2020-03-10 - 17:13
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı.
Gündem dışı konuşmalara geçmeden önce 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne ilişkin kısa bir konuşma yapan TBMM Başkanvekili Levent Gök, "Tüm dünyada ve Türkiye'de kadınlarımızın özgürlük, eşitlik ve adalet mücadelesi büyük zorluklarla geçti. Bu durum bugün de halen devam etmektedir." ifadesini kullandı.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün önemine işaret eden Gök, "8 Mart, dünyada emekçi kadınların kendi emeklerinin değerini almak ve hayatın her alanında erkeklerle eşit hatta daha da ileri gitmek için mücadele verdikleri günün adıdır. Siyaset, sosyal, kültürel alanda, iş alanında kadınlarımızın çok daha önemli sayıda temsil edileceği günlerin bir an önce gelmesi dileğiyle 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nüzü kutluyorum." diye konuştu.

8 Mart Dünya Kadınlar günü nedeniyle bu hafta Meclis'in tüm birleşimlerinde gündem dışı konuşmaların tümünün kadın milletvekillerine verildiğini bildiren Levent Gök, "Kadının sesinin Meclisimizde daha gür, daha yüksek çıkmasını istiyoruz. Buna ihtiyacımız var." dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda kadın milletvekillerine karanfil dağıtıldı.

TBMM Genel Kurulunda, CHP, HDP ve İYİ Partinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda ilk olarak İYİ Partinin "üniversite öğrencilerinin ekonomik sorunlarına" ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.

İYİ Parti Adana Milletvekili İsmail Koncuk, İstanbul Üniversitesi öğrencisi Sibel Ünli'nin intiharının ardından üniversite öğrencilerinin yaşadığı ekonomik sorunların çözülmesine dair Türkiye'de birtakım tartışmaların başladığını belirtti.

Koncuk, "Aslında bu tartışmalar, rahmete eren kızımızın intiharından sonra başlayan tartışmalar değil, hız kazandıran bir olaydı, üzücü bir olaydı bu ancak o günden bugüne hükümetin, yoksul öğrencileri desteklemek adına çok ciddi adımlar attığını düşünmüyoruz." dedi.

AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem, yükseköğretimdeki öğrencilerin daha iyi şartlara kavuşmasının herkesin arzusu olduğunu belirterek, bu noktada AK Parti iktidarının 2002 yılından bu yana birçok yeni kararla öğrencilerin hayatını kolaylaştırmaktan üniversiteye erişimine kadar çok önemli adımlar attığını söyledi.

Türkiye gibi üniversite harçlarını kaldıran ülkelerin sayısının çok az olduğuna işaret eden Erdem, "Bugün çok gelişmiş örnek gösterilen ülkelerde bile devlet üniversitelerinde 5 bin doların altında harç yok." dedi. Erdem, öğrencilerin yemek ücretleri, sağlık güvencesi, yurtlarda barınmalarına kadar çok önemli yeni kazanımların hep beraber görüldüğünü dile getirdi.

Görüşmelerin ardından İYİ Partinin önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulda, HDP'nin yeni tip koronavirüse (Kovid-19) ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de ele alındı.

HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel, bütün dünyada hızla yayılan yeni tip koronavirüsle karşı karşıya olunduğunu, virüsün her geçen gün yayılmaya ve farklı ülkelere sıçramaya devam ettiğini söyledi.

Türkiye'nin bütün sınır komşularında virüsün görüldüğünü ve İran'da yayılma oranının oldukça arttığını dile getiren Güzel, "Sağlık Bakanlığı şu ana kadar Türkiye'de tespit edilmiş bir koronavirüs olmadığını söylemektedir. Bu sevindirici bir haber fakat Türkiye'de koronavirüsün olmadığının, gelmeyeceğinin ve yayılmayacağının bir kanıtı değildir. Bütün önlemler üst düzeye çıkarılmalı ve bu konudaki tedbirlerin yeterli olup olmadığı kontrol edilmeli, ivedilikle eksiklikler tamamlanmalıdır." diye konuştu.

AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Esgin de koronavirüs salgınının 6 kıtada 74 ülkeye yayıldığını ifade etti.

Yeni tip koronavirüsün ortaya çıktığı ilk günlerden itibaren Türkiye'de alınan önlemleri anlatan Esgin, şunları kaydetti:

"Ülkemizde şu ana kadar koronavirüs vakası ve enfeksiyonu tespit edilmemiştir. Sorun küresel, mücadelemiz ulusaldır. 6 kıtada 74 ülkeye yayılmış bu hastalığın ülkemizde şu ana kadar tespit edilmemesinde Sağlık Bakanlığı ve hükümetimizin aldığı önlemlerin büyük önemi vardır. Temennimiz, bundan sonra da bu hastalığın ülkemizde görülmemesidir. Bu konu, Sağlık Bakanlığımız ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından koordineli bir şekilde takip edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü bu konuda yapılan çalışmaları ve şeffaflığımızı takdir ve övgüyle karşılamaktadır.

Ülkemizde yapılan cansiparane çalışmalara rağmen muhalefet saikiyle birtakım eleştirileri ve ülkede panik oluşturmaya matuf yaklaşımları son derece zararlı yaklaşımlar olarak görmekteyiz. Bu konu, yakından takip edilmesi gereken, dünyayı etkileyen bir halk sağlığı sorunudur, siyasi polemiklere malzeme edilmeyecek kadar hassas ve önemli bir konudur."

HDP'nin grup önerisi yapılan oylamada kabul edilmedi.

Daha sonra CHP'nin "akaryakıt ürünleri üzerindeki yüksek vergilerin ekonomiye etkilerinin incelenmesi ve tedbirlerin belirlenmesine" ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.

CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, akaryakıt fiyatlarının Türkiye'de ne kadar arttığını anlamak için son 20 yıla bakmak gerektiğini belirterek, "2000 yılında benzinin litre fiyatı 0,59 lira ve o yıllarda 100 liraya 170 litre benzin alınabiliyordu. 2020'de ise 1 litre benzinin fiyatı 6,71 lira ve günümüzde 100 liraya sadece 15 litre benzin alınabiliyor. 170 litre nerede 15 litre nerede. Bu manzara bile bize 18 yıllık AKP iktidarının ülkeyi nereden nereye getirdiğini ve ekonomik anlamda nasıl batırdığını açık ve net bir şekilde gösteriyor." dedi.

Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Öncelikle bu akaryakıt vergi daireleri nasıl çalışıyor bir bakmak gerekiyor. Sabah Ankara Çankaya'da bir benzinliğe uğradım. Benzinin litre fiyatı 6 lira 71 kuruş. Benzinin maliyeti ise 3 lira 16 kuruş ama siz sinekten yağ çıkarır gibi vatandaşın cebindeki üç kuruşu da alabilmek için maliyeti 3 lira 16 kuruş olan benzine önce 2 lira 53 kuruş ÖTV, sonra da 1 lira 2 kuruş KDV koyarak toplam 3 lira 55 kuruş vergi yüklüyorsunuz. Yani 3 lira 16 kuruşluk benzini vatandaşa 6 lira 71 kuruşa satıyorsunuz. Benzinde yüzde 112 vergi uyguluyorsunuz."
Akaryakıttan geçen sene 61 milyar lira ÖTV, tahminen 25 milyar lira da KDV alındığını söyleyen Kılıç, "Böylece 2019'da akaryakıttan 86 milyar lira vergi alındı. Neredeyse bütçeyi akaryakıt üzerinden finanse ettiniz." ifadesini kullandı.

AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Sait Kirazoğlu, öneri sahibi CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç'ın kullandığı rakamlarla yaptığı hesaplama ve dayandırdığı bilgiyle verilerin gerçeklerle uyuşmadığını dile getirdi.

Petrol Piyasası Kanunu'na göre petrol fiyatlarının en yakın, erişilebilir, dünya serbest piyasa fiyatları göz önüne alınarak belirlendiğini söyleyen Kirazoğlu, "Petrol piyasasındaki tüm ürünlerin fiyatları ham petrol fiyatındaki değişim, döviz kuru, navlun bedeli, mevzuatta bulunan vergiler çerçevesinde buna göre belirleniyor ve dağıtıcılar serbest piyasa koşullarında belirledikleri fiyatları kamuoyuna ilan ediyorlar, EPDK'ye bildiriyorlar. EPDK de kamu adına, rekabetin sağlanması adına bu süreci daima izliyor, bozulması halinde de tavan ya da taban fiyat gibi araçlarla müdahalede bulunabiliyor." dedi.

Kirazoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Önergedeki kıyaslamalara baktığımızda '100 lirayla bundan 20 yıl önce ne kadar alınıyordu, bugün ne kadar alınıyor?' gibi bir analoji var. Bunun da çok sağlıklı olmadığını söylemek gerekiyor. O günün 100 lirası bugün neye tekabül ediyor önce onu hesaplayıp bulmak gerekiyor ve 2020 yılındaki 100 liranın karşılığında ne kadar petrol yani benzin veya motorin alınabildiğinin hesaplanması gerekiyor. Bu yapıldığında 2005 yılından daha olumlu bir durumda olduğumuzu rahatlıkla söyleyebilirim.

Yine, önergede ifade edilen vergi yükü konusuna değinecek olursak, benzin fiyat kırılımı içinde akaryakıt üzerindeki vergi yükü oranları sıralamasında Türkiye, AB ülkeleriyle kıyaslandığında en alt sıralarda yer almaktadır. Bunu, Eurostat'ın verilerine göre söylüyorum. Burada örnek vermek gerekirse, 2020 Ocak ayında kurşunsuz benzin fiyatı karşılaştırmasına baktığımızda, Türkiye yüzde 49,51 vergi oranıyla AB üyesi 28 ülkenin ortalaması olan yüzde 60'ın çok altında yer almaktadır. Motorin açısından bakarsak, yine 2020 Ocak ayı verilerine göre Türkiye, motorin üzerindeki yüzde 41,2 vergi yüküyle yüzde 53,93 olan AB ortalamasının çok altında bulunmaktadır."

CHP'nin grup önerisi de kabul edilmedi.

Genel Kurulda, ekonomiye ilişkin Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

Usul tartışmasının ardından teklifin tümü üzerinde siyasi parti temsilcileri söz aldı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, yasama faaliyetlerinin en önemli unsurunun müzakere olduğunu vurgulayarak, "Kanun tekliflerinin komisyon görüşmelerinde müzakereye yeterince imkan sağlanmaması, uzmanlardan ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden yeterince bilgi alınmaması, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sisteminin en önemli iddialarından biri olan güçlü milletvekilliği ve kanun yapımının temel taşı olan TBMM algısının çöktüğünün ve hatta hiç işletilmediğinin bir örneğidir. Bütün bu kanunların hangisi milletvekilleri tarafından yapılıyor? Hiçbirisi. Tamamı sarayda yapılan kanunlar ama tamamı, istisnası yok." iddiasında bulundu.

Teklifteki 20'nci maddeyle kredi garanti kurumlarına aktarılacak kaynağın 25 milyar liradan 35 milyar liraya çıkarmanın amaçlandığını belirten Türkkan, "Bizim yapısal çözümlere ve kalkınma planlarına ihtiyacımız var ama sizin derdiniz başka. Biz, 'üretim ekonomisine, bilgi ekonomisine geçelim' derken siz bu milletin kaynaklarını hasta ve yolcu garantilerine, Kanal İstanbul gibi son kullanma tarihi olan projelere aktarma peşindesiniz." diye konuştu.

İktidara İşsizlik Fonu'na ne olduğunu soran Türkkan, "Adı İşsizlik Fonu ama 2017 yılında 4,8 milyar lira işsizlere, 2,5 milyar lira işverene giderken, 2019'da işsize 9 milyar lira, işverene ise 14 milyar lira aktarıldı İşsizlik Fonu'ndan. İşsizlik Fonu işçiden kesiliyor, işverene aktarılıyor." ifadelerini kullandı.

"Amacınız, cumhuriyet tarihinin en büyük fişlemesini yapmak mı?" diye soran Türkkan, iktidarın sivil toplumu da "bizden olanlar ve bizden olmayanlar" diye ayırma niyetinde olduğunu öne sürdü.

Teklifte yer alan gazilerle ilgili düzenlemeleri olumlu bulduklarını bildiren Türkkan, "Ancak iktidarın nedense görmezden geldiği, çatışmalardan, operasyonlardan sonra 'gazi' diye hastanede ziyaret ettiği ama kameralar gittikten sonra kaderine terk edilen askerlerimizle ilgili bu torba kanunda da düzenlemeler olmasını beklerdik. Gazilerimizle ilgili bir düzenleme yapıyorsanız önce gaziliği santim santim ölçme utancından bu kahramanlarımızı kurtarın." önerisinde bulundu.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, gazilerin ve şehit ailelerinin taleplerinin yerine getirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Şehitlerin, özellikle de şehit er ve erbaşların dul ve yetimleri ile ana ve babalarına bağlanan aylık artırılmalı, şehit çocuklarının hepsine iş hakkı verilmelidir. Engellilere sağlanan ÖTV'siz araç alma imkanı gazilerimize de verilmelidir. Muharip gazilerimizin gelir ve iş durumuna bakılmaksızın hepsine aynı tutarda şeref aylığı bağlanmalı, bazı hak ve imkanlar sağlanmalıdır. Malul sayılmayan gazilerimize gazilik madalyası verilmelidir." dedi.

Ekonomiye olan güvenin her geçen ay daha da arttığını dile getiren Kalaycı, "Ekonomide ortaya çıkan olumlu gelişmeleri bilinçli olarak gölgeleme ve gerçekleri saptırma gayreti içinde olanları kriz ve kaos tacirlerini de görüyoruz. Siyasetten ekonomiye karamsarlık aşılamaya çalışanlar mazruftan daha çok zarfla ilgilenmektedir. Temel ekonomik göstergeleri, son dönemde yaşadığımız beka düzeyindeki sorunları ve verilen mücadeleyi göz ardı ederek değerlendirmek doğru bir yaklaşım değildir." değerlendirmesinde bulundu.

Uluslararası kuruluşların bile Türkiye ekonomisinin güçlü bir şekilde toparlandığını açıklayarak 2020 büyüme tahminlerini yükseltmelerine rağmen içerideki bazı kesimlerin ekonomiye yönelik yıkıcı söylemlerinin düşündürücü olduğunu kaydeden Kalaycı, "Ekonomi üzerinden kara propaganda yapan odakların Cumhurbaşkanlığı hükumet sistemini karalama konusunda da emel ve ağız birliği içinde olmaları son derece manidardır. Türkiye, yoğun bir şekilde maruz kaldığı bölgesel ve küresel dayatmalara, ekonomik ve siyasi baskılara Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sisteminin sağladığı imkanlar ve bu çerçevede alınan tedbirler sayesinde daha güçlü karşılık vermiştir. Yeni hükumet sistemi, husumet ve hıyanete karşı güvencedir, milli bekamızın sigortasıdır." ifadelerini kullandı.

Sosyal Güvenlik Sistemi'nde esnaf ve çiftçi BAĞ-KUR'lulara yönelik eşitsizlikler bulunduğunu belirten Kalaycı, emekli olabilmek için SSK'liler 7 bin 200 gün, BAĞ-KUR'lular için 9 bin gün prim ödendiğin, üstelik en düşük maaş BAĞ-KUR'luya bağlandığını söyledi.

Kalaycı, BAĞ-KUR'lulara yapılan haksızlığın telafi edilmesini, prim gün sayısında ve emekli aylıklarında eşitlik sağlanmasını önerdi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise "Yunanistan'ın günlerdir yaptığı insanlık dışı muameleye, sığınmacılara karşı gösterdiği saldırıya hatta öldürmeye varan her türlü aşağılık saldırıya tek cümle sarf etmeyip de Yunanistan'ın teziyle 'Türkiye bu sığınmacıları araç olarak kullanıyor' demek vicdansızlıktır." yorumunda bulundu.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu da 105 ülkede koronavirüs tespit edildiğini belirterek, 1,7 trilyon dolarlık bir turizm gelirinin bu sene olmayacağının hesaplandığını anlattı.

Böyle bir dönemde TBMM'nin gündemindeki kanun teklifine işaret eden Kuşoğlu, "Madem bu kadar farklı kanun teklifleri getirilebiliyor, bu virüsle, krizle, sıkıntıyla, sağlık kriziyle, ekonomik krizle, seyahat kriziyle, gıda güvenliğiyle ve gıda kriziyle ilgili konuların gündeme gelmesi gerekmez mi?" diye sordu.

Türkiye'nin ekonomisiyle ilgili olarak etkilenecek sektörlerin başında turizm ve taşımacılık geldiğini kaydeden Kuşoğlu, "Antalya'da turizm mevsiminde 600 bin kişi mevsimlik olarak çalışıyor yaz aylarında. 600 bin kişinin işini kaybetmesi söz konusu olabilir." dedi.

Teklif sahibi AK Parti Denizli Milletvekili Nilgün Ök, teklifin vatandaşların, gurbetçilerin, esnafın, iş insanlarının, gazilerin, STK'lerin sorunlarını çözmeye ve millete daha iyi bir hizmet verme amacına yönelik olarak hazırlandığını belirtti. Ök, doğal afet sonrası zarar gören tüketiciler için, ödemek zorunda oldukları elektrik ve doğal gaz gibi faturaların Cumhurbaşkanı onayıyla bir yıla kadar ertelenmesi, ayrıca bu ertelemeden kaynaklanan dağıtım ve tedarik şirketlerinin gecikme zammının Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinden karşılanmasının sağlanacağını söyledi.

Teklif hakkında bilgi veren Ök, şunları kaydetti:

"Kanun teklifiyle getirilen önemli düzenlemelerden biri de yenilenebilir enerji kaynak alanı olarak ilan edilen ve tapu kütüğüne şerh konulan yerlerde üç yıllık süre içinde kamulaştırma işlemlerini başlatma şartını getiriyoruz. Eğer bu süre içerisinde kamulaştırma işlemleri başlamazsa tapu idarelerine bu şerhi resen kaldırma yetkisi verilmekte olup böylece yaşanılabilecek vatandaş mağduriyetlerinin de önüne geçmiş olacağız. Ayrıca YEKA yarışmaları kapsamında uygulanan döviz cinsinden tavan fiyatı yerine artık Türk lirası cinsinden tavan fiyatı uygulamasına geçiyoruz. Bu madde, sayın Cumhurbaşkanımızın başlattığı Türk Lirası Seferberliği doğrultusunda çok önemlidir. Kamu kurum ve kuruluşlarımızın yapacağı yatırımlar ve çalışmalarda Türk lirasına dönerek yerliliğimizi ve milliliğimizi bu konuda da göstermeyi önemsemekteyiz."

Silaha erişimi zorlaştırmak için internet üzerinden silah satışını yasaklayacaklarını da belirten Ök, "Caydırıcılığı olması için de idari ve adli para cezalarını ciddi oranda artırıyoruz. Ayrıca, internet başta olmak üzere, silahların görsel, işitsel ve buna benzer reklam ve tanıtımlarına ciddi anlamda cezalar ve yaptırımlar getiriyoruz." diye konuştu.

Konuşmaların ardından teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Genel Kurulda, Meclisin çalışma takvimine ilişkin Danışma Kurulu önerisi görüşüldü. Kabul edilen öneriye göre, Genel Kurulda yarın boş olan bir RTÜK üyeliği için seçim yapılacak. Genel Kurul, perşembe günü ise Futbol Maçlarında ve Diğer Spor Müsabakalarında Bütüncül Bir Emniyet, Güvenlik ve Hizmet Yaklaşımı Üzerine Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri tamamlanana kadar çalışmalarını sürdürecek.

Danışma Kurulu önerisinin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Levent Gök, birleşimi yarın saat 14.00'da toplanmak üzere kapattı.