2009-01-07 - 15:00
TBMM SANAYİ KOMİSYONU...
Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmündeki Kararnamede değişiklik yapan kanun tasarısı, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda kabul edildi.

Anayasa Mahkemesinin, Markaların Korunması Hakkında KHK'nın bazı
maddelerini iptal etmesi nedeniyle doğacak hukuki boşluğu gidermek amacıyla
hazırlanan tasarı, marka tescilinden doğan hakkın kapsamını, marka sahibinin izni
olmadan, üçüncü kişilerin markayı kullanmalarının yasaklandığı durumları
düzenliyor.
Tasarıya göre, marka tescilinden doğan haklar, marka sahibine ait olacak.
Marka sahibi, markanın tescil kapsamına giren aynı mal veya hizmetlerle ilgili
olarak; tescilli markayla aynı olan herhangi bir işaretin kullanılmasını
engelleyebilecek.
Marka sahibi, tescilli markayla aynı veya benzer olan, tescilli markanın
kapsadığı mal, hizmetlerin aynı veya benzerini kapsayan ve bu nedenle
vatandaşların, işaretle tescilli markayı ilişkilendirmesi de dahil, karıştırma
ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmamasını isteyebilecek.
Tescilli markayla aynı veya benzer olan, tescilli markanın kapsamına
giren mal ve hizmetlerle benzerlik taşımayan, ancak Türkiye'de ulaştığı
tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir
yarar elde edecek, tescilli markanın itibarına zarar verecek veya ayırt edici
karakterini zedeleyecek nitelikte herhangi bir işaretin kullanılmasının
önlenmesini istemek de marka sahibinin hakları arasında yer alacak.

-İŞARETİN, İNTERNETTE KULLANIMI YASAKLANIYOR-

İşareti (markayı) taşıyan malın piyasaya sürülmesi, stoklanması, o işaret
altında hizmetlerin sunulması, işareti taşıyan malın gümrük bölgesine girmesi ve
işareti kullanan kişinin, bu kullanıma ilişkin hakkı veya meşru bir bağlantısı
olmaması koşuluyla, işaretin aynı veya benzerinin, internet ortamında ticari etki
yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri
biçimlerde kullanılması yasaklanabilecek.
Marka tescil başvurusunun bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve
marka tescilinin ilan edilmesi halinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller
nedeniyle, başvuru sahibi tazminat davası açabilecek. Mahkeme, iddiaların
geçerliliğine ilişkin olarak, tescilin yayınlanmasından önce karar veremeyecek.

-MARKA HAKKINA TECAVÜZ-

Tasarı, başkalarının, marka sahibinin yetkisindeki markayı kullanma
hakkına tecavüz etmesini de engelliyor.
Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı, düzenlemede belirtilen
biçimlerde kullanmak, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini
kullanarak, markayı taklit etmek, kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak,
dağıtmak, gümrük bölgesine yerleştirmek, marka sahibince lisans yoluyla verilen
hakları izinsiz genişletmek ve bu hakları üçüncü kişilere devretmek, marka
hakkına tecavüz sayılacak.

-YÜRÜRLÜK TARİHİ TARTIŞMA KONUSU OLDU-

Tasarının yürürlük maddesine geçildiğinde, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
bürokratları tarafından hazırlanan, AK Parti Konya Milletvekili Hasan Angı ile
Yozgat Milletvekili Osman Coşkun'un imzaladığı önerge görüşülmeye başlandı.
Düzenlemenin yürürlük tarihinin 4 Ocak 2009 olmasını içeren önergenin
gerekçesinde, ''Anayasa Mahkemesinin iptal kararının 5 Ocak 2009'de yürürlüğe
girmesi nedeniyle, iptal kararı nedeniyle doğmuş ve doğacak hukuki boşluğun
giderilmesi amacıyla, hukuki güven ve istikrar ilkeleri uyarınca verildiği''
ifade edildi.
CHP Adana Milletvekili Tacidar Seyhan, önergeye karşı çıkarak, yasaların
geçmişe doğru işletilemeyeceğini belirterek, ''Yasaların geçmişe doğru
işletilmesi için geçecek sürede hak mağduriyetlerinin oluşması lazım. Şu anda
böyle bir şey yok. Patentle ilgili yasalar zaten var ve işlemeye devam ediyor''
dedi.
Bakanlık bürokratları ve Komisyon Başkanı Soner Aksoy, önergenin kabul
edilmemesi halinde mahkemelerdeki davaların düşeceğini belirterek, ''Markaya
tecavüz hakkına imkan veririz. Ayrıca, konuyla ilgili Anayasa Mahkemesi kararı
var. Meclisin hukukçularından önergenin verilebileceği konusunda görüş alındı''
dedi.

-''BÜROKRASİ KENDİ HATASINI BİZE ÖDETTİRİYOR''-

Önergeye karşı çıkan AK Parti Düzce Milletvekili Metin Kaşıkoğlu,
yasaların geçmişe doğru yürümeyeceğinin evrensel bir hukuk kuralı olduğuna işaret
ederek, bu yönde çıkarılacak bir düzenlemenin yine iptal edileceğini savundu.
Hatanın idarede olduğunu ve Anayasa Mahkemesinin tanıdığı 6 ay sürede
gerekli yasal düzenlemenin yapılmadığını anlatan Kaşıkoğlu, ''Bürokrasi kendi
hatasını bize, Parlamentoya ödettiremez. Kimse kusura bakmasın. Hukuk devletinde
böyle bir aymazlık olmaz, böyle bir önerge de olmaz. Buna Anayasa Mahkemesi
kararı gerekçe gösteriliyorsa, kendilerinin saçma sapan kararları da var. Bu da
onlardan biridir. Biz diktatörlükte yönetilmiyoruz, hukuk nizamı olan bir
ülkedeyiz'' dedi.
AK Parti'li Angı da tasarının son günde getirildiğini belirterek, önerge
sahipleri olarak önergeyi çektiklerini söylerken, CHP'li Seyhan da ''Düştüyse
yasa ayın 5'inde düştü, davalar düştüyse ayın 5'inde düştü. Zamanında tedbir
almadınız'' dedi.
Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, 4 ayrı tasarıyı 25 Nisan 2008'de
Başbakanlığa sunduklarını, ancak oradaki yoğunluk nedeniyle Meclise
sevkedilemediğini belirterek, ''Haksız suçlamaları kabul etmem. Bürokrat benim
bürokratım. Gecikme varsa bu Bakanlığımındır. Evet, keşke daha önce getirseydik''
dedi.
Komisyon Başkanı Aksoy da Çağlayan'a, ''Keşke daha önce getirseydiniz.
Başbakanlıkta bekliyor olsa bile tasarıları zamanında buraya getirmek mümkündür''
karşılığını verdi.
Konuşmaların ardından önerge geri çekilirken, tasarı kabul edildi.
Komisyonun gündeminde bulunan Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda
değişiklik yapılmasını içeren yasa tasarısı ise alt komisyona gönderildi.