2009-02-18 - 13:10
CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ ANADOL: ''ERGENEKON DAVASINDAKİ UYGULAMA, NİYE DENİZ FENERİNDE YAPILMADI, YAPILMIYOR?''
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Ergenekon soruşturmasında, ''daha çok avukatların bilgi sızdırdığı'' yönündeki sözleri dolayısıyla Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'e tepki göstererek, ''Adalet Bakanı, suçu avukatlara yüklemeyi tercih etti. Bu koskoca bir iftiradır'' dedi.
Parlamento'da basın toplantısı düzenleyen CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol,
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in, ''Barolar Birliği Başkanı Sayın Özok, yargı mensuplarını ve
savcılarımızı eleştireceği yerde bu bilgileri sızdıran ve aslında suç işleyen avukatlarla ilgili ne yapıyor,
İstanbul Barosu ne yapıyor? Bu konuda kamuoyunun aydınlatırlarsa seviniriz'' dediğini anımsattı.
Anadol, Adalet Bakanı Şahin'in kamuoyunu ''yanıltma çabası'' içinde
olduğunu iddia ederek, ''gizlilik kararı olan ve resmi makamlar tarafından en
fazla basına servis yapılan Ergenekon davası ve soruşturmasıyla ilgili 9 soru
önergesi verdiğini, ancak gerekli yanıtları alamadığını'' ifade etti. Anadol,
''Ama zeytinyağı gibi üste çıkararak, suçu, sızdırma eylemini, avukatların üstüne
atan bir avukat Adalet Bakanı ile karşı geldik'' dedi.
Ergenekon soruşturmasında, gizlilik kararı olduğu için avukatların,
keşif, arama tutanağı, bilirkişi raporu ile müvekkillerinin ifadesine ulaşmakta
güçlük çektiklerini ileri süren Anadol, buna örnek olarak da İlhan Selçuk'un
avukatlarını gösterdi. Anadol, ''Adalet Bakanı, avukatın bilgi sızdırmasını
nereden uyduruyor, çıkarıyor? Çaresiz kalmışlar avukatlar. İlhan Selçuk'un
ifadesini okuyamıyorlar. Ama İlhan Selçuk'un ifadesi ertesi gün gazetelerde boy
boy çıkıyor. Kimi kandırıyor Adalet Bakanı?'' diye sordu.
Almanya'daki Deniz Feneri davasından sonra, bu oluşumun Türkiye'deki
bağlantılarına ilişkin iddiaların gündeme geldiğini, ancak harekete geçilmediğini
savunan Anadol, şöyle konuştu:
''Savcılar, bunu niye ihbar kabul etmediler? İlla Almanya'dan dosyanın mı
gelmesi lazım. Ergenekon davasındaki uygulama, emniyet örgütününde ve
savcılıklarda, niye Deniz Fenerinde yapılmadı, hala niye yapılmıyor? Deniz
Fenerinde, delillerin karartılması olasılığı yok muydu? Türkiye'deki Deniz
Feneriyle ilgili delillerin karartılması tehlikesi açık ortada. Hukukçu olmaya
lüzum yok. Ben, hukukçu olarak söylüyorum. Şimdi dosya gelse ne olacak?
Türkiye'de Deniz Feneriyle ilgili deliller karartılmadı mı? Elini kolunu sallaya
sallaya geziyorlar. RTÜK'ün başında görev yapıyorlar. Basına etik konuda
tavsiyelerde bulunma hakkını kendilerinde görüyorlar. Adalet Bakanı, bunun
hesabını versin. Dosya gelmese ne olacaktı? Savcılara, suç duyurusunda
bulunuyorum. İlla Deniz Feneri davası dosyasının Almanya'dan gelmesi mi lazım?
Savcı yok mu bu ülkede?''

-''SAVCILAR HAKKINDA BİR İNCELEME YAPILDI MI?''-

Şahin'e, Ergenekon soruşturmasıyla ilgili sorular yönelten Anadol,
şunları kaydetti:
''Gizlilik kararı olan bu soruşturmada, avukatın bulunmadığı, içeriye
sokulmadığı sırada alınan ifadeleri basına kim sızdırdı, kim servis yaptı? Kim
sızdırabilir? Gazetecilere, niye yayınladınız diye dava, soruşturma açıyorlar.
Savcılar hakkında bir inceleme yapıldı mı? Görevli olan savcıların sızdırma
olasılığı yok mu? Avukatın olmadığı yerde kim var? Kamu görevlileri var. Sicil
numaraları, isimleri, vardiyaları, ifadeleri alanlar belli. Avukatlar sızdıramaz
mı? Sızdırır. Yüzde 5'dir bu soruşturmada. Sızdırma varsa eğer. Avukatın
bulunmadığı yerlerdeki ifadelerin sızdırılması kimin tarafından yapıldı? Sabih
Kanadoğlu'nun evinde arama yapılmadan evvel TRT'ye bilgiyi kim verdi Sayın Adalet
Bakanı? Faturayı avukatlara çıkarıp bu işten sıyrılamazsınız. 3 defa yazı
yazmışlar Almanya'ya, onu söylüyor. Hiç yazı yazılmasa, 10 defa yazılsa ve dosya
gelse-gelmese, Türkiye'de savcı yok mu, hakim yok mu, yargı yok mu? Seçimler
yaklaştıkça, yolsuzluklar çoğaldıkça, teker teker ortaya çıktıkça sıkışan Adalet
Bakanı, en nihayet suçu avukatlara yüklemeyi tercih etti. Bu koskoca bir iftiradır.''