2016-01-06 - 15:22
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da Asya Altyapı Yatırım Bankası Kuruluş Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.

AK PARTİ Ankara Milletvekili Ahmet Gündoğdu, Mehmet Akif İnan?ın vefatının 16'ncı yılı dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmada, İnan'ın, Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen'in kurucusu olduğunu anımsattı.

Mehmet Akif İnan'ın, milletin değerleriyle dertlenen, ücret sendikacılığının yanında akademik sendikacılığı, ülkeyi, demokrasiyi, insan haklarını önemseyen sendikacılığı da teşvik ettiğini ve bu anlayışla Memur-Sen örgütünün yeşermesinin temelini attığını belirten Gündoğdu, "Mehmet Akif İnan'ın hayatında kardeşliğe, Türk'ün, Kürt'ün, Arap'ın, Laz'ın, Çerkez'in kardeşliğine ne kadar çok önem verdiğini hem yaşantı biçimiyle hem konuşmalarıyla hem eylemleriyle görüyoruz" dedi.

Gündoğdu, Mehmet Akif İnan'ın aynı zamanda Kudüs şairi olduğunu vurgulayarak, "Filistin davasını, mazlumlar davasını dünyanın gözünün önüne sermiştir. İnşallah, başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin devleti kuruluncaya kadar da bu mücadelenin devam etmesi Akif İnan dostlarının sorumluluğudur, sevdasıdır" ifadesini kullandı.

HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş "mülteciler"; CHP İzmir Milletvekili Ali Yiğit de "Türkiye'de ve İzmir'de sağlık turizmi" ile ilgili gündem dışı konuşma yaptı.

Öte yandan, HDP sıralarına, Paris'te öldürülen üç PKK'lı kadın ile "dün Silopi'de öldürülen üç kadının" resimleri konuldu.

MHP'nin kayıp çocuklar hakkında verdiği Meclis araştırması açılması önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulunda önerinin görüşülmesi sırasında söz alan AK PARTİ Malatya Milletvekili Öznur Çalık, hükümet olarak bebeği anne karnına düştüğü andan itibaren korumaya başladıklarını belirterek, doğum esnasında kadının doktora ulaşma oranının şu an yüzde 99 olduğunu söyledi.

Anne ve bebek ölüm oranlarına değinen Çalık, Türkiye'deki anne ölümlerinin yüz binde 15, bebek ölümlerinin binde 6 olduğunu bildirdi.

Anne ve bebek ölüm oranlarının gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle söz alan CHP Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil, bebek ölüm hızları konusunda Türkiye ve Türk kamuoyunun yanıltıldığını iddia ederek, "Ortalama olarak 2009'a kadar düşüş göstermesine karşın 2014'te artış göstermiştir dünyaya göre ve binde 11'e ulaşmıştır. Kilis'te, Antep'te, Şırnak'ta binde 20'lerin üzerindedir. Sadece Karabük'te, Bolu'da ve Kırklareli'nde binde 10'un altına düşmüştür" ifadesini kullandı.

Öneri üzerine konuşan CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, İzmir'de Cumhuriyet gazetesi yazarı Hakan Dirik'in yaptığı bir haberden dolayı bugün Emniyet Müdürlüğüne çağrıldığına işaret ederek, şöyle devam etti:

"Bir gazeteci Emniyet Müdürlüğüne ifadeye çağrılamaz mı? Yasalara göre tabii ki çağrılabilir ama bir gazeteci yaptığı haberden dolayı cinayet bürosuna çağrılıyorsa orada gazetecinin mesleğine yönelik büyük bir hakaret ve gazetecilere yönelik bir gözdağı söz konusudur. Bugün Hakan Dirik cinayet bürosu masasına götürülmüş ve orada azılı katillerin fotoğraflarının bulunduğu şemanın, tablonun altında ifadesi alınmıştır."

Daha sonra kürsüden "Çocuğa zincirleme istismar" başlıklı bir haberi gösteren Yarkadaş, Antalya'da alıkonulan 15 yaşındaki bir çocuğun bodruma götürülerek, tacize uğradığını belirtti. Çocuğu alıkoyan kişinin gözaltına alındığını ancak savcının herhangi bir soruşturmaya gerek görmeyerek, dosyayı kapattığını iddia eden Yarkadaş, bu nedenle çocuğun bu sabah intihar ettiğini dile getirdi.

Yarkadaş, savcının, çocuğun tacize uğraması ve alıkonulmasıyla ilgili hürriyeti tahdit suçlamasından dolayı soruşturma açması gerektiğini savunan Yarkadaş, şunları kaydetti:

"Ancak kepaze haline getirdiğiniz adli tıp 'bu çocuğun ruh sağlığı bozulmamıştır' diye rapor veriyor ve savcı da bu raporun üzerine soruşturma açmaya gerek görmüyor. Hüseyin Üzmez geleneği Antalya'da da devam ediyor. Buradan Adalet Bakanına sesleniyorum, derhal yazılı bir emirle bu soruşturmayı açtırın, bu çocuğa sahip çıkın."

Bunun üzerine AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır sataşma gerekçesiyle söz alarak, şunları söyledi:

"Bundan hepimizin rahatsız olması gerekir ancak ortada bir fiili durum var, savcının önüne gitmiş. Sanki biz bunun temel mümessili, sorumlusuymuşuz gibi grubumuza dönmek ve itham etmek, bühtan etmek suretiyle işin sorumlusu olarak bizi göstermektedir. Elbette, savcıyı yazarak, çizerek, konuşarak, burada da gündeme getirerek eleştirebiliriz bu kararı, elbette bunu yapabiliriz ancak bunu sanki AK PARTİ'nin bir kararıymış gibi göstermek son derece yanlış ve kasıtlı bir tutumdur. Ayrıca buradan hareket etmek suretiyle adli tıp kurumuna geçiş yapmak, arkasından da hukuku ayaklar altına aldığımızı iddia etmek, hukuku çiğnediğimizi iddia etmek asılsız bir iddiadır, bunu kabul etmiyoruz."

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin Roman vatandaşlarla ilgili sorunların araştırılması amacıyla verdiği Meclis Araştırması önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.

Öneri hakkında söz alan HDP Siirt Milletvekili Besime Konca, hükümetin temsil ettiği faşizm, yok sayma, inkarcılık zihniyetinin beyinlerden ve yüreklerden silinmediği takdirde ne Roman ne Alevi halkın ne sınıfsal olarak ezilen kimliklerin ve cinslerin ne de Kürt sorunun çözümünün imkansız olduğunu savundu.

Konca, konuşmasında şu iddialarda bulundu:

"Hendek siyasetini, çukur siyasetini yapan bu hükümettir. 'Ajandamız var, biz başka ajandalara bakmayız' diyorsunuz. 'Sokak sokak, mahalle mahalle, ev ev temizleyeceğiz' dediniz. Siz Suruç'ta kamp kurdunuz, toplama kampları yaptınız Naziler'in yaptığı gibi. Okulları kamp yaptınız. Halkı spor salonlarına topladınız. Kaç mahallede hendek var? Ankara katliamı yapıldığında hendek mi vardı? Suruç katliamında bunlar mı vardı? Siz ki elini öptüğünüz, eteğini öptüğünüz, göbeğinde büyüdüğünüz cemaati bile kendi içinizde terör örgütü yaratan bir güçsünüz.

Yaptığınız katliamların haddi hesabı yoktur. Bunları görmek zorundasınız. Taş kesilmiş vicdanınızı, taş kesilmiş beyninizi hangi faşizmin...Siz çukur kazmıyorsunuz, siz insanları hendeklere gömmüyorsunuz, asit kuyularına atmıyorsunuz. Siz sokaklarda kurda kuşa yem etmek için bırakıyorsunuz."

Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın, Konca'yı, "Lütfen temiz bir dille konuşun, kaba ve yaralayıcı sözler sarf etmeyin" sözleriyle uyardı.

Herkesin tabi, bağlı olduğu bir anayasa ve Meclis İçtüzüğü bulunduğunu belirten Aydın, İçtüzüğün ilgili maddesinin konuşma üslubunu çok net bir şekilde ifade ettiğini söyledi ve bu maddenin içeriğine değindi. Aydın, şunları söyledi:

"Efendim 'faşist' derseniz, 'nazi' derseniz, başka şeyler derseniz siz bundan gocunmaz mısınız? Bu konuşma üslubu bütün milletvekilleri için geçerlidir, sadece bir grup için değil. Sayın milletvekilleri bu süreçte özellikle kürsüde sıkça Kürdistan kelimesinin kullanıldığını görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin merkezi ve mahalli idareler yapılanması esasları Anayasa'nın 126 ve 127. maddelerinde net bir şekilde düzenlenmiştir. Bu esaslar dahilinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti içinde Kürdistan adıyla herhangi idari ve coğrafi bir birim bulunmamaktadır. Kaldı ki Kürdistan ifadesinin tarihi bir terim olarak kullanılmasından ziyade Türkiye sınırları içerisinde bir bölgeyi, ayrı bir egemen hukuki veya siyasi varlık içinde gösterir şekilde farklı anlamlara yol açabilecek tarzda zikredilmesi de doğru değildir. Sayın milletvekillerinin bu ibareleri kullanırken daha özenli davranmasını özellikle istirham ediyorum."

Aydın'ın konuşması MHP ve AK Parti milletvekilleri tarafından alkışlandı.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır, bu dilin, bu üslubun, bu tarzın bir çıkış, bir arayış için imkan ve fırsat vermeyeceğini belirterek, "Aksine açılması muhtemel yolları tıkamak için adeta kastı mahsusayla özenle seçilmiş bir dile tekabül eder. Ben bu dili kınıyorum" dedi.

Bu kavramların, bu kadar hoyratça ve bu kadar rahatça kullanılmasını Meclis çatısı altında anlamakta güçlük çektiğini ifade eden Çakır, şunları söyledi:

"Konuşmacı bizi faşistlikle suçladı. Faşizm nihayetinde batıda ortaya çıkmış bir rejimin, ideolojinin adıdır. Bizim faşizm olarak adlandırmış olduğumuz çoklukla ve biraz da yanlış bilinerek daha çok Almanya'da Hitler'e tekabül eden bir şeydir. Irkçılıkla sosyalizmin bugün bu ülkede tekabül ettiği bir ideoloji, bir siyasi hareket arıyorsanız bunu görmemek için kör olmak gerekir.

Katliam kelimesi bu kadar basit bir kelime midir? Bir devletin milletini, halkını katletmesinden söz ediyorsunuz. Nasıl bunu bu kadar rahat söyleyebilirsiniz? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin halkını katlettiğini nasıl söyleyebilirsiniz?

Son olarak kimsenin elini öpmedik, kimsenin eteğini öpmedik ve kimsenin göbeğinde büyümedik. Öpmeyiz, büyümeyiz."

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, "Siz şu anda bir zamanlar katliamla suçlamış olduğunuz muktedirlerin yerine geçtiğiniz için devleti kutsallaştırdınız. Bugün bir faşizm uygulama, bir katliam konsepti vardır. Bu sıralarda oturan hangi birimiz Roboski'nin bir katliam olmadığını iddia edebilir? Suruç'ta, Diyarbakır'da, Ankara'da olan şeyin katliam olmadığını iddia edebilir?" dedi.

Cenazelerin sokak ortasında bırakıldığını ve kurda kuşa yem edildiğini iddia eden Baluken, "Bütün bu uygulamaların tamamı sivil halka yönelik açık bir faşizm, katliam uygulamasıdır. Tarih, insanlık bunu böyle yazıyor" diye konuştu.

Bu arada CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu da kürsüden, çadırda yaşayan ve donarak ölen Romanların fotoğraflarını gösterdi.

Öneri kabul edilmedi.

Genel Kurul'da, HDP'nin, Paris'te öldürülen 3 PKK'lı ile ilgili verdiği Meclis araştırma önergesinin gündeme alınması da görüşüldü.

Önerge üzerinde konuşmalar sırasında sataşmadan söz alan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, "Paris'ten Silopi'ye kadar elinize kan bulaşmıştır, Kürt kadınının kanı bulaşmıştır. Şu anda, konuştuğumuz saat itibarıyla Cizre'de beyaz bayrakla dışarı çıkan 12 yaşındaki bir çocuk sizin talimatlandırdığınız güvenlik güçleri tarafından katledildi" iddialarında bulundu.

AK PARTİ'li milletvekilleri, bu sözlere tepki gösterirken, AK PARTİ Grup Başkanvekil Coşkun Çakır, söz alarak, "Bugün ölen çocuğumuz dahil olmak üzere yüz kere, bin kere, milyon kere tekrar edelim ki hiç kimse ama hiç kimse bunu savunamaz, bundan memnuniyet duyamaz. Ancak, Sayın Baluken'in, çıkan bir çatışmada bile ölen çocuğun sorumlusu olarak bizi göstermesi kadar abes bir şey olamaz. Kaldı ki siz nereden biliyorsunuz güvenlik güçlerinin kurşunuyla olduğunu, anında rapor mu alıyorsunuz?" diye sordu.

Öneri kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda Asya Altyapı Yatırım Bankası Kuruluş Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.

Tasarının görüşmeleri sırasında HDP Grubu adına söz alan Iğdır Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman konuşmasında, "Sizin valileriniz, sizin talimatlarınızla Kürdistan'da şehirleri kuşatıyor, tankla, topla şehirleri bombalıyor. Bu yetmez gibi süresiz sokağa çıkma yasağı uygulanıyor. Bunun mevcut hukukta dayanağı yoktur. İşte bu hukuk keyfi hukuktur, bu hukuk ortaçağ hukukudur, darbeci hukukudur. Sizin uyguladığınız hukuk tam da bu hukuktur" dedi.

Hükümetin İsrail politikasını eleştiren Adıyaman, "Şimdi İsrail'e sığındınız. Hani İsrail katildi, hani 'one minute' diyordunuz, hani bebekleri öldürüyordu, fotoğraflar gösteriliyordu; ne oldu? Kucağına oturdunuz, şimdi kanka oldunuz" diye konuştu.

Bunun üzerine Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın, nasıl bir üslupla konuşulması gerektiğini daha önce ifade ettiğini anımsatarak, şunları söyledi:

"İçtüzük çok açık bir şekilde beyan ediyor. İğnelemeden, kaba ve yaralayıcı sözler kullanmadan meramımızı çok rahat bir şekilde ifade edebiliriz. Sadece buradakileri değil, halkımızın bir kısmını da yaralayan ifadeleri kabul etmek mümkün değildir.

Kürtler ile teröristleri ayırmak lazım. Burada bir derebeylik yok. Kürtlere karşı değil ama tam da terörle mücadele kapsamında, derebeylik oluşturmak isteyen teröristlere yönelik bir mücadele vardır. Bunun böyle bilinmesi gerekiyor. Hepimizin ifademizi çok net bir şekilde, doğru bir şekilde kullanması lazım."

AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır da Mehmet Emin Adıyaman'dan bazı ifadelerini düzeltmesini istedi.

Yeniden söz alan Adıyaman ise "İsrail'in kucağına oturdu" ifadesini mecazen söylediğini ifade ederek, "Oradaki anlam 'sarmaş dolaş', 'kankalar' anlamında. Bunu bu şekilde düzeltmiş olayım" dedi.

Tasarının maddeleri üzerindeki görüşmeler sırasında da MHP adına söz alan Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak, konuşmasına, "Şırnak'ta görev yapan hemşehrim Jandarma Uzman Çavuş Ramazan Emet göreve gitmek için evinin önünde beklerken PKK'lı teröristlerin, kahpelerin, kahpe kurşunlarıyla şehit düştü" diyerek başladı.

Emet'e Allah'tan rahmet dileyen Parsak, "Türk milleti, AKP, PKK ve HDP'nin birlikte tezgahladığı yeni Türkiye isimli bir tiyatroda canlarımızın toprağa düşürülmesine, göz göre göre yiğitlerimizin şehit edilmesine kesinlikle müsaade etmeyecektir" dedi.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır, "Konuşmacının çok net bir şekilde gerçeği çarpıtarak 'AK PARTİ Hükümeti, PKK ve HDP'nin beraber kurguladığı, ortaklaşa gerçekleştirdiği' demek suretiyle bir töhmette bulunmuştur. Bunu şiddetle reddediyorum" karşılığını verdi.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de HDP'nin bugüne kadar hiçbir siyasi partiyle bu ülkenin aleyhine olacak hiçbir tezgahın içerisinde olmadığını ve bundan sonra da olmayacağını söyledi.

Baluken, bebek katilini uzaklarda aramamak gerektiğini belirterek, "Anne karnındaki bebek ile 35 günlük bebeği katleden her kimse bebek katilini orada aramak lazım" diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da Öcalan'ın en az 30 bin kişinin katlinden sorumlu olduğunu ifade ederek, "Katildir, bebek katilidir" dedi.

Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.