tespit edildiğini söylediği 41 hissenin açıklanmasını da istedi.
- "Avrupa Komisyonu Başkanı'nın yapmış olduğu açıklamalar bizim için yok hükmündedir"
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, fon soruşturmalarıyla ilgili kim olursa, ucu nereye giderse gitsin büyük bir titizlikle çalışmaların süreceğini bildirdi.
Soruşturmalarda ve yargılamalarda kusurlu olan ve milletin malına göz dikenlerden hesap sorulacağını belirten Gül, "Devam eden bir süreçtir, bitmiş bir süreç değil. AK Parti Grubu olarak da bu meselenin yakından takipçisiyiz. Bu süreçte kimin yanlışı varsa onun karşısında olmaya devam edeceğiz. Suçlunun, yanlış yapanın partisi, partilisi olmaz. En yakınımızda bile olsa bizim tutumumuz nettir." şeklinde konuştu.
2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin görüşmelerinin Plan ve Bütçe Komisyonu'nda başladığını hatırlatan Gül, bütçe teklifinin ülkeye ve millete hayırlı olmasını diledi.
Libya Temsilciler Meclisi'nin Libya-Türkiye deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin mutabakat muhtırasını oy birliğiyle kabulünü "çok önemli bir gelişme" olarak nitelendiren Gül, "Bu gelişme Doğu Akdeniz'deki bizim tarihi haklarımızı, tarihten ve uluslararası hukuktan kaynaklanan tüm hukuki pozisyonumuzu, haklılığımızı da ayrıca teyit etmesi bakımından çok kıymetli ve değerlidir. Bu karar Türkiye ile kardeş Libya halkının Doğu Akdeniz'deki varlığının, meşru hak ve menfaatlerinin teminat altına alınması bakımından çok önemli bir iradedir." değerlendirmelerinde bulundu.
Gül, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in mutabakat muhtırasına ilişkin açıklamalarına tepki göstererek, "Sahadaki gerçekliklere, tarihi gerçekliklere, uluslararası hukukun realitelerine aykırı hiçbir beyanı, hiçbir tutumu kabul etmiyoruz. Bu çerçevede ve meyanda Avrupa Komisyonu Başkanı'nın yapmış olduğu açıklamalar bizim için yok hükmündedir, asla kabul etmiyoruz, Türkiye olarak bunu kabul edemeyiz. Bu tarihi anlaşmayı hedef alan açıklamalar bizim için yok hükmündedir. Doğu Akdeniz'de, Türkiye'nin ve kardeş Libya'nın kazanılmış haklarını yok sayan, dikkate almayan, inkar eden bütün anlayışlar asla ama asla başarıya ulaşamayacaktır. Bu girişimler sonuç almayacaktır." ifadelerini kullandı.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın bir saldırı anlaşması olmadığını vurgulayan Gül, "'Libya'da, Suriye'de ne işimiz var' deyip başımızı kuma gömmenin bu ülkeye hiçbir faydası yok. Türkiye özgüveni yüksek bir ülkedir, kadim bir Anadolu medeniyetidir. Bizim her yerde işimiz, yapacak sorumluluğumuz var. Bu sorumluluk anlayışıyla kaostan, gözyaşından beslenenlere inat hem bölgemizin hem dünyanın adaletle ve işbirliğiyle geleceğe yürümesi adına çok önemli bir adımdır. Bu anlaşmadan Türkiye'yi stratejik tehdit gören odaklar, soykırımcı ve işgalci zihniyetler rahatsız olur." diye konuştu.
Genel Kurul'da, Yeni Parti ve Yeni Yol Partisinin "sermaye piyasaları", DEM Parti'nin "eğitim", CHP'nin "ÖSYM'nin yapısı" ve İYİ Partinin "hukukta eşitlik ilkesi"ne ilişkin grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.
Partisinin grup önerisi üzerinde konuşan Yeni Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerine dün Genel Kurul'da başlandığını anımsattı. Kanun teklifini eleştiren Arpacı, "Bu kanun tam bir fiyaskodur, dağ fare doğurmuştur. Acilen bir araştırma komisyonu kurulmalı. Bu iş bir kanun teklifiyle temizlenemeyecek kadar büyük." dedi.
Yeni Yol Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, fon soruşturmalarıyla ilgili Meclis'te araştırma komisyonu kurulmamasını eleştirerek, "Bu Meclis'in bir komisyon kurması kimi neden rahatsız eder?" sorusunu yöneltti.
Sanayicinin ekonomideki sorunlar nedeniyle para kazanamadığını savunarak, işletmelerinde elde ettiği paraları çevirmek için söz konusu fonlara paralarını yatırdığını söyleyen Çalışkan, "Bu işletmelerin parası gitti, onun için toplu iflaslar var. Toplu zararlar söz konusu." değerlendirmesinde bulundu.
İYİ Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu da fon soruşturması kapsamında TBMM'de bir araştırma komisyonu kurulmamasını eleştirerek, "Bırakın Meclis bunu bağımsızca araştırsın." dedi.
Bu durum nedeniyle yüz binlerce insanın mağdur olduğunu belirten Kavuncu, bunun doğru denetlenmemesi halinde oluşacak yıkımın gelecek yıllara da yansıyacağını söyledi.
CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, fon soruşturmalarına değinerek, bu durumun ilgili kurumların ve yöneticilerinin görevlerini yerine getirmemesi nedeniyle yaşandığını savundu. İnsanların mevzuata uyarak sermaye piyasası araçlarında yatırım yaptıklarını sandığını ifade eden Kara, "Binlerce kişi, yatırımlarını bu piyasa araçlarına emanet ettikleri için büyük sıkıntı yaşıyorlar. Özellikle kredilerinin geri ödemeleri gelenler, çekleri yazılanlar, aile birliği bozulanlar ciddi mağduriyet yaşıyor. Tüm bunlar olurken sadece fonları tasfiye etmek yetmez. SPK'nin görevlileri neden görevlerini yapmamışlar?" diye konuştu.
DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, üç haftadır Meclis'te fon soruşturması kapsamında yaşananların konuşulduğunu, muhalefetin TBMM'nin denetim görevini yerine getirmesini istediğini belirtti. Bozan, TBMM'de fon soruşturması kapsamında bir araştırma komisyonu kurulmamasını eleştirdi.
- "Adaletin gereği hem etkili denetim hem de hukuki güvencelerdir"
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, sermaye piyasalarında yaşanan bu sürecin etkilediği yatırımcıların mağduriyetlerinin giderilmesi, fon varlıklarının korunması, sorumluların tespit edilmesi ve benzer olayların tekrarının önlenmesinin herkesin önceliği olduğunu vurguladı.
Bu kapsamda üç temel öncelik bulunduğunu vurgulayan Yüksel, bunları, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine mümkün olan en kısa sürede ödenmesi, piyasa manipülasyonuyla haksız kazanç elde edenlerin hukuk önünde hesap vermesi ve bütün bu sürecin sermaye piyasalarına zarar vermeden yönetilmesi olarak sıraladı.
Yüksel, hukuka aykırı işlemler ve piyasa bozucu eylemler karşısında gerekli idari ve adli süreçlerin işletildiğini belirterek, "Burada iki ilkeyi birlikte korumalıyız. Hiçbir iddia görmezden gelinmemeli ancak hiçbir kişi veya kurum da somut deliller ortaya konulmadan, peşinen suçlu ilan edilmemelidir. Adaletin gereği hem etkili denetim hem de hukuki güvencelerdir." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yakın takibiyle Fon Koordinasyon Kurulu'nun çalışmalarını sürdürdüğüne işaret eden Yüksel, cerrah titizliğiyle çalışmaların yapıldığını vurguladı.
Devlet Denetleme Kurulu'nun incelemelerinin ve adli soruşturmaların devam ettiğini anımsatan Yüksel, "Bu kapsamlı süreçler dikkate alındığında, Meclis araştırma komisyonu kurulmasına yönelik grup önerisinin reddedilmesi gerektiğini değerlendiriyoruz." diye konuştu.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda Yeni Parti, DEM Parti, CHP, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisinin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurul'da, daha sonra Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin maddelerinin görüşmelerine geçildi.
