2015-12-09 - 16:55
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Aydın, başkanlığında toplandı.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, "Meclis'in verimli esaslar dahilinde çalıştırılması, milletvekillerinin söz haklarının gasbedilmemesi üzerine yapılacak olan yeni bir içtüzükle belki çok daha sağlıklı sonuçlara ulaşabiliriz" dedi.
AK PARTİ Konya Milletvekili Mustafa Baloğlu, Mevlana Haftası, HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul sokağa çıkma yasakları ve CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da İstanbul'un sorunları hakkında gündem dışı söz aldı.
Gündem dışı konuşmaların ardından, Meclis Başkanvekili Aydın'ın milletvekillerine yerinden söz vermeyerek gündeme geçmesine muhalefet milletvekilleri itiraz etti.
Bunun üzerine Aydın, içtüzüğe göre, yerinden söz vermeyeceğini daha önce ifade ettiğini anımsatarak, "Ama engelliler için özel ve istisnai bir durum olarak bundan sonraki süreçte de bakacağız. Bu hususiyete binaen gerektiğinde söz vereceğim. Bu tamamen Başkanlığın takdirinde olan bir husustur. Bu takdire tüm milletvekillerinin saygı ve rıza göstereceğini temenni ediyorum" diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, TBMM'de bir uygulama birliğine ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, oturum yöneten Meclis başkanvekillerinin uygulama birliği yapmamalarının bu tartışmalara neden olduğunu belirtti.
Altay, "İktidar partisine mensup başkanvekilleri otururken, içtüzük ilgili madde işlemeyecek, muhalefet partisine mensup başkanvekilleri oturduklarında işleyecek. Ne olacak? Çok garip bir durum olacak" dedi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, içtüzüğün bu maddelerine ilişkin yorum farklılıklarının zaman zaman Meclis'te gözlemlendiğini ifade etti.
Bugün muhalefet sözcülerinin İçtüzük'ün 60'ıncı maddesine göre 10 kişiye söz talebinde bulunduklarını anımsatan Bostancı, "Benim önerim bugün biz gündeme geçelim. Ama muhalefetin bu talebini lütfen Başkanlık Divanı'nda değerlendirelim. Ortak bir pratik üzerine anlaşalım ve o çerçevede gidelim" diye konuştu.
Bunun üzerine Meclis Başkanvekili Aydın, şunları söyledi:
"Meclis'in verimli esaslar dahilinde çalıştırılması, milletvekillerinin söz haklarının gasbedilmemesi üzerine yapılacak olan yeni bir içtüzükle belki çok daha sağlıklı sonuçlara ulaşabiliriz. Bu yorum farklılıklarını da ortadan kaldırabiliriz. Ama şundan emin olun buradaki uygulama tamamen anayasa ve içtüzüğe uygun olarak devam edecektir. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın."
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Sanki Diyarbakır Valisi, Silvan Kaymakamı, Cumhuriyetin hükümeti, keyfine sokağa çıkma yasağı ilan ediyor. Oradaki vatandaşların can, mal güvenliği için temel hak ve hürriyetlerini özgürce kullansın diye devlet görevini yapıyor. O hendekleri oradan kaldıracağız" dedi.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, TBMM Genel Kurulunda söz alarak, valilerin, milletvekillerine yönelik tutumunu eleştirdi.
Sokağa çıkma yasaklarına karşı vatandaşların ve HDP'nin büyük mücadele verdiğini söyleyen Baluken, yaptıkları çalışmalara yönelik idari, mülki ve adli amirlerin, muhatap almama şeklinde itibarsızlaştırma kampanyasıyla karşı karşıya olduklarını ileri sürdü.
Baluken, "Atanmış bir vali, seçilmiş milletvekilini muhatap almama terbiyesizliğini ve basiretsizliğini gösteriyor. Konuştuğumuz bu dakika itibarıyla da Mardin Valisi aynı basiretsiz ve terbiyesiz tutumu sergilemeye devam ediyor. 2 gündür Mardin'de olan milletvekillerimiz Ali Atalan, Mizgin Irgat ve Berdan Öztürk, Mardin Valisi ile görüşme talebinde bulunmalarına rağmen kendilerine, bu saate kadar, herhangi bir randevu verilmemiştir" diye konuştu.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise valilere yönelik öneri ve şikayetlerin dile getirilebileceğini ifade ederek, "Ancak bırakın valiyi, her sıradan insanın dahi itibarına ilişkin bu parlamentoda konuşulurken dikkat etmek bizim boynumuzun borcudur" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise Bostancı'nın, "hükümet üyesi gibi topa girmesini, valilere arka çıkmasını anlamanın mümkün olmadığını" söyledi.
Altay, "81 vali şunu bilecek, devletin valisidir, despota şefi değillerdir. Ankara Valisi, Grup Başkanvekilimiz Özgür Özel'in telefonuna çıkmamıştır. Bu parlamentoya saygısızlık, terbiyesizliktir. Mardin'de 3 milletvekiliyle görüşmeyen vali olmaz, o valinin derhal görevden alınması lazım. Ankara Valisi de Özel'in telefonuna dönecek, özür dileyecek. Bu ayıp hepimize yapılıyor. TBMM, önce kendi itibarını korumak zorundadır" diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, tüm atanmışların, her milletvekiline hizmet noktasında yardımcı olması, en üst düzeyde ilgiyi göstermesi gerektiğini kaydetti.
Söylenenlerin boyutunu, doğruluğunu bilmeden kesin karar vermenin doğru olmadığını belirten Aydın, bir atanmışın, hiçbir milletvekiline böyle davranamayacağını vurguladı.
HDP'li Baluken, Aydın'ın oturuma ara vererek, Mardin Valisi Ömer Faruk Koçak'ın, milletvekilleriyle neden görüşmediğinin öğrenilmesini istedi.
Aydın'ın, ara vermek zorunda olmadığını dile getirmesi üzerine Baluken ve diğer HDP'li milletvekilleri Başkanlık Divanı'nın önüne gitti. Aydın, divanın önünde bulunan milletvekillerine, "Milletvekillerinin itibarı bu şekilde mi sağlanır?" diye seslendi.
Tartışmanın ardından Adalet Bakanı Bekir Bozdağ kürsüye çıkarak, eleştirilere yanıt verdi.
Parlamentoda sağlıklı bir çalışma ortamı oluşması için herkesin elinden geleni yaptığını belirten Bozdağ, Genel Kurulda yapılan konuşmaların bilgiye ve gerçeğe dayanmasının son derece önemli olduğunu ifade etti.
Genel Kurul'da Mardin Valisi Koçak'ın linç edilmek üzere olduğunu belirten Bozdağ, konuşmalar üzerine Koçak ile görüştüğünü söyledi. Koçak'ın toplantıda olduğu için HDP'li milletvekillerine hemen cevap veremediğini belirten Bozdağ, "Şu anda da Vali, odasında sizin milletvekillerinizle görüşüyor. Ayıptır. Burada yargısız infaz yapıyorsunuz, fevkalade büyük yanlış yapıyorsunuz" dedi.
Bozdağ, sokağa çıkma yasakları konusunda da şöyle konuştu:
"Kim sokaklara hendek kazıyor? PKK'nın teröristleri kazıyor. Kim mayınlıyor? Teröristler mayınlıyor. Kim barikat kuruyor? Teröristler kuruyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak, sokakları tuzaklayan, mayınlayan, hendek kazan, askerin, polisin, masum insanların hayatına kast eden terör örgütüne karşı devletin güvenlik güçleri müdahale ediyor.
Sur'da, 4 ayaklı minarenin yanında Diyarbakır Baro Başkanı hayatını kaybetti. Olay yeri incelemesine giden başsavcı, başsavcı vekilleri, savcılar, baronun avukatları delilleri toplamak için inceleme yapıyor, sizin yaslandığınız teröristler otomatik silahla saldırıyor. Otomatik silah yetmiyor, roketle saldırıyor. Savcıların üzerine roket atıyorlar. O yetmiyor, güvenlik alanı içinde olay yeri incelemesi yapan başsavcı, savcı, uzman Diyarbakır Barosunun üyelerinin olduğu yerde güvenliği alan polisin aracını uzaktan kumandayla patlattılar. Sizden şunu duymak isterdim, 'ey teröristler, ey PKK'lılar -ne diyorsanız öyle deyin- bu hendekleri, tuzakları kaldırın, bunlara son verin. Askeri, polisi şehit etmeyin'. Oradan sesini yükseltmeniz lazım. Sanki Diyarbakır Valisi, Silvan Kaymakamı, Cumhuriyetin hükümeti, keyfine sokağa çıkma yasağı ilan ediyor. Oradaki vatandaşların can, mal güvenliği için temel hak ve hürriyetlerini özgürce kullansın diye devlet görevini yapıyor. O hendekleri oradan kaldıracağız. Buradan hükümete sesinizi yükselttiğiniz gibi terör örgütüne karşı da sesinizi yükselteceksiniz. Oradaki sivillerin hayatını korumak için özen gösteriyoruz. Hayatını kaybeden siviller var ama bunların neredeyse tamamı teröristlerin saldırısıyla hayatını kaybetti. Hepsi soruşturuluyor."
Bozdağ, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin öldürülmesi olayında bile hakikatin ortaya çıkmasından korkulduğunu, olay yerini inceleyenlere saldırıldığını söyledi. Bozdağ, gerçeğin ortaya çıkmasından kimsenin korkmaması gerektiğini vurgulayarak, "Olay üzerine hükümetimiz kararlılıkla gidecek. Terörle mücadele kararlılıkla devam edecektir" dedi.
Baluken, sataşma gerekçesiyle Bakan Bozdağ'a yanıt verdi. Bozdağ'ın açıklamasının gerçeğe tekabül eden yanının bulunmadığını savunan Baluken, bir toplantının bir ay sürüp sürmeyeceğini sorarak, Mardin, Şırnak, İstanbul valilerinin, telefonda bile toplantı gerekçesini sunduğunu belirtti.
Baluken, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan'ın 3 gün önce İstanbul Valisi ile telefonla görüşmek istediğini, ancak hala aranmadığını savundu.
Bozdağ'ın, Elçi'nin öldürülmesi hakkındaki soruşturmayla ilgili verdiği bilgilerin hepsinin yanlış olduğunu ileri süren Baluken, "Olay yerinde delilleri karartan sizsiniz. Hiçbir güvenlik önlemi almadan delilleri karartan sizsiniz" dedi.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, valilerin, milletvekilleri ve vatandaşların görüşme talebine saygıyla cevap vermesi gerektiğini belirterek, "Temsil ettiği makama ve vergilerinden maaşını aldığı vatandaşlara karşı en büyük vazifesidir" dedi.
Bozdağ, TBMM Genel Kurulu'nda, bazı milletvekillerinin, valilerin kendilerinin telefonlarına çıkmadığı, randevu taleplerine yanıt vermediği eleştirilerini yanıtladı.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök'ün, Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar'a yönelik eleştirisi üzerine Bozdağ, Kılıçlar ile görüştüğünü aktardı. Kılıçlar'ın, Gök ile bir görüşme yapmadığını söylediğini anlatan Bozdağ, "Vali'ye bunun yanlışlığını söyledim. Bütün valilerin, parlamentoda bulunan bütün vekillerin, kendilerine ulaşmak isteyen vatandaşların telefonuna çıkması, millete, bulunduğu makama saygının gereğidir. Aksini savunmak mümkün değildir. Maalesef böyle durum olmuş" dedi.
Bozdağ, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan'ın, İstanbul Valisi Vasip Şahin ile görüşemediğine yönelik olarak da şunları kaydetti:
"İstanbul Valisi ile de görüştüm. Buldan ile değişik vesilelerle görüştüğünü ifade etti. Son araması üzerine kendisiyle telefon görüşmesi yapmadığını söyledi. Gerekli uyarıları üç valiye de yaptım. İçişleri Bakanı ile de görüşeceğim. O da uyarıları yapacaktır. Valilerimizin, bütün milletvekillerimizin, vatandaşlarımızın yüz yüze olsun, telefonla görüşme talebi olsun, saygıyla karşılayıp, saygıyla cevap vermesi, temsil ettiği makama ve vergilerinden maaşını aldığı vatandaşlara karşı en büyük vazifesidir."
HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, "Meclis'in verimli esaslar dahilinde çalıştırılması, milletvekillerinin söz haklarının gasbedilmemesi üzerine yapılacak olan yeni bir içtüzükle belki çok daha sağlıklı sonuçlara ulaşabiliriz" dedi.
AK PARTİ Konya Milletvekili Mustafa Baloğlu, Mevlana Haftası, HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul sokağa çıkma yasakları ve CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da İstanbul'un sorunları hakkında gündem dışı söz aldı.
Gündem dışı konuşmaların ardından, Meclis Başkanvekili Aydın'ın milletvekillerine yerinden söz vermeyerek gündeme geçmesine muhalefet milletvekilleri itiraz etti.
Bunun üzerine Aydın, içtüzüğe göre, yerinden söz vermeyeceğini daha önce ifade ettiğini anımsatarak, "Ama engelliler için özel ve istisnai bir durum olarak bundan sonraki süreçte de bakacağız. Bu hususiyete binaen gerektiğinde söz vereceğim. Bu tamamen Başkanlığın takdirinde olan bir husustur. Bu takdire tüm milletvekillerinin saygı ve rıza göstereceğini temenni ediyorum" diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, TBMM'de bir uygulama birliğine ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, oturum yöneten Meclis başkanvekillerinin uygulama birliği yapmamalarının bu tartışmalara neden olduğunu belirtti.
Altay, "İktidar partisine mensup başkanvekilleri otururken, içtüzük ilgili madde işlemeyecek, muhalefet partisine mensup başkanvekilleri oturduklarında işleyecek. Ne olacak? Çok garip bir durum olacak" dedi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, içtüzüğün bu maddelerine ilişkin yorum farklılıklarının zaman zaman Meclis'te gözlemlendiğini ifade etti.
Bugün muhalefet sözcülerinin İçtüzük'ün 60'ıncı maddesine göre 10 kişiye söz talebinde bulunduklarını anımsatan Bostancı, "Benim önerim bugün biz gündeme geçelim. Ama muhalefetin bu talebini lütfen Başkanlık Divanı'nda değerlendirelim. Ortak bir pratik üzerine anlaşalım ve o çerçevede gidelim" diye konuştu.
Bunun üzerine Meclis Başkanvekili Aydın, şunları söyledi:
"Meclis'in verimli esaslar dahilinde çalıştırılması, milletvekillerinin söz haklarının gasbedilmemesi üzerine yapılacak olan yeni bir içtüzükle belki çok daha sağlıklı sonuçlara ulaşabiliriz. Bu yorum farklılıklarını da ortadan kaldırabiliriz. Ama şundan emin olun buradaki uygulama tamamen anayasa ve içtüzüğe uygun olarak devam edecektir. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın."
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Sanki Diyarbakır Valisi, Silvan Kaymakamı, Cumhuriyetin hükümeti, keyfine sokağa çıkma yasağı ilan ediyor. Oradaki vatandaşların can, mal güvenliği için temel hak ve hürriyetlerini özgürce kullansın diye devlet görevini yapıyor. O hendekleri oradan kaldıracağız" dedi.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, TBMM Genel Kurulunda söz alarak, valilerin, milletvekillerine yönelik tutumunu eleştirdi.
Sokağa çıkma yasaklarına karşı vatandaşların ve HDP'nin büyük mücadele verdiğini söyleyen Baluken, yaptıkları çalışmalara yönelik idari, mülki ve adli amirlerin, muhatap almama şeklinde itibarsızlaştırma kampanyasıyla karşı karşıya olduklarını ileri sürdü.
Baluken, "Atanmış bir vali, seçilmiş milletvekilini muhatap almama terbiyesizliğini ve basiretsizliğini gösteriyor. Konuştuğumuz bu dakika itibarıyla da Mardin Valisi aynı basiretsiz ve terbiyesiz tutumu sergilemeye devam ediyor. 2 gündür Mardin'de olan milletvekillerimiz Ali Atalan, Mizgin Irgat ve Berdan Öztürk, Mardin Valisi ile görüşme talebinde bulunmalarına rağmen kendilerine, bu saate kadar, herhangi bir randevu verilmemiştir" diye konuştu.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise valilere yönelik öneri ve şikayetlerin dile getirilebileceğini ifade ederek, "Ancak bırakın valiyi, her sıradan insanın dahi itibarına ilişkin bu parlamentoda konuşulurken dikkat etmek bizim boynumuzun borcudur" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise Bostancı'nın, "hükümet üyesi gibi topa girmesini, valilere arka çıkmasını anlamanın mümkün olmadığını" söyledi.
Altay, "81 vali şunu bilecek, devletin valisidir, despota şefi değillerdir. Ankara Valisi, Grup Başkanvekilimiz Özgür Özel'in telefonuna çıkmamıştır. Bu parlamentoya saygısızlık, terbiyesizliktir. Mardin'de 3 milletvekiliyle görüşmeyen vali olmaz, o valinin derhal görevden alınması lazım. Ankara Valisi de Özel'in telefonuna dönecek, özür dileyecek. Bu ayıp hepimize yapılıyor. TBMM, önce kendi itibarını korumak zorundadır" diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, tüm atanmışların, her milletvekiline hizmet noktasında yardımcı olması, en üst düzeyde ilgiyi göstermesi gerektiğini kaydetti.
Söylenenlerin boyutunu, doğruluğunu bilmeden kesin karar vermenin doğru olmadığını belirten Aydın, bir atanmışın, hiçbir milletvekiline böyle davranamayacağını vurguladı.
HDP'li Baluken, Aydın'ın oturuma ara vererek, Mardin Valisi Ömer Faruk Koçak'ın, milletvekilleriyle neden görüşmediğinin öğrenilmesini istedi.
Aydın'ın, ara vermek zorunda olmadığını dile getirmesi üzerine Baluken ve diğer HDP'li milletvekilleri Başkanlık Divanı'nın önüne gitti. Aydın, divanın önünde bulunan milletvekillerine, "Milletvekillerinin itibarı bu şekilde mi sağlanır?" diye seslendi.
Tartışmanın ardından Adalet Bakanı Bekir Bozdağ kürsüye çıkarak, eleştirilere yanıt verdi.
Parlamentoda sağlıklı bir çalışma ortamı oluşması için herkesin elinden geleni yaptığını belirten Bozdağ, Genel Kurulda yapılan konuşmaların bilgiye ve gerçeğe dayanmasının son derece önemli olduğunu ifade etti.
Genel Kurul'da Mardin Valisi Koçak'ın linç edilmek üzere olduğunu belirten Bozdağ, konuşmalar üzerine Koçak ile görüştüğünü söyledi. Koçak'ın toplantıda olduğu için HDP'li milletvekillerine hemen cevap veremediğini belirten Bozdağ, "Şu anda da Vali, odasında sizin milletvekillerinizle görüşüyor. Ayıptır. Burada yargısız infaz yapıyorsunuz, fevkalade büyük yanlış yapıyorsunuz" dedi.
Bozdağ, sokağa çıkma yasakları konusunda da şöyle konuştu:
"Kim sokaklara hendek kazıyor? PKK'nın teröristleri kazıyor. Kim mayınlıyor? Teröristler mayınlıyor. Kim barikat kuruyor? Teröristler kuruyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak, sokakları tuzaklayan, mayınlayan, hendek kazan, askerin, polisin, masum insanların hayatına kast eden terör örgütüne karşı devletin güvenlik güçleri müdahale ediyor.
Sur'da, 4 ayaklı minarenin yanında Diyarbakır Baro Başkanı hayatını kaybetti. Olay yeri incelemesine giden başsavcı, başsavcı vekilleri, savcılar, baronun avukatları delilleri toplamak için inceleme yapıyor, sizin yaslandığınız teröristler otomatik silahla saldırıyor. Otomatik silah yetmiyor, roketle saldırıyor. Savcıların üzerine roket atıyorlar. O yetmiyor, güvenlik alanı içinde olay yeri incelemesi yapan başsavcı, savcı, uzman Diyarbakır Barosunun üyelerinin olduğu yerde güvenliği alan polisin aracını uzaktan kumandayla patlattılar. Sizden şunu duymak isterdim, 'ey teröristler, ey PKK'lılar -ne diyorsanız öyle deyin- bu hendekleri, tuzakları kaldırın, bunlara son verin. Askeri, polisi şehit etmeyin'. Oradan sesini yükseltmeniz lazım. Sanki Diyarbakır Valisi, Silvan Kaymakamı, Cumhuriyetin hükümeti, keyfine sokağa çıkma yasağı ilan ediyor. Oradaki vatandaşların can, mal güvenliği için temel hak ve hürriyetlerini özgürce kullansın diye devlet görevini yapıyor. O hendekleri oradan kaldıracağız. Buradan hükümete sesinizi yükselttiğiniz gibi terör örgütüne karşı da sesinizi yükselteceksiniz. Oradaki sivillerin hayatını korumak için özen gösteriyoruz. Hayatını kaybeden siviller var ama bunların neredeyse tamamı teröristlerin saldırısıyla hayatını kaybetti. Hepsi soruşturuluyor."
Bozdağ, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin öldürülmesi olayında bile hakikatin ortaya çıkmasından korkulduğunu, olay yerini inceleyenlere saldırıldığını söyledi. Bozdağ, gerçeğin ortaya çıkmasından kimsenin korkmaması gerektiğini vurgulayarak, "Olay üzerine hükümetimiz kararlılıkla gidecek. Terörle mücadele kararlılıkla devam edecektir" dedi.
Baluken, sataşma gerekçesiyle Bakan Bozdağ'a yanıt verdi. Bozdağ'ın açıklamasının gerçeğe tekabül eden yanının bulunmadığını savunan Baluken, bir toplantının bir ay sürüp sürmeyeceğini sorarak, Mardin, Şırnak, İstanbul valilerinin, telefonda bile toplantı gerekçesini sunduğunu belirtti.
Baluken, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan'ın 3 gün önce İstanbul Valisi ile telefonla görüşmek istediğini, ancak hala aranmadığını savundu.
Bozdağ'ın, Elçi'nin öldürülmesi hakkındaki soruşturmayla ilgili verdiği bilgilerin hepsinin yanlış olduğunu ileri süren Baluken, "Olay yerinde delilleri karartan sizsiniz. Hiçbir güvenlik önlemi almadan delilleri karartan sizsiniz" dedi.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, valilerin, milletvekilleri ve vatandaşların görüşme talebine saygıyla cevap vermesi gerektiğini belirterek, "Temsil ettiği makama ve vergilerinden maaşını aldığı vatandaşlara karşı en büyük vazifesidir" dedi.
Bozdağ, TBMM Genel Kurulu'nda, bazı milletvekillerinin, valilerin kendilerinin telefonlarına çıkmadığı, randevu taleplerine yanıt vermediği eleştirilerini yanıtladı.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök'ün, Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar'a yönelik eleştirisi üzerine Bozdağ, Kılıçlar ile görüştüğünü aktardı. Kılıçlar'ın, Gök ile bir görüşme yapmadığını söylediğini anlatan Bozdağ, "Vali'ye bunun yanlışlığını söyledim. Bütün valilerin, parlamentoda bulunan bütün vekillerin, kendilerine ulaşmak isteyen vatandaşların telefonuna çıkması, millete, bulunduğu makama saygının gereğidir. Aksini savunmak mümkün değildir. Maalesef böyle durum olmuş" dedi.
Bozdağ, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan'ın, İstanbul Valisi Vasip Şahin ile görüşemediğine yönelik olarak da şunları kaydetti:
"İstanbul Valisi ile de görüştüm. Buldan ile değişik vesilelerle görüştüğünü ifade etti. Son araması üzerine kendisiyle telefon görüşmesi yapmadığını söyledi. Gerekli uyarıları üç valiye de yaptım. İçişleri Bakanı ile de görüşeceğim. O da uyarıları yapacaktır. Valilerimizin, bütün milletvekillerimizin, vatandaşlarımızın yüz yüze olsun, telefonla görüşme talebi olsun, saygıyla karşılayıp, saygıyla cevap vermesi, temsil ettiği makama ve vergilerinden maaşını aldığı vatandaşlara karşı en büyük vazifesidir."
HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ
