2014-01-10 - 16:26
MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ VURAL'IN PMD'Yİ ZİYARETİ...
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Parlamento Muhabirleri Derneği'ni (PMD) ziyaret etti.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Parlamento Muhabirleri Derneği'ni (PMD) ziyaret etti.

Oktay Vural, medya özgürlüğünün demokrasinin vazgeçilmez bir unsuru olduğunu, bu nedenle özellikle TMSF'ye bağlı basının da doğrudan doğruya yandaş ve yürütme ekseninden yayın yapmasını kesinlikle kabul etmeyeceklerini söyledi.

Medyanın ne zaman, nerede, kimin tarafından ele geçirileceği konusunun ciddi bir risk teşkil ettiğini belirten Vural, medyanın politik pazarlama aracı olarak kullanılmasını yanlış bulduklarını ifade etti.

Medyada sendikalaşma, örgütlenme, iş güvencesi konusunda ciddi problemlerin bulunduğuna dikkati çeken Vural, "Bütün bu problemlerin çözülmesi gerekiyor. Ama anlaşılan o ki gücü elinden tutanın sopa yöntemiyle medyayı bir araç olarak kullanması, bir yöntem olarak benimsenmiş. Bu çok tehlikeli" dedi.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Vural, HSYK Başkanvekili Ahmet Hamsici'nin, HSYK ile ilgili kanun teklifinin anayasaya aykırı olduğu yönündeki açıklamasını değerlendirdi. Vural şunları söyledi:

"Bence HSYK'nın bu konuda görüş ifade etmesi önemlidir ve doğrudur. Çünkü hakim ve savcıların bağımsız ve tarafsızlığının doğrudan doğruya ilgilendiren düzenlemenin neden tasarı değil de teklif olarak, ilgili kurumlardan görüş alınmadan getirildiğini sorgulamamız gerekiyor. Tasarı olsaydı görüş alınacaktı. Bunun için tasarı olarak getirmediler.

Rüşvet ve yolsuzluk soruşturması sonrasında atılan bu adımın, doğrudan doğruya Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yöneten rüşvet ve yolsuzluk çetesinin soruşturmalarının üzerini örtmek amacıyla bu yöntemin benimsendiğini ortaya koymaktadır. Bu çok tehlikeli bir girişimdir. Teklif, yolsuzluk ve rüşvet çetesinin muhtemel soruşturma sürecini engellemek, hakim ve savcıları ayarlamak için gündeme getirilmiştir.

Yargıya hesap vermesi gereken yürütme, şu anda yargının başına gelmektedir. Yargının bu kadar baskı altına alındığı bir ortamda, gerçeklerin ortaya çıkması mümkün değildir. Mahkemelerin, hakim ve savcı tarafsızlığı ortadan kaldırılmıştır."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, "28 Şubat postmodern ise günümüzdeki dostmodern'dir" ifadesini de değerlendiren Vural, "Doğrudur. Darbeci bir zihniyet olduklarını itiraf etmişlerdir. Çünkü 28 Şubat'ın ürünü olan AKP, 17 Aralık'tan sonraki attığı adımlarla, fiilen dostmodern darbeyi gerçekleştirmek istemektedir. Bu dostmodern darbe de HSYK'yı, Danıştay'ı, Yargıtay'ı yürütmeye bağlamaktır. 28 Şubat sürecinin atama ve kıyımları dikkate alındığında 17 Aralık'tan sonraki hükümet, fiilen, 28 Şubat'ın kopyası gibi. Millete dost görünerek millet iradesine darbe yapan bir iradeye dönüşmüştür" diye konuştu.

Oktay Vural, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın, "Allah şirk, devlet şerik kabul etmez" ifadesini de eleştirdi. Vural, "Bunu diyenlerin, önce Allah'ın zalimi sevmediğini, zulümle de payidar olunmayacağını bilmeleri gerekir. Bu yöntemler zalimliği, zulmü meşrulaştırmak isteyen bir zihniyetin kullandığı yöntemlerdir" dedi.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in, Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu hakkında inceleme başlatmasına değinen Vural, bunun doğru bir yöntem olduğunu ifade etti. Ömeroğlu'nun Zekeriya Öz ile görüştüğünü itiraf ettiğini belirten Vural, böylesine kritik bir dönemde Başdenetçi'nin bu görüşmesinin manidar olduğunu dile getirdi.

İstanbul merkezli operasyon kapsamında, bazı eski bakanlarla ilgili fezlekelerin akıbetini de merak ettiklerini kaydeden Vural, "Bir çok sual var. İkinci soruşturma ne oldu? Aramalar yapıldı mı? Manidar gelişmeler oluyor. Fezlekelerin akıbeti de meçhul. Bunlar Adalet Bakanlığı'na ne zaman gönderildi? Neden Meclis Başkanlığı'na gönderilmedi? İçindeki deliller ne oldu? Hükümetin içindeki rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasını engellemek isteyen fiili bir çete, hukuka el koymak istemektedir" diye konuştu.

Yeniden yargılama konusundaki tartışmalara da değinen Vural, bu konuda MHP'nin fikirlerinin açık ve net olduğunu ifade etti. Vural, "Gündemi değiştirmek amacıyla kullanılan bir yöntem olduğu açık. Bu konuda taşeronluk görevini üstlenmiş olanların da varlığı açık ve net. Dolmabahçe'de Başbakan'ın ayağına çağrılan Barolar Birliği Başkanı, neler görüştüğünü açıklığa kavuşturması gerekiyor" dedi.