2022-05-18 - 15:30
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Haydar Akar başkanlığında toplandı.
Meclis Başkanvekili Akar, Genel Kurul'da, yarın Mustafa Kemal Atatürk'ün gençlere emanet etmek için çıktığı Cumhuriyet yürüyüşünün, 19 Mayıs 1919'un 103. yıl dönümü olduğunu anımsattı.
19 Mayıs 1919 tarihinin ulusal birlik ve beraberliğin, özgürlük ve bağımsızlık tutkusunun inançlı ve haklı savaşının Cumhuriyet yönetimiyle taçlandırıldığı zorlu bir tarihsel sürecin başlangıcı olduğunu belirten Akar, şunları kaydetti:
"19 Mayıs 1919, 'bağımsızlık benim karakterimdir' diyen bir önderle yürüyen bir halkın onur mücadelesinin başlangıcı zamanıdır. Ulusumuzun geleceğinin gençlikte olduğunu bilen Gazi Mustafa Kemal Atatürk gençlerimizin aklın ve bilimin yolundan ayrılmadan özgür ve bağımsız yaşama düşüncelerini Cumhuriyetimize aktarmasını istemiştir. Gençlerimizi düşünceleri çekinmeden dile getirebilen, sorumluluk duygusu yüksek, sorunlara duyarlı, yeniliklere açık, eleştirel düşünceye sahip, temiz toplumun savunucusu çağdaş bireyler olarak yetiştirmemizin önemi yaşadığımız şu günlerde çok daha büyük bir anlam taşımaktadır."
Başta Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere vatanı için mücadele eden tüm kahramanları rahmetle andığını dile getiren Akar, gençlerin ve milletin 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutladı.
Konuşmasının ardından Akar, Genel Kurulda üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
AK Parti Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı, MHP İstanbul Milletvekili Hayati Arkaz ve CHP Samsun Milletvekili Kemal Zeybek "19 Mayıs 1919 Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile Atatürk'ün Samsun'a çıkışı" konularında gündem dışı konuşma yaptılar.
Genel Kurulda, gündem dışı konuşmalardan sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Bitlis'in Ahlat ilçesindeki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi yanında "Ahlat Konut Evleri Projesi" adı altında 9 bakan konutu yapılacağının, kamuoyuna ilan edildiğini söyledi. Konutların yapılmasını eleştiren Dervişoğlu, "Sayın Erdoğan, bir kez daha ranta alan açmış, saray çevresinde biriktirdiği arkadaş müteahhitlere, kazandırma çalışmalarına devam etme eylemi sergilemiştir." dedi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise bugün Kırım Tatar sürgününün 78'inci yıl dönümü olduğunu anımsatarak, Türkiye'nin, tarihsel süreçte etnik ve demografik temelli sürgün politikalarıyla zorla göç ettirilen soydaşlarına ve Kafkas halklarına kapılarını açtığını, onları kucakladığını belirtti.
Türkiye'nin, Rusya ve Ukrayna savaşıyla tırmanan bölgesel, küresel gerilimin benzer acılara yol açmaması adına önemli adımlar attığına dikkati çeken Akçay, "Bu kapsamda, savaşın başından bu yana 17 bin vatandaşımızla birlikte çok sayıda Kırımlı ve Ahıskalı soydaşımız savaş bölgesinden tahliye edilmiştir, 2 bin soydaşımızın da önümüzdeki günlerde Türkiye'ye getirilmesi planlanmaktadır." ifadelerini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da Dicle Elektrik Dağıtım AŞ'nin, çiftçilerin borçları sebebiyle trafolarını söktüğünü iddia ederek, iktidarın bu konuyu gündemine almasını istedi.
Salda Gölü'nün, mineral oluşumu ve jeolojik yapısı açısından önemine işaret eden Oluç, "Doğasının ve suyunun korunması gerektiğini biliyoruz. İktidar tarafından Salda Gölü alanında ne yapıldı? 'Millet bahçesi yapacağız' diye Salda Gölü tahrip edildi. Bölgenin doğallığını bozan projelerle Salda Gölü'nde bu yıl su seviyesi yükselmedi, uzmanlar tarafından 1 metre kadar çekildiği söyleniyor. Salda Gölü'nün korunması ve alanın mutlaka geliştirilmesi gerekir." değerlendirmesini yaptı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, İstanbul'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle 16 ve 17 yaşlarındaki iki gencin okullarında gözaltına alındığını belirterek, "Okuldan, derslikten, öğretmenin ve arkadaşlarının gözünün önünde karakola alınması bir garabettir, rezalettir. Bunun hukukla, adaletle, mevzuatla bir ilgisi de olamaz. Yönetenler bu kadar acz içinde de olamaz." dedi.
Cumhurbaşkanı'na hakaretten hakkında geçen hafta fezleke geldiğini aktaran Altay, mahkemelerin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın emir ve talimatıyla hareket ettiğini iddia etti. Altay, açıklamaları nedeniyle hakkında fezleke göndermenin, muhalefete ayar vermek, muhalefeti susturmak olduğunu savundu.
AK Parti Grubu adına söz alan Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can ise Türkiye'de yaşanan sıkıntıları bildiklerini, enflasyonu, hayat pahalılığını yaşadıklarını belirtti.
Vatandaşı enflasyona ezdirmeme sözü verdiklerini ve sözlerini yerine getirdiklerini vurgulayan Can, "Bu sıkıntıların geçici olduğuna inanıyoruz, geçici olduğunu da ispat edeceğiz ve milletimize dokunmaya devam edeceğiz." diye konuştu.
Türk ceza hukuku, anayasa hukuku ve evrensel hukukun, hiç kimseye suç işleme hürriyeti noktasında imtiyaz tanımadığına dikkati çeken Can, "Dolayısıyla herkes ifade hürriyetine sahiptir ancak suç işleme hürriyetine sahip değildir. Cumhurbaşkanlığı makamında yapılmış olan hakaretin takibi şikayete bağlı değildir, resen soruşturulması gereken bir fiildir. Kimsenin de bundan kendini ayrı tutması mümkün değildir." değerlendirmesini yaptı.
Can'ın konuşmasının ardından söz isteyen CHP Grup Başkanvekili Altay, "Yasama dokunulmazlığı diye bir kavram var. Sen hakaret dersen, çıkıp hem Erdoğan'dan hem milletten özür dileyeceğim. İktidara, 'milletin sırtına kambur oldu' diyemeyeceksek bizi buradan sürün, çıkarın, hepimizin dokunulmazlığını kaldırın. Kendiniz çalın, kendiniz oynayın." dedi.
Bu arada söz alan partilerin temsilcileri, Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutladı.
Genel Kurulda, gündem dışı konuşmalar ve grup başkanvekillerinin yerlerinden söz almasının ardından partilerin gündeme ilişkin önerilerine geçildi.
Partisinin "SADAT" hakkındaki grup önerisi üzerinde söz alan CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, SADAT'ın, birçok şirket veya kurumun güvenlik görevlisi istihdamına imkan tanıyan Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'a göre kurulan bir şirket olduğunu anlattı.
SADAT'ın internet sitesinde yer alan ifadelerin aksine, bu kanunda "uluslararası harp stratejilerinin öğretilmesine" ilişkin bir madde bulunmadığını söyleyen Tezcan, "İç güvenlikte özel güvenlik hizmeti vermenin, uluslararası savunma hizmetiyle ne alakası var?" sorusunu yöneltti.
Tezcan, SADAT'ın internet sitesinde "gayri nizami harp kursu düzenlediğini" ilan ettiğini aktararak, şu sözleri sarf etti:
"Sitesinde, 'katılanlara psikolojik harp yeteneği, sabotaj, baskın, pusu, tahrip, suikast, kurtarma ve kaçırma, tedhiş, yani terör, yeteneklerini kazandıracağım' diyor. Sayın Erdoğan 'Benimle ilgisi yok.' diyor. El insaf, bu fotoğrafı herkes gördü. Bu masanın başında Sayın Cumhurbaşkanı, İstihbaratın en üst düzeyi var, MİT Başkanı var, onun yanında da SADAT'ın kurucusu var. Allah muhafaza Sayın Erdoğan, ilişkin olmayan kişinin masadaki yeri buysa, ilişkin olanın masadaki yeri ne olacak? Bu danışmanındı. Buna neyi danıştın? 'Sabotaj nasıl yapılır?', 'Pusu nasıl kurulur?', 'Bomba nasıl atılır?', 'Terör nasıl işlenir?' diye mi danıştın, neyi danıştın devletin en tepesinde."
İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, kuruluş amacına bakıldığında SADAT'ın, Türkiye'nin egemenliğine açıkça kast ettiğini savundu. Şirketin bu amacının kamu kaynaklarıyla desteklendiğini ileri süren Ataş, Türkiye Cumhuriyeti'ndeki anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerin suç olduğunu ve bu suçu işleyenlere karşı gerekenin derhal yapılması gerektiğini söyledi.
AK Parti'nin, SADAT'ı masum bir kuruluş gibi göstermeye çalıştığını söyleyen Ataş, "Türkiye'de hiçbir kuruluş, dernek adı altında, gayri nizami harp, suikast ve sabotaj gibi konularda kişi ve grupları eğitemez. SADAT, kamu kaynaklarını ve iktidarın gücünü kullanarak kanun dışı yapılanmaktadır. Bu yapılanmaya dur denilmeli, Türkiye asla paramiliter kuruluşlara, kurumlara teslim edilmemelidir." ifadelerini kullandı.
HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, kürsüden gösterdiği kitapların, SADAT hakkında bilgiler içerdiğini belirterek, "SADAT, bir paramiliter bir yaklaşımdır, bir terör örgütüdür. Terör örgütü ile aranıza mesafe koymanın zamanıdır." dedi.
AK Parti Osmaniye Milletvekili İsmail Kaya, HDP'li Bülbül'ün sözlerine, "PKK bir terör örgütüdür ve bu terör örgütü ile arasına kimin mesafe koyması gerektiğini aziz milletimiz çok iyi biliyor." yanıtını verdi.
Milli teknoloji, güçlü ve bağımsız savunma sanayinin ülkeler için büyük önem taşıdığına işaret eden Kaya, savunma sanayi alanındaki hamlelerin öneminin bu süreçte bir kez daha net şekilde görüldüğünü vurguladı. Kaya, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte Savunma Sanayi Başkanlığımız birçok firmayla çalışmaktadır, SADAT da bu firmalardan bir tanesidir. Bu firmaya özel bir anlam yüklemek, çok da doğru değildir." dedi.
Kaya, AK Parti hükümetlerinin savunma sanayinin daha güçlü hale getirilmesi için var gücüyle çalıştığını dile getirerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde savunma sanayinde yerli ve milli proje sayısının 20 yılda 62'den 750'ye ulaştığını, yerlilik oranının ise yüzde 20'lerden yüzde 80'lere dayandığını kaydetti.
Milli teknolojiye verilen önceliğin, Türkiye'nin bölgesindeki caydırıcılığını artırdığına dikkati çeken Kaya, "Karabağ Zaferi'nde büyük rol oynayan Bayraktar SİHA'ları için 'Erdoğan'ın katil dronu' manşeti atan Avrupa basını, aynı SİHA'ların Ukrayna'da kullanılması hakkında 'Umudun silahı' başlığını attı. Bu gelişmeler, dünya arenasında Türkiye'nin savunma sanayi alanında ve diplomaside çözümün merkezi konumunda olduğunu gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamada CHP'nin önerisi kabul edilmedi.
İYİ Parti'nin "gençlerin sorunları", HDP'nin "asgari ücret" konusundaki önergelerinin ön görüşmelerinin bugün yapılması önerileri de kabul edilmedi.
Genel Kurulda, Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
19 Mayıs 1919 tarihinin ulusal birlik ve beraberliğin, özgürlük ve bağımsızlık tutkusunun inançlı ve haklı savaşının Cumhuriyet yönetimiyle taçlandırıldığı zorlu bir tarihsel sürecin başlangıcı olduğunu belirten Akar, şunları kaydetti:
"19 Mayıs 1919, 'bağımsızlık benim karakterimdir' diyen bir önderle yürüyen bir halkın onur mücadelesinin başlangıcı zamanıdır. Ulusumuzun geleceğinin gençlikte olduğunu bilen Gazi Mustafa Kemal Atatürk gençlerimizin aklın ve bilimin yolundan ayrılmadan özgür ve bağımsız yaşama düşüncelerini Cumhuriyetimize aktarmasını istemiştir. Gençlerimizi düşünceleri çekinmeden dile getirebilen, sorumluluk duygusu yüksek, sorunlara duyarlı, yeniliklere açık, eleştirel düşünceye sahip, temiz toplumun savunucusu çağdaş bireyler olarak yetiştirmemizin önemi yaşadığımız şu günlerde çok daha büyük bir anlam taşımaktadır."
Başta Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere vatanı için mücadele eden tüm kahramanları rahmetle andığını dile getiren Akar, gençlerin ve milletin 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutladı.
Konuşmasının ardından Akar, Genel Kurulda üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
AK Parti Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı, MHP İstanbul Milletvekili Hayati Arkaz ve CHP Samsun Milletvekili Kemal Zeybek "19 Mayıs 1919 Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile Atatürk'ün Samsun'a çıkışı" konularında gündem dışı konuşma yaptılar.
Genel Kurulda, gündem dışı konuşmalardan sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Bitlis'in Ahlat ilçesindeki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi yanında "Ahlat Konut Evleri Projesi" adı altında 9 bakan konutu yapılacağının, kamuoyuna ilan edildiğini söyledi. Konutların yapılmasını eleştiren Dervişoğlu, "Sayın Erdoğan, bir kez daha ranta alan açmış, saray çevresinde biriktirdiği arkadaş müteahhitlere, kazandırma çalışmalarına devam etme eylemi sergilemiştir." dedi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise bugün Kırım Tatar sürgününün 78'inci yıl dönümü olduğunu anımsatarak, Türkiye'nin, tarihsel süreçte etnik ve demografik temelli sürgün politikalarıyla zorla göç ettirilen soydaşlarına ve Kafkas halklarına kapılarını açtığını, onları kucakladığını belirtti.
Türkiye'nin, Rusya ve Ukrayna savaşıyla tırmanan bölgesel, küresel gerilimin benzer acılara yol açmaması adına önemli adımlar attığına dikkati çeken Akçay, "Bu kapsamda, savaşın başından bu yana 17 bin vatandaşımızla birlikte çok sayıda Kırımlı ve Ahıskalı soydaşımız savaş bölgesinden tahliye edilmiştir, 2 bin soydaşımızın da önümüzdeki günlerde Türkiye'ye getirilmesi planlanmaktadır." ifadelerini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da Dicle Elektrik Dağıtım AŞ'nin, çiftçilerin borçları sebebiyle trafolarını söktüğünü iddia ederek, iktidarın bu konuyu gündemine almasını istedi.
Salda Gölü'nün, mineral oluşumu ve jeolojik yapısı açısından önemine işaret eden Oluç, "Doğasının ve suyunun korunması gerektiğini biliyoruz. İktidar tarafından Salda Gölü alanında ne yapıldı? 'Millet bahçesi yapacağız' diye Salda Gölü tahrip edildi. Bölgenin doğallığını bozan projelerle Salda Gölü'nde bu yıl su seviyesi yükselmedi, uzmanlar tarafından 1 metre kadar çekildiği söyleniyor. Salda Gölü'nün korunması ve alanın mutlaka geliştirilmesi gerekir." değerlendirmesini yaptı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, İstanbul'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle 16 ve 17 yaşlarındaki iki gencin okullarında gözaltına alındığını belirterek, "Okuldan, derslikten, öğretmenin ve arkadaşlarının gözünün önünde karakola alınması bir garabettir, rezalettir. Bunun hukukla, adaletle, mevzuatla bir ilgisi de olamaz. Yönetenler bu kadar acz içinde de olamaz." dedi.
Cumhurbaşkanı'na hakaretten hakkında geçen hafta fezleke geldiğini aktaran Altay, mahkemelerin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın emir ve talimatıyla hareket ettiğini iddia etti. Altay, açıklamaları nedeniyle hakkında fezleke göndermenin, muhalefete ayar vermek, muhalefeti susturmak olduğunu savundu.
AK Parti Grubu adına söz alan Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can ise Türkiye'de yaşanan sıkıntıları bildiklerini, enflasyonu, hayat pahalılığını yaşadıklarını belirtti.
Vatandaşı enflasyona ezdirmeme sözü verdiklerini ve sözlerini yerine getirdiklerini vurgulayan Can, "Bu sıkıntıların geçici olduğuna inanıyoruz, geçici olduğunu da ispat edeceğiz ve milletimize dokunmaya devam edeceğiz." diye konuştu.
Türk ceza hukuku, anayasa hukuku ve evrensel hukukun, hiç kimseye suç işleme hürriyeti noktasında imtiyaz tanımadığına dikkati çeken Can, "Dolayısıyla herkes ifade hürriyetine sahiptir ancak suç işleme hürriyetine sahip değildir. Cumhurbaşkanlığı makamında yapılmış olan hakaretin takibi şikayete bağlı değildir, resen soruşturulması gereken bir fiildir. Kimsenin de bundan kendini ayrı tutması mümkün değildir." değerlendirmesini yaptı.
Can'ın konuşmasının ardından söz isteyen CHP Grup Başkanvekili Altay, "Yasama dokunulmazlığı diye bir kavram var. Sen hakaret dersen, çıkıp hem Erdoğan'dan hem milletten özür dileyeceğim. İktidara, 'milletin sırtına kambur oldu' diyemeyeceksek bizi buradan sürün, çıkarın, hepimizin dokunulmazlığını kaldırın. Kendiniz çalın, kendiniz oynayın." dedi.
Bu arada söz alan partilerin temsilcileri, Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutladı.
Genel Kurulda, gündem dışı konuşmalar ve grup başkanvekillerinin yerlerinden söz almasının ardından partilerin gündeme ilişkin önerilerine geçildi.
Partisinin "SADAT" hakkındaki grup önerisi üzerinde söz alan CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, SADAT'ın, birçok şirket veya kurumun güvenlik görevlisi istihdamına imkan tanıyan Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'a göre kurulan bir şirket olduğunu anlattı.
SADAT'ın internet sitesinde yer alan ifadelerin aksine, bu kanunda "uluslararası harp stratejilerinin öğretilmesine" ilişkin bir madde bulunmadığını söyleyen Tezcan, "İç güvenlikte özel güvenlik hizmeti vermenin, uluslararası savunma hizmetiyle ne alakası var?" sorusunu yöneltti.
Tezcan, SADAT'ın internet sitesinde "gayri nizami harp kursu düzenlediğini" ilan ettiğini aktararak, şu sözleri sarf etti:
"Sitesinde, 'katılanlara psikolojik harp yeteneği, sabotaj, baskın, pusu, tahrip, suikast, kurtarma ve kaçırma, tedhiş, yani terör, yeteneklerini kazandıracağım' diyor. Sayın Erdoğan 'Benimle ilgisi yok.' diyor. El insaf, bu fotoğrafı herkes gördü. Bu masanın başında Sayın Cumhurbaşkanı, İstihbaratın en üst düzeyi var, MİT Başkanı var, onun yanında da SADAT'ın kurucusu var. Allah muhafaza Sayın Erdoğan, ilişkin olmayan kişinin masadaki yeri buysa, ilişkin olanın masadaki yeri ne olacak? Bu danışmanındı. Buna neyi danıştın? 'Sabotaj nasıl yapılır?', 'Pusu nasıl kurulur?', 'Bomba nasıl atılır?', 'Terör nasıl işlenir?' diye mi danıştın, neyi danıştın devletin en tepesinde."
İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, kuruluş amacına bakıldığında SADAT'ın, Türkiye'nin egemenliğine açıkça kast ettiğini savundu. Şirketin bu amacının kamu kaynaklarıyla desteklendiğini ileri süren Ataş, Türkiye Cumhuriyeti'ndeki anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerin suç olduğunu ve bu suçu işleyenlere karşı gerekenin derhal yapılması gerektiğini söyledi.
AK Parti'nin, SADAT'ı masum bir kuruluş gibi göstermeye çalıştığını söyleyen Ataş, "Türkiye'de hiçbir kuruluş, dernek adı altında, gayri nizami harp, suikast ve sabotaj gibi konularda kişi ve grupları eğitemez. SADAT, kamu kaynaklarını ve iktidarın gücünü kullanarak kanun dışı yapılanmaktadır. Bu yapılanmaya dur denilmeli, Türkiye asla paramiliter kuruluşlara, kurumlara teslim edilmemelidir." ifadelerini kullandı.
HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, kürsüden gösterdiği kitapların, SADAT hakkında bilgiler içerdiğini belirterek, "SADAT, bir paramiliter bir yaklaşımdır, bir terör örgütüdür. Terör örgütü ile aranıza mesafe koymanın zamanıdır." dedi.
AK Parti Osmaniye Milletvekili İsmail Kaya, HDP'li Bülbül'ün sözlerine, "PKK bir terör örgütüdür ve bu terör örgütü ile arasına kimin mesafe koyması gerektiğini aziz milletimiz çok iyi biliyor." yanıtını verdi.
Milli teknoloji, güçlü ve bağımsız savunma sanayinin ülkeler için büyük önem taşıdığına işaret eden Kaya, savunma sanayi alanındaki hamlelerin öneminin bu süreçte bir kez daha net şekilde görüldüğünü vurguladı. Kaya, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte Savunma Sanayi Başkanlığımız birçok firmayla çalışmaktadır, SADAT da bu firmalardan bir tanesidir. Bu firmaya özel bir anlam yüklemek, çok da doğru değildir." dedi.
Kaya, AK Parti hükümetlerinin savunma sanayinin daha güçlü hale getirilmesi için var gücüyle çalıştığını dile getirerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde savunma sanayinde yerli ve milli proje sayısının 20 yılda 62'den 750'ye ulaştığını, yerlilik oranının ise yüzde 20'lerden yüzde 80'lere dayandığını kaydetti.
Milli teknolojiye verilen önceliğin, Türkiye'nin bölgesindeki caydırıcılığını artırdığına dikkati çeken Kaya, "Karabağ Zaferi'nde büyük rol oynayan Bayraktar SİHA'ları için 'Erdoğan'ın katil dronu' manşeti atan Avrupa basını, aynı SİHA'ların Ukrayna'da kullanılması hakkında 'Umudun silahı' başlığını attı. Bu gelişmeler, dünya arenasında Türkiye'nin savunma sanayi alanında ve diplomaside çözümün merkezi konumunda olduğunu gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamada CHP'nin önerisi kabul edilmedi.
İYİ Parti'nin "gençlerin sorunları", HDP'nin "asgari ücret" konusundaki önergelerinin ön görüşmelerinin bugün yapılması önerileri de kabul edilmedi.
Genel Kurulda, Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
