TBMM Başkanvekili Bozdağ, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.
DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada yeni aşamalara gelindiğini söyledi.
Önemli bir süreçten geçildiğini dile getiren Sakık, Adalet Bakanlığının da faili meçhul cinayetlere yönelik açıklamalarının ve adımlarının herkesi umutlandırdığını vurguladı.
Sakık, 2015'te Ağrı'da fırın işçisi çocukların öldürülmesiyle ilgili dosyanın da yeniden açılmasını isteyerek, "Faili meçhullerle yüzleşeceksiniz, biz size bin kez teşekkür ederiz. Karanlık süreçleri aydınlatmak hepimizin görevidir." dedi.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, "Malatya'daki dolu yağışları" hakkındaki konuşmasında, kentte geçen haftaki yağışların mağduriyetlere neden olduğunu belirtti.
Kayısının stratejik ürünler arasında yer aldığına işaret eden Ağbaba, dolu yağışlarının kayısıya zarar verdiğini anlattı.
Ağbaba, "Hem dolu hem de don felaketini yaşamız kentiz. Kayısıda verim yüzde 50 azalmış durumda. Çiftçinin bankalara borcu var. Üretim yok, borç devam ediyor." dedi.
Çiftçilerin borcunun 1 trilyon lirayı aştığını ileri süren Ağbaba, Cumhuriyet tarihinin en yüksek borç rakamıyla karşı karşıya kalındığını savundu.
Dünyanın, 2020'de başlayan pandemi süreciyle tarımı bulunmayan ülkelerin aç kaldığını gördüğünü ifade eden Ağbaba, tarıma önem verilmesi gerektiğini, çiftçinin üretmekten korkar hale geldiğini dile getirdi. Ağbaba, çiftinin Ziraat Bankasına borçlarının faizsiz ertelenmesini istedi.
- "Hala istismar peşindesiniz"
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili İrfan Karatutlu, "Kahramanmaraş'ta okula düzenlenen silahlı saldırıya" ilişkin konuşmasında, olayın ardından ilgili bakanların ve milletvekillerinin kente gittiğini anımsattı.
Yaralıları hastanede ziyaret ettiklerini, hayatını kaybedenlerin aileleriyle görüştüklerini anlatan Karatutlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da sürekli bilgi aldığını belirtti.
Karatutlu, bazı siyasilerin ve gazetecilerin Kahramanmaraş'taki okul saldırısına ilişkin açıklamalarının kendilerini üzdüğünü vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Bugün sosyal medyadan daha fasık, daha güvenilmez ortam var mıdır? Hadi bize sormadınız, valiye sorsaydınız. Kahramanmaraş'ta hiç mi arkadaşınız yoktu? Sosyal medyada 'Teröristler okul bastı' diye paylaşımlar yapıldı. Ailelerle görüşülüyor, 'Cenaze için hassasiyetleriniz var mı?' denildi. Yusuf Tarık Gül'ün babasıyla da görüştüm. 'KHK'lı olduğu için şu yapıldı, bu yapıldı' diye iddialarda bulunuldu. 'Cenazede karmaşa olmasın' dendi. Biz de 'Kalabalık ortam olmasın' diye düşündük ve iki milletvekilimiz, büyükşehir belediye başkanımız ve il başkanımızla birlikte gittik. Ne oldu? 'Bakan gelmedi' dendi ama ailelerin hassasiyeti hiçbir zaman düşünülmedi. 'Maraş katliamı' diye açıklama yaptınız. Yazıklar olsun size. Bunun adı Maraş okul saldırısıdır, bunu anlayacaksınız, hala istismar peşindesiniz."
Muhalefet partilerinin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, Karatutlu'nun açıklamalarına tepki gösterdi.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, açıklamaları sırasında kendisine "Boş konuşuyorsun" dediğini öne sürerek, AK Parti İstanbul Milletvekili Adem Yıldırım'a tepki gösterdi. Başarır ile Yıldırım arasında kısa süreli tartışma yaşandı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, büyük acı yaşandığının altını çizerek, TBMM çatısı altında provokatif konuşma yapmanın, birilerini suçlamanın da yanlış olduğunu ifade etti.
Daha sonra yerinden söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Yücel Arzen Hacıoğulları, Mors Alfabesi'ni geliştiren Samuel Morse'un doğum günü olduğunu hatırlattı.
Kelimeler kifayetsizleştiğinde, boş konuşulduğunda dünyaya bir mesaj geldiğini söyleyerek, cep telefonundan "mors kodu" sesini dinletti. Bu sırada TBMM Başkanvekili Bozdağ, Hacıoğulları'nı uyararak sesi kapatmasını istedi.
TBMM Genel Kurulunda siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, ABD Başkanı Donald Trump'ın dünyayı yok ettiğini, ABD'nin dünyanın her köşesine kan ve gözyaşı götürdüğünü söyledi.
Maden ruhsatları konusunda sorunlar yaşandığını söyleyen Özdağ, Doruk Madencilik işçilerinin Meclis'te milletvekilleriyle görüştüğünü aktardı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarının işçiler için devreye girmesi gerektiğini kaydeden Özdağ, "İşçiler günlerdir Ankara'da eylem yapıyorlar. Bu insanlarla ilgili birileri devreye girmeli ve paraları ödenmelidir." değerlendirmesinde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Doruk Madencilik işçilerinin haklarını alamadığını dile getirdi.
Doruk Madencilik'in bağlı olduğu şirketin çok sayıda maden alanını işlettiğini öne süren Çömez, "Aynı işletmenin Balıkesir'de de dünya kadar arazisi var. Balıkesir'de emeği, hakkı sömürülmüş dünya kadar işçi var. Balıkesir'deki binalara nasıl el konulduğunu bilmiş olsanız vicdanınız sızlar." diye konuştu.
Çömez, şirkete sürekli teşvik verildiğini, kamu bankalarından da kredi imkanı sağlandığını iddia etti.
Haklarını arayan ve eylem yapan işçilere orantısız güçle müdahale edilmemesi gerektiğini dile getiren Çömez, iktidarın milletin hakkını ve hukukunu korumakla yükümlü olduğunu kaydetti.
- "Bizim milliyetçiliğimiz, haritalara çizilmiş suni sınırların arasına hapsedilemez"
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, sınırların kanla, kumpasla ve masa başı haritalarla belirlenmek istendiği bir dönemden geçildiğini belirtti.
Yaşananları yeni görmediklerini aktaran Kılıç, Terörsüz Türkiye'nin ihanetin kökünü kazıyacağını dile getirdi.
"Kerkük Türk'tür, Türk kalacak" ifadesinin sadece bir slogan olmadığının altını çizen Kılıç, şöyle devam etti:
"İçeride ihanetin belini kırdıkça Türkiye şahlanıyor. Türkiye dik durdukça sınırlarımızın dibinde kan tüccarlığı yapanların tezgahları yerle yeksan oluyor. Kerkük'te boynu bükük bırakılmak istenen Türkmen kardeşlerimizin çilesini görüyor, Kerkük'ten yükselen feryadı Ankara'nın göbeğinde, yüreğimizin en derininde hissediyoruz. Bizim milliyetçiliğimiz, haritalara çizilmiş suni sınırların arasına hapsedilemez."
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Doruk Madencilik'in işçilerin haklarını gasbettiğini ileri sürdü.
Madencilerin günde 12 saat yerin altında ölümle mücadele ettiğine dikkati çeken Temelli, yaşananlara karşı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın işçilerle görüşmediğini, yanlarına gitmediğini söyledi. Temelli, emekçinin korunması halinde toplumsal barışın sağlanabileceğini kaydetti.
- "Birilerine bir taahhüdünüz mü var?"
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Doruk Madencilik'te çalışan işçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarının, maaşlarının ödenmediğini, "İşçilerin Ankara'da neden eylem yaptığının" sorgulanmadığını dile getirdi.
Başarır, son 24 yılda çok sayıda termik ve hidroelektrik santralinin, şeker fabrikalarının satıldığını, şimdi de hastanelerin satışa çıkarıldığını söyledi.
Bazı devlet hastanelerinin satışa çıkarıldığını savunan Başarır, "Yunus Emre Devlet Hastanesi, Eskişehir'deki uçak hastanesi niye satılır? Bursa'daki tarihi hastane niye satılır? Ne durumdayız? Bilmediğimiz bir şey mi var? Birilerine bir taahhüdünüz mü var?" diye konuştu.
- "Türkiye, güven ve istikrar adası olarak yoluna devam etmektedir"
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Doruk Madencilik işçilerinin yanında olduklarını belirtti.
Süreci yakından takip ettiklerini bildiren Gül, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın muhataplarıyla görüştüğünü anlattı.
Temasların sürdüğünü ifade eden Gül, mağdurları yalnız bırakmayacaklarını, hakkını alana kadar işçilerin yanında duracaklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin yoluna güçlü şekilde devam ettiğinin altını çizen Gül, dünyanın kırılgan bir süreçten geçtiğini vurguladı.
Türkiye'nin güçlenmesinin önemli olduğuna işaret eden Gül, şunları kaydetti:
"Bugün Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki Türkiye Cumhuriyeti, her platformda mazlumların yanında olmaya devam etmektedir. Aktif dış politika anlayışıyla masada ve sahada ay yıldızlı bayrağımızı daha yükseklere taşımanın gayreti içerisindeyiz. Bölge ateş çemberi içindeyken Türkiye, güven ve istikrar adası olarak yoluna devam etmektedir. Fırtınalı okyanusta, dirençli şekilde yoluna devam eden büyük bir Türkiye gemisi var. Bu geminin başında da güçlü, dirayetli kaptan var, onun da adı Recep Tayyip Erdoğan."
Daha sonra yerinden söz alan TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı, AK Parti Ankara Milletvekili Vedat Bilgin, Doruk Madencilik işçilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Maden şirketinin emekçiler karşısındaki tavrının asla kabul edilemeyeceğinin altını çizen Bilgin, "Haksızlığı şiddetle protesto ediyorum. Emekçilerin hakkını savunmak bizim hakkımızdır. Hukuku tanımayan şirketi kınıyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Genel Kurulda, Yeni Yol Partisi ile İYİ Parti'nin "Türkiye'de madencilik sektörü", DEM Parti'nin "Hakkari-Van kara yolu" ve CHP'nin "İş kazası ve meslek hastalığı"na ilişkin grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.
Partisinin grup önerisi üzerine söz alan DEM Parti Hakkari Milletvekili Öznur Bartin, heyelan nedeniyle ulaşıma kapanan Hakkari-Van kara yolunun hala kapalı olduğunu belirterek, bölgedeki vatandaşların yaşadığı mağduriyetleri anlattı.
Vatandaşların, alternatif güzergahları kullanarak ulaşımı sağlamaya çalıştığını, bunun da birçok sorunu beraberinde getirdiğini kaydeden Bartin, "Hakkari'nin tek ana arteri olan bu yol 25 Mart'ta çöktü, sustunuz, 11 Nisan'da sel vurdu, izlediniz, 13 Nisan'da yol tamamen kapandı ama siz '20 Nisan'da açtık' dediniz ertesi gün tekrar kapattınız." diye konuştu.
Yeni Yol Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, Hakkari-Van kara yolunun uzun süredir kapalı olmasını eleştirerek, "Bir heyelan nedeniyle 15 gün boyunca bir şehir ülkenin geri kalanından kopuyor. Bu nasıl bir altyapı planlaması, nasıl bir kriz yönetimidir?" ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Hakkari-Van kara yolunun yapım çalışmaları sırasında heyelan riskinin analiz edilmesi gerektiğini söyledi.
DEM Partinin araştırma önergesini desteklediklerini belirten Çömez, şunları kaydetti:
"Hakkari'de insanlar şu anda Van'a ulaşamıyorlar. Normal şartlar altında 3,5 saatlik yol, bugün uzak yollardan giderek yapılınca 7-8 saati buluyor. Hastaneye gidecek olanlar var. Yoğun bakım ihtiyacı olsa, Hakkari'de yapılamayacak önemli bir ameliyat ihtiyacı olsa ne yapacaksınız? Bu kadar önemli bir coğrafya sadece tek güzergahla mı Van'a bağlanacak? Neden bunun alternatifini düşünmediniz?"
CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, Hakkari-Van kara yolunun ulaşıma açılması için çalışmaların bir an önce tamamlanması gerektiğini kaydetti.
Sarıgül, Erzincan'dan İstanbul ve Ankara'ya gerçekleştirilen uçak seferlerinin yeniden düzenlenmesini, Erzincan-İzmir arasında direkt uçak seferlerinin başlatılmasını istedi.
- "52 iş makinesi, 133 personelle gece gündüz çalışmalar devam etmektedir"
AK Parti Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu, Doğu Anadolu Bölgesinin ulaşım altyapısının, kalkınmanın en önemli unsurlarından biri olduğunu, özellikle Van, Hakkari ve Yüksekova'nın uluslararası ticaretin geçiş noktası olduğunu vurguladı.
Hakkari-Van kara yolunda meydana gelen heyelanın ardından başlatılan çalışmaları aktaran Türkmenoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"10 Nisan'da Hakkari-Yüksekova yolu üzerinde büyük heyelan meydana gelmiş, bu heyelan sonucunda 280 metre üst kotundan başlayarak bir kütle hareketi kara yolunda önemli bir hasara neden olmuştur. Bu gelişmeler üzerine ekipler hızlı bir şekilde harekete geçmiş, kısa vadede heyelan sahası üzerinde bulunan Bağış yolu, alternatif güzergah olarak iyileştirilmiş, araç trafiğine hizmet verecek hale gelmiştir. Ayrıca Zap Suyu karşı yakasından geçecek 2,5 kilometrelik yeni bir servis yolunun açılması çalışmalarına başlanmıştır. 52 iş makinesi, 133 personelle gece gündüz çalışmalar devam etmektedir."
Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda, CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
- Genel Kurulun gündem ve çalışma saatleri
AK Parti'nin, Genel Kurulun gündem ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisi ise kabul edildi.
Kabul edilen önergeye göre, "Türkiye ile İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı Arasında OECD İstanbul Merkezi Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptının Yenilenmesine İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi", Genel Kurul gündeminin 7'nci sırasına, "Denizcilik Çalışma Sözleşmesi, 2006'ya İlişkin Olarak 2014, 2016, 2018 ve 2022 Yıllarında Yapılan Değişikliklerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi" ise gündemin 8'inci sırasına alındı.
Genel Kurulda bugün ve yarın fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşülecek, 30 Nisan Perşembe günü ise gündemdeki uluslararası anlaşmalara yönelik kanun teklifleri ele alınacak.
Genel Kurulda 5 Mayıs Salı günü Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlanacak.
- "Gülistan Doku soruşturması" tartışması
AK Parti'nin grup önerisinin görüşmeleri sırasında söz alan muhalefet partilerinin grup başkanvekilleri, Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, iktidarın soruşturmadaki gayretini takdir ettiğini belirterek, "Bu noktada ucu kime dayanırsa dayansın, Ahmet'e, Mehmet'e, hangi statüye sahip olursa olsun gereğinin yapılmasını bekliyoruz. Muhalefet olarak işin takipçisiyiz." dedi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in, oğlunun işlediği suçu örtbas ettiğini öne sürerek, çeşitli iddialarda bulundu ve iktidarı eleştirdi.
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Gülistan Doku'nun kaybolduğu ilk günden itibaren soruşturmanın intihar değil, cinayet olarak yürütülmesini talep ettiklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Şimdi burada çok açık bir şiddeti görüyoruz. Bu şiddet münferit olaylara ya da şahıslara indirgenecek bir şiddet değil, bu sistematik bir şiddet. Bu sistematik şiddetin bir sonucunu da Kahramanmaraş'ta gördük. Failin babasına bakıyorsunuz, ev cephanelik gibi ama bir kamu görevlisi. Gülistan Doku'yu katledenin babasına bakıyorsunuz, bir kamu görevlisi, vali, olayı örtbas ediyor."
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, soruşturmaya ilişkin eleştirilerde bulunarak, "6 yıl sonra ne oldu? Bir Adalet Bakanı çıktı, 'Sonu, ucu nereye dokunursa dokunsun gideceğiz' dedi. Ucu nereye dokunacak? 6 yıl içerisinde görev yapan 2 adalet bakanı burada. Nasıl bir tesadüftür bu?" diye sordu.
- "Gülistan Doku'nun, ailesinin ve yavrumuzun yanındayız, tarafındayız"
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, tüm soruşturmalarda fail bulununcaya kadar dosyaların açık kaldığını, bağımsız ve tarafsız yargı mensupları eliyle tüm soruşturmaların titizlikle yürütüldüğünü söyledi.
Gülistan Doku soruşturmasında gizli bir tanığın ve yeni bir delilin ortaya çıktığını ifade eden Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Cumhuriyet savcıları tarafından ve bakanlıklarımızın titiz çalışmaları sebebiyle bu hususta bütün çalışmalar gayretle ve titizlikle sürdürülmektedir. Biz, burada Gülistan Doku'nun, ailesinin ve yavrumuzun yanındayız, tarafındayız. Bu anlamda soruşturmada gerçeğin ortaya çıkması adına, maddi gerçeğin ortaya çıkması adına yapılan tüm çalışmaları da çok yerinde buluyoruz ve bu anlamdaki bütün çalışmaları da sonuna kadar destekliyoruz. Tüm bu çalışmalar yapılırken dönemin İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu ya da diğer bakanlara yönelik ya da yürütmeye yönelik ya da farklı kişilere yönelik bu anlamda farklı yerlere konunun çekilmesinin hiçbir dayanağı yok. Bu anlamda, bu muhalefet edilecek, üzerinden politika üretilecek bir konu değil. Ortada bir can var ve bu hususta olay neyse bunun bütün açıklığıyla, şeffaflığıyla ortaya çıkarılması elbette hepimizin, bütün kamuoyunun mutlaka ama mutlaka beklentisidir."
Genel Kurulda, İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun'un, Nüfus Hizmetleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi'nin doğrudan Genel Kurul gündemine alınmasına ilişkin önergesi de yapılan oylamada kabul edilmedi.
