2011-10-05 - 12:45
BDP Grup Başkanvekilleri Hasip Kaplan ve Pervin Buldan, parlamentoda düzenledikleri basın toplantısında, gündemdeki konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Meclis Genel Kurulu'nda bugün görüşülecek 'sınır ötesi operasyon konusunda hükümete verilen yetkiyi 1 yıl daha uzatan tezkere' ile ilgili partisinin görüşlerini aktaran Hasip Kaplan, "Savaş tezkeresine hayır diyoruz. Meclisin ilk işi savaş tezkeresini görüşmek değil, barışı konuşmaktır. Bugün 15 ilde düzenlenen operasyonlar nedeniyle milletvekillerimizi operasyon yapılan illere gönderdik. Dolayısıyla zaten Mecliste sembolik olarak bulunacağız" dedi.
Kürt sorununun Türkiye'nin en önemli sorunu olduğunu ifade eden Kaplan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kürt sorununu asayiş ve terör sorunu olarak gören yanlış anlayışa karşıyız. Kürt sorunu, ekonomik, sosyal, kültürel, tarihsel kökenli bir sorundur. Kürt sorunu ülkemizde terörize edilmektedir. Uzlaşma ortamı AKP tarafından dinamitlenmektedir."
KCK adı altında BDP'ye toplu operasyon yapıldığını vurgulayan Kaplan, "Mecliste ettiğimiz yemin sonrasında partimizin belediye başkanları, il genel meclisi üyeleri ve sendikalardan derneklere kadar partililerimize yönelik topyekün bir operasyon başlatılmıştır. KCK trajikomik bir davaya dönüşmüştür. 5 bine yakın BDP'li tutukludur. BDP'nin tüm faaliyetleri kriminal olarak gösterilmeye çalışılmaktadır. Ancak şunu unutmasınlar ki; biz 5 bin yerine 10 bin koyarak yolumuza devam edeceğiz. Eğer susacağımızı, sineceğimizi, teslim olacağımızı sanıyorlarsa; onların aldandığını göstereceğiz. Her geçen gün güçlenerek geliyoruz. Bir halkın haklı taleplerini yok edecek silah, daha icat edilmedi. Diğer taraftan hükümetten görüşme talepleri gelmektedir. Pazar günü AKP heyeti ile görüşeceğiz. Yeni Anayasa çalışmaları için üç üye vermemiz istenmektedir. Cuma günü Dışişleri Bakanı ile bir görüşmemiz olacaktır. Madem BDP'yi KCK olarak görüyorsunuz. Neden bizimle görüşüyorsunuz?" dedi.
Hasip Kaplan, Başbakan'ı eleştirdiği konuşmasında şunları söyledi: "Başbakan kendini Yargıtay başsavcısı, kabinesini Anayasa Mahkemesi üyeleri olarak görüyor. Bize oy veren 3 milyon seçmeni tehdit ediyor. BDP'nin güçlü olduğu illere partizan valiler atanıyor. Sandıkla elde edemediklerini zorbalıkla elde etmeye çalışıyorlar. Hükümet hukuk tanımayan bir saldırganlıkla halklar arasına kin, nefret ve kan sokmaya çalışıyor".
Toplantı sonrası gazetecilerin sorularını cevaplandıran Hasip Kaplan, Uzlaşma Komisyonuna üye verip vermeyecekleri ile ilgili soruyu: " Uzlaşma Komisyonunu'nu Allah rahmet eylesin. Onun yerine 'Hazırlık Komisyonu' kondu. 10 Ekim'de 3 isim belirleyeceğiz" şeklinde yanıtlarken, Meclis Kampüsünden polis ve askerin çıkarılacak olmasına ilişkin soruyu ise: "Mecliste polis ve askerin dışarı çıkması önemli değil, Başbakanın asker ve polis kafalı olması önemli. Başbakan postal giyiyor. Kendisini 60 kişi koruyor. Mecliste bir Başbakan 60 kişiyle geziyorsa orada bir güvenlik zaafiyeti var demektir" şeklinde yanıtladı.
KCK operasyonlarını protesto etmek amacıyla bir yürüyüş düzenleneceği bilgisini de veren Hasip Kaplan, "Toplantı bitiminde İçişleri Bakanıyla bir telefon görüşmesi yapacağım. 2,5 aydır aile avukat görüşmeleri engelleniyor. Tecrit ve görüş yasakları hukuka uygunsa, yapacağımız yürüyüş de engellenmemeli" dedi.
Toplantıda ayrıca Grup Başkanvekili Pervin Buldan, operasyonların düzenlendiği iller için 2 ayrı heyet oluşturulduğunu; Diyarbakır heyetinin başında Ahmet Türk'ün, İstanbul heyetinin başında Selahattin Demirtaş'ın olacağını söyledi. (12:45)
Kürt sorununun Türkiye'nin en önemli sorunu olduğunu ifade eden Kaplan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kürt sorununu asayiş ve terör sorunu olarak gören yanlış anlayışa karşıyız. Kürt sorunu, ekonomik, sosyal, kültürel, tarihsel kökenli bir sorundur. Kürt sorunu ülkemizde terörize edilmektedir. Uzlaşma ortamı AKP tarafından dinamitlenmektedir."
KCK adı altında BDP'ye toplu operasyon yapıldığını vurgulayan Kaplan, "Mecliste ettiğimiz yemin sonrasında partimizin belediye başkanları, il genel meclisi üyeleri ve sendikalardan derneklere kadar partililerimize yönelik topyekün bir operasyon başlatılmıştır. KCK trajikomik bir davaya dönüşmüştür. 5 bine yakın BDP'li tutukludur. BDP'nin tüm faaliyetleri kriminal olarak gösterilmeye çalışılmaktadır. Ancak şunu unutmasınlar ki; biz 5 bin yerine 10 bin koyarak yolumuza devam edeceğiz. Eğer susacağımızı, sineceğimizi, teslim olacağımızı sanıyorlarsa; onların aldandığını göstereceğiz. Her geçen gün güçlenerek geliyoruz. Bir halkın haklı taleplerini yok edecek silah, daha icat edilmedi. Diğer taraftan hükümetten görüşme talepleri gelmektedir. Pazar günü AKP heyeti ile görüşeceğiz. Yeni Anayasa çalışmaları için üç üye vermemiz istenmektedir. Cuma günü Dışişleri Bakanı ile bir görüşmemiz olacaktır. Madem BDP'yi KCK olarak görüyorsunuz. Neden bizimle görüşüyorsunuz?" dedi.
Hasip Kaplan, Başbakan'ı eleştirdiği konuşmasında şunları söyledi: "Başbakan kendini Yargıtay başsavcısı, kabinesini Anayasa Mahkemesi üyeleri olarak görüyor. Bize oy veren 3 milyon seçmeni tehdit ediyor. BDP'nin güçlü olduğu illere partizan valiler atanıyor. Sandıkla elde edemediklerini zorbalıkla elde etmeye çalışıyorlar. Hükümet hukuk tanımayan bir saldırganlıkla halklar arasına kin, nefret ve kan sokmaya çalışıyor".
Toplantı sonrası gazetecilerin sorularını cevaplandıran Hasip Kaplan, Uzlaşma Komisyonuna üye verip vermeyecekleri ile ilgili soruyu: " Uzlaşma Komisyonunu'nu Allah rahmet eylesin. Onun yerine 'Hazırlık Komisyonu' kondu. 10 Ekim'de 3 isim belirleyeceğiz" şeklinde yanıtlarken, Meclis Kampüsünden polis ve askerin çıkarılacak olmasına ilişkin soruyu ise: "Mecliste polis ve askerin dışarı çıkması önemli değil, Başbakanın asker ve polis kafalı olması önemli. Başbakan postal giyiyor. Kendisini 60 kişi koruyor. Mecliste bir Başbakan 60 kişiyle geziyorsa orada bir güvenlik zaafiyeti var demektir" şeklinde yanıtladı.
KCK operasyonlarını protesto etmek amacıyla bir yürüyüş düzenleneceği bilgisini de veren Hasip Kaplan, "Toplantı bitiminde İçişleri Bakanıyla bir telefon görüşmesi yapacağım. 2,5 aydır aile avukat görüşmeleri engelleniyor. Tecrit ve görüş yasakları hukuka uygunsa, yapacağımız yürüyüş de engellenmemeli" dedi.
Toplantıda ayrıca Grup Başkanvekili Pervin Buldan, operasyonların düzenlendiği iller için 2 ayrı heyet oluşturulduğunu; Diyarbakır heyetinin başında Ahmet Türk'ün, İstanbul heyetinin başında Selahattin Demirtaş'ın olacağını söyledi. (12:45)
