2010-07-02 - 00:13
TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının görüşülmesine devam edildi.
TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığının
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı'nın görüşülmesine başlandı.
Tasarının tümü üzerinde BDP grubu adına söz alan Şırnak Milletvekili
Hasip Kaplan, Dışişleri Bakanlığının, ülkenin içerisinde bulunduğu devasa
ilişkiler ağı içerisinde görevini dar bir kadro ile yapmaya çalıştığını öne
sürdü.
Bakanlık personelinin özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik birkaç
önergeleri olacağını belirten Kaplan, ''Ancak, önergelerin AK Parti'nin
çoğunlukcu anlayışı tarafından dikkate alınacağını sanmıyoruz'' dedi.
''Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun, İsrail Endüstri ve Ticaret Bakanı
ile gizlice görüştüğüne'' ilişkin haberlerin bugün medyaya yansıdığını anımsatan
Kaplan, Davutoğlu'nun bu konuda TBMM'yi bilgilendirmesini istedi.
Kaplan'ın konuşmasının ardından ayağa kalkarak söz isteyen MHP Grup
Başkanvekili Mehmet Şandır da Davutoğlu'nun Genel Kurul'a görüşmeye ilişkin
açıklama yapması gerektiğini söyledi. Şandır, ''Teşkilat yasası görüşülürken, bu
iddialar ortadayken Sayın Dışişleri Bakanı'nı, açıklama yapmaya davet ediyorum''
dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, Şandır'ın sözlerine tepki
göstererek, İçtüzükte böyle bir usulün bulunmadığını ifade etti. Bozdağ, ''Sayın
Bakan zaten açıklama yapacaktır ama biraz sabırlı olursak, Sayın Bakan konuşacak.
İstismar yapıyorsunuz...'' diye konuştu.
Bozdağ'ın, sözlerine Şandır, ''Sizin değil milletin meselesi, iyiliğinize
söylüyorum'' karşılığını verdi.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Murat Mercan, tartışmanın sürmesi
üzerine, MHP sıralarına giderek, MHP Grup Başkanvekili Şandır'ı sakinleştirmeye
çalıştı.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, tartışmanın uzaması üzerine birleşime
bir süre ara verdi.
TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığının
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmeler
sürüyor.
Tasarının tümü üzerinde MHP Grubu adına söz alan Muğla Milletvekili Metin
Ergun, kanun tasarısını desteklediklerini ve olumlu oy kullanacaklarını ifade
etti.
Türkiye'nin dış politika ve denklemlerinin AK Parti döneminde ''hasar
gördüğünü'' öne süren Ergun, ''AK Parti'nin uyguladığı dış politika, milli
menfaatlerimizle örtüşmemektedir, ayakları yere basmamaktadır ve hayalperesttir''
dedi.
Şahsi, ikili, kayda geçirilmeyen görüşmelerle dış politika yürütüldüğünü
öne süren Ergun, ''AK Parti dış politikayı teslimiyetçi ve angaje şekilde
yürütmektedir. İzlenen yol ilkesiz ve omurgasızdır'' diye konuştu.
Ergun, Ermenistan ile imzalanan protokollerin Azerbaycan ile Türkiye
arasındaki ilişkilere ciddi şekilde zarar verdiğini iddia etti.
CHP Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ da tasarıdaki
''büyükelçilerin hükümeti temsil ettiği'' yönündeki maddenin çıkarılması
gerektiğini, bunun Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürdü.
Ermenistan ile imzalanan protokolleri ''tam bir fiyasko'' olarak
niteleyen Elekdağ, ''Hükümet bunu eline yüzüne bulaştırdı'' dedi.
Türkiye'nin İran ile bağlantılı yürüttüğü diplomasiye eleştiriler
yönelten Elekdağ, Mavi Marmara gemisine saldırının üzerinden bir ay geçtiğini ve
hiç bir adım atılmadığını söyledi.
Dışişleri Bakanı'nın ''Kudüs'ü başkent yapacağız'' diyecek kadar
''şirazeden çıktığını'' öne süren Elekdağ, ''Bir Dışişleri Bakanı böyle hesapsız
bir şekilde konuşabilir mi?'' diye sordu.
Elekdağ, ''Türk dış politikasında eksen değil akıl ve izan kayması var''
dedi.
AK Parti Düzce Milletvekili, AB Uyum Komisyonu Başkanı Yaşar Yakış da
teşkilat kanunun Dışişleri Bakanlığının ihtiyacı olduğunu söyledi.
Türkiye'nin büyük bir devlet olduğunu ve büyük devlet gibi hareket
ettiğini belirten Yakış, ''Türkiye'nin küçük devlet gibi hareket etme
alışkanlığını AK Parti tersine çevirdi'' görüşünü di getirdi.
Türkiye'nin bölgesel oyuncu olarak ortaya çıktığını, parlayan, yükselen
bir güç olduğunu dile getiren Yakış, tasarı hakkında bilgi verdi.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ''Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı Barack Obama ile yaptığı görüşme sonrasında
İsrail Endüstri ve Ticaret Bakanı Benjamin Ben-Eliezer ile görüşmenin
gerçekleştiği'' iddiasının kesinlikle doğru olmadığını bildirdi.
Davutoğlu, ''Türkiye'nin hiç bir devletten bu şekilde bir telkin altında
karar almadığını herhalde son BM Güvenlik Konseyinde kullandığımız oy açık bir
şekilde göstermiştir'' dedi.
Davutoğlu, TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığı Kuruluş ve Görevleri
Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
AB ile mümkün olan en fazla faslı mümkün olan en kısa sürede açmak için
yoğun çaba içinde olunduğunu belirten Davutoğlu, başta Kıbrıs'ta yürütülen haklı
politikalar nedeniyle uygulanan askıya almalar ve başka fasıllar için de bazı
ülkelerin koyduğu blokajlar nedeniyle fasılların istenilen hızda ilerlemediğini
söyledi.
Davutoğlu, Mavi Marmara gemisine yapılan saldırıyla ilgili olarak bütün
Müslüman ülkelerin ciddi şekildi destek verdiğini dile getirdi.
Davutoğlu, İsrail Endüstri ve Ticaret Bakanı Benjamin Ben-Eliezer ile
Brüksel'de yaptığı görüşmeyle ilgili olarak ''Sayın Başbakan'ın sayın Obama ile
yaptığı görüşme sonrasında bu görüşmenin gerçekleştiği iddiası kesinlikle doğru
değildir. Türkiye'nin hiç bir devletten bu şekilde bir telkin altında karar
almadığını herhalde son BM Güvenlik Konseyinde kullandığımız oy açık bir şekilde
göstermiştir. Biz kendi politikamızı uygularız. Bu politika neyi gerektiriyorsa
onu yaparız'' dedi.
Ben-Eliezer'in, İsrail Başbakanı'nın özel temsilcisi olarak geldiğini ve
''Başbakan Netenyahu'dan bir mesaj iletecekleri'' ifadesiyle bu görüşme talebinde
bulunduğunu anlatan Davutoğlu, ''Taleplerimiz İsrail tarafına, yüzlerine ifade
edilmiştir. Gereğinin yapılması doğrultusunda bütün çalışmaları sürdüreceğiz ve
İsrail'in tutumuna göre de her türlü tedbiri almaya, her türlü müeyyideyi
uygulamaya kararlıyız'' diye konuştu.
Davutoğlu, Mavi Marmara gemisine saldırıdan önce İsrail ile neler
konuşulduğunun arşivlerde olduğunu belirterek, İsrail'e, sivil amaçlı bu gemilere
güç kullanmaması konusunda en net uyarıların son saate kadar yapıldığını
bildirdi.
''Bir İsrailli askere karşı bin Filistinli tutuklunun takas edilmesi''
görüşmelerinin uzun süre devam ettiğini anımsatan Davutoğlu, bu takasın
gerçekleşmesi için Türkiye'nin kolaylaştırıcı bazı çalışmalarda bulunduğunu, şu
anda da böyle bir barış imkanı olursa Türkiye'nin elinden geleni yapacağını
söyledi.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın ''(Doğu Kudüs kaderimizdir)
diyorsunuz. Bir de Diyarbakır'ı kader yapmayı düşünüyor musunuz?'' sorusuna
Davutoğlu, ''Diyarbakır, bizim kalbimizdir, yüreğimizdir. Diyarbakır ile ilgili
böyle bir tanımlama yapma ihtiyacı duymayız bile. Bu kıyası doğru bulmadım.
Dışarıdaki bazı önem verdiğimiz şehirlerle kaderimizin ortaklığını söyleyebiliriz
ama Diyarbakır 'ortak' demek bile bize züldür. Diyarbakır biziz, biz
Diyarbakırız'' karşılığını verdi.
Kuzey Irak'ın da diğer bütün komşu bölgeler gibi Türkiye'nin ekonomik,
kültürel olarak çok yoğun temas içinde olduğu bir bölge olduğunu ifade eden
Davutoğlu, bu temasları artırarak komşu bölgelerle entegrasyon çalışmalarının
daha da ileri bir aşamaya getirileceğini söyledi.
İran konusunda takip edilen politikanın ''çevremizde bir ateş çemberi
oluşmasını engelleme politikası'' olduğunu dile getiren Davutoğlu, ''Askeri
seçeneği ortadan kaldırma politikasıdır. Yaptırımlara karşı yürüttüğümüz politika
da Türkiye'nin etrafında yaptırımların olmasını engelleme çalışmasıdır. Biz
İran'a yönelik değil, bölgede herhangi bir yaptırımın olmasını istemiyoruz.
Çünkü, şu anki büyük ekonomik potansiyelimiz bu tür yaptırımlarla
engellenmektedir'' dedi.
Davutoğlu, İran ile ilgili BM'de ''hayır'' oyu vermekle birlikte BM
Güvenlik Konseyinin bağlayıcı olduğu kararlarla ilgili BM'ye taahhütler
çerçevesinde gerekli tutumun alınacağını kaydetti.
TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığının
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının görüşülmesine devam edildi.
CHP Bursa Milletvekili Onur Öymen, tasarısının birinci bölümü üzerinde
grubu adına söz aldı.
İsrail'in Gazze'ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine yönelik
saldırısının ciddi bir şekilde ele alınması gerektiğini ifade eden Öymen,
''Olayda 9 vatandaşımızı kaybettik ve 20'den fazla yaralımız var ve siz bunu bir
gurur meselesi gibi anlatıyorsunuz. 'Oradan yaralıları getirdik' diyorsunuz ve
bunu yapmakla büyük bir başarı elde ettik öyle mi? Orada insanlarımızı kaybettik
ve bu insanları öldürenlere en küçük bir ceza veremedik'' diye konuştu.
İsrail'in hala özür dilemediğini ve tazminat ödenmediğine dikkati çeken
Öymen, ''Peki siz gizli görüşmede ne konuşuyorsunuz Sayın Bakan? Yüce Meclisin oy
birliğiyle kabul ettiği taleplerden bir tanesi yerine getirilmemişken, sizin
gizli bir toplantı yapmanız acaba, 'bunlar kamuoyuna başka şey söylüyor ama
kapalı kapılar arkasında başka bir dil kullanıyor' şeklinde bir izlenim yaratmaz
mı?'' sorusunu yöneltti.
MHP Aydın Milletvekili Ertuğrul Kumcuoğlu ise ''kanun yapma tekniğinde
gösterilen özensizliğin Dışişleri Bakanlığına sıçramasından üzüntü duyduğunu''
söyledi.
Tasarıda yer alan, ''7 adet müsteşar yardımcısı'' ifadesine değinen
Kumcuoğlu, ''Bu adamlar, çatal, kaşık mı Sayın Bakan? 'Adet' nitelemesi insanlar
için kullanılır mı? Ben bu hataları diplomat arkadaşlarımın yaptığını sanmıyorum.
Bu hataları, Başbakanlıkta istihdam edilen İstanbul Büyükşehir Belediyesinden
getirilenler yapıyor'' diye konuştu.
BDP Hakkari Milletvekili Hamit Geylani de ''ülkenin iç barışını
sağlayamadığı, dış politika sorunlarının yaşandığı bir dönemde yasa tasarısının
gerekçesinin havada kaldığını'' iddia etti. Geylani, ''Siyasi arena çok hızlı bir
şekilde değişiyor ve gelişim içerisindedir. Türkiye'nin bu değişim sürecinde
doğru politikalar üretemediği ortadadır'' dedi. (00.13)
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı'nın görüşülmesine başlandı.
Tasarının tümü üzerinde BDP grubu adına söz alan Şırnak Milletvekili
Hasip Kaplan, Dışişleri Bakanlığının, ülkenin içerisinde bulunduğu devasa
ilişkiler ağı içerisinde görevini dar bir kadro ile yapmaya çalıştığını öne
sürdü.
Bakanlık personelinin özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik birkaç
önergeleri olacağını belirten Kaplan, ''Ancak, önergelerin AK Parti'nin
çoğunlukcu anlayışı tarafından dikkate alınacağını sanmıyoruz'' dedi.
''Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun, İsrail Endüstri ve Ticaret Bakanı
ile gizlice görüştüğüne'' ilişkin haberlerin bugün medyaya yansıdığını anımsatan
Kaplan, Davutoğlu'nun bu konuda TBMM'yi bilgilendirmesini istedi.
Kaplan'ın konuşmasının ardından ayağa kalkarak söz isteyen MHP Grup
Başkanvekili Mehmet Şandır da Davutoğlu'nun Genel Kurul'a görüşmeye ilişkin
açıklama yapması gerektiğini söyledi. Şandır, ''Teşkilat yasası görüşülürken, bu
iddialar ortadayken Sayın Dışişleri Bakanı'nı, açıklama yapmaya davet ediyorum''
dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, Şandır'ın sözlerine tepki
göstererek, İçtüzükte böyle bir usulün bulunmadığını ifade etti. Bozdağ, ''Sayın
Bakan zaten açıklama yapacaktır ama biraz sabırlı olursak, Sayın Bakan konuşacak.
İstismar yapıyorsunuz...'' diye konuştu.
Bozdağ'ın, sözlerine Şandır, ''Sizin değil milletin meselesi, iyiliğinize
söylüyorum'' karşılığını verdi.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Murat Mercan, tartışmanın sürmesi
üzerine, MHP sıralarına giderek, MHP Grup Başkanvekili Şandır'ı sakinleştirmeye
çalıştı.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, tartışmanın uzaması üzerine birleşime
bir süre ara verdi.
TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığının
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmeler
sürüyor.
Tasarının tümü üzerinde MHP Grubu adına söz alan Muğla Milletvekili Metin
Ergun, kanun tasarısını desteklediklerini ve olumlu oy kullanacaklarını ifade
etti.
Türkiye'nin dış politika ve denklemlerinin AK Parti döneminde ''hasar
gördüğünü'' öne süren Ergun, ''AK Parti'nin uyguladığı dış politika, milli
menfaatlerimizle örtüşmemektedir, ayakları yere basmamaktadır ve hayalperesttir''
dedi.
Şahsi, ikili, kayda geçirilmeyen görüşmelerle dış politika yürütüldüğünü
öne süren Ergun, ''AK Parti dış politikayı teslimiyetçi ve angaje şekilde
yürütmektedir. İzlenen yol ilkesiz ve omurgasızdır'' diye konuştu.
Ergun, Ermenistan ile imzalanan protokollerin Azerbaycan ile Türkiye
arasındaki ilişkilere ciddi şekilde zarar verdiğini iddia etti.
CHP Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ da tasarıdaki
''büyükelçilerin hükümeti temsil ettiği'' yönündeki maddenin çıkarılması
gerektiğini, bunun Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürdü.
Ermenistan ile imzalanan protokolleri ''tam bir fiyasko'' olarak
niteleyen Elekdağ, ''Hükümet bunu eline yüzüne bulaştırdı'' dedi.
Türkiye'nin İran ile bağlantılı yürüttüğü diplomasiye eleştiriler
yönelten Elekdağ, Mavi Marmara gemisine saldırının üzerinden bir ay geçtiğini ve
hiç bir adım atılmadığını söyledi.
Dışişleri Bakanı'nın ''Kudüs'ü başkent yapacağız'' diyecek kadar
''şirazeden çıktığını'' öne süren Elekdağ, ''Bir Dışişleri Bakanı böyle hesapsız
bir şekilde konuşabilir mi?'' diye sordu.
Elekdağ, ''Türk dış politikasında eksen değil akıl ve izan kayması var''
dedi.
AK Parti Düzce Milletvekili, AB Uyum Komisyonu Başkanı Yaşar Yakış da
teşkilat kanunun Dışişleri Bakanlığının ihtiyacı olduğunu söyledi.
Türkiye'nin büyük bir devlet olduğunu ve büyük devlet gibi hareket
ettiğini belirten Yakış, ''Türkiye'nin küçük devlet gibi hareket etme
alışkanlığını AK Parti tersine çevirdi'' görüşünü di getirdi.
Türkiye'nin bölgesel oyuncu olarak ortaya çıktığını, parlayan, yükselen
bir güç olduğunu dile getiren Yakış, tasarı hakkında bilgi verdi.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ''Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı Barack Obama ile yaptığı görüşme sonrasında
İsrail Endüstri ve Ticaret Bakanı Benjamin Ben-Eliezer ile görüşmenin
gerçekleştiği'' iddiasının kesinlikle doğru olmadığını bildirdi.
Davutoğlu, ''Türkiye'nin hiç bir devletten bu şekilde bir telkin altında
karar almadığını herhalde son BM Güvenlik Konseyinde kullandığımız oy açık bir
şekilde göstermiştir'' dedi.
Davutoğlu, TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığı Kuruluş ve Görevleri
Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
AB ile mümkün olan en fazla faslı mümkün olan en kısa sürede açmak için
yoğun çaba içinde olunduğunu belirten Davutoğlu, başta Kıbrıs'ta yürütülen haklı
politikalar nedeniyle uygulanan askıya almalar ve başka fasıllar için de bazı
ülkelerin koyduğu blokajlar nedeniyle fasılların istenilen hızda ilerlemediğini
söyledi.
Davutoğlu, Mavi Marmara gemisine yapılan saldırıyla ilgili olarak bütün
Müslüman ülkelerin ciddi şekildi destek verdiğini dile getirdi.
Davutoğlu, İsrail Endüstri ve Ticaret Bakanı Benjamin Ben-Eliezer ile
Brüksel'de yaptığı görüşmeyle ilgili olarak ''Sayın Başbakan'ın sayın Obama ile
yaptığı görüşme sonrasında bu görüşmenin gerçekleştiği iddiası kesinlikle doğru
değildir. Türkiye'nin hiç bir devletten bu şekilde bir telkin altında karar
almadığını herhalde son BM Güvenlik Konseyinde kullandığımız oy açık bir şekilde
göstermiştir. Biz kendi politikamızı uygularız. Bu politika neyi gerektiriyorsa
onu yaparız'' dedi.
Ben-Eliezer'in, İsrail Başbakanı'nın özel temsilcisi olarak geldiğini ve
''Başbakan Netenyahu'dan bir mesaj iletecekleri'' ifadesiyle bu görüşme talebinde
bulunduğunu anlatan Davutoğlu, ''Taleplerimiz İsrail tarafına, yüzlerine ifade
edilmiştir. Gereğinin yapılması doğrultusunda bütün çalışmaları sürdüreceğiz ve
İsrail'in tutumuna göre de her türlü tedbiri almaya, her türlü müeyyideyi
uygulamaya kararlıyız'' diye konuştu.
Davutoğlu, Mavi Marmara gemisine saldırıdan önce İsrail ile neler
konuşulduğunun arşivlerde olduğunu belirterek, İsrail'e, sivil amaçlı bu gemilere
güç kullanmaması konusunda en net uyarıların son saate kadar yapıldığını
bildirdi.
''Bir İsrailli askere karşı bin Filistinli tutuklunun takas edilmesi''
görüşmelerinin uzun süre devam ettiğini anımsatan Davutoğlu, bu takasın
gerçekleşmesi için Türkiye'nin kolaylaştırıcı bazı çalışmalarda bulunduğunu, şu
anda da böyle bir barış imkanı olursa Türkiye'nin elinden geleni yapacağını
söyledi.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın ''(Doğu Kudüs kaderimizdir)
diyorsunuz. Bir de Diyarbakır'ı kader yapmayı düşünüyor musunuz?'' sorusuna
Davutoğlu, ''Diyarbakır, bizim kalbimizdir, yüreğimizdir. Diyarbakır ile ilgili
böyle bir tanımlama yapma ihtiyacı duymayız bile. Bu kıyası doğru bulmadım.
Dışarıdaki bazı önem verdiğimiz şehirlerle kaderimizin ortaklığını söyleyebiliriz
ama Diyarbakır 'ortak' demek bile bize züldür. Diyarbakır biziz, biz
Diyarbakırız'' karşılığını verdi.
Kuzey Irak'ın da diğer bütün komşu bölgeler gibi Türkiye'nin ekonomik,
kültürel olarak çok yoğun temas içinde olduğu bir bölge olduğunu ifade eden
Davutoğlu, bu temasları artırarak komşu bölgelerle entegrasyon çalışmalarının
daha da ileri bir aşamaya getirileceğini söyledi.
İran konusunda takip edilen politikanın ''çevremizde bir ateş çemberi
oluşmasını engelleme politikası'' olduğunu dile getiren Davutoğlu, ''Askeri
seçeneği ortadan kaldırma politikasıdır. Yaptırımlara karşı yürüttüğümüz politika
da Türkiye'nin etrafında yaptırımların olmasını engelleme çalışmasıdır. Biz
İran'a yönelik değil, bölgede herhangi bir yaptırımın olmasını istemiyoruz.
Çünkü, şu anki büyük ekonomik potansiyelimiz bu tür yaptırımlarla
engellenmektedir'' dedi.
Davutoğlu, İran ile ilgili BM'de ''hayır'' oyu vermekle birlikte BM
Güvenlik Konseyinin bağlayıcı olduğu kararlarla ilgili BM'ye taahhütler
çerçevesinde gerekli tutumun alınacağını kaydetti.
TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığının
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının görüşülmesine devam edildi.
CHP Bursa Milletvekili Onur Öymen, tasarısının birinci bölümü üzerinde
grubu adına söz aldı.
İsrail'in Gazze'ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine yönelik
saldırısının ciddi bir şekilde ele alınması gerektiğini ifade eden Öymen,
''Olayda 9 vatandaşımızı kaybettik ve 20'den fazla yaralımız var ve siz bunu bir
gurur meselesi gibi anlatıyorsunuz. 'Oradan yaralıları getirdik' diyorsunuz ve
bunu yapmakla büyük bir başarı elde ettik öyle mi? Orada insanlarımızı kaybettik
ve bu insanları öldürenlere en küçük bir ceza veremedik'' diye konuştu.
İsrail'in hala özür dilemediğini ve tazminat ödenmediğine dikkati çeken
Öymen, ''Peki siz gizli görüşmede ne konuşuyorsunuz Sayın Bakan? Yüce Meclisin oy
birliğiyle kabul ettiği taleplerden bir tanesi yerine getirilmemişken, sizin
gizli bir toplantı yapmanız acaba, 'bunlar kamuoyuna başka şey söylüyor ama
kapalı kapılar arkasında başka bir dil kullanıyor' şeklinde bir izlenim yaratmaz
mı?'' sorusunu yöneltti.
MHP Aydın Milletvekili Ertuğrul Kumcuoğlu ise ''kanun yapma tekniğinde
gösterilen özensizliğin Dışişleri Bakanlığına sıçramasından üzüntü duyduğunu''
söyledi.
Tasarıda yer alan, ''7 adet müsteşar yardımcısı'' ifadesine değinen
Kumcuoğlu, ''Bu adamlar, çatal, kaşık mı Sayın Bakan? 'Adet' nitelemesi insanlar
için kullanılır mı? Ben bu hataları diplomat arkadaşlarımın yaptığını sanmıyorum.
Bu hataları, Başbakanlıkta istihdam edilen İstanbul Büyükşehir Belediyesinden
getirilenler yapıyor'' diye konuştu.
BDP Hakkari Milletvekili Hamit Geylani de ''ülkenin iç barışını
sağlayamadığı, dış politika sorunlarının yaşandığı bir dönemde yasa tasarısının
gerekçesinin havada kaldığını'' iddia etti. Geylani, ''Siyasi arena çok hızlı bir
şekilde değişiyor ve gelişim içerisindedir. Türkiye'nin bu değişim sürecinde
doğru politikalar üretemediği ortadadır'' dedi. (00.13)
