2013-01-18 - 11:37
MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI TANRIKULU'NUN BASIN TOPLANTISI?
MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, 2012 yılının Türkiye ekonomisinin yeni milâdı olduğunu söyleyerek, "Bu milat, yüksek borçlanmaya dayalı, riskli ve katma değer üretmeyen ekonomik modelin artık iflas ettiğini ve yeni bir sürecin başladığını işaret etmektedir." dedi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, 2012 yılının Türkiye ekonomisinin yeni milâdı olduğunu söyleyerek, "Bu milat, yüksek borçlanmaya dayalı, riskli ve katma değer üretmeyen ekonomik modelin artık iflas ettiğini ve yeni bir sürecin başladığını işaret etmektedir." dedi.

Kendi iktidarları döneminde Türkiye'nin dünyanın 16'ncı büyük ekonomisi olduğunu söyleyen Tanrıkulu," Bugün de 16'ncıdır. Geçen 10 yıllık dönemde Türkiye yerinde saymıştır. Ama üzücü olan husus, "her fırsatta insan aklı unutmakla malûldür" şiarını tekrar tekrar hatırlamamızdır. Türkiye o yıllarda 16'ncı olurken, bugün ileriye doğru, olumlu tek bir adımın atılamamış olması bir başarı değil, kayıptır." diye konuştu.

Türkiye'de ekonomiyi yöneten zihinlerin büyüklük kompleksi içerisinde olduğunu ifade eden Tanrıkulu, "Rakamların sanal gerçekliğine dayanan, bir rüya vaat ederken insanını kabusa hapseden bir hastalıktır bu. Yalnız ekonomide değil, dış politikada, iç siyasette de bu durumun yeni hallerini müşahede etmekteyiz." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin brüt dış borç stoku 2012 yılının 3'üncü çeyreği itibarıyla 326 milyar dolar seviyesine ulaştığını belirten Tanrıkulu, kişi başına düşen borcun 4 bin 300 dolar olduğunu söyledi.

Tanrıkulu sözlerine şöyle devam etti:

"Türkiye ekonomisinin 2002-2012 yıllarında ortalama yüzde 5 olarak gerçekleşen büyümesinin bir fark yaratamamasıdır. Toplumu yorgun düşüren en uzun 10 yıllık dönemde, işsizlik yüzde 10ların biraz altı seviyesinde takılmış, övünülen genç nüfusta işsizlik oranı artmıştır. Yüksek büyümenin olduğu bir ülkede istihdam oranının artması, işsizliğin düşmesi kadar tabii bir durum yoktur. AKP'nin ekonomik mucizesi işte buradadır. İstihdam oluşturmayan bir ekonomiyi yaratmayı başarmışlardır.

Otopsinin tespitiyle içinde bulunduğumuz durum birlikte değerlendirildiğinde, 10 yıllık dönemde uygulanan ekonomi politikaları, geleceğimize iki karanlık miras bırakmıştır: "Cari Açık" ve "Orta Gelir Tuzağı".

Türkiye'de önceki dönem yüksek büyüme oranlarına rağmen, istihdam yaratılamamasının asıl nedeni; girişimcimizin sanayisizleşme eğilimine girmesi, yani üretmeyi bırakıp, daha kârlı gördüğü istihdam dostu olmayan sektörlere geçmesidir.

Uluslararası ölçekte, Türk sanayisinin rekabetçiliğini yitirmesinin doğal bir sonucu olan söz konusu bu gelişme, geleceğimizi ipotek altına alabilecektir.

Kalkınma Bakanlığı'nın 2013 Yılı Programı'nda AKP'nin ekonomi politikalarının Türk sanayisini nereye getirdiği gösterilmektedir. 2002 yılında toplam sanayi üretiminde, yüksek teknolojili ürün üretiminin payı yüzde 5,1 iken, bu oran 2011'de yüzde 3'lere gerilemiştir. Görünen o ki 2012 yılında bu oran daha da düşecektir."

Hükümetin önümüzdeki dönemde iki can simidi kaldığını ve bunların özelleştirme ve raiting kuruluşlarının not artırımı olduğunu savunan Tanrıkulu, "Bu süreçte iktidarın ekonomi politikalarını vatandaşımız adına takipçisi olmaya devam edeceğiz." dedi.

Tanrıkulu ayrıca dün hayatını kaybeden gazeteci Mehmet Ali Birand için başsağlığı mesajında bulundu.

M.Fatih Kılıç