2011-04-13 - 13:00
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, bir firmanın Türk Patent Enstitüsü Markalar Dairesi Başkanlığına, " Atma Recep Din Kardeşiyiz" ve " Recep Bey" ibarelerinin marka tescili için başvurduğunu, bu talebinde Patent Enstitüsü tarafından resmi marka olarak ilan edildiğini söyledi.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında,
bir firmanın Türk Patent Enstitüsü Markalar Dairesi Başkanlığına,
" Atma Recep Din Kardeşiyiz" ve " Recep Bey" ibarelerinin marka
tescili için başvurduğunu, bu talebinde Patent Enstitüsü tarafından
resmi marka olarak ilan edildiğini söyledi.
Kart, "Bir ülkenin resmi kurumları, kişisel amaç ve kaygılarla nasıl kullanılır,
nasıl istismar edilir" diye sordu.
"Devlet Kurumları, Parti Kurumu ya da siyasi iktidarın bürosu haline nasıl getirilir"
diye soran Kart," Tüm bu süreçleri bünyesinde barındıran trajikomik ve bir o kadar
da kaygı bir tabloyla karşı karşıyayız. Faşizan ve dayatmacı anlayışın ulaştığı trajik
bir süreçle karşı karşıyayız." dedi.
Kart, sözlerine şöyle devam etti:
" Yargı kararlarına göre; halka mal olmuş deyimlerin marka olarak tescili mümkün
değildir. Patent Enstitüsü de şimdiye kadar, bu yargı kararları doğrultusunda
işlem tesis ederken; bu kez, kendi uygulamalarıyla ters düşmek pahasına,
sözü edilen başvuruyu kabul etmiş ve Resmi Marka Bülteninde ilan etmiştir.
Her bakımdan dayanaksız olan, gayri ciddi nitelikte olan bu başvuru ve
işlemlere karşı, Ankara Barosu avukatlarından Cevat Balta itiraz etmiştir.
Olayı yargı aşamasına kadar götürecektir.
Hükümetin 12 Haziran 2011 seçimlerinde yapılacak Genel Seçimlerde,
" Atma Recep Din Kardeşiyiz" ibareli halk deyiminin, eleştiri veya kara
mizah amaçlı olarak kullanılmasını önlemek amacıyla girişimde bulunduğu
görüyoruz. İşte böylesine keyfi ve ciddiyetten uzak bir talebi, Patent Enstitüsü,
parti memuru anlayışı içinde uygulamaya sokmakta tereddüt etmemiştir.
Patent Enstitüsünün bu kararına göre, AKP iktidarının popülist, demagojik
vaatlerine, halkı kandıran söylemlerine karşı artık 'Atma Recep Din Kardeşiyiz'
denilemeyecektir. Anonim değerlerimizin kullanılmasını bile engellemek isteyen
faşizan bir anlayışla karşı karşıyayız. Komik, komik olduğu kadar demokrasi adına
utanç veren, ibret verici bir siyaset anlayışıyla karşı karşıyayız.''
Soruları da cevaplayan Kart, ''Ergenekon ve KCK davaları sanıklarının''
adaylığı ile ilgili soru üzerine, bu kişilerin hükümlü değil, sanık olduklarını
belirterek, ''Yasal anlamda zaten masum oldukları sabit olan kişilerin seçme ve
seçilme hakkını nasıl engellersiniz? Bu düşünülebilir mi?'' dedi.
Bu kişilerin, yargılandıkları davalarda dokunulmazlık hakkına sahip
olamayacaklarını, milletvekili seçilseler dahi haklarındaki davaların devam
edeceğini, yargının, Anayasa'nın 14. maddesini gerekçe göstererek tutukluluğun
devamına karar verebileceğini kaydeden Kart, ''Bu, adli bir süreçtir. Sanki terör
örgütü mensubu oldukları sabitmiş gibi değerlendirme yapılması, Başbakanın bunu
siyaset malzemesi olarak kullanmak istemesinin hiçbir tutarlılığı yoktur'' diye
konuştu.
Kart, CHP'de liste dışı kalan bazı milletvekillerinin eleştirilerine
yönelik soruya da bu konuların basın yoluyla tartışılmasını doğru bulmadığını
söyledi.
Kırgınlıkların doğal olduğunu bildiren Kart, ''Bunun ötesinde partinin
tüzel kişiliğine zarar verecek şekilde değerlendirme yapılmasını parti kültürü ve
sorumluluğu ile bağdaştırmıyorum'' dedi. (13.00)
