2009-02-24 - 19:12
TBMM Genel Kurulu'nda, başkasına ait taşınmazı tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını bozan kimseye, suçtan zarar görenin şikayeti üzerine 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilmesini öngören yasa teklifinin görüşülmesine başlandı.
TBMM Genel Kurulu'nda, başkasına ait taşınmazı
tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını bozan kimseye, suçtan zarar
görenin şikayeti üzerine 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilmesini öngören
yasa teklifinin görüşülmesine başlandı.
Genel Kurulda, gündemdışı konuşmaların ardından, Çeşitli Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Teklifinin görüşülmesine geçildi. MHP Grup
Başkanvekili Oktay Vural, teklifin görüşülmesine geçilmeden önce söz alarak,
Komisyon Raporunda, ''Muhalefet şerhinin ekte olduğunun'' ifade edilmesine rağmen
yer verilmediğini belirterek, raporun bu şekliyle görüşülemeyeceğini söyledi.
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, muhalefet şerhi için makul
bir süre tanınmasına rağmen gelmediği için raporun basılmak üzere TBMM
Başkanlığına gönderildiğini ifade ederek, içtüğe aykırı bir durumun olmadığını
söyledi.
Birleşimi yöneten Başkanvekili Eyyüp Cenap Gülpınar, tartışmanın sürmesi
üzerine, konuyu grup başkanvekilleriyle müzakere etmek üzere birleşime ara verdi.
Gülpınar, aranın ardından birleşimi açarken, muhalefet şerhi için makul süre
tanındığının anlaşıldığını belirterek, teklifin görüşmelerine geçileceğini
söyledi.
-''TURİZMCİLER SAHİLLERE EL KOYMUYOR, ŞEMSİYE, ŞEZLONG KOYUYOR''-
Teklif üzerinde CHP grubu adına konuşan Antalya Milletvekili Osman
Kaptan, gerek vatandaş, gerekse devletin taşınmazların ecri misil ödeyerek ya da
ödemeyerek kullandığını, 80 yıllık uygulamanın TCK'nın yürürlüğe girdiği 1
Haziran 2005 tarihinden sonra değiştiğini söyledi. TCK'nın yürürlüğe girmesinin
ardından Özellikle turizm, kentsel ve kırsal alanda sorun yaşandığını, bunun
sonucu olarak defterdarlıkların ve mahkemelerin iş yükünün arttığına işaret eden
Kaptan, sahilleri kullandıkları ve ecri misil ödedikleri halde yüzlerce
turizmcinin Maliye Bakanlığı tarafından mahkemeye verildiğini, halen davaların
sürdüğünü, bir kısmının ise hapis cezasına çarptırıldığını anlattı.
Yabancı turistlerin yüzde 90'ının deniz, güneş, kum için Türkiye'ye
geldiğini, turizm yatırımcılarının bu amaçla ciddi yatırımlar yaptığına dikkati
çeken Kaptan, sahile şezlong ve şemsiye koyan turizmcilerin devlete önemli
miktarda ecri misil ödediğini söyledi. Turizmcilere, yeni düzenlemeyle ''Sahilsiz
hizmet verin'' denildiğini savunan Kaptan, ''Turizmciler sahillere el koymuyor,
oraya şezlong, şemsiye koyuyor. Eğer sahile el koyan varsa cezalandırılsın. Bu
alanlar orman, kıyı kenar çizgisi ya da korunması gereken alanlar içindeyse
ilgili yasalara göre işlem yapılıyor'' dedi.
Konuşmasında Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in belediyelere yönelik
sözlerini eleştiren Kaptan, Bakanın özür dilemesini istedi. Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan'ın, Diyarbakır'da ''Ayrımcılık en büyük kırmızı çizgimizdir'' dediğini
ifade eden Kaptan, Adalet Bakanının mı yoksa Başbakanın mı dediği doğru? Yoksa
bakanlar, Başbakanı dinlemiyor mu? Memurlar, müteahhitler, basındaki ayrımdan
sonra şimdi de belediyeler arasında 'benim belediyem ve benden olmayan belediye'
diye ayrım yapılması çok yanlıştır'' diye konuştu.
-''TCK İLE TURİZMCİLERİN ÖNÜ TIKANDI''-
MHP Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız, TCK ile turizmcilerin önünün
tıkandığını, Maliye Bakanlığının ecri misil davaları nedeniyle müşterilerine
hizmet veremez duruma geldiğini belirterek, uygulamadan kaynaklanan sorunların
giderilmesi amacıyla fiilin şikayet üzerine cezalandırılması amacıyla yasa
teklifi hazırladıklarını anlattı.
Kadastroda 10 yıllık hak düşürücü süreyle ilgili olarak uygulamadan
kaynaklanan sorunlar bulunduğunu kaydeden Yıldız, ''Toroslar'da fakir orman
köylülerinin bakamadığı, ekip biçemediği için ormana dönüşen alanlar, Orman
İdaresi tarafından ormanlık alan olarak kabul edildiği için ellerinden alınmak
isteniyor. Elinde tapuları olduğu halde köylüler hak iddia edemiyor. Onların
kazanılmış haklarını korumak zorundayız. Teklifi buna ilişkin düzenleme de
yapıyor'' dedi.
Yıldız, aralarında Başbakan, bakan, milletvekilleri ve bürokratların da
bulunduğu bazı kişilerin orman, hazine ya da vakıf arazisi içinde olan
taşınmazları bulunduğunu öne sürerek, düzenlemenin bunları yasal hale
getireceğine dönük endişeleri ve kaygıları da olduğunu ifade etti.
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in Antalya'ya her gelişinde yaptığı
açıklamalarla dikkati çektiğini belirten Yıldız, ''Sayın Bakan, öyle sanıyorum ki
Antalya'ın temiz havası sizi çarpıyor. En iyisi Antalya'dan, özellikle de benim
seçim çevrem olan Alanya'dan uzak durun. Yoksa bakanlıktan olabilirsiniz''
dedi.
MHP'li belediyelerin sürekli müfettişler tarafından inceleme altında
tutulduğunu ileri süren Yıldız, ''29 Mart'ta inşallah AKP ölecek. Geriye Deniz
Feneri, yoksulluk, yolsuzluklar, halka yaptığınız hakaretler ve siyasete
kazandırdığınız argo kelimeler kalacak'' diye konuştu.
ADALET BAKANI ŞAHİN'İN SÖZLERİ...
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, hafta sonunda
Antalya'da yaptığı konuşmalarla ilgili olarak, ''Amacım, (illa bizim partili
belediyelere oy verin, bizim partili olmayan belediyelere oy verirseniz, biz
onlara yardım etmeyiz) anlamına gelen bir düşünceyle o cümleyi söylemiş değilim.
Bu anlama gelen bir ifade kullanmışsam, yanlıştır, maksadı aşan bir ifadedir''
dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Teklifi üzerinde Hükümet adına konuşan Şahin, düzenlemeye olumlu
baktıklarını söyledi. Teklif üzerinde konuşan muhalefet milletvekillerinin hafta
sonu Antalya'da seçim çalışmaları sırasındaki bazı konuşmalarını eleştirdiğini
belirten Şahin, bunları anlayışla karşıladığını vurguladı.
Yerel seçimlere gidilirken, belde, ilçe ve illerin yerel yönetimler
tarafından çözülmesi gereken sorunları olduğuna dikkati çeken Şahin, bunların
önemli bölümünün sadece yerel imkanlarla çözülemediğini kaydetti. Bazı yerlerin
altyapı sorunlarının çözülmesi için Hükümetin desteğinin de gerektiğine işaret
eden Şahin, şöyle konuştu:
''Orada yaptığım konuşmalarda genel olarak vermek istediğim mesaj şuydu;
bir yerel yönetimin, bir belediyenin, bir belediye başkanın, başka belediyelerin
veya merkezi yönetimin yardımı olmadan çözemeyeceği bir takım sorunları vardır. O
nedenle belediye başkanı olarak seçeceğiniz arkadaşın, diğer belediyelerle, diğer
kuruluşlarla diyaloğu devam ettirecek, onların da yardımını alabilecek, onlarla
birlikte çalışabilecek kapasitede arkadaşlar olması gerektiğini ifade ettim. Bunu
söylerken, şu partiden, bu partiden ayrımı yapmadım. Ama Gazipaşa'da 'Eğer
seçeceğiniz belediye başkanı bizim partiden olursa memnun olurum' anlamına gelen
bir ifade kullandım. Yerel yöneticilerin büyükşehir belediyesi ve merkezi
hükümetle de uyum halinde, diyalog halinde olmasının yararlı olacağını düşündüm.
Beni buraya getiren neydi? Ben Antalya milletvekiliyim ve kabinede görev
yapıyorum. Antalya'da bazı ilçe ve beldeleri ziyaret ediyorum. Mesela bazı
ilçeler var ki, henüz altyapıları, kanalizasyon sorunları bile büyük ölçüde
çözülmedi. Ben bizim partiden olmayan bu belediyelerin bulunduğu yerlere
gittiğimde mevcut belediye başkanı arkadaşlarımla bir diyalog kurayım, acaba
birlikte burada bir çözüm üretebilir miyiz' dediğimde, bazı ilçeler var ki bu
belediye başkanlarıyla ben maalesef 3-4 yıldır tanışma şerefine nail olamadım.
Ben bunu bazı yerlerde eleştirdim. 'Keşke bu belediye başkanı arkadaşlarımla
diyalog kurabilsek, başka partiden olabilir ama belki buradaki sorunlara birlikte
çözüm üretebiliriz' diye bir takım konuşmalar da yaptım.''
-''ZAMAN ZAMAN MAKSADI AŞAN İFADELER AĞZINIZDAN ÇIKABİLİYOR''-
Şahin, siyasetçi olarak değişik yerlerde konuşmalar yaptıklarını,
buralarda daha önceden metne bağlı kalarak konuşmadıklarına işaret ederek,
''Zaman zaman maksadınızı aşan ifadeler de ağzınızdan çıkabiliyor. Onu da kabul
ediyorum. Ancak amacım, (illa bizim partili belediyelere oy verin, bizim partili
olmayan belediyelere oy verirseniz, biz bunlara yardım etmeyiz) anlamına gelen
bir düşünceyle o cümleyi söylemiş değilim. Bu yanlış olur'' diye konuştu.
Muhalefet milletvekillerinin kendisine tepki göstermesi üzerine Şahin,
''Bu anlama gelen bir ifade kullanmışsam, o ifade yanlıştır, maksadı aşan bir
ifadedir. Söylüyorum, nitekim, bizim hükümetimiz döneminde belediyeler arasında
herhangi bir ayrım yapılmamıştır'' dedi.
Daha önce spordan sorumlu bakan olduğunu, İzmir'de yapılan ÜNİVERSİAD
oyunları için destek isteyen Büyükşehir Belediye Başkanı'na ''Sen başka bir
partidensin, ben sana yardımcı olamam'' demediğini anlatan Şahin, birlikte örnek
bir çalışmayı yaptığını, 10 bin kişilik Halkapınar Spor Salonu'nu 210 günde
tamamladıklarını, bunun Türkiye'de bir rekor olduğunu söyledi.
Kendisinin ''Başka partili belediyelere yardım etmeyelim, onların
hizmetlerine mani olalım'' gibi bir düşüncesinin asla olmadığını belirten Şahin,
''Tabii, irticalen konuşuyoruz. Kalabalık karşısında maksadımı aşan bazı ifadeler
olmuşsa...Kamuoyu ve seçmeni tehdit eden, şantaj anlamına gelen
değerlendirmeleriniz oldu...Kim ne söylerse söylesin, şantaj, tehdit, bunlar;
milletimiz tarafından asla ciddiye alınmaz. Hatta bunlar ters teper. Ben bunu
biliyorum. Yani, milleti tehdit edeceksiniz, şantaj yapacaksınız, bunun size bir
siyasi avantajı olmaz. Ben bu konuşmaları yaptım, basına da yansıdı. İnkar
etmiyorum'' dedi.
Şahin, ''İlla muhalefet belediyeleri seçilirse, biz Hükümet olarak onlara
yardımcı olmayız' anlamına gelen bir cümleyi kullanmadığını ifade ederek,
''Böyle bir niyetle o konuşmaları yapmadım. O heyecan anında ağzımdan çıkan
bir-iki kelime, bu anlama gelecek yorumlara müsaitse maksadımı aşmış ifadeler
olduğunu tekrar ediyorum'' diye konuştu.
Yerelde de hizmet bekleyen yerler olduğunu, bunlara hizmet ederken
yasalar neyi gösteriyorsa, Ankara'dan bu belediyelere o şekilde yardımcı
olunacağını kaydeden Şahin, ''Bazı yöreler var ki özel projelerle Ankara'ya,
Hükümete, bakanlıklara gelirler, yardım alabilirlerse, bu beceriyi gösteren
belediye başkanlarımız da daha fazla hizmet ederler. Ben de seçmenlere dedim ki;
Size daha fazla hizmeti kim getirecekse ona oy verin. Bunu söylerken bir ayrım
yapmadım. Ancak, (Bizim partimizden olanları tercih ederseniz memnun olurum)
anlamına gelen şeyler söyledim. Lütfen, bir siyasi partinin mensubu olarak yerel
seçimlere giderken, bunu söylememi de yadırgamayın. Ne diyeceğim ki?'' dedi.
-''BEN ONLARA TALİMAT VEREMEM''-
Deniz Feneri ile ilgili olarak Antalya'da daha önce yaptığı konuşmayla
ilgili Anadolu Ajansının haberini okuyan Şahin, ''Kaç defa açıkladım. Hata yapan
kim olursa olsun, eldeki deliller bir kişinin suç işlediğini gösteriyorsa,
bağımsız yargı, savcılarımız, hakimlerimiz gereğini yapar'' dedi.
Şahin, davayla ilgili dosyanın 3 kez Almanya'dan istenmesine rağmen bu
sabah ellerine ulaştığını hatırlatarak, vakit kaybetmeden Ankara Cumhuriyet
Savcılığına gönderdiklerini kaydetti. Ankara Cumhuriyet Savcılığının 3 klasörden
oluşan dosyanın tercümesini yaptığını, bunun yakın zamanda biteceğini anlatan
Şahin, ''Bağımsız yargı organları bizden talimat alarak bu çalışmaları yapmıyor.
Ben onlara talimat veremem. Yargı bağımsızdır ve tarafsızdır. Biz sadece o
dosyanın getirilmesine bakanlık olarak aracılık yaptık'' diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol'un kendisine laf atması üzerine Şahin,
''Almanya bunu geç göndermişse ne yapayım? 3 defa istemişim, takip etmişim, ne
yapmamız lazım? Söyleyin, 'Şunu yapmadınız da o nedenle dosya geç geldi'
diyebileceğiniz bir şey var mı?'' karşılığını verdi.
Anadol'un ''Ergenekon'da ne yapıldıysa burada da o olmalı'' demesi
üzerine Şahin, ''Ergenekon bizim davamız değil, bağımsız yargının bir davasıdır,
bir faaliyetidir. Lütfen, bakın, bağımsız yargı organlarına talimat verme yetkisi
hiç kimsenin değil, benim de değil. Onlar yasaların çizdiği sınırlar içinde
Türkiye'de kanun hakimiyetini sağlamak için çalışırlar, görevlerini yaparlar.
Bize de düşen onların görevlerini en iyi şekilde yerine getirebilmeleri için
onlara yardımcı olmaktır. Adalet Bakanı olarak bunu yapıyoruz. Yasama organının
da buna yapması gerektiğine inanıyorum'' dedi.
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, şu an tutuklu
bulunan Akfırat Belediye Başkanına 1.5 dönümlük arazi için vekaletname verdiğini,
ancak daha sonra almaktan vazgeçtiğini belirterek, ''Siyasette, konuşmanıza,
selam verdiğiniz insana, herhangi bir iş için vekalet verdiğiniz insana dikkat
edeceksiniz''dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa
Teklifinin tümü üzerinde konuşan DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan,
Türkiye'nin üç tarafının denizlerle kaplı olmasına rağmen, denizcilik ve
kıyılarla ilgili planlama yapılmadığını söyledi.
Kaplan, denizcilikle ilgili ayrı bir bakanlık olması halinde gerekli
planlamaların daha iyi bir şekilde yapılabileceğini kaydetti.
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak da turizmin yoğun olduğu
yerlerde önemli sorunların da çıkabildiğini, binlerce dava açıldığını bildirdi.
Davaların sayısının, olayın ekonomik ve sosyal boyutunun olduğunu
gösterdiğini ifade eden Kaynak, hazırladıkları tasarıyla turizmcilerin ve halkın
önemli bir sorununu çözeceklerini belirtti.
Kaynak, kıyılardan bütün vatandaşların yararlanma hakkının bulunduğunu,
hiç bir düzenlemenin bunu önleyemeyeceğini sözlerine ekledi.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin,
kadastro ile ilgili düzenlemenin kamu arazilerinin işgaline yol açmayacağını,
çünkü buna karşı uygulanacak mevcut yasaların olduğunu söyledi.
-SİYASETÇİ SELAM VERDİĞİNE DİKKAT ETMELİ-
Şahin, şu an tutuklu bulunan bir belediye başkanına arsa alması için
vekaletname verdiğine yönelik bir soruyu, ''Benim vekaletname verdiğimde böyle
bir durum yoktu. Yoksa verir miydim?'' şeklinde yanıtladı.
Bakan Şahin, söz konusu belediye başkanına, 1,5 dönümlük bir arsa için
vekaletname verdiğini belirterek, ''Ancak ekonomik olarak düşündüm (alamayacağım)
dedim ve daha sonra vazgeçtiğimi söyledim'' diye konuştu.
Siyasetin zor bir iş olduğunu ifade eden Şahin, şöyle devam etti:
''Konuşmanıza, selam verdiğiniz insana, herhangi bir iş için vekalet
verdiğiniz insana dikkat edeceksiniz. Bunları siyasetin içinde bulunduğumuz
sürece hepimiz birlikte yaşıyoruz. Benim hiç kimseden haksız talepte bulunmam söz
konusu değil. Bu konuda rahatım. Ama sizler muhalefetsiniz, tabii ki bunu
değerlendireceksiniz. (Acaba bakanı, mensup olduğu siyasi partiyi yıpratabilir
miyim?) diye soracaksınız. Ben içi dışı açık olan bir adamım...''
Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı. Başkanvekili Eyyüp Cenap
Gülpınar, çalışma süresinin dolması üzerine birleşimi yarın saat 14.00'de
toplanmak üzere kapattı.
tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını bozan kimseye, suçtan zarar
görenin şikayeti üzerine 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilmesini öngören
yasa teklifinin görüşülmesine başlandı.
Genel Kurulda, gündemdışı konuşmaların ardından, Çeşitli Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Teklifinin görüşülmesine geçildi. MHP Grup
Başkanvekili Oktay Vural, teklifin görüşülmesine geçilmeden önce söz alarak,
Komisyon Raporunda, ''Muhalefet şerhinin ekte olduğunun'' ifade edilmesine rağmen
yer verilmediğini belirterek, raporun bu şekliyle görüşülemeyeceğini söyledi.
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, muhalefet şerhi için makul
bir süre tanınmasına rağmen gelmediği için raporun basılmak üzere TBMM
Başkanlığına gönderildiğini ifade ederek, içtüğe aykırı bir durumun olmadığını
söyledi.
Birleşimi yöneten Başkanvekili Eyyüp Cenap Gülpınar, tartışmanın sürmesi
üzerine, konuyu grup başkanvekilleriyle müzakere etmek üzere birleşime ara verdi.
Gülpınar, aranın ardından birleşimi açarken, muhalefet şerhi için makul süre
tanındığının anlaşıldığını belirterek, teklifin görüşmelerine geçileceğini
söyledi.
-''TURİZMCİLER SAHİLLERE EL KOYMUYOR, ŞEMSİYE, ŞEZLONG KOYUYOR''-
Teklif üzerinde CHP grubu adına konuşan Antalya Milletvekili Osman
Kaptan, gerek vatandaş, gerekse devletin taşınmazların ecri misil ödeyerek ya da
ödemeyerek kullandığını, 80 yıllık uygulamanın TCK'nın yürürlüğe girdiği 1
Haziran 2005 tarihinden sonra değiştiğini söyledi. TCK'nın yürürlüğe girmesinin
ardından Özellikle turizm, kentsel ve kırsal alanda sorun yaşandığını, bunun
sonucu olarak defterdarlıkların ve mahkemelerin iş yükünün arttığına işaret eden
Kaptan, sahilleri kullandıkları ve ecri misil ödedikleri halde yüzlerce
turizmcinin Maliye Bakanlığı tarafından mahkemeye verildiğini, halen davaların
sürdüğünü, bir kısmının ise hapis cezasına çarptırıldığını anlattı.
Yabancı turistlerin yüzde 90'ının deniz, güneş, kum için Türkiye'ye
geldiğini, turizm yatırımcılarının bu amaçla ciddi yatırımlar yaptığına dikkati
çeken Kaptan, sahile şezlong ve şemsiye koyan turizmcilerin devlete önemli
miktarda ecri misil ödediğini söyledi. Turizmcilere, yeni düzenlemeyle ''Sahilsiz
hizmet verin'' denildiğini savunan Kaptan, ''Turizmciler sahillere el koymuyor,
oraya şezlong, şemsiye koyuyor. Eğer sahile el koyan varsa cezalandırılsın. Bu
alanlar orman, kıyı kenar çizgisi ya da korunması gereken alanlar içindeyse
ilgili yasalara göre işlem yapılıyor'' dedi.
Konuşmasında Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in belediyelere yönelik
sözlerini eleştiren Kaptan, Bakanın özür dilemesini istedi. Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan'ın, Diyarbakır'da ''Ayrımcılık en büyük kırmızı çizgimizdir'' dediğini
ifade eden Kaptan, Adalet Bakanının mı yoksa Başbakanın mı dediği doğru? Yoksa
bakanlar, Başbakanı dinlemiyor mu? Memurlar, müteahhitler, basındaki ayrımdan
sonra şimdi de belediyeler arasında 'benim belediyem ve benden olmayan belediye'
diye ayrım yapılması çok yanlıştır'' diye konuştu.
-''TCK İLE TURİZMCİLERİN ÖNÜ TIKANDI''-
MHP Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız, TCK ile turizmcilerin önünün
tıkandığını, Maliye Bakanlığının ecri misil davaları nedeniyle müşterilerine
hizmet veremez duruma geldiğini belirterek, uygulamadan kaynaklanan sorunların
giderilmesi amacıyla fiilin şikayet üzerine cezalandırılması amacıyla yasa
teklifi hazırladıklarını anlattı.
Kadastroda 10 yıllık hak düşürücü süreyle ilgili olarak uygulamadan
kaynaklanan sorunlar bulunduğunu kaydeden Yıldız, ''Toroslar'da fakir orman
köylülerinin bakamadığı, ekip biçemediği için ormana dönüşen alanlar, Orman
İdaresi tarafından ormanlık alan olarak kabul edildiği için ellerinden alınmak
isteniyor. Elinde tapuları olduğu halde köylüler hak iddia edemiyor. Onların
kazanılmış haklarını korumak zorundayız. Teklifi buna ilişkin düzenleme de
yapıyor'' dedi.
Yıldız, aralarında Başbakan, bakan, milletvekilleri ve bürokratların da
bulunduğu bazı kişilerin orman, hazine ya da vakıf arazisi içinde olan
taşınmazları bulunduğunu öne sürerek, düzenlemenin bunları yasal hale
getireceğine dönük endişeleri ve kaygıları da olduğunu ifade etti.
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in Antalya'ya her gelişinde yaptığı
açıklamalarla dikkati çektiğini belirten Yıldız, ''Sayın Bakan, öyle sanıyorum ki
Antalya'ın temiz havası sizi çarpıyor. En iyisi Antalya'dan, özellikle de benim
seçim çevrem olan Alanya'dan uzak durun. Yoksa bakanlıktan olabilirsiniz''
dedi.
MHP'li belediyelerin sürekli müfettişler tarafından inceleme altında
tutulduğunu ileri süren Yıldız, ''29 Mart'ta inşallah AKP ölecek. Geriye Deniz
Feneri, yoksulluk, yolsuzluklar, halka yaptığınız hakaretler ve siyasete
kazandırdığınız argo kelimeler kalacak'' diye konuştu.
ADALET BAKANI ŞAHİN'İN SÖZLERİ...
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, hafta sonunda
Antalya'da yaptığı konuşmalarla ilgili olarak, ''Amacım, (illa bizim partili
belediyelere oy verin, bizim partili olmayan belediyelere oy verirseniz, biz
onlara yardım etmeyiz) anlamına gelen bir düşünceyle o cümleyi söylemiş değilim.
Bu anlama gelen bir ifade kullanmışsam, yanlıştır, maksadı aşan bir ifadedir''
dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Teklifi üzerinde Hükümet adına konuşan Şahin, düzenlemeye olumlu
baktıklarını söyledi. Teklif üzerinde konuşan muhalefet milletvekillerinin hafta
sonu Antalya'da seçim çalışmaları sırasındaki bazı konuşmalarını eleştirdiğini
belirten Şahin, bunları anlayışla karşıladığını vurguladı.
Yerel seçimlere gidilirken, belde, ilçe ve illerin yerel yönetimler
tarafından çözülmesi gereken sorunları olduğuna dikkati çeken Şahin, bunların
önemli bölümünün sadece yerel imkanlarla çözülemediğini kaydetti. Bazı yerlerin
altyapı sorunlarının çözülmesi için Hükümetin desteğinin de gerektiğine işaret
eden Şahin, şöyle konuştu:
''Orada yaptığım konuşmalarda genel olarak vermek istediğim mesaj şuydu;
bir yerel yönetimin, bir belediyenin, bir belediye başkanın, başka belediyelerin
veya merkezi yönetimin yardımı olmadan çözemeyeceği bir takım sorunları vardır. O
nedenle belediye başkanı olarak seçeceğiniz arkadaşın, diğer belediyelerle, diğer
kuruluşlarla diyaloğu devam ettirecek, onların da yardımını alabilecek, onlarla
birlikte çalışabilecek kapasitede arkadaşlar olması gerektiğini ifade ettim. Bunu
söylerken, şu partiden, bu partiden ayrımı yapmadım. Ama Gazipaşa'da 'Eğer
seçeceğiniz belediye başkanı bizim partiden olursa memnun olurum' anlamına gelen
bir ifade kullandım. Yerel yöneticilerin büyükşehir belediyesi ve merkezi
hükümetle de uyum halinde, diyalog halinde olmasının yararlı olacağını düşündüm.
Beni buraya getiren neydi? Ben Antalya milletvekiliyim ve kabinede görev
yapıyorum. Antalya'da bazı ilçe ve beldeleri ziyaret ediyorum. Mesela bazı
ilçeler var ki, henüz altyapıları, kanalizasyon sorunları bile büyük ölçüde
çözülmedi. Ben bizim partiden olmayan bu belediyelerin bulunduğu yerlere
gittiğimde mevcut belediye başkanı arkadaşlarımla bir diyalog kurayım, acaba
birlikte burada bir çözüm üretebilir miyiz' dediğimde, bazı ilçeler var ki bu
belediye başkanlarıyla ben maalesef 3-4 yıldır tanışma şerefine nail olamadım.
Ben bunu bazı yerlerde eleştirdim. 'Keşke bu belediye başkanı arkadaşlarımla
diyalog kurabilsek, başka partiden olabilir ama belki buradaki sorunlara birlikte
çözüm üretebiliriz' diye bir takım konuşmalar da yaptım.''
-''ZAMAN ZAMAN MAKSADI AŞAN İFADELER AĞZINIZDAN ÇIKABİLİYOR''-
Şahin, siyasetçi olarak değişik yerlerde konuşmalar yaptıklarını,
buralarda daha önceden metne bağlı kalarak konuşmadıklarına işaret ederek,
''Zaman zaman maksadınızı aşan ifadeler de ağzınızdan çıkabiliyor. Onu da kabul
ediyorum. Ancak amacım, (illa bizim partili belediyelere oy verin, bizim partili
olmayan belediyelere oy verirseniz, biz bunlara yardım etmeyiz) anlamına gelen
bir düşünceyle o cümleyi söylemiş değilim. Bu yanlış olur'' diye konuştu.
Muhalefet milletvekillerinin kendisine tepki göstermesi üzerine Şahin,
''Bu anlama gelen bir ifade kullanmışsam, o ifade yanlıştır, maksadı aşan bir
ifadedir. Söylüyorum, nitekim, bizim hükümetimiz döneminde belediyeler arasında
herhangi bir ayrım yapılmamıştır'' dedi.
Daha önce spordan sorumlu bakan olduğunu, İzmir'de yapılan ÜNİVERSİAD
oyunları için destek isteyen Büyükşehir Belediye Başkanı'na ''Sen başka bir
partidensin, ben sana yardımcı olamam'' demediğini anlatan Şahin, birlikte örnek
bir çalışmayı yaptığını, 10 bin kişilik Halkapınar Spor Salonu'nu 210 günde
tamamladıklarını, bunun Türkiye'de bir rekor olduğunu söyledi.
Kendisinin ''Başka partili belediyelere yardım etmeyelim, onların
hizmetlerine mani olalım'' gibi bir düşüncesinin asla olmadığını belirten Şahin,
''Tabii, irticalen konuşuyoruz. Kalabalık karşısında maksadımı aşan bazı ifadeler
olmuşsa...Kamuoyu ve seçmeni tehdit eden, şantaj anlamına gelen
değerlendirmeleriniz oldu...Kim ne söylerse söylesin, şantaj, tehdit, bunlar;
milletimiz tarafından asla ciddiye alınmaz. Hatta bunlar ters teper. Ben bunu
biliyorum. Yani, milleti tehdit edeceksiniz, şantaj yapacaksınız, bunun size bir
siyasi avantajı olmaz. Ben bu konuşmaları yaptım, basına da yansıdı. İnkar
etmiyorum'' dedi.
Şahin, ''İlla muhalefet belediyeleri seçilirse, biz Hükümet olarak onlara
yardımcı olmayız' anlamına gelen bir cümleyi kullanmadığını ifade ederek,
''Böyle bir niyetle o konuşmaları yapmadım. O heyecan anında ağzımdan çıkan
bir-iki kelime, bu anlama gelecek yorumlara müsaitse maksadımı aşmış ifadeler
olduğunu tekrar ediyorum'' diye konuştu.
Yerelde de hizmet bekleyen yerler olduğunu, bunlara hizmet ederken
yasalar neyi gösteriyorsa, Ankara'dan bu belediyelere o şekilde yardımcı
olunacağını kaydeden Şahin, ''Bazı yöreler var ki özel projelerle Ankara'ya,
Hükümete, bakanlıklara gelirler, yardım alabilirlerse, bu beceriyi gösteren
belediye başkanlarımız da daha fazla hizmet ederler. Ben de seçmenlere dedim ki;
Size daha fazla hizmeti kim getirecekse ona oy verin. Bunu söylerken bir ayrım
yapmadım. Ancak, (Bizim partimizden olanları tercih ederseniz memnun olurum)
anlamına gelen şeyler söyledim. Lütfen, bir siyasi partinin mensubu olarak yerel
seçimlere giderken, bunu söylememi de yadırgamayın. Ne diyeceğim ki?'' dedi.
-''BEN ONLARA TALİMAT VEREMEM''-
Deniz Feneri ile ilgili olarak Antalya'da daha önce yaptığı konuşmayla
ilgili Anadolu Ajansının haberini okuyan Şahin, ''Kaç defa açıkladım. Hata yapan
kim olursa olsun, eldeki deliller bir kişinin suç işlediğini gösteriyorsa,
bağımsız yargı, savcılarımız, hakimlerimiz gereğini yapar'' dedi.
Şahin, davayla ilgili dosyanın 3 kez Almanya'dan istenmesine rağmen bu
sabah ellerine ulaştığını hatırlatarak, vakit kaybetmeden Ankara Cumhuriyet
Savcılığına gönderdiklerini kaydetti. Ankara Cumhuriyet Savcılığının 3 klasörden
oluşan dosyanın tercümesini yaptığını, bunun yakın zamanda biteceğini anlatan
Şahin, ''Bağımsız yargı organları bizden talimat alarak bu çalışmaları yapmıyor.
Ben onlara talimat veremem. Yargı bağımsızdır ve tarafsızdır. Biz sadece o
dosyanın getirilmesine bakanlık olarak aracılık yaptık'' diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol'un kendisine laf atması üzerine Şahin,
''Almanya bunu geç göndermişse ne yapayım? 3 defa istemişim, takip etmişim, ne
yapmamız lazım? Söyleyin, 'Şunu yapmadınız da o nedenle dosya geç geldi'
diyebileceğiniz bir şey var mı?'' karşılığını verdi.
Anadol'un ''Ergenekon'da ne yapıldıysa burada da o olmalı'' demesi
üzerine Şahin, ''Ergenekon bizim davamız değil, bağımsız yargının bir davasıdır,
bir faaliyetidir. Lütfen, bakın, bağımsız yargı organlarına talimat verme yetkisi
hiç kimsenin değil, benim de değil. Onlar yasaların çizdiği sınırlar içinde
Türkiye'de kanun hakimiyetini sağlamak için çalışırlar, görevlerini yaparlar.
Bize de düşen onların görevlerini en iyi şekilde yerine getirebilmeleri için
onlara yardımcı olmaktır. Adalet Bakanı olarak bunu yapıyoruz. Yasama organının
da buna yapması gerektiğine inanıyorum'' dedi.
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, şu an tutuklu
bulunan Akfırat Belediye Başkanına 1.5 dönümlük arazi için vekaletname verdiğini,
ancak daha sonra almaktan vazgeçtiğini belirterek, ''Siyasette, konuşmanıza,
selam verdiğiniz insana, herhangi bir iş için vekalet verdiğiniz insana dikkat
edeceksiniz''dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa
Teklifinin tümü üzerinde konuşan DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan,
Türkiye'nin üç tarafının denizlerle kaplı olmasına rağmen, denizcilik ve
kıyılarla ilgili planlama yapılmadığını söyledi.
Kaplan, denizcilikle ilgili ayrı bir bakanlık olması halinde gerekli
planlamaların daha iyi bir şekilde yapılabileceğini kaydetti.
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak da turizmin yoğun olduğu
yerlerde önemli sorunların da çıkabildiğini, binlerce dava açıldığını bildirdi.
Davaların sayısının, olayın ekonomik ve sosyal boyutunun olduğunu
gösterdiğini ifade eden Kaynak, hazırladıkları tasarıyla turizmcilerin ve halkın
önemli bir sorununu çözeceklerini belirtti.
Kaynak, kıyılardan bütün vatandaşların yararlanma hakkının bulunduğunu,
hiç bir düzenlemenin bunu önleyemeyeceğini sözlerine ekledi.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin,
kadastro ile ilgili düzenlemenin kamu arazilerinin işgaline yol açmayacağını,
çünkü buna karşı uygulanacak mevcut yasaların olduğunu söyledi.
-SİYASETÇİ SELAM VERDİĞİNE DİKKAT ETMELİ-
Şahin, şu an tutuklu bulunan bir belediye başkanına arsa alması için
vekaletname verdiğine yönelik bir soruyu, ''Benim vekaletname verdiğimde böyle
bir durum yoktu. Yoksa verir miydim?'' şeklinde yanıtladı.
Bakan Şahin, söz konusu belediye başkanına, 1,5 dönümlük bir arsa için
vekaletname verdiğini belirterek, ''Ancak ekonomik olarak düşündüm (alamayacağım)
dedim ve daha sonra vazgeçtiğimi söyledim'' diye konuştu.
Siyasetin zor bir iş olduğunu ifade eden Şahin, şöyle devam etti:
''Konuşmanıza, selam verdiğiniz insana, herhangi bir iş için vekalet
verdiğiniz insana dikkat edeceksiniz. Bunları siyasetin içinde bulunduğumuz
sürece hepimiz birlikte yaşıyoruz. Benim hiç kimseden haksız talepte bulunmam söz
konusu değil. Bu konuda rahatım. Ama sizler muhalefetsiniz, tabii ki bunu
değerlendireceksiniz. (Acaba bakanı, mensup olduğu siyasi partiyi yıpratabilir
miyim?) diye soracaksınız. Ben içi dışı açık olan bir adamım...''
Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı. Başkanvekili Eyyüp Cenap
Gülpınar, çalışma süresinin dolması üzerine birleşimi yarın saat 14.00'de
toplanmak üzere kapattı.
