2011-04-20 - 15:54
MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ VURAL'IN BASIN TOPLANTISI?
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Vural, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ı kabulünde, Bucaspor-Fenerbahçe maçı ile ilgili ''Umarım bir sıkıntı çıkmaz'' yorumunu yaptığını; bunun Erdoğan'ın Bucaspor'un yenilmesini istediği anlamına geldiğini savundu.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Vural, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ı kabulünde, Bucaspor-Fenerbahçe maçı ile ilgili ''Umarım bir sıkıntı çıkmaz'' yorumunu yaptığını; bunun Erdoğan'ın Bucaspor'un yenilmesini istediği anlamına geldiğini savundu.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, CHP'nin, TBMM'nin olağanüstü toplanması çağrısına ilişkin, ''Bu ülkede terör eylemlerine bulaşmış olanların milletvekili olma yolunu açmak için mi bu çağrıda bulunuyorsunuz?'' dedi.

Vural, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ı kabulünde, Bucaspor-Fenerbahçe maçı ile ilgili ''Umarım bir sıkıntı çıkmaz'' yorumunu yaptığını; bunun Erdoğan'ın Bucaspor'un yenilmesini istediği anlamına geldiğini savundu.

''İzmir'e çarpık bakış açısı neticesinde Bucaspor'un, Fenerbahçe karşısında yenilmesini isteyen bir Başbakan var'' diyen Vural, bir Başbakan'ın, spor karşılaşması ile ilgili böyle bir yorum yapmasının doğru olmadığını ifade etti.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, sözlerinde şunları kaydetti:

" Öncelikle bir İzmir Milletvekili Oktay Vural olarak benim İzmir'in değerlerine sahip çıkmam ve İzmirlileri hor gören, çarpık gören anlayışlara karşı hakkettiği cevabı vermem gerekiyor. İzmir Türkiye'nin üçüncü büyük şehri ve çok güzide bir kulübü. Bucaspor futbol takımı İzmir'i Süperlig'te temsil ediyor. 24 puanla da küme düşme sınırında olan bir ilimizin takımı. Ama Sayın Başbakan'a göre Bucaspor Fenerbahçe Spor Kulübüne kaybetmelidir. Dün Sayın Başbakan Fenerbahçe Spor Kulubü Başkanını makamında kabul ederken "Bucaspor'la deplasmanda maç var. Bu maçta umarım bir sıkıntı çıkmaz." Diyor.

Ben Sayın Başbakanın Bucaspor'un kaybetmesini niye istediğini anlayamadım. Bucaspor İzmir'in tek temsilcisi ve küme düşerse başka temsilcisi de yok. İzmir'e çarpık bakış açısı sonunda Bucaspor'un küme düşmesini isteyen ve Fenerbahçe Spor Kulübüne yenilmesini isteyen bir Başbakan var.

Başbakan bir Başbakan olarak spor karşılaşmalarının sonuçları ile bu şekilde ilgilenirse bu spor karşılaşmalarının sonuçunda da Bucaspor ile FenerBahçe'nin yapacağı bir karşılaşmada açıkçası Fenerbahçe Spor Kulübünün kazanması yada Bucaspor'un kaybetmesi gibi bir sonuç nasıl bir sonuç doğuracak biliyor musunuz? Yazıktır günahtır bu karşılaşmadan sana ne, niye ilgileniyorsun? Niye "umarım sorun çıkmaz diyorsun." Bucaspor'un yenilmesi, yenmesi bir sorun mudur? Yani sorun çıkmaması için Bucaspor'un yenilip küme düşmesi mi gerekir. Zaten İzmir olarak tek bir temsilcimiz var ama sayın Başbakan'a göre Fenerbahçe Bucaspor'u yenmeli ve sorun çıkmamalı.

Dolayısıyla niyeti Bucaspor'u da küme düşürmek. Zaten İzmir'i küme düşürdüler. AK Parti döneminde İzmir küme düştü. Şimdi de Süperlig'te bir temsilcimiz var onu da küme düşürmek için devreye sayın Başbakan giriyor. Fenerbahçe Spor Kulübü ve Trabzonspor arasında geçen şampiyonluk mücadelesinde sayın Başbakanın devreye girmesi doğru değil.

Şampiyonluk mücadelesinde Fenerbahçe Spor Kulübü ve Trabzonspor arasında geçen bir şampiyonluk mücadelesinde Sayın Başbakanın devreye girmesi doğru değil. Bu konuda Fenerbahçe Spor Kulübü'ne gönül vermiş Fenerbahçe'nin şampiyon olmasını isteyenler, sahada kazanarak şampiyon olmasını isteyenler karşısında Başbakanın bir siyasi kimlikle bu karşılaşmalarla ilgili açıklamalarda bulunması doğru değildir. Trabzonspor ve Fenerbahçe arasında son derece çentilmence bir mücadele varken Sayın Başbakanın bu konuda Trabzonsporla yada Fenerbahçe'nin şampiyonluğu ile ilgili bir takım ifadelerde bulunması yani kaybedip kaybetmemeyi bir soruna indirgemesini doğru bulmadığımı ifade etmek istiyorum. Bırakın takımlarımız sahada mücadele etsinler. Sen kendi aranda ne konuşursan konuş ama basına karşı ifadelerde bulunacaksan Başbakan gibi konuş."

AK Parti İzmir İl Teşkilatınca hazırlandığı belirtilen ''35 sarışın kadın'' adı altındaki projeye ilişkin yayımlanan haberleri de değerlendiren Vural, ''Sayın Başbakan'a 35 sarışın kadın ile gideceklermiş... Tüylerim diken diken oluyor. Muhterem hanımefendileri meta gibi kullanmak ne demek? Hanımefendilere 'sarışın' demek suretiyle hangi mesajı vermek istiyorlar? Bunu, İzmir'deki hanımefendilere bir saygısızlık örneği olarak görüyorum'' dedi.

İzmir'in sarışın ya da esmerle ilgilenmediğini belirten Vural, İzmirli kadınların, ülkenin dertleri, işsiz çocuğu, memleketin, cumhuriyetin değerleri ile ilgilendiğini ifade etti.

Başbakan Erdoğan'ın bazı konuşmalarının arşiv görüntülerini izleten Vural, Erdoğan'ın, TBMM'de yaptığı bir konuşmada ''Bu ülkede ben bir Başbakan olarak Kürt sorununu savunurum'' dediğini; ancak başka bir konuşmasında ise ''Kürt meselesi artık yoktur'' ifadesini kullandığını söyledi. Vural, ''Öcalan'la görüşme konusunda, 'Ben kiminle görüşme yaptım? Kime söz verdim? İddia sahibi, iddiasını ispatla mükelleftir. Çık bunu açıkla' diyerek bizi şeref ve haysiyetsizlikle itham eden Sayın Başbakan, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinde, 'Devletin başı iktidardır, biz de görüşüyoruz' itirafını yapmıştır'' diye konuştu.

Erdoğan'ın AKPM'de yaptığı konuşmanın kayıtlarının bulunduğunu belirttiği CD'yi mikrofona asan Vural, ''Bu da bizim kendisine verdiğimiz şeref madalyası'' ifadesini kullandı.

YSK'nın, iptal kararını da değerlendiren Vural, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, bu konuda TBMM'nin olağanüstü toplanması çağrısını eleştirdi.

Mevcut hükümlere göre, milletvekili seçimi ile ilgili kuralların belli olduğunu belirten Vural, şunları söyledi:

''Sayın Kılıçdaroğlu, bunların hangisini değiştirmek için Meclisi olağanüstü toplantıya çağırıyorsunuz? Yani bu ülkede terör eylemlerine bulaşmış olanların milletvekili olma yolunu açmak için mi bu çağrıda bulunuyorsunuz? Amaç nedir? PKK'nın siyasallaşması sürecini takip etmek mi? Bu konuda anamuhalefet ile AKP, kol kola bu projenin mihmandarlığına soyunmuş gözükmektedirler. Sayın Meclis Başkanı da 'demokratik vicdan' diyor. Peki bu milletin vicdanı ne olacak? Bu ülkenin askerine, polisine kurşun sıkıp da hüküm giymişlerin önünü açıp Meclise girmesini mi temin etmek istiyorsunuz? İmralı canisini de milletvekili seçip acaba Meclise girmesinin önünü mü açmak istiyorsunuz?'' (15:54)