2009-01-19 - 14:00
Uras: " Sol partiler ve demokrat kamuoyu, bu konuda ulusalcı/milliyetçi çevreler tarafından ideolojik ve politik bir kuşatma altına alınmaya çalışılıyor. Gürbüz Çapan'ı da kaynak gösterdiklerini de ciddiye almıyoruz."
ÖDP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, Esenyurt eski Belediye Başkanı Gürbüz Çapan'ın, Silivri Cezaevinden, kendisiyle ilgili ithamlar içeren bir mektubu, medya gönderdiğini hatırlatarak, Çapan'ın sözlerini ciddiye almadığını ifade etti.
Solda itibarını uzun yıllar önce yitirmiş bir siyasal çevrenin, ÖDP'nin kuruluş yıllarında, 1996'da attığı çamuru, yıllar sonra Gürbüz Çapan tarafından aynen kullandığını ifade eden Uras, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Susurluk çetesinin, Ergenekon örgütü ile somut bağının ortaya çıkmış olması önemli bir gelişmedir. Türkiye'nin karanlık ve kanlı yüzünün aydınlatılması için ortak geleceğimizi düşünen herkes, üzerine düşeni mutlaka yapmalıdır.
Sol partiler ve demokrat kamuoyu, bu konuda ulusalcı/milliyetçi çevreler tarafından ideolojik ve politik bir kuşatma altına alınmaya çalışılıyor. Ergenekon'a kalkan olan zihniyetin bu konuda önemli bir mesafe katettiği de görülüyor. Davanın seyrinde ortaya çıkan kimi antidemokratik uygulamalar ve sakarlıklar bu kuşatmayı kolaylaştırıyor..."
Hükümetin çeşitli politikalarına duyulan haklı tepki ve AKP'ye olan güvensizlik, Ergenekon derin örgütlenmesinin açığa çıkarılıp dağıtılmasına asıl destek olacak solun mücadelesinin ve demokrat yurttaş etkinliğinin gelişmesini engelliiyor.
Ancak Türkiye solunu ve toplumsal muhalefeti, Ergenekoncu ve ulusalcı/milliyetçi politikaların yedek gücü haline getirme çabaları yeni değil. Bu derin proje karşısında ÖDP'yi rahatsız edici bir pürüz olarak görenlerin girişimleri, 28 Şubat ve 27 Nisan muhtıralarında nasıl ters yüz edildiyse, şimdi de onları bekleyen akibet aynı olacaktır.
ÖDP, Susurluk Skandalı'nın ortaya çıktığı günlerde çetelere karşı nasıl bir mücadele yürüttüyse bugün de ırkçı milliyetçiliğin bayraktarı, kanlı ve karanlık ilişkilerin derin organizasyonu Ergenekon'un açığa çıkarılıp yargılanması ve dağıtılması için mücadelesini sürdürecektir."
Solda itibarını uzun yıllar önce yitirmiş bir siyasal çevrenin, ÖDP'nin kuruluş yıllarında, 1996'da attığı çamuru, yıllar sonra Gürbüz Çapan tarafından aynen kullandığını ifade eden Uras, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Susurluk çetesinin, Ergenekon örgütü ile somut bağının ortaya çıkmış olması önemli bir gelişmedir. Türkiye'nin karanlık ve kanlı yüzünün aydınlatılması için ortak geleceğimizi düşünen herkes, üzerine düşeni mutlaka yapmalıdır.
Sol partiler ve demokrat kamuoyu, bu konuda ulusalcı/milliyetçi çevreler tarafından ideolojik ve politik bir kuşatma altına alınmaya çalışılıyor. Ergenekon'a kalkan olan zihniyetin bu konuda önemli bir mesafe katettiği de görülüyor. Davanın seyrinde ortaya çıkan kimi antidemokratik uygulamalar ve sakarlıklar bu kuşatmayı kolaylaştırıyor..."
Hükümetin çeşitli politikalarına duyulan haklı tepki ve AKP'ye olan güvensizlik, Ergenekon derin örgütlenmesinin açığa çıkarılıp dağıtılmasına asıl destek olacak solun mücadelesinin ve demokrat yurttaş etkinliğinin gelişmesini engelliiyor.
Ancak Türkiye solunu ve toplumsal muhalefeti, Ergenekoncu ve ulusalcı/milliyetçi politikaların yedek gücü haline getirme çabaları yeni değil. Bu derin proje karşısında ÖDP'yi rahatsız edici bir pürüz olarak görenlerin girişimleri, 28 Şubat ve 27 Nisan muhtıralarında nasıl ters yüz edildiyse, şimdi de onları bekleyen akibet aynı olacaktır.
ÖDP, Susurluk Skandalı'nın ortaya çıktığı günlerde çetelere karşı nasıl bir mücadele yürüttüyse bugün de ırkçı milliyetçiliğin bayraktarı, kanlı ve karanlık ilişkilerin derin organizasyonu Ergenekon'un açığa çıkarılıp yargılanması ve dağıtılması için mücadelesini sürdürecektir."
