2010-07-05 - 13:20
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ekici, parlamentoda düzenledikleri basın toplantısında Doğu Türkistan Halkının demokratik tepkilerini ortaya koymak üzere 5 Temmuz 2009 tarihinde Urumçi'de düzenledikleri masum, demokratik hak arayışının kanlı bir şekilde bastırılmasının birinci yılı nedeniyle değerlendirmelerde bulundular.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ekici, parlamentoda düzenledikleri basın toplantısında Doğu Türkistan Halkının demokratik tepkilerini ortaya koymak üzere 5 Temmuz 2009 tarihinde Urumçi'de düzenledikleri masum, demokratik hak arayışının kanlı bir şekilde bastırılmasının birinci yılı nedeniyle değerlendirmelerde bulundular.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici , hedef göstermeksizin açılan gelişi güzel ateş sonucu binlerce ile ifade edilebilecek çok sayıda masum insanın 5 Temmuz 2009 yılında Urumçi'de katledildiğini söyledi.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak Doğu Türkistan gençlerinin insani hak arayışlarının orantısız ve aşırı güç kullanarak şiddetle bastırılmasının ve yargısız infazların sürdürülmesini şiddetle protesto ettiklerini belirten Ekici, "Milliyetçi Hareket Partisi; bu düşünceden yola çıkarak Pekin yönetimini daha itidalli, demokratik hak arayışlarına saygılı olmaya, Doğu Türkistan'daki yerel Çin askeri güçlerinin aşırı ve orantısız güç kullanımlarına engel olmaya davet etmektedir. Çin'de ve Doğu Türkistan'da etnik katliama dönüşen devlet terörünün son bulmasını başta BM olmak üzere hür dünyadan ve Pekin yönetiminden talep etmektedir." dedi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici sözlerini şöyle sürdürdü:
"Milliyetçi Hareket Partisi olarak; 2009 yılı Temmuz ayında bölgede yaşanan insani duruma gösterilen uluslar arası hassasiyetin bir yıldır devam ede- gelen mahkeme aşamasında da sürdürülmesi halinde, yaşanan trajedinin daha da üzücü boyutlara ulaşmasının önüne geçileceği kanaatindeyiz.
Nitekim Türk kamuoyunun ve Türk Milletinin sergilediği kararlı tavır ve onurlu duruş kardeşlerimize moral verdiği gibi, katliamın bir nebze de olsa yavaşlamasını sağlamış; belki de yüzlerce gencin keyfi şekilde idam edilmesinin önüne geçmiştir.
Ancak Hitler vari, Mussolini tarzı devlet terörünün tekrarlanmaması için başta BM olmak üzere AB, AGİT, İKO hatta ŞİO gibi uluslar arası kurumlar ile parlamentolar ve Hükümetler nezdinde oluşturulan İnsan Hakları Kuruluşları ile tüm Dünyada çalışan Sivil İnsan Hakları Kuruluşlarının gerekli önlemleri almak üzere Pekin nezdinde girişimde bulunması gerekmektedir.
Milliyetçi Hareket Partisi; Doğu Türkistan sorununun tehlikeli bir aşamaya geldiğini ve Çin Hükümeti'nin de bölge halkının endişelerini azaltmak için girişimde bulunulması gerektiğinden hareketle; 26 Haziran Shauguan'daki ve 5 Temmuz'da Urumçi başlayan olaylarda göz altına alınan, tutuklanan Doğu Türkistan gençlerinin şartsız serbest bırakılmalarını talep etmektedir. Shauguan'da olayların başlamasına sebep olanların ve katliama seyirci kalan Çinli yöneticilerin adalete teslim edilmelerini, bölgede 5 Temmuz ile ilgili olayların bir daha yaşanmayacağı kanaatini hür dünya kamuoyu ile paylaşmaları gerekmektedir.
Sözün özü, Doğu Türkistan'da 5 Temmuz endişesi devam etmektedir. Özellikle 1980'den sonra her 10 yılda bir kargaşa çıkartılarak bölgede, 'etnik soykırım' uygulanmaktadır.''
Ekici, Dünya Uygur Kongresi Başkanı Rabia Kadir'in Türkiye'ye girişiyle ilgili bir soru üzerine, ''Bunu Dışişleri Bakanı'na sorarsanız çok memnun oluruz.
Sayın Rabia Kadir ile ilgili bundan 1 yıl önce Sayın Başbakan ve Dışişleri Bakanı, istediği an Türkiye'ye girebileceğini duyurmuşlardı ama bu 1 yıllık süreç içerisinde Sayın Kadir'in ülkeye girişi Dışişleri tarafından engellenmiştir'' diye konuştu.
Basın toplantısında, Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği yetkilileri de hazır bulundu.
Şandır, Mecliste MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici ile birlikte düzenlendiği basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talebini yinelemesi halinde bir görüşme olup olmayacağı'' sorusu üzerine, ''(Demokratik açılım) diye tanımlanan bize göre PKK'nın taleplerini karşılama açılımı, PKK açılımı olan bu açılıma destek vermeyeceğimizi, içinde bulunmayacağımızı ilk günden açıkladık'' dedi. Şandır, şöyle devam etti:
''Hükümet, etnik ve bölücü terörle mücadelede yaptıklarından pişmanlık duyuyorsa, yaptıklarının yanlış, eksik olduğunu kabul ediyor, samimiyetle bunu itiraf ediyorsa, dün Sayın Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi, görüşme talebi tekrar değerlendirilebilir. Şu aşamada biz Başbakan'ın güvenirlik kat sayısının çok düştüğü kanaatiyle onunla herhangi bir konuyu görüşmeyi gerekli ve faydalı görmemekteyiz.''
Erken seçim ihtimalini soran gazeteciye de Şandır, ''Biz, bundan çok önce Türkiye'nin hızla AKP iktidarından kurtarılması gerektiğini ifade ettik ve 7 Kasım 2010 tarihinde erken seçim yapılmasını talep ettik'' karşılığını verdi.
AK Parti yönetiminde Türkiye'nin her geçen gün kan kaybettiğini öne süren Şandır, ''Dolayısıyla, Türkiye'yi AKP'den hatta AKP'yi de iktidar olma sorumluluğundan kurtarabilmek için emaneti millete iade etmek için en kısa sürede bir erken seçim yapılmasını ülkemizin ve milletimizin hayrına görmekteyiz ve talep etmekteyiz. Ümit ediyorum ki siyasi iktidar da bu hassasiyeti gösterir ve bir erken seçimi kararı alarak, sandığı milletin önüne koyar'' diye konuştu.
Şandır, bir gazetecinin, ''yeni enflasyon oranı ve memurlara yapılan zam oranını'' anımsatması üzerine, şöyle konuştu:
''Türkiye, AKP yönetiminde böyle komik tablolarla çok karşılaşıyor ve karşılaşacak. Dolayısıyla, Türkiye'nin temel sorunu AKP tarafından yönetiliyor olması. Enflasyonun düşürüldüğünü söyleyebilmek mümkün değil. Sokaktaki enflasyon hızla yükselmektedir. Büyümenin arttığını söylemenin çok fazla bir anlamı yok. Toplumun her kesimi, dünü arar durumdadır. Enflasyon rakamlarının vatandaş nezdinde bir inandırıcılığı yoktur. Önemli olan Türkiye'nin bir AKP iktidarından kurtarılması ve yeni bir milli iradenin tecelli etmesidir.''
Şandır, bir gazetecinin, Mecliste güvenlik uygulamalarının artırıldığını anımsatarak, ''TBMM Başkanı'nın odası, böcek olup olmadığına dair aranacak. Talep olduğu takdirde bu grup başkanvekillerine de uygulanacak. Sizin talebiniz olur mu?'' sorusu üzerine, ''Şu anda bu türlü bir talebimiz bulunmamaktadır ama gelinen nokta çok komik'' dedi.
''Meclis Başkanı'nın kendisinin dinlenildiği, izlenildiği gibi bir endişeye kapılmasının ülkenin geldiği noktayı göstermesi açısından ibret verici bir durum'' olduğunu ileri süren Şandır, ''Önemli olan da budur ama biliyoruz ki Türkiye'de TBMM'nin güvenliği yoktur, TBMM Başkanı'nın güvenliği yok, Başbakan'ın hatta Cumhurbaşkanı'nın güvenliği yoktur. Ülkeyi böyle güvenlik sağlanamaz bir noktaya getiren bu iktidardır. Bu iktidarın yöneticilerinin milletten özür dilemesi lazım. Bizim şu anda böyle bir talebimiz henüz yok'' diye konuştu. (13:20)
