2008-07-04 - 11:37
SİYANÜRLE ALTIN ÜRETİMİ...
Enerji ve Tabii Kanyaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü Çevre Şube Müdürü Nusret Güngör, ''Altın üretiminde siyanür kullanımının gerçekleştirildiği şartlarda havadaki siyanür miktarı, içilen bir sigara dumanındaki miktardan bile azdır'' dedi.
Enerji ve Tabii Kanyaklar Bakanlığı Maden
İşleri Genel Müdürlüğü Çevre Şube Müdürü Nusret Güngör, ''Altın
üretiminde siyanür kullanımının gerçekleştirildiği şartlarda havadaki
siyanür miktarı, içilen bir sigara dumanındaki miktardan bile azdır''
dedi.
Güngör, Çevre Sorunlarının Araştırılarak Sürdürülebilir Çevre Politikası
İçin Alınması Gereken Önlenmelerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis
Araştırması Komisyonu üyelerini, maden üretim sahalarının çevreye
etkileri konusunda bilgilendirdi.
Dünya altın üretiminde Türkiye'nin ilk 10 sırada yer alamadığını
belirten Güngör, Türkiye'nin 2006 yılında 8 tonluk üretimiyle Avrupa
ülkeleri arasında ilk sıraya yükseldiğini bildirdi. Güngör, altın takı
üretiminin dünya sıralamasında ilk sırayı 695 tonla Hindistan, ikinci
sırayı ise 303 tonla Türkiye'nin aldığını ifade etti.

-''SİYANÜRLE ALTIN ARAMAK BİLİM DIŞI''-

Güngör, Kaz Dağlarında siyanürle altın arandığına ilişkin haberlerin
gerçeği yansıtmadığını savunarak, ''Siyanürle altın aramak bilim dışı,
akıl dışı. Bir süre önce siyanür altından daha da pahalıydı. Zaten altın
aramada sürecinde hiçbir zaman ve şekilde siyanür kullanılmamaktadır,
siyanüre de ihtiyaç yoktur. Altın madeni jeolojik araştırmalar sonucunda
bulunup ekonomikliği anlaşıldıktan sonra, üretilmesi aşamasında altının
kazanılması için uygulanacak yöntemi; cevherin oluşum koşulları, türü,
tenörü (madenin içinde bulunan oran), cevherdeki tane iriliğinden oluşan
parametreler belirlemektedir'' diye konuştu.
Güngör, insan ve çevre sağlığı açısından en güvenilir olması, teknolojik
emniyetinin ispatlanmış olması, endüstriyel çapta başarılı olmuş bir
kimyasal olması nedeniyle siyanürün, altının kazanılması mümkün olmayan
yataklar için zorunlu olarak kullanıldığını belirtti.
Altın üretimi aşamasında çok küçük parçalarda (büyüklüğü 10 mikronun
altında) kullanılan siyanürün kapalı sistemlerde atık havuzuna
alındığını anlatan Güngör, siyanürün açıkta bırakılması halinde 59 günde
özelliğini yitirdiğini ve herhangi bir zararı bulunmadığını iddia etti.
Dünyada 300 yıldır siyanür kullanıldığını, 1887 yılından beri tüm
dünyada yaygınlaştığını bildiren Güngör, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın
talimatıyla 1987 yılından itibaren siyanürün Türkiye'de gümüş üretiminde
kullanılmaya başlandığını bildirdi.

-''SİYANÜRDEN ÖLÜM VAKASINA RASTLANMADI''-

Siyanürün üretimi, kullanımı ve ticaretinin her ülkede serbest olduğuna
dikkati çeken Güngör, şöyle devam etti:
''Altın ve gümüş üretiminde siyanür kullanımı ve bertarafı, uluslararası
siyanür yönetimi kurallarına göre yapılmaktadır. Dünyada kullanılan
siyanürün yüzde 18'i madencilikte, geri kalanı ise sanayide ve diğer
alanlarda kullanılmaktadır. Dünyada bugüne kadar altın üretiminde
kullanan siyanürden dolayı herhangi bir ölüm vakası tespit edilmemiştir.
Türkiye'de yılda 300 bin tondan fazla kullanılan siyanürün sadece yüzde
1'i madencilik sektöründe kullanılmaktadır. Altın üretiminde siyanür
kullanımının gerçekleştirildiği şartlarda havadaki siyanür miktarı,
içilen bir sigara dumanındaki miktardan bile azdır. Bergama'da atık
havuzundaki siyanür miktarı ABD'de içme suyunda bulunmasına müsaade
edilen miktara eşittir (litrede 0.2 miligram).''

-GÜNLÜK HAYATTA SİYANÜR KULLANIMI-

Nusret Güngör, günlük hayatta tüketilen gıdalarda belli oranda siyanür
bulunduğunu, siyanürün güneş ışığı, bitkiler ve bazı bakteriler
tarafından parçalanarak, kolayca zararsız olan karbon ve azot
bileşenlerine dönüştüğünü ifade etti.
Bir sigaranın dumanında 0.5 miligram, içme suyunun litresinde ise 0.05
miligram siyanür bulunduğunu bildiren Güngör, alkollü içeceklerin
litresinde 1 miligram, sert çekirdekli meyve konservelerinin
kilogramında ise 5 miligram siyanür bulunduğunu belirtti.
Güngör, en fazla siyanürün kilogramında 20 miligramla tuzda bulunduğunu
belirterek, iyotlu tuz kullanılması gerektiğini söyledi.
Nusret Güngör, siyanürün naylon, plastik ve kauçuk imalında, sentetik
kumaş yapımında, kuyumculuk ve mücevher imalatında, madencilikte, boya
ve ilaç sanayisinde sıkça kullanıldığını vurguladı.
Göngör, siyanürlemeden başka altın ve gümüş üretiminde kullanılabilecek
bir kimyasalın henüz bulunmadığını kaydetti.