2013-12-18 - 12:22
CHP Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum, Meclis'te bir grup CHP Milletvekili ile birlikte düzenlediği basın toplantısında uzun tutukluluk süreleri ve İstanbul merkezli operasyonlara değindi.
CHP Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum, Meclis'te bir grup CHP Milletvekili ile birlikte düzenlediği basın toplantısında uzun tutukluluk süreleri ve İstanbul merkezli operasyonlara değindi.
İstanbul merkezli başlatılan bir operasyonda üç Bakan'ın oğlu ve bir takım bürokratların gözaltına alındığını hatırlatan Süheyl Batum, bu soruşturmanın sonucunda iki seçenek olduğunu, ya bu kişilerin büyük yolsuzluklara karıştığını, ya da bir şey yokken yakalandıklarını belirterek, basın toplantısı yapmalarının sebebinin uzun tutukluluk süresine dikkat çekmek olduğunu söyledi.
Eğer yolsuzluk yapıldıysa "Türkiye'de CHP'nin belli bir dönemden beri söylediği şeylerin denetim eksikliğinin ne kadar büyük boyutlarda olduğu ortaya çıkmış olacağını" kaydeden Batum, "Bu çocukların babaları Bakan? Şu anda görevdeler. Ve bundan sonra bütün olanları da belirli kişilere el çektirme, belirli kişilerin görevden alınması, belirli kişilerin görevleri yer değiştirilmesi, bu bağlamda izlenmesi gerekir" dedi. Batum şunları kaydetti:
"Ateş düştüğü yeri yakar derler. Şimdi özellikle bu bürokratlar ve üç Bakan'ın çocuğu için soruşturma başlatıldı. Düşünün ki bu soruşturma ve sonrasında açılan dava sırasında, kovuşturma sırasında bu çocuklar ve bürokratlar beş yıl, yedi yıl tutuklu kaldılar, tutuklu yargılandılar. Şimdi biliyorsunuz, yedi yıldır bu hukuk dışılığı bu hukuksuzluğu, bu ahlaksızlığı hep beraber yaşıyoruz. Ama maalesef bu bürokratların bağlı olduğu siyasetçiler, bu üç çocuğun babaları, yandaş medya, penguen medya, ve bunların sözüm ona aydınları bu durumda yapılan soruşturmalardaki, kovuşturmalardaki beş yıllık, yedi yıllık tutukluluklar konusunda ağızlarını bile açmamışlardı. Görmezden gelmişlerdi.
Tabi biz bunlar gibi değiliz, ne bunların babaları gibi, ne bunların yandaşları gibi, ne bunların aydınları gibi. Bizler onurlu, namuslu, dürüst, hukuka saygılı, insana değer veren insanlarız. O yüzden biz bugüne kadar bunların siyasetçilerinin, bunların babalarının, bunların bakanlarının, bunların gazetecilerinin, bunların aydınlarının yaptığı gibi yapmayacağız. Doğruları söylemek zorundayız. Hep söylemiştik, hatırlayın, hukuk bir gün size de lazım olacak demiştik. Allah'ın sopası yok derler. Özellikle bu uzun tutukluluklar konusunda tam denk düştüğü için bu Bakanların çocuklarının ve bürokratların durumunun bir kez de bu bağlamda değerlendirilmesi gerekir diye bunları söyledik. Beş yıl, yedi yıl uzun tutukluluk süresi bu çocuklar için de olmaz."
Anayasa Mahkemesi'nin Balbay'ın tahliyesini sağlayan kararına de değinen CHP'li Batum, "Bazı yandaşlar, sözüm ona hukuku yorumlayan hukuk fakiri siyasetçi ya da aydınlar hep şöyle demişlerdi: İyi ki bireysel başvuruyu kabul ettik. Bak AKP etti, onun sayesinde Balbay salındı. Şimdi bir kere bu külliyen yanlış, yalan" şeklinde konuştu.
2007 yılında SebahatTuncel'in Milletvekili seçildiğinde serbest kaldığını hatırlatan Batum, o zaman Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvurunun olmadığına dikkat çekti. Anayasa Mahkemesi'nin konuyla ilgili kapsamı yanlış yorumladığı, daralttığı görüşünü savunan Batum, "Sadece Milletvekilleri için tutuklamanın uzun olmayacağı ve sadece temsil hakkını ilgilendirdiği kesinlikle yanlıştır, doğru değildir. Diyarbakır Mahkemesi ise Anayasa Mahkemesi'nin bu kararını bile tamamen bile bile yanlış uygulamaktadır" ifadelerini kullandı.
Süheyl Batum şunları kaydetti:
"Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yüzlerce kararı var. Türkiye'ye ilişkin ilk kararı da, uzun tutukluluk doğrudan doğruya milletvekilliği hakkının ihlali, temsil hakkının ihlali falan değildir. Anayasa'nın 19.maddesinde yazılan kişi güvenliği ilkesinin kişi güvenliği maddesinin ihlalidir.
O tutukluluk süreleri uzun sürerse Abdullah Gül'e sorun, size her zaman olduğu gibi hiçbir şey ifade etmeyen hukuk uygulanıyor, her şey yolunda, güzel gidiyor gibi hiçbir içeriği olmayan laflarla cevap verecek mi yoksa başka şeyler mi söyleyecek."
F. Banu Doğan
İstanbul merkezli başlatılan bir operasyonda üç Bakan'ın oğlu ve bir takım bürokratların gözaltına alındığını hatırlatan Süheyl Batum, bu soruşturmanın sonucunda iki seçenek olduğunu, ya bu kişilerin büyük yolsuzluklara karıştığını, ya da bir şey yokken yakalandıklarını belirterek, basın toplantısı yapmalarının sebebinin uzun tutukluluk süresine dikkat çekmek olduğunu söyledi.
Eğer yolsuzluk yapıldıysa "Türkiye'de CHP'nin belli bir dönemden beri söylediği şeylerin denetim eksikliğinin ne kadar büyük boyutlarda olduğu ortaya çıkmış olacağını" kaydeden Batum, "Bu çocukların babaları Bakan? Şu anda görevdeler. Ve bundan sonra bütün olanları da belirli kişilere el çektirme, belirli kişilerin görevden alınması, belirli kişilerin görevleri yer değiştirilmesi, bu bağlamda izlenmesi gerekir" dedi. Batum şunları kaydetti:
"Ateş düştüğü yeri yakar derler. Şimdi özellikle bu bürokratlar ve üç Bakan'ın çocuğu için soruşturma başlatıldı. Düşünün ki bu soruşturma ve sonrasında açılan dava sırasında, kovuşturma sırasında bu çocuklar ve bürokratlar beş yıl, yedi yıl tutuklu kaldılar, tutuklu yargılandılar. Şimdi biliyorsunuz, yedi yıldır bu hukuk dışılığı bu hukuksuzluğu, bu ahlaksızlığı hep beraber yaşıyoruz. Ama maalesef bu bürokratların bağlı olduğu siyasetçiler, bu üç çocuğun babaları, yandaş medya, penguen medya, ve bunların sözüm ona aydınları bu durumda yapılan soruşturmalardaki, kovuşturmalardaki beş yıllık, yedi yıllık tutukluluklar konusunda ağızlarını bile açmamışlardı. Görmezden gelmişlerdi.
Tabi biz bunlar gibi değiliz, ne bunların babaları gibi, ne bunların yandaşları gibi, ne bunların aydınları gibi. Bizler onurlu, namuslu, dürüst, hukuka saygılı, insana değer veren insanlarız. O yüzden biz bugüne kadar bunların siyasetçilerinin, bunların babalarının, bunların bakanlarının, bunların gazetecilerinin, bunların aydınlarının yaptığı gibi yapmayacağız. Doğruları söylemek zorundayız. Hep söylemiştik, hatırlayın, hukuk bir gün size de lazım olacak demiştik. Allah'ın sopası yok derler. Özellikle bu uzun tutukluluklar konusunda tam denk düştüğü için bu Bakanların çocuklarının ve bürokratların durumunun bir kez de bu bağlamda değerlendirilmesi gerekir diye bunları söyledik. Beş yıl, yedi yıl uzun tutukluluk süresi bu çocuklar için de olmaz."
Anayasa Mahkemesi'nin Balbay'ın tahliyesini sağlayan kararına de değinen CHP'li Batum, "Bazı yandaşlar, sözüm ona hukuku yorumlayan hukuk fakiri siyasetçi ya da aydınlar hep şöyle demişlerdi: İyi ki bireysel başvuruyu kabul ettik. Bak AKP etti, onun sayesinde Balbay salındı. Şimdi bir kere bu külliyen yanlış, yalan" şeklinde konuştu.
2007 yılında SebahatTuncel'in Milletvekili seçildiğinde serbest kaldığını hatırlatan Batum, o zaman Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvurunun olmadığına dikkat çekti. Anayasa Mahkemesi'nin konuyla ilgili kapsamı yanlış yorumladığı, daralttığı görüşünü savunan Batum, "Sadece Milletvekilleri için tutuklamanın uzun olmayacağı ve sadece temsil hakkını ilgilendirdiği kesinlikle yanlıştır, doğru değildir. Diyarbakır Mahkemesi ise Anayasa Mahkemesi'nin bu kararını bile tamamen bile bile yanlış uygulamaktadır" ifadelerini kullandı.
Süheyl Batum şunları kaydetti:
"Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yüzlerce kararı var. Türkiye'ye ilişkin ilk kararı da, uzun tutukluluk doğrudan doğruya milletvekilliği hakkının ihlali, temsil hakkının ihlali falan değildir. Anayasa'nın 19.maddesinde yazılan kişi güvenliği ilkesinin kişi güvenliği maddesinin ihlalidir.
O tutukluluk süreleri uzun sürerse Abdullah Gül'e sorun, size her zaman olduğu gibi hiçbir şey ifade etmeyen hukuk uygulanıyor, her şey yolunda, güzel gidiyor gibi hiçbir içeriği olmayan laflarla cevap verecek mi yoksa başka şeyler mi söyleyecek."
F. Banu Doğan
