TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı.
Genel Kurulda, Hazine ve Maliye Bakanlığının bütçesinin yanı sıra Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Kamu İhale Kurumu, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Gelir İdaresi Başkanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığının bütçeleri ele alınıyor.
DEM Parti milletvekilleri, TBMM Genel Kurulunda, Hazine ve Maliye Bakanlığının 2024 yılı bütçesi üzerinde söz aldı.
DEM Parti Muş Milletvekili Sezai Temelli, Türkiye'de eskiden yoksulluğun olduğunu, bugün ise yoksulluğun derinleşerek açlık seviyesine evrildiğini öne sürdü.
AK Parti milletvekillerinin sosyal yardımların 47 kat arttığından bahsettiklerini ifade eden Temelli, bu durumun yoksulluğun 47 kat artmasının bir göstergesi olduğunu ileri sürdü. Temelli, "Siz bir muhtaçlar ekonomisi yarattınız, yoksulluk ekonomisi yarattınız ve sonucunda da burada 47 kat artmış bir sosyal yardım sisteminden bahsediyoruz. Dolayısıyla ortada sosyal devlet yoksa hayırseverlik vardır, zaten neoliberal politikaların da temel aldığı mesnet budur. Halk yoksul, sermaye zenginleşmeye devam ediyor. Dolayısıyla siz gelir dağılımını bozmaya devam edeceksiniz, servet sahiplerinin servetine servet katacaksınız." ifadelerini kullandı.
Merkez Bankası Başkanının verdiği bir röportajda "Ben de geçinemiyorum" diyerek adeta yoksul halkla alay ettiğini savunan Temelli, "Milyon dolarları olan Manhattanlı bu hanımefendi adeta bu ülkenin yoksullarıyla, emekçileriyle alay ediyor. Dolayısıyla ülkedeki durum bu. Merkez Bankası Başkanı neden şimdi böyle bir röportaj veriyor? Çünkü şu anda asgari ücret görüşmeleri yapılıyor ve dolayısıyla sinsice. Bu ülkede ücretlilerle emekçilerle bu anlamda uğraşılmaya devam ediliyor." dedi.
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, ekonomik krizin tüm yükünü emekçiler ve yoksulların ödediğini iddia etti.
BDDK verilerine göre bankaların net karının yüzde 53,5 artışla 439,7 milyar lira olduğunu, piyasayı kontrol eden büyük şirketler ve bankaların adeta ekonomik krizi fırsata çevirdiğini öne süren Eren, "Bu sermaye grupları karlarına kar katarken hangi emekçinin geliri yüzde 53,5 artmıştır. Bankacılık sektörünün karı 5 yılda toplam 80 milyar doları aşmıştır. Bu kar kimden elde edildi? Tabii ki yoksuldan, emekçiden. Parası olanın daha da fazla zenginleştiği, yoksulun ise daha fazla yoksullaştığı bir sistem yarattınız maalesef." diye konuştu.
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, herkesin ana dilini özgürce konuşması gerektiğini savunduğunu belirterek, "Kimsenin kızmasına gerek yok. Kürtler, Türkçe konuşmaktan çekinmiyorlar, kızmıyorlar. Kürtler, Türkçenin kendilerine dayatılmasına kızıyor. Ben bir Türk olarak bunu gördüm." dedi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in yatırım çekmek için "Evliya Çelebi" gibi dünyayı gezdiğini öne süren Gergerlioğlu, "Yatırımcı arıyor ama bulamıyorsunuz. Ortada berbat bir ekonomi var. Siz bir enkaz devraldınız ve uluslararası arena sizi ciddiye almıyor. Kredi kartı faizlerinin en yüksek olduğu ülkelerden birisiyiz. Uluslararası arena diyor ki 'Bu ülke seçim ekonomisi uygulayacak ya da seçimlerden sonra Erdoğan, Şimşek'e müdahale edecek.' Ülkede de öyle işler oluyor ki borsa çöküyor, halk soyuluyor, şirketler kazanıyor." ifadelerini kullandı.
TBMM Genel Kurulunda CHP milletvekilleri, Hazine ve Maliye Bakanlığının 2024 yılı bütçesi üzerinde söz aldı.
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Hazine ve Maliye Bakanlığının bütçesinin, genel bütçenin yüzde 41'ini oluşturduğunu; bakanlık bütçesinde de 1 trilyon 254 milyarlık faiz giderinin söz konusu olduğunu söyledi.
Bütçedeki faiz giderlerinin bütçe büyüklüğünün yüzde 11'ine, vergi gelirlerinin de yüzde 14,86'sına tekabül ettiğine dikkati çeken Akay, "Bu bütçede borç, ana para, faiz ve bütçe açığı en önemli noktalardan biri. Bu borçla, bu faiz yüküyle nasıl baş edeceksiniz, bütçe açığını nasıl aşağıya çekeceksiniz? İstihdamı artırıcı, ihracatı artırıcı, yatırımı geliştirici projeleri hayata geçirmeniz lazım, sabit sermaye yatırımlarını da ülkeye çekmeniz lazım." diye konuştu.
Akay, emeklinin ve çiftçinin perişan olduğunu, çalışanların, asgari ücretlilerin, esnafın ve KOBİ'lerin enflasyon altında ezildiğini öne sürerek, Türkiye'nin bir hiperenflasyon yaşadığını ifade etti.
Ülkeye en büyük döviz girdisini sağlayan ihracat gelirlerinin düşeceğini iddia eden Akay, "Başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa Birliği ülkesinde resesyon var. İhracat gelirlerindeki hedefimiz tutmayacaktır. Zor ve sıkıntılı bir dönem bizi bekliyor. Vatandaşımızın omzunda çok büyük yük var. Kur, döviz ve faiz yükseliyor ve Türkiye'de yaşayan herkes açısından refah kaybı oluyor. Bunların önüne geçilmesi ve önlemlerinin alınması gerekir." değerlendirmesinde bulundu.
- "Bir nesli kaybediyoruz, bunun telafisi yok"
CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Türkiye'nin yaşadığı sıkıntıların temelinin 10 yıl öncesine dayandığını; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Alışılmış bir Cumhurbaşkanı olmayacağım." dediği 2014 yılından beri ülkenin ve milletin gün yüzü göremediğini savundu.
Türkiye'nin sağlıksız bir büyüme içerisine girdiğini belirten Öztrak, "Son yıllardaki hormonlu büyüme enflasyonu ve cari açığı azdırdı, milletimizin büyük çoğunluğunu dışladı, orta direği çökertti ama bu kürsüden Cumhur İttifakı sözcüleri bu sağlıksız büyümeyle övünebiliyorlar. UNICEF'in raporuna göre çocuk yoksulluğu sıralamasında Kolombiya'yla birlikte en alttayız. Gençlerimiz yurt dışına kaçıyor, bir nesli kaybediyoruz, bunun telafisi yok." ifadelerini kullandı.
Son yıllarda şirket karlarının rekorlar kırmasına rağmen iktidarın yanlış politikaları sonucunda emeğin milli gelirden aldığı payın düştüğünü dile getiren Öztrak, şöyle devam etti:
"Çalışanların yarıdan fazlası açlık sınırının altındaki asgari ücrete mahkum. Bu ülkede enflasyon yüzde 60'ın üzerinde. Dünya enflasyon liginde beşinciyiz. Asgari ücret yılda birkaç kez belirleniyor ama yüksek enflasyon nedeniyle en çok iki ay dayanabiliyor, açlık sınırının altına düşüyor. Sonra da hükumet 'Bu yıldan itibaren asgari ücreti yılda bir kez belirleyeceğim' diyebiliyor. Bu, enflasyonun faturasını çalışana kesmektir. Bu düzende milletimizin cüzdanı boşalırken kara paracıların, faiz lobilerinin, döviz baronlarının, beşli çetelerin, yandaş müteahhitlerin kasaları doluyor. Hükümetin varlık barışlarıyla ülkemiz dünyanın kara para yıkama makinesine döndü. Sorunun sebebi olanlar çözümün adresi olamazlar. Yapılacak ilk iş, 31 Mart seçimlerinde iktidarı hezimete uğratmak, erken genel seçime zorlamaktır. Bu kriz ancak adaleti ve hukuk devletini yeniden tesis edecek, verimliliği ve üretimi artıracak bir program uygulayacak yeni ve güvenilir bir yönetimle atlatılabilir. Bunu da yine biz yaparız."
CHP Düzce Milletvekili Talih Özcan, ülke tarihinin en derin ve en yaygın ekonomik krizinin yaşandığını; geçim sıkıntısının nüfusun geniş bir bölümüne yayıldığını, borç batağına saplanan vatandaşların, en temel ihtiyaçları için bankalardan kredi çekmek zorunda kaldığını öne sürdü.
Özcan, icra takibine alınan vatandaşların borcunun bir yılda 14 milyar lira arttığını dile getirerek, "41 milyar batık kredi bulunuyor. 1 milyon 100 bin kişi bu borçlardan dolayı icralık oldu. Yani her aileden bir kişi icralık olmuştur. Vatandaş milyon liralık borcunu geciktirdiğinde ertesi gün telefonları susmuyor, baskı altına alınıyor. Vatandaşımız bu baskıyı görürken kamu bankaları, yandaş zenginlerin milyarlarca liralık borcunu almak için aynı baskıyı yapıyor mu?" diye sordu.
- "Bu bütçeye onay vermiyoruz"
CHP Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere, son 21 yılda Kamu İhale Kanunu'nda 189 kez değişiklik yapıldığına dikkati çekti.
Demokrasilerde ihalelerin temel dayanağının şeffaflık ve rekabet olduğunun altını çizen Tutdere, "AK Parti iktidarı bu kanundaki bu düzenlemeleri bunun için mi yaptı? Yolsuzlukların en büyük kaynağı bu ihale sistemi. Türkiye 2002 yılında yolsuzluk endeksinde 64'üncü sıradaydı; 2022 şeffaflık endeksine göre 101'inci sırada." dedi.
CHP Sakarya Milletvekili Ayşe Taşkent, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) geçmişteki saygınlığını yitirmiş, yayınladığı ve yayınlamadığı istatistiklerle kamuoyu nezdinde güven kaybına uğramış, sık değiştirilen yönetim kadrolarıyla yıpranmış bir kurum haline geldiğini ifade etti.
Hem toplumda hem de ulusal, uluslararası kurumlarda TÜİK'e karşı güvenin bittiğini savunan Taşkent, "Kurumsal yapısı bağımsızlıktan uzak, talimatla çalışan, yönetimi çok sık değişen, kendi içinde yayınladığı verileriyle bile çelişen bir kurum var artık. 2017’den günümüze kadar görev yapan 5 başkan TÜİK'i ortalama sadece 438 gün yönetebilmiş. İçi boşaltılmış, yok hükmündeki bir kurum milyonların geleceğiyle, hayatıyla açıkça oynuyor. Dolayısıyla bu bütçeye onay vermiyoruz." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda AK Parti milletvekilleri, Hazine ve Maliye Bakanlığının 2024 yılı bütçesi üzerinde söz aldı.
AK Parti Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy, emtia fiyatlarındaki artışın, tedarik zincirindeki bozulmaların küresel ekonominin yavaşlamasına neden olduğunu söyledi.
Türkiye ekonomisinin büyüme eğilimini sürdürdüğünü işaret eden Altınsoy, "Para ve maliye politikalarının eş güdümlü yürütülmesiyle 2024 yılının ortasından itibaren dezenflasyon süreci başlayacak ve fiyat istikrarı tesis edilecektir." diye konuştu.
İşverenlere asgari ücret desteği verildiğini hatırlatan Altınsoy, emeklilikte yaşa takılanlara yönelik düzenlemeyle 2,5 milyon kişinin emekli olma hakkına kavuştuğunu ifade etti. Altınsoy, "2024 bütçemizde en temel önceliğimiz milletimizin dayanışmasıyla deprem felaketinin üstesinden gelmektir. Cumhuriyet'imizin 100'üncü yılında Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ve Cumhur İttifakı birlikteliğinde daha güçlü Türkiye'yi inşa edecek bütçe hazırlanmış olduğu görülmektedir." dedi.
AK Parti Yozgat Milletvekili Abdulkadir Akgül yatırımı, istihdamı, üretimi, ihracatı desteklediklerini belirtti.
Bütçenin Türkiye'nin büyümesini sağlayacağını vurgulayan Akgül, aynı zamanda 2024 bütçesinin teknoloji ve savunma sanayi hamlelerine de umut olacağını söyledi. Abdulkadir Akgül, "Bütçe, son kuruşuna kadar aziz milletimize kaynak ve hizmet olarak harcanacaktır. Bu bütçe, Türkiye Yüzyılı'nın ilk bütçesi olarak tarihe geçecektir." dedi.
AK Parti Kütahya Milletvekili Adil Biçer, yapısal reformların hayata geçirilerek ekonomide istikrarı kalıcı hale getireceklerini ifade etti. Biçer, "Bu bütçe, ülkemizin ekonomik istikrarını sürdürmek, finansal sistemi geliştirmek, kayıt dışı ekonomi ile mücadele etmek, stratejik üretim ve kaynak tahsisi konularında önemli adımlar atmak amacıyla hazırlanmıştır." diye konuştu.
- "Başkomutan seçeceğinize zabıta mangası selamlayan eş genel başkan seçtiniz"
AK Parti Konya Milletvekili Selman Özboyacı, Türkiye Yüzyılı'nın inşası için çalışıldığını dile getirdi.
AK Parti'nin 22 yıldır kesintisiz bütçe yaptığını hatırlatan Özboyacı, muhalefet milletvekillerinin geçen yasama döneminde kendilerine "Bu veda bütçeniz olacak." dediğini aktardı.
Muhalefetin millete yalan söylediğini ifade eden Özboyacı, "Bize 'veda bütçeniz' diyenler nerede? Hani 14 Mayıs öncesi yüzde 60'la geliyordunuz? Başkomutan seçeceğinize zabıta mangası selamlayan eş genel başkan seçtiniz." dedi.
AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı, iktidarları döneminde bütün kurumlarda atalet döneminin sona erdiğini söyledi. AK Parti iktidarları döneminde stratejik kurumların global vizyona kavuştuğunu vurgulayan Nazırlı bu vizyonla dünyanın dört bir yanında fikirlerin söylenebildiğini belirtti.
- "Milletimiz, ülkemizi Demirtaş'a selam gönderenlere teslim etmemiştir"
AK Parti Gaziantep Milletvekili Mesut Bozatlı, Türk ekonomisinde büyümenin sürdüğünü dile getirdi.
Partilerinin iktidara geldiği 2002'den sonra Türkiye'de bir değişim yaşandığını kaydeden Bozatlı, katma değerli çok sayıda yatırımın hayata geçirildiğini aktardı.
Yatırım ve hizmetlerde ayrım yapmadıklarının altını çizen Bozatlı, "Yatırım ve hizmetlerde doğusu, batısı, Hakkari'si, İzmir'i ayırt edilmedi. Necip milletimiz sonsuz öngörüsü ve ferasetiyle ülkemizi Demirtaş'a selam gönderenlere teslim etmemiştir." ifadelerini kullandı.
AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat'taki depremlerin sonrasında vatandaşlara sağlanan destekleri anlattı.
Depremlerin ardından 37 milyar lira hasar ödemesi yapıldığını anlatan Özsoy, Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından da tazminat ödemelerinin gerçekleştirildiğini, 473 binin üzerindeki hasar dosyası için ödeme yapıldığını söyledi.
AK Parti Bitlis Milletvekili Turan Bedirhanoğlu ise ekonomide güveni ve istikrarı sürdüreceklerini dile getirdi.
Vergi beyannamelerinin büyük bölümünün elektronik ortamda alındığını belirten Bedirhanoğlu, "Gelir İdaresi Başkanlığı korkulan, çekinilen maliye kavramını tamamen değiştirmiştir. Başkanlık birçok ilke imza atmış, internetten vergi tahsilatı gibi önemli atılımlara başlamış, 2023'te internet üzerinden 40 milyonun üzerinde ödeme işlemi gerçekleştirilmiştir." dedi.
- "Büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa edeceğiz"
AK Parti Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, Türkiye'nin her yerinde aynı hizmetin olmasını öncelediklerini ifade etti.
Yeni hastanelerin, okulların, havalimanlarının yapıldığını vurgulayan Büyükgümüş, bazı kesimlerin bu yatırımları engellemek istediğini söyledi.
Büyükgümüş, "Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları nesiller boyunca insanlığın umudu, Türkiye'nin ilhamı olmaya devam edecek. Yapacağımız nice bütçelerle büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti Antalya Milletvekili İbrahim Ethem Taş, iktidarları süresince millete hizmet ettiklerini dile getirdi. Taş, Türkiye Yüzyılı'nda eser siyaseti yapmaya devam edeceklerini söyledi.
Genel Kurulda AK Parti Antalya Milletvekili Kemal Çelik Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, AK Parti Mardin Milletvekili Muhammed Adak da Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun bütçeleri üzerinde konuştu.
TBMM Genel Kurulunda Saadet Partisi milletvekilleri, Hazine ve Maliye Bakanlığının 2024 yılı bütçesi üzerinde söz aldı.
Saadet Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan, AK Parti iktidarının 2002 yılından itibaren başta sigara ve şeker fabrikaları ile limanlar olmak üzere birçok kazanımı özelleştirme adı altında sattığını söyledi.
Özelleştirmelerden elde edilen paranın 63,4 milyar dolar olduğunu öne süren Doğan, "23 yıl boyunca her şeyimizi sattık, kazandığımız para 1 trilyon 850 milyar. Bu, sadece 17 aylık faize vereceğimiz para demek. Böyle bir ülke iflah olabilir mi? Bu, size ayıp olarak yeter, günah olarak yeter." ifadelerini kullandı.
Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, halkın bütçeden çıkacak sonucu beklediğini ve "Acaba bu bütçe derdime derman olacak mı?" sorusunu sorduğunu belirterek, bütçede bu beklentinin karşılanmasının mümkün olmadığını vurguladı.
"Ortaya koyduğunuz bu bütçede 'gelirimiz 8,5 trilyon lira, giderimiz 11 trilyon lira' diyerek zaten iflas bayrağını çektiğinizi ortaya koyuyorsunuz." diyen Çalışkan, "Maalesef ki bugün bu bütçe içinde aslan payını faiz almıştır." ifadesini kullandı.
Hükümetin özelleştirme konusunda son derece mahir olduğunu, bugüne kadar limanları, sanayi kuruluşlarını, stratejik tesisleri, havaalanlarını, yolları, köprüleri, bankaları, sigorta şirketlerini sattığını ileri süren Çalışkan, şöyle konuştu:
"İktidar mensupları, bütçe savunmasına başlarken bir kibir ve gururla 22'nci bütçeyi yapmış olmaya dem vuruyor. Bu milletin size verdiği yetkiye şımarıklık yaparak değil, belki teşekkürle karşılık verilebilir. Bütçenin sayısı değil, içeriği, rakamlar önemli olmalıdır. Bu bütçede istihdam yok işsizlik var, bu bütçede yatırım yok yandaş var, üretim yok ithalat var, bütçede adalet yok ama bir kişiye on maaş var. Bütçede kalkınma yok ama çok bol miktarda faizciler var. Bu bütçede EYT'liler, emekliler, asgari ücretliler, memurlar yok, bu bütçede rantçılar var. Bu bütçede yeterince depremzede yok ama müteahhitler fazlasıyla var. Bu bütçenin neyini savunuyorsunuz? Bu kadar yıl boyunca 64 milyar dolarlık özelleştirme yaptınız. İş başına geldiğinizde 130 milyar dolar olan dış borç bugün 480 milyar dolara çıktı."
- "Mehmet Şimşek ve ekibinin de başarılı olmasını istiyoruz"
Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Selim Temurci, Türkiye'nin uzun yıllardır elde ettiği demokratik ve ekonomik kazanımlarının son 5 yıl içinde heba edildiğini savundu.
Özellikle 2018-2023 yıllarındaki sürecin çok iyi incelenmesi gerektiğini ifade eden Temurci, "Geçtiğimiz 5 yılın bu ülke için aslında ekonomik kayıplarla dolu bir yıl olduğunu düşünüyoruz. Buradan üniversitedeki dostlara da sesleniyorum: Eğer birileri bir gün 'Bir ekonomide ne yapılmamalı?' konulu bir tez hazırlarlarsa mutlaka bu geçtiğimiz 5 yıla bir göz atsınlar. Aslında her şey burada." diye konuştu.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve ekibinin işinin erbabı olduğunun altını çizen Temurci, "Mehmet Şimşek ve ekonomi ekibi büyük bir ekonomik çöküşten sonra göreve gelmiş oldular. Sanırsınız ki birçok noktada da bunu yaşadık. Aynı şeyi İçişleri Bakanı'mızda gördük. Gerçekten bu ülkenin kirlerinden paslarından, kötülüklerinden, mafyadan, her türlü fenalıklardan kurtulması için yaptıkları mücadeleleri alkışlıyoruz. Aynı şekilde Mehmet Şimşek ve ekibinin de başarılı olmasını istiyoruz." dedi.
Temurci, büyümenin önem taşıdığını ancak bunun nasıl gerçekleştiğinin daha önemli olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Türkiye, tasarruf açığı olan bir ülke. Bir ülkenin yatırım yapabilmesi için tasarruflarını artırması lazım. Biz GSMH'ya oranla hem kamunun hem özel sektörün tasarruf miktarını artırabiliyor muyuz? 2022 yılında bu rakam yüzde 30 civarındaydı, bu yıl yüzde 29,2 olacak, önümüzdeki yıl da yüzde 29,6 olacak yani tasarrufu artıramıyoruz. Tasarrufu olmayan bir ekonomi borçlanır. Büyüyoruz ama olağanüstü dış ticaret açıkları vererek büyüyoruz. Büyüyoruz ama yatırımla, üretimle, istihdamla büyüyemiyoruz; mutlaka ve mutlaka dışarıya borçlanarak büyüyoruz."
- "Bütçe açığı demek yeni vergiler demektir"
Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, toplam bütçe gelirlerinin yüzde 88,65'inin vergilerden oluştuğunu; bu vergilerin yüzde 90'ının orta veya dar gelirli fark etmeksizin çalışan vatandaşlardan doğrudan ve dolaylı şekilde alındığına dikkati çekti.
"Direkt vatandaştan topladığı vergilere bağımlı olan bir bütçenin açık vermesi, açık verdikçe de vatandaşın sırtındaki yükü daha da ağırlaştırması kaçınılmazdır." diyen Kılıç, şunları kaydetti:
"Vergi gelirleri 7 trilyon 407 milyar lira, faiz harcamaları da 1 trilyon 254 milyar lira. Vatandaşlarımız bütçeyi incelediklerinde göreceklerdir ki ödedikleri her 100 lira verginin 17 lirası sadece faiz harcamalarına gitmektedir. Ayrıca, bütçe açığı 2 trilyon 651 milyar lira olarak öngörülmektedir. Bu açığı da kapatabilmek için borçlanma ve vergi artırımlarıyla milletin sırtına ilave yük bindireceksiniz. Bütçe açığı demek yeni vergiler, yeni zamlar, yeni borçlanma demektir. Emeklilerimizden, asgari ücretlimizden, memurlarımızdan, esnaflarımızdan tutun öğrencilerimize kadar bütün vatandaşlarımız bir fatura öderken veya herhangi bir ürün satın alırken vergi ödemektedirler."
TBMM Genel Kurulunda, MHP milletvekilleri, Hazine ve Maliye Bakanlığının 2024 yılı bütçesi üzerinde söz aldı.
MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, büyüme, istihdam ve dış ticaretteki başarılı performans ile vatandaşların hayatını yakından etkileyen enflasyonla mücadele politikalarının sonuçlarının alınmaya başlandığını ifade etti.
Merkez Bankası rezervlerinin 8 Aralık itibarıyla 141,3 milyar dolarla tarihi seviyeye çıktığını belirten Aksu, Kredi Risk Priminde (CDS) önemli düşüş gerçekleştiğini; yabancıların yatırım iştahının arttığını dile getirdi.
Bu olumlu seyrin sürdürülebilmesinin, 12. Kalkınma Planı'nda da öngörüldüğü gibi makroekonomik dengeleri gözeten politikaların yapısal tedbirlerle desteklenmesine bağlı olacağının altını çizen Aksu, şu ifadeleri kullandı:
"Bunlardan en önemlisi ise adaletli ve etkin bir vergi sisteminin tesis edilmesidir. Gelir dağılımını adaletli hale getiren bir ekonomik düzenin tesis edilmesi için devletin kamu giderlerini karşılamada temel gelir kaynağı olan vergileri, herkesin mali gücüne göre ödemesini sağlayacak, kamu finansmanıyla ilgili önceliklerin yanı sıra verginin üretim ve istihdam üzerindeki etkileri ile sosyal yönünü birlikte değerlendirecek, vergilendirilmeyen kazanç alanlarına ilişkin kayıt dışılığı önleyecek reformist adımların atılmasını gerekli görüyoruz."
- "BES'te devlet katkısının yüzde 30'a yükseltilmesi olumlu karşılandı"
MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk, sigortacılık sektöründe 74 şirketin faaliyet gösterdiğini, 250 bine yakın kişinin bu sektörde istihdam edildiğini dile getirdi.
Özel emeklilik ve bireysel emeklilikte tasarruf sahibi sayısının ekim ayı itibarıyla 15,5 milyonu aştığını belirten Şanlıtürk, sistemde biriken fonların toplam tutarının devlet katkısı dahil 683 milyar liraya ulaştığını söyledi.
Şanlıtürk, "Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) dahilinde şu ana kadar 250 bine yakın vatandaşımız emekli olmuştur. BES'te devlet katkısının yüzde 30'a yükseltilmesi olumlu karşılandı. 18 yaş altı BES uygulamasıyla 1 milyonu aşkın çocuğumuz, 10 milyar lirayı aşan birikimle sisteme dahil edilmiştir. Devlet katkısının artırılmasının bireysel emeklilikte teşvik edici olacağı kanaatindeyiz." diye konuştu.
MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük, Kamu İhale Kurumu tarafından serbest ve adil bir ortamda teklif sunulması, kamu hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması amacıyla yapılan düzenlemelerle iş ve işlem sürelerinin basitleştirilerek, katılım ve rekabetin artırıldığını vurguladı.
Küçük, doğrudan temin alımları ile istisna kapsamında yapılan alımlarda da rekabetin artması ve tasarruf sağlanması için işlemlerin elektronik ortamda yürütüleceği merkezi bir yapı kurulmasına yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini bildirdi.
- BDDK uyarısı
MHP Ankara Milletvekili Mevlüt Karakaya, son 30 yılda yaşanan finansal krizlerin, reel ekonomi açısından finansal istikrarın ve onun temel sağlayıcısı olan finansal sistemin ne kadar önemli olduğunu herkese öğrettiğini söyledi.
Karakaya, "Türkiye, güçlü bir finansal sistemin sahibi durumunda. Finansal sistemimizin mimarisi, gelişmiş çok sayıdaki ülkeden çok daha iyi. İstanbul Finans Merkezinin bunu çok daha güzel yerlere taşıyacağından hiç şüpheniz olmasın." dedi.
Karakaya, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve diğer kurumlardan proaktif bir yaklaşımla finansal sistemin geleceğe hazırlanmasının beklendiğini dile getirdi.
BDDK'nin görev ve sorumluluklarını yerine getirebilmesinin ancak insan kaynağıyla mümkün olabildiğini vurgulayan Karakaya, şunları kaydetti:
"İstanbul'a taşınmasıyla birlikte ciddi düzeyde yetişmiş insan kaynağı erozyonuna maruz kaldığı, deneyimli insan sayının her geçen gün azaldığı bir gerçektir. Bu nedenle finansal sektörün yüzde 90'nını düzenlemek ve denetlemekle görevli BDDK'nin yetişmiş insan kaynağının sürekliliği ve mevcutların kaybedilmemesi için gerekli tedbirlerin alınmasının elzem olduğu uyarısını yapmak gerekmektedir."
MHP Kayseri Milletvekili Mustafa Baki Ersoy, sermaye piyasalarının gelişimi açısından son dönemde önemli mesafeler kaydedildiğini, yatırımcıların piyasalara olan ilgisi ve talebinin arttığını söyledi. Ersoy, şunları ifade etti:
"Bunda elbette dijitalleşmenin, kaynaklara hızlı erişim imkanlarının da rolü büyüktür. Piyasamızda arz tarafında da olumlu gelişmeler görülmektedir. Şirketlerin piyasa bazlı finansman modellerine ilgisi artmış, halka arzlar ve çeşitli sermaye piyasası araçları yoluyla finansman sağlanmasında büyük hareketlilik yaşanmıştır. 2022 yılında 40 şirketin toplam 19,3 milyar lira tutarındaki halka arzı gerçekleşmiştir. 27 Ekim 2023 tarihi itibarıyla halka arzı tamamlanan 43 şirket, piyasadan toplam 61,6 milyar lira fon sağlamıştır."
Şahsı adına söz alan DEVA Partisi Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın da Hazine ve Maliye Bakanlığının 2024 yılı bütçesine ilişkin, "Bu bütçede vergi, enflasyon, borç, faiz, açık var. Bu bütçede orta direk yok. Bu bütçe bir vergi bütçesi." değerlendirmesinde bulundu.
