2021-02-25 - 14:53
TBMM GENEL KURULU
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Türkiye ve Irak arasında su alanında imzalanan anlaşmanın da yer aldığı uluslararası anlaşmaların onaylanmasına ilişkin 10 kanun teklifi kabul edildi.
Meclis Başkanvekili Bilgiç, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

AK Parti Sivas Milletvekili Semiha Ekinci, gündem dışı konuşmasında, Sivas'ın tarihi, güzellikleri ve yapılan yatırımları hakkında bilgi vererek, "Milletin kürsüsünden, yarın doğum günü olan milletin lideri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın doğum gününü kutluyorum." dedi.

AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş, Uşak'ın doğal ve tarihi güzelliklerini anlatarak, şehrin yöresel yemeklerini tatmak ve güzelliklerini görmek üzere herkesi Uşak'a davet etti.

CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, Halkbank ve Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) arasında imzalanan "TÜRSAB Üyesi Seyahat Acentalarına Destek Paketi" protokolünün şartları nedeniyle birçok acentanın sorunlar yaşadığını söyledi.

Yıldız, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'a, "Bir an önce işini gücünü bırak, turizmin önünü aç. Bu ülkede sadece senin şirketin yok." diye seslendi.

Genel Kurulda, partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Hocalı Katliamı'nı lanetle yad ettiğini belirterek Azerbaycan Devleti'nin acısını yürekten paylaştığını söyledi.

Milletin başlıca gündem maddesinin geçim sıkıntısı olduğunu savunan Türkkan, "Ekonomideki bu kötü gidişat, 19 yıllık AK Parti iktidarının eseridir. Devlet destekleri artırmalı, üretim desteklenmeli, ithalat düşürmeli, yabancı sermaye ülkemize getirilmelidir, demokrasi geliştirilmeli, hukuk, herkese eşit, uygulanabilir hale getirilmeli. Aksi takdirde hükümet, ekonominin kötü gidişatını durduramayacak, vatandaşlarımızı yoksulluğa mahkum etmeye devam edecektir." dedi.

Cumhurbaşkanı kararıyla Kocaeli Kandıra'daki 17 tarım arazisiyle ilgili arazi toplulaştırma kararı alındığını dile getiren Türkkan, Kandıra'da kaç hektar yer için toplulaştırma kararının alındığını sordu.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Hocalı Katliamı'nı hatırlatarak Ermenistan'ın Hocalı'da açıkça soykırım suçu işlediğini söyledi. Sözde uygar Batı'nın Ermenistan'ın işlediği soykırım suçları için tahkikat komisyonu kurmadığına dikkati çeken Akçay, bu komisyonların mutlaka kurulması ve Ermenistan'ın işgal ettiği topraklardan atılması gerektiğini dile getirdi.

HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 20 bin öğretmen atama yapılacağına ilişkin açıklamasına işaret ederek "10 büyük ilde bile 138 bin öğretmen açığı varken, 20 bin öğretmen ataması, emekli olan öğretmen sayısını bile karşılamıyor." diye konuştu.

HDP'nin "İrade Gaspı ve Kayyım Gerçekleri" raporunu açıkladıklarına dikkati çeken Kerestecioğlu, "48 belediyeden 24'ünün ilk kayyum atandığı zaman toplam borcu 730 milyon liraydı. 31 Mart'ta biz, bu belediyeleri tekrar aldığımız zaman toplam borcu 5,6 milyar lira. Yani 24 belediyeyi 4 milyar 870 milyon borçlandırmıştı kayyumlar. Kayyum rejimi, yolsuzluklarla da tarihe geçecek olan bir rejimdir." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Hocalı Katliamı'nı şiddetle kınadığını ifade ederek, bu katliamın asla hafızalardan silinmeyeceğini söyledi.

Merkez Bankası döviz rezervleriyle ilgili üç aydır sordukları soruya artık yanıt istediklerini belirten Özkoç, "Merkez Bankası döviz rezervi, döviz varlığımız ihalesiz, duyurusuz, kimlere, ne zaman, hangi kurdan, ne koşulda satıldı? Doların 8 liranın üzerine neden çıktığı derhal açıklansın. Kimler kara para kazandı, millet ne kaybetti açıklansın istiyoruz." diye konuştu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'ya aşıyla ilgili genel görüşme taleplerini sunduklarını ama kendilerini bilgilendirmeye gelmediğini iddia eden Özkoç, "1 milyon doz ücretsiz aşı, 12 dolardan Devlet Malzeme Ofisine faturalandırıldı mı, faturalandırılmadı mı? Bunun da yanıtını bugün vereceğini söyledi. Kendisinden bunu bekliyoruz." dedi.

Özkoç, Sağlık Bakanı Koca'nın Meclis'e hem aşı hem pandemi süreciyle ilgili bilgi vermesini talep etti.

Mersin Belediyesinde taşeron işçiye verilen asgari ücretin 3 bin 420 lira olduğunu belirten Özkoç, diğer belediyelerle de bunun karşılaştırılabileceğini söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Hocalı Katliamı'nı kınayarak Azerbaycan Devleti'nin acılarını paylaştığını söyledi.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Bireysel Sulama Sistemlerinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ'in, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini kaydeden Akbaşoğlu, "Bu haber yeni üretim, yeni istihdam, yeni yatırım demektir. Çiftçilerimize, insanlarımıza hayırlı olsun." dedi.

Akbaşoğlu, 2002 yılında toplam 192 organize sanayi bölgesi varken, AK Parti döneminde bu rakamın 324'e yükseldiğini, bu kapsamda 2002'de 400 bin istihdam sağlanırken, şu anda 2 milyon insanın evine ekmek götürdüğünü söyledi.

Organize sanayi bölgelerinden örnekler vererek, Avrupa'nın en büyük seramik ve granit fabrikasının Çankırı'da hizmet verdiğini dile getiren Akbaşoğlu, "Yatırımları teşvik noktasında her zaman sanayicimizin, yatırımcımızın yanında olduğumuzu, onların altyapı, teşvik, kredi noktalarında her türlü desteği her zaman vereceğimizi ifade etmek isterim." ifadelerini kullandı.

Cumartesi günü Çerkeş-Kızılcahamam Tüneli'ni açacaklarını bildiren Akbaşoğlu, "İşte AK Parti farkı budur. Kimsenin hayal edemediğini gerçekleştiren partidir, AK Parti." dedi.

Akbaşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın doğum gününü kutlayarak konuşmasını tamamladı.

TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, Başkanlığın Genel Kurula sunuşları olduğunu dile getirerek TBMM Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonda bulunan, CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ile MHP Sivas Milletvekili Ahmet Özyürek'e ait yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin bazı tezkerelerin, Cumhurbaşkanlığına iade edildiğini söyledi.

Genel Kurulda daha sonra partilerin grup önerileri ayrı ayrı ele alındı.

İYİ Parti'nin "Samsun'un turizm gelirleri", HDP'nin "Çalışan kadınların, İş Kanunu'nun 25. maddesi kapsamında (Kod 29) yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi", CHP'nin "Rektör atamaları usulüne ilişkin iddiaların araştırılması" konusunda verdiği araştırma önergelerinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.

Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, daha önce AK Parti'den milletvekilliği yapıp, daha sonra rektör atanan bazı isimleri sıralayarak "Adalet ve Kalkınma Partisi'nden milletvekilliği, belediye başkanlığı yapan ya da aday adayı olanlardan başka rektör bulamadınız mı? Siz 12 Eylül'ü aratıyorsunuz." dedi.

AK Parti'nin 18 Haziran 1946'da çıkarılan yasanın bile gerisine düştüğünü savunan Kaya, "Bir gecede profesör olma koşulunu ortadan kaldırıp, bir gece sonra rektör atadınız. 3 yıl profesör olma şartını getirdiniz, tekrar kaldırdınız. Bu mantıkla, anlayışla eğitimi bir santim ileri götüremezsiniz. Derdiniz eğitimi ileri götürmek değil. Eğitimi bilimden uzaklaştırmak istiyorsunuz." ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, "Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz ay tam da bu ucube sisteme yakışır bir atama yaptı. Partisinin Sarıyer İlçe Teşkilatı'nın kurucusu birini kalktı, Boğaziçi Üniversitesine rektör atadı. Atadı ama rektör halen bir kabul görmedi. Zorlamaya devam ediyorsunuz. Onlar da kabul etmemeye devam ediyorlar." diye konuştu.

Üniversitelerin, en üst düzeyde eğitim veren, araştırma yapılan ve bilgi üretilen kurumlar olduğunu ifade eden Türkkan, "Üniversitelerde çok akçeli işler dönmez. Neden bu kadar merakınız var onu da bilmiyorum." ifadesini kullandı.

Türkkan, ülkenin geleceği olan üniversiteleri, liyakatsizliğin kuşattığını öne sürdü.

HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, "Rektör atamalarının bir kıstası var, AKP'li olmak." dedi.

Birçok üniversitenin rektörünün hiç bilimsel yayını olmadığını iddia eden Toğrul, "71 rektörün yayınlarına yapılan atıf da yok yani bilimsel değeri yok demektir. Rektörler kral gibi. Çünkü kendilerini, cumhurbaşkanının o ildeki temsilcisi gibi görüyorlar. Üniversitelerdeki kurullar de işlemez halde." değerlendirmelerinde bulundu.

AK Parti Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemir de parti sözcülerinin, "Siz üniversiteleri 12 Eylül cuntasından bile geriye götürdünüz." şeklindeki ithamlarına katılmadığını belirtti.

"Üniversite seçimlerinde tek oy alan rektör adayının, rektörlük yaptığı günlerden bugünlere geliyoruz." diyen Özdemir, şunları kaydetti:

"Ben sizin demokratlığınıza da inanmıyorum. Melih Bulu, AK Parti'den aday olduğu için atanmadı; profesör olduğu için, layık olduğu için atandı. Ben sizi anlamakta zorluk çekiyorum. Siz, 'Hocam sen geldin, Meclis'te biraz görev yaptın. Yarın öbür gün Meclis'te görev yapma süren tamamlandığında üniversiteye dönme. Kürsünde, anabilim dalında ders verme hatta yöneticiliğe aday olma. Aday olursan, zihnar yanlış yaparsın çünkü sen AK Parti'den milletvekilliği yaptın.' mı demek istiyorsunuz? Bu nasıl bir mantık, anlayıştır. Mesele yalnızca Boğaziçi ve rektör meselesi değil. 40 ilde gösteri yapmak neyin nesidir?"

Grup önerileri, yapılan oylama sonucunda kabul edilmedi.

Genel Kurulunda, Kişisel Verileri Koruma Kuruluna bir üye seçimi gerçekleştirildi.

Gizli oylamayla yapılan seçimde, AK Parti kontenjanından İsmail Aydın kurulun yeni üyesi oldu.

Genel Kurulunda, Türkiye ve Irak arasında su alanında imzalanan anlaşmanın da yer aldığı 10 uluslararası anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifleri ele alındı.

Genel Kurulda kabul edilen teklifler şunlar:

- Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Milletlerarası Sulh Anlaşmaları Hakkında Birleşmiş Milletler Konvansiyonunun Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi,

- Türkiye ile Somali Arasında Kalkınma İşbirliği Anlaşması ve Anlaşmada Değişiklik Yapılmasına Dair Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi,

- Türkiye Cumhuriyeti Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Su Kaynakları Bakanlığı Arasında Su Alanında Mutabakat Zaptı ve Mutabakat Zaptında Değişiklik Yapılmasına Dair Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi,

- Türkiye ile Gürcistan Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi,

- Türkiye ile Moritanya İslam Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Balıkçılık ve Deniz Ekonomisi Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi,

- Türkiye ile Cibuti Arasında Denizcilik Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi,

- Türkiye ve Şili Arasında Hava Ulaştırma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi,

- Türkiye ile Burundi Arasında Askeri Çerçeve Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi,

- Türkiye ile Lesoto Krallığı Arasında Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi,

- Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Üye Devletleri Arasında Yatırımların Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşma ile Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Üye Devletleri Arasında Yatırımların Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşma'nın 9/7'nci Maddesinin Değiştirilmesine İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi.

Genel Kurulunda, 5 parti grubunun ortak önergesiyle, küresel iklim değişikliğinin etkilerinin en aza indirilmesi, kuraklıkla mücadele ve su kaynaklarının verimli kullanılması için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu.

AK Parti, CHP, HDP, MHP ve İYİ Parti gruplarının, birleştirilerek görüşülen Meclis araştırma önergeleri üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, son yılların en kurak dönemini yaşayan Türkiye'de, son 50 yılda toplam 36 gölün kuruduğunu söyledi.

Türkiye'de suyun yüzde 10'luk bölümünün içme ve kullanma suyu olarak kullanılırken, yüzde 18'lik bölümünün sanayide, yüzde 60'ının ise tarımsal sulamada kullanıldığını dile getiren Yaşar, vahşi sulama ve salma sulamadan vazgeçilmesi, park ve bahçe sulamalarına düzenleme getirilmesini istedi.

Yaşar, su planlaması yapılarak suyun yanlış kullanımının önüne geçilmesini talep etti.

MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu, küresel iklim değişikliğinin, ulusal güvenlik açısından ele alınması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin, küresel iklim değişikliğinin sonucu olarak kurak bir iklime sahip olacağının tahmin edildiğine işaret eden Kalyoncu, botanik bahçelerine ayrılan alanların çoğaltılması ve Ankara'daki botanik bahçesine önem gösterilmesi gerektiğini kaydetti.

"Tarım kentleri bir an önce hayata geçirilmeli." diyen Kalyoncu, kırdan şehre göçün de bu şekilde önüne geçilebileceğini belirtti.

İklim değişikliğinin etkilerinin, insan güvenliği için kritik eşikleri de beraberinde getirdiğine dikkati çeken Kalyoncu, ekolojik güvenliğin, iklim değişikliğiyle olumsuz yönde etkilendiğini dile getirdi.

Kalyoncu, sorunu ekosistem merkezli incelemenin önemine değinerek, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının kilit rol oynayacağını söyledi.

Su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir şekilde geleceğe aktarılmasını sağlayabilmek için birçok bakanlığın ve kurumun iş birliği içinde çalışması gerektiğini vurgulayan Kalyoncu, "İklim değişikliği, etkileri ve su yönetimi bakanlıkları da içine alacak şekilde, Cumhurbaşkanlığı tarafından planlanması gereken sorunlarla dolu bir alandır." dedi.

Su yönetiminde idari bir karmaşanın hakim olduğuna dikkati çeken Kalyoncu, "milli su kanunu" oluşturularak bu karmaşaya son verilmesini istedi.

HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, su kaynakları, kuraklık ve iklim değişikliğine ilişkin Araştırma Komisyonu kurulmasını önemli bulduklarını belirtti.

Bu konuyu dış politikada bir koz, enerji alanında yeni rant kapıları, geri dönüşüm sektöründe kar payı olarak görenler olabileceğini ifade eden Kerestecioğlu, iklim krizinin, Türkiye açısından günbegün derinleşen bir insan hakları ve küresel adaletsizlik sorunu olduğunu savundu.

Meclis çatısı altında yürütülmesi öngörülen çalışmaların çerçevesini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının İklim Değişikliği ile Mücadele Toplantısı sonrası açıklanan bildirgeden anladıklarını anlatan Kerestecioğlu, "Sorunların tespitinde gayet cesur davranılsa da kaynağının tespit edilemediğini ve çözüm için değişmesi gerekenin, sorunu yaratanlar değil, sıradan yurttaşlar olarak tanımlandığını görüyoruz." ifadesini kullandı.

Kerestecioğlu, Paris Anlaşması'nın neden imzalanmadığını, Kanal İstanbul Projesi'nden neden vazgeçilmediğini sorarak, "Plastik çöp ithal ederek, sıfır atık hedefine nasıl ulaşılacak? İmkansız." dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, kurulacak araştırma komisyonuna ilişkin "Geç kalındı ama iyi ki kuruluyor." dedi.

Paris Anlaşması'nın neden yürürlüğe konulmadığını soran Öztunç, "İklim kriziyle mücadele ediyorsanız, önce kömürle çalışan termik santraller teknolojisine son vermeniz gerekiyor." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Onlara rağmen Kanal İstanbul'u da yapacağız. İnadına yapacağız." sözünü hatırlatan Öztunç, "Milletle inatlaşılmaz. Milletle inatlaşanlar, giderler. Siz de gidecekseniz." ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, iklim değişikliğinin, "çağın kronik rahatsızlığı" olduğunu vurgulayarak, "Vücudumuz bir hastalıktan sonra nasıl yavaş yavaş iyileşiyorsa, dünyamız da ancak güçlü ve sürekli bir tedaviyle yıllar süren bir mücadelenin ardından eski sağlığına kavuşabilir." dedi.

İklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir 10 yıla girildiğine işaret eden Karaaslan, "Bugün karar alma mekanizmalarında bulunan bizlerin, günü kurtaran değil, sahip olduğu tüm değerleri geleceğe taşıyan bir anlayışla hareket etmek gibi bir sorumluluğu olduğunun da altını çizmek istiyorum." vurgusunda bulundu.

AK Parti olarak iktidara geldikleri ilk günden bu yana çok boyutlu bir mücadele yürüttüklerini anımsatan Karaaslan, şöyle konuştu:

"Dünya genelinde en fazla emisyona neden olan ve dünyanın kirlenmesinde en büyük paya sahip olan enerji sektörümüze 'temiz ve sürdürülebilir enerji' hedefi koyduk. Yeni mevzuat ve düzenlemelerle 'Temiz enerji için ben de varım.' diyen tüm paydaşların önünü açtık. Bu sayede elektrik enerjisi kurulu gücümüz 18 yılda 3 kat artarken kurulu güç içinde yenilenebilir enerjinin payını 4 katın üzerinde bir artışla toplam kapasitenin yarısına ulaştırdık."

Dünya genelinde orman varlığı hızla azalırken Türkiye'nin, orman varlığını artıran nadir ülkelerden olduğuna dikkati çeken Karaaslan, 2002'de 20,8 milyon hektar olan orman varlığını 2020 'de 22,7 milyon hektara yükselttiklerini belirtti.

Cumhuriyet tarihinin en büyük milli ağaçlandırma seferberliğini başlattıklarını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın takdirleriyle Milli Ağaçlandırma Günü ilan ettiklerini hatırlatan Karaaslan, "Aslında biz o gün, geleceğe nefes sözü verdik ve 2023'e kadar 7 milyar fidanı da toprakla buluşturmayı vadettik." dedi.

İstanbul'da bazı ilçelerde 1994 öncesi "çöp, çamur, çukur" zihniyetinin hakim olduğunu üzülerek gördüklerini anlatan Karaaslan, "18 yıl önce atıkları bir değer olarak görmek şöyle dursun, sorunlardan kaçarak, sorumluluk almayarak, gerekeni yapmayarak vatandaşlarımızı çöp, çamur, çukurdan ibaret şehirlerde yaşamaya mahkum edenlere 'Artık durun.' dedik." ifadesini kullandı.

Karaaslan, kurulacak araştırma komisyonundaki çalışmalarla, çevreyi merkeze alan, ulusal ve uluslararası camiada da çok önemli çalışmalara imza atacak bir çalışma performansının ortaya koyulacağını vurguladı.

Genel Kurulda konuşmaların ardından yapılan oylamada, 5 parti grubunun ortak önergesiyle, küresel iklim değişikliğinin etkilerinin en aza indirilmesi, kuraklıkla mücadele ve su kaynaklarının verimli kullanılması için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu.

Komisyon, 19 üyeden oluşacak, gerektiğinde Ankara dışında da görev yapabilecek.

TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, komisyonun kurulmasına destek veren siyasi parti gruplarına teşekkür etti.

Görüşmelerin tamamlanmasının ardından Bilgiç, birleşimi 2 Mart Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.