2017-11-16 - 16:42
Genel Kurulda, Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 3. bölümünün kabul edilmesinin ardından Danışma Kurulu önerisi getirildi. Kabul edilen öneriye göre TBMM Genel Kurulunda, Meclis Başkanlığı seçimi 20 Kasım Pazartesi günü gerçekleştirilecek.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, "Birileri Türkiye'ye karşı komplo operasyonları yaparken, içeride kendilerine rol biçenler var." dedi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Buldan, grup başkanvekillerine yerinden söz verdi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, KKTC'nin kuruluşunun 34. yıl dönümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. KKTC'nin, Türkiye'nin bir parçası olduğunu belirten Akçay, "KKTC halkının milli varlıklarını koruyarak huzur, refah içerisinde yaşaması milli bir politika ve görevdir. Kıbrıs davasını şerefle bugünlere taşıyan başta Rauf Denktaş olmak üzere tüm kahramanları, şehit ve gazilerimizi minnetle anıyorum." dedi.
Akçay, ÖSYM'nin, son 10 yılın sınavlarını ayrıntılı inceleme kararı verdiğini, bu durumu memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi. Yapılacak inceleme ve araştırmanın idari ve siyasi yansımalarının mutlaka beklendiğini vurgulayan Akçay, şunları kaydetti:
"FETÖ'nün kamu kurumlarına sızma süreci olan 2010 KPSS sınavı ile ilgili olarak dönemin ÖSYM başkanı hakkında devam tutuksuz yargılama esaslı FETÖ davası bir an önce nihayete erdirilmelidir. Öte yandan adalet arayışında ÖSYM ve hükümetin üzerindeki bir başka sorumluluk da 2010 KPSS mağdurlarıdır. Bu sınavda mağdur olanların mağduriyetlerinin giderilmesi de kamu vicdanının bir gereğidir."
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, Mardin Milletvekili Gülser Eser'in Anayasa Mahkemesine bireysel başvurusu sonrası verilen karara tepki gösterdi.
Anayasa Mahkemesinin verdiği karar için neden bir yıl beklediğini soran Kerestecioğlu, "Anayasa Mahkemesi bunun için mi bir yıl bekledi? İnanılmaz şekilde siyasetin yargı üzerinde yönlendirmesinin devam ettiğini görüyoruz. Ülkenin en önemli mahkemesi, kendi içtihatını uygulayamıyor. Ortada ne adalet kalmış ne yargılama kalmış. Dün de Meclise 22 milletvekiline ait 24 fezleke gönderildi. Vekillerimiz tutuklu olmalarına rağmen fezleke gelmeye devam ediyor. Bu savcıların FETÖ mensubu savcılardan ne farkı kaldı? Bu Meclisin tutuklu 11 milletvekili umurunuzda değil ama Rıza Sarraf'ı soruyorsunuz." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Türkiye'nin, Rıza Sarraf'la ilgili ABD'ye verdiği notayı eleştirdi.
Rıza Sarraf'ın nasıl ve neden Türk vatandaşı olduğunu merak ettiklerini belirten Özkoç, şu görüşlere yer verdi:
"Yurt dışında tutuklu bulunan 5 binin üzerindeki Türk vatandaşına karşı gösterilmeyen sahiplenme neden Rıza Sarraf için gösterilmektedir. Kendisinden haber alınamadığı için Türkiye, 'Vatandaşımın can güvenliğinden endişe ediyorum' diye ABD'ye nota verdi. Bu müzik notası değil, diplomatik nota verdi. Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 2003'de ABD askerlerinin Irak'ta askerlerimizin başına çuval geçirdiğinde bize tepki göstermişti. 'Nota mı verilir canım, müzik notası mı bu' demişti. Ama diplomatik nota Rıza Sarraf için verilebiliyor. Kendisinden 5 gün haber alınamadığı için ABD'yi ayağa kaldırdılar. Dolandırıcılıktan, kara para aklamaktan yargılanan bir adamın konuşmasından korkuyorsunuz. Neden bu kadar korkuyorsunuz?"
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ise Suriye ve Irak'da terör örgütleri DEAŞ ve PYD/PKK işbirliğine değindi.
Terör örgülerinin bölgede alan hakimiyeti kurmaya çalıştığını, yıllarca bu plan üzerinden gidildiğini vurgulayan Muş, "Bu esnada PKK/PYD'nin siyasi sözcüleri 'Türkiye DEAŞ'a destek veriyor' iftirasını atarak 'PYD alçak DEAŞ'a karşı savaşıyor' söylemleriyle de algı operasyonu yürütüyor. Türkiye bu kirli oyunu gördüğü için Fırat Kalkanı ve İdlib operasyonlarını yaptı, yürütüyor." diye konuştu.
Muş, Türkiye tüm dünyaya terör örgütleri arasında ayrım yapılmaması gerektiğini, bu terör örgütlerinin ortak olduğunu ifade ettiğini aktardı. Muş, "Nitekim PYD ve onun siyasi sözcülüğünü yapanlar Rakka'da suç üstü yakalanmışlardır. Terör örgütü DEAŞ'la mücadele üzerinden terör örgütü PYD'yi aklama çabaları hüsranla sonuçlanmıştır. Biz Türkiye olarak tüm terör örgütleriyle mücadelemizi sürdüreceğiz. Birileri Türkiye'ye karşı komplo operasyonları yaparken içerde kendilerine rol biçenler var. Algı operasyonunun ortaklarıdır bunlar." ifadesini kullandı.
Mehmet Muş, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun daha önce de ABD'de tutuklu yargılanan iki Türk vatandaşını ziyaret ettiğini anımsattı.
Türkiye'nin, vatandaşlarıyla alakalı oluşacak tüm süreçlerde ne gerekiyorsa o adımları attığına değinen Muş, bundan sonrada aynı adımların atılacağını sözlerine ekledi.
TBMM Genel Kurulunda CHP'nin "Türkiye?deki gelir adaletsizliği" ve HDP'nin "yargı bağımsızlığı" hakkındaki grup önerileri kabul edilmedi.
Partisinin "yargı bağımsızlığı" hakkındaki grup önerisi üzerinde konuşan HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, yargı kararlarının siyasi olduğunu öne sürdü.
Kerestecioğlu, "Ne yargı bağımsızlığı ne hukuk devleti var. Adliyede bir güne baktığınız zaman, 110 yasaklı avukat, onlarca engellenen avukat, tutuklanan Selçuk Kozağaçlı... Bunların hepsini adliyede sadece bir gününüzü geçirdiğinizde görebilirsiniz. Yargı bağımsızlığı hoş bir seda olarak sadece yukarılarda bir yerde yankılanıyor duruyor." dedi.
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, yargı bağımsızlığının sadece AK Parti'li yılların sorunu olmadığını, Cumhuriyet tarihi boyunca yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının sürekli tartışıldığını belirterek, "Ancak yargının bağımsız ve tarafsız olmasıyla ilgili olarak AK Parti döneminde çok önemli mevzuat ile anayasa değişiklikleri yapıldığını ve bu sürecin uyum yasalarıyla beraber devam ettiğini söylemek mümkündür." diye konuştu.
"Siyasi iktidarın yargıya müdahale ettiği" yönündeki eleştirilere katılmalarının mümkün olmadığını anlatan Tunç, "Çünkü, uygulamaya bakıyoruz, ilk derece mahkemesi bir karar verdiğinde hemen siyasi iktidar eleştiriliyor. İstinaf mahkemesi aksi bir karar verdiğinde de o eleştiriler maalesef unutulabiliyor. Bunları da görüyoruz." ifadesini kullandı.
Partisinin "Türkiye?deki gelir adaletsizliğinin" araştırılmasına ilişkin grup önerisi üzerinde söz alan CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, Türkiye'nin en derin ve yakıcı sorununun yoksulluk ve buna bağlı olan gelir dağılımı adaletsizliği olduğunu öne sürdü.
Konuşmaların ardından CHP ve HDP'nin grup önerileri kabul edilmedi.
Öte yandan, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, gündeme geçmeden önce Başbakanlığın, CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç hakkında tanzim edilen soruşturma evrakının iadesinin talep edilmesine ilişkin tezkeresini okuttu ve Karma Komisyon'daki dosyanın hükümete geri verildiğini açıkladı.
Engelliler için ÖTV muafiyeti, hesaplanması gereken ÖTV ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 200 bin TL'yi aşmayan araçlar için uygulanacak.
TBMM Genel Kurulunda "Torba tasarı" olarak bilinen Bazı Vergi Kanunları İle Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının üçüncü bölümü üzerinde görüşmeler devam ediyor.
Tasarının, engelliler için ÖTV muafiyetini düzenleyen maddesine ilişkin AK Parti milletvekillerinin verdiği önerge kabul edildi.
Buna göre, engelliler için ÖTV muafiyeti, hesaplanması gereken ÖTV ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 200 bin TL'yi aşmayan araçlar için uygulanacak. Motor silindir hacmine bakılmaksızın bu araçlar istisna kapsamına alınacak.
Düzenleme 1 Ocak 2018'den itibaren geçerli olacak.
Önergenin gerekçesinde şu ifadeler kullanıldı:
"Önergeyle malul ve engelliler tarafından ÖTV istisnası kapsamında iktisap edilebilecek taşıtlara ilişkin motor silindir hacmi sınırlandırmasının kaldırılması, ayrıca tasarıda yer alan mezkur bentler kapsamında iktisap edilebilecek taşıtlara ilişkin ÖTV matrahı esas alınarak yapılan belirlemenin, anahtar teslim bedeli 200 bin TL'ye kadar olan taşıtların alınabilmesine imkan sağlayacak şekilde değiştirilmesi amaçlanmaktadır."
AK Parti milletvekillerinin, tasarının bazı içeceklere ÖTV oranını da düzenleyen 76. maddesine ilişkin değişiklik önergesi de oylanarak kabul edildi.
Buna göre, sade gazozlar, meyveli gazozlar, limonatalar, nektarlar, alkolsüz biralar, enerji içerecekleri, soğuk çay ve meyveli içeceklerden yüzde 10 ÖTV alınacak.
Öte yandan sebze suları, yüzde yüz meyve suları, doğal mineralli doğal maden suyu ile üretilmiş, tatlandırılmış, aromalandırılmış meyveli-gazlı içecekler (meyveli soda) ise kapsam dışında tutuldu.
TBMM Genel Kurulunda, Meclis Başkanlığı seçimi 20 Kasım Pazartesi günü gerçekleştirilecek.
Genel Kurulda, Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 3. bölümünün kabul edilmesinin ardından Danışma Kurulu önerisi getirildi.
Kabul edilen öneriye göre, aday bildirme süresi bu akşam gece yarısı sona erecek olan TBMM Başkanlığı için yapılacak seçim, Genel Kurulun 20 Kasım Pazartesi günkü birleşiminde gerçekleştirilecek. TBMM Başkanlığı seçimi için Anayasa'nın öngördüğü çoğunluk sağlanana kadar tüm oylamalar bu birleşimde yapılacak.
Genel Kurulun,17 Kasım Cuma günü çalışma kararı ise kaldırıldı.
Öte yandan, Danışma Kurulu önerisinin kabul edilmesinin ardından tasarının 4. bölümü üzerindeki görüşmelere geçildi.
Görüşmeler sırasında TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, birleşime ara verdi.
Aranın ardından komisyon ve hükümetin yerinde olmaması üzerine Buldan, birleşimi 20 Kasım Pazartesi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
***TORBA TASARININ KABUL EDİLEN ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜ İLE İLGİLİ DETAYLI BİLGİYE İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Buldan, grup başkanvekillerine yerinden söz verdi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, KKTC'nin kuruluşunun 34. yıl dönümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. KKTC'nin, Türkiye'nin bir parçası olduğunu belirten Akçay, "KKTC halkının milli varlıklarını koruyarak huzur, refah içerisinde yaşaması milli bir politika ve görevdir. Kıbrıs davasını şerefle bugünlere taşıyan başta Rauf Denktaş olmak üzere tüm kahramanları, şehit ve gazilerimizi minnetle anıyorum." dedi.
Akçay, ÖSYM'nin, son 10 yılın sınavlarını ayrıntılı inceleme kararı verdiğini, bu durumu memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi. Yapılacak inceleme ve araştırmanın idari ve siyasi yansımalarının mutlaka beklendiğini vurgulayan Akçay, şunları kaydetti:
"FETÖ'nün kamu kurumlarına sızma süreci olan 2010 KPSS sınavı ile ilgili olarak dönemin ÖSYM başkanı hakkında devam tutuksuz yargılama esaslı FETÖ davası bir an önce nihayete erdirilmelidir. Öte yandan adalet arayışında ÖSYM ve hükümetin üzerindeki bir başka sorumluluk da 2010 KPSS mağdurlarıdır. Bu sınavda mağdur olanların mağduriyetlerinin giderilmesi de kamu vicdanının bir gereğidir."
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, Mardin Milletvekili Gülser Eser'in Anayasa Mahkemesine bireysel başvurusu sonrası verilen karara tepki gösterdi.
Anayasa Mahkemesinin verdiği karar için neden bir yıl beklediğini soran Kerestecioğlu, "Anayasa Mahkemesi bunun için mi bir yıl bekledi? İnanılmaz şekilde siyasetin yargı üzerinde yönlendirmesinin devam ettiğini görüyoruz. Ülkenin en önemli mahkemesi, kendi içtihatını uygulayamıyor. Ortada ne adalet kalmış ne yargılama kalmış. Dün de Meclise 22 milletvekiline ait 24 fezleke gönderildi. Vekillerimiz tutuklu olmalarına rağmen fezleke gelmeye devam ediyor. Bu savcıların FETÖ mensubu savcılardan ne farkı kaldı? Bu Meclisin tutuklu 11 milletvekili umurunuzda değil ama Rıza Sarraf'ı soruyorsunuz." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Türkiye'nin, Rıza Sarraf'la ilgili ABD'ye verdiği notayı eleştirdi.
Rıza Sarraf'ın nasıl ve neden Türk vatandaşı olduğunu merak ettiklerini belirten Özkoç, şu görüşlere yer verdi:
"Yurt dışında tutuklu bulunan 5 binin üzerindeki Türk vatandaşına karşı gösterilmeyen sahiplenme neden Rıza Sarraf için gösterilmektedir. Kendisinden haber alınamadığı için Türkiye, 'Vatandaşımın can güvenliğinden endişe ediyorum' diye ABD'ye nota verdi. Bu müzik notası değil, diplomatik nota verdi. Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 2003'de ABD askerlerinin Irak'ta askerlerimizin başına çuval geçirdiğinde bize tepki göstermişti. 'Nota mı verilir canım, müzik notası mı bu' demişti. Ama diplomatik nota Rıza Sarraf için verilebiliyor. Kendisinden 5 gün haber alınamadığı için ABD'yi ayağa kaldırdılar. Dolandırıcılıktan, kara para aklamaktan yargılanan bir adamın konuşmasından korkuyorsunuz. Neden bu kadar korkuyorsunuz?"
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ise Suriye ve Irak'da terör örgütleri DEAŞ ve PYD/PKK işbirliğine değindi.
Terör örgülerinin bölgede alan hakimiyeti kurmaya çalıştığını, yıllarca bu plan üzerinden gidildiğini vurgulayan Muş, "Bu esnada PKK/PYD'nin siyasi sözcüleri 'Türkiye DEAŞ'a destek veriyor' iftirasını atarak 'PYD alçak DEAŞ'a karşı savaşıyor' söylemleriyle de algı operasyonu yürütüyor. Türkiye bu kirli oyunu gördüğü için Fırat Kalkanı ve İdlib operasyonlarını yaptı, yürütüyor." diye konuştu.
Muş, Türkiye tüm dünyaya terör örgütleri arasında ayrım yapılmaması gerektiğini, bu terör örgütlerinin ortak olduğunu ifade ettiğini aktardı. Muş, "Nitekim PYD ve onun siyasi sözcülüğünü yapanlar Rakka'da suç üstü yakalanmışlardır. Terör örgütü DEAŞ'la mücadele üzerinden terör örgütü PYD'yi aklama çabaları hüsranla sonuçlanmıştır. Biz Türkiye olarak tüm terör örgütleriyle mücadelemizi sürdüreceğiz. Birileri Türkiye'ye karşı komplo operasyonları yaparken içerde kendilerine rol biçenler var. Algı operasyonunun ortaklarıdır bunlar." ifadesini kullandı.
Mehmet Muş, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun daha önce de ABD'de tutuklu yargılanan iki Türk vatandaşını ziyaret ettiğini anımsattı.
Türkiye'nin, vatandaşlarıyla alakalı oluşacak tüm süreçlerde ne gerekiyorsa o adımları attığına değinen Muş, bundan sonrada aynı adımların atılacağını sözlerine ekledi.
TBMM Genel Kurulunda CHP'nin "Türkiye?deki gelir adaletsizliği" ve HDP'nin "yargı bağımsızlığı" hakkındaki grup önerileri kabul edilmedi.
Partisinin "yargı bağımsızlığı" hakkındaki grup önerisi üzerinde konuşan HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, yargı kararlarının siyasi olduğunu öne sürdü.
Kerestecioğlu, "Ne yargı bağımsızlığı ne hukuk devleti var. Adliyede bir güne baktığınız zaman, 110 yasaklı avukat, onlarca engellenen avukat, tutuklanan Selçuk Kozağaçlı... Bunların hepsini adliyede sadece bir gününüzü geçirdiğinizde görebilirsiniz. Yargı bağımsızlığı hoş bir seda olarak sadece yukarılarda bir yerde yankılanıyor duruyor." dedi.
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, yargı bağımsızlığının sadece AK Parti'li yılların sorunu olmadığını, Cumhuriyet tarihi boyunca yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının sürekli tartışıldığını belirterek, "Ancak yargının bağımsız ve tarafsız olmasıyla ilgili olarak AK Parti döneminde çok önemli mevzuat ile anayasa değişiklikleri yapıldığını ve bu sürecin uyum yasalarıyla beraber devam ettiğini söylemek mümkündür." diye konuştu.
"Siyasi iktidarın yargıya müdahale ettiği" yönündeki eleştirilere katılmalarının mümkün olmadığını anlatan Tunç, "Çünkü, uygulamaya bakıyoruz, ilk derece mahkemesi bir karar verdiğinde hemen siyasi iktidar eleştiriliyor. İstinaf mahkemesi aksi bir karar verdiğinde de o eleştiriler maalesef unutulabiliyor. Bunları da görüyoruz." ifadesini kullandı.
Partisinin "Türkiye?deki gelir adaletsizliğinin" araştırılmasına ilişkin grup önerisi üzerinde söz alan CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, Türkiye'nin en derin ve yakıcı sorununun yoksulluk ve buna bağlı olan gelir dağılımı adaletsizliği olduğunu öne sürdü.
Konuşmaların ardından CHP ve HDP'nin grup önerileri kabul edilmedi.
Öte yandan, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, gündeme geçmeden önce Başbakanlığın, CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç hakkında tanzim edilen soruşturma evrakının iadesinin talep edilmesine ilişkin tezkeresini okuttu ve Karma Komisyon'daki dosyanın hükümete geri verildiğini açıkladı.
Engelliler için ÖTV muafiyeti, hesaplanması gereken ÖTV ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 200 bin TL'yi aşmayan araçlar için uygulanacak.
TBMM Genel Kurulunda "Torba tasarı" olarak bilinen Bazı Vergi Kanunları İle Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının üçüncü bölümü üzerinde görüşmeler devam ediyor.
Tasarının, engelliler için ÖTV muafiyetini düzenleyen maddesine ilişkin AK Parti milletvekillerinin verdiği önerge kabul edildi.
Buna göre, engelliler için ÖTV muafiyeti, hesaplanması gereken ÖTV ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 200 bin TL'yi aşmayan araçlar için uygulanacak. Motor silindir hacmine bakılmaksızın bu araçlar istisna kapsamına alınacak.
Düzenleme 1 Ocak 2018'den itibaren geçerli olacak.
Önergenin gerekçesinde şu ifadeler kullanıldı:
"Önergeyle malul ve engelliler tarafından ÖTV istisnası kapsamında iktisap edilebilecek taşıtlara ilişkin motor silindir hacmi sınırlandırmasının kaldırılması, ayrıca tasarıda yer alan mezkur bentler kapsamında iktisap edilebilecek taşıtlara ilişkin ÖTV matrahı esas alınarak yapılan belirlemenin, anahtar teslim bedeli 200 bin TL'ye kadar olan taşıtların alınabilmesine imkan sağlayacak şekilde değiştirilmesi amaçlanmaktadır."
AK Parti milletvekillerinin, tasarının bazı içeceklere ÖTV oranını da düzenleyen 76. maddesine ilişkin değişiklik önergesi de oylanarak kabul edildi.
Buna göre, sade gazozlar, meyveli gazozlar, limonatalar, nektarlar, alkolsüz biralar, enerji içerecekleri, soğuk çay ve meyveli içeceklerden yüzde 10 ÖTV alınacak.
Öte yandan sebze suları, yüzde yüz meyve suları, doğal mineralli doğal maden suyu ile üretilmiş, tatlandırılmış, aromalandırılmış meyveli-gazlı içecekler (meyveli soda) ise kapsam dışında tutuldu.
TBMM Genel Kurulunda, Meclis Başkanlığı seçimi 20 Kasım Pazartesi günü gerçekleştirilecek.
Genel Kurulda, Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 3. bölümünün kabul edilmesinin ardından Danışma Kurulu önerisi getirildi.
Kabul edilen öneriye göre, aday bildirme süresi bu akşam gece yarısı sona erecek olan TBMM Başkanlığı için yapılacak seçim, Genel Kurulun 20 Kasım Pazartesi günkü birleşiminde gerçekleştirilecek. TBMM Başkanlığı seçimi için Anayasa'nın öngördüğü çoğunluk sağlanana kadar tüm oylamalar bu birleşimde yapılacak.
Genel Kurulun,17 Kasım Cuma günü çalışma kararı ise kaldırıldı.
Öte yandan, Danışma Kurulu önerisinin kabul edilmesinin ardından tasarının 4. bölümü üzerindeki görüşmelere geçildi.
Görüşmeler sırasında TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, birleşime ara verdi.
Aranın ardından komisyon ve hükümetin yerinde olmaması üzerine Buldan, birleşimi 20 Kasım Pazartesi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
***TORBA TASARININ KABUL EDİLEN ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜ İLE İLGİLİ DETAYLI BİLGİYE İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
