2012-05-21 - 14:15
Oktay Vural: "Kundaktaki bebeleri öldüren, askerime, polisime kurşun sıkanları saygıyla ananlar, bu milletin vicdanında yer edinmeyeceklerdir. Milletin egemenliğini kullanan yargı, bu kararıyla vicdanları sızlatmıştır."
Başbakan'ın konuşmalarında Mehmet Akif Ersoy ve Mevlana'dan öğütler okuduğunu söyleyen Oktay Vural, "10 yıldır göremediğimiz tüm güzel hasletleri burada görebiliyoruz" dedi. Mehmet Akif Ersoy'un "sözü sağlam özü sağlam adam ol" sözlerini gençlerin unutmaması gerektiğinin altını çizen Vural, "Bu sözleri gençler akıllarından çıkarmasınlar. Başbakan'ın dış politikadaki zigzaglarına bakıp bu sözleri söyleyenin 10 yıldır ne söyleyip ne yaptığını iyi takip etmelerini, çelişki ve uçurumları görmelerini rica ediyorum" diye konuştu.
"Başbakan'ın karnesinde edebiyat pekiyi, hal ve gidiş 0" diyen Vural, "Başbakan hamasetle siyaseti karıştırıyor. Dili sürçen, bir gün öyle, bir gün böyle konuşan bir Başbakan var. Konuşmasında millet tanımını yapıyor. Renklerden falan bahsediyor. Zannedersin Obama'nın metnini almış, onu okuyor. Oturduğun koltuk Lincoln'ün koltuğu değil, bulunduğun yer Beyaz Saray değil. Bu millet, 'Türk milleti' olarak tarih yazmış. 1000 yıldır Türk İslam kültürüyle yoğrulmuş bir ülkedir burası aklından çıkarma. Kendi kendine millet tarifi yapıyor. Zannedersin sosyolog, ideolog" şeklinde konuştu.
Başbakan'ın konuşmasında 'Kandil'de büro kurdular, terör baronları semiriyor" ifadelerinin 'acizlik' olduğunu öne süren Vural, "PKK'nın sözde marşı eşliğinde saygı duruşunda bulunan senin Genel Başkan Yardımcın değil miydi? PKK'nın Oslo bürosunu açan sen değil miydin? Terör baronlarıyla Türkiye üzerinde pazarlık yapmadınız mı? İmralı ile pazarlık yapmadınız mı? Barzani'nin ayaklarının altına kırmızı halı seren sen değil miydin? Görüşme yapıyorsun, cesaretlendiriyorsun, müzakere ediyorsun, sonra Kandil'de büro açmışlar diye şikayet ediyorsun. Konuşurken dön bak daha önce ben ne yaptım diye. Dünü bugünü tutmayan zihniyetin geleceği nasıl olur?" dedi.
"Bu millet daha kaç can verecek?" diyen Vural, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın 2010 yılında "Amanosları temizleyin", 2011 yılında ise Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın "Amanosları temizledik, bundan sonra orada bir olay olmaz" sözlerini hatırlattı. Vural, Arınç'a "Amanosları temizledik diye adam, Ağlamaktan Sorumlu Başbakan Yardımcısı vicdanında sızlama oluyor mu? Bunun vebali kimin üzerinedir? Evlere şenlik bir hükümet?Aymazlık, bilgisizlik, tutarsızlık. Türkiye Cumhuriyeti devletini adam gibi yönetin. Ne konuştuğunuzu bilin. Bu rezalet dünyanın neresinde olursa olsun vicdanı olan istifa eder" diye konuştu.
Uludere olayında Başbakan'ın sorumluluğunu açıklaması gerektiğini ifade eden Vural, "AKP sözcüsü 'Obama'yı zor durumda bırakmak için yapıldı' diyor. AKP, ABD'yi koruma partisi haline geldi. Başbakan'ın sorumluluğunu ifade etme vakti gelmiştir. Talimat verdi mi, vermedi mi? "dedi.
Yargıtay'ın 'sayın' kelimesi ile ilgili kararını da değerlendiren Oktay Vural, " Başbakan bu karardan mutludur herhalde. İlk 'sayın' diyen Başbakandı. Kundaktaki bebeleri öldüren, askerime, polisime kurşun sıkanları saygıyla ananlar, bu milletin vicdanında yer edinmeyeceklerdir. Milletin egemenliğini kullanan yargı, bu kararıyla vicdanları sızlatmıştır. Suçu ve suçluyu övmenin suç olmaktan çıkarıldığı bir ortam yaratılmıştır" şeklinde konuştu. (14:45)
"Başbakan'ın karnesinde edebiyat pekiyi, hal ve gidiş 0" diyen Vural, "Başbakan hamasetle siyaseti karıştırıyor. Dili sürçen, bir gün öyle, bir gün böyle konuşan bir Başbakan var. Konuşmasında millet tanımını yapıyor. Renklerden falan bahsediyor. Zannedersin Obama'nın metnini almış, onu okuyor. Oturduğun koltuk Lincoln'ün koltuğu değil, bulunduğun yer Beyaz Saray değil. Bu millet, 'Türk milleti' olarak tarih yazmış. 1000 yıldır Türk İslam kültürüyle yoğrulmuş bir ülkedir burası aklından çıkarma. Kendi kendine millet tarifi yapıyor. Zannedersin sosyolog, ideolog" şeklinde konuştu.
Başbakan'ın konuşmasında 'Kandil'de büro kurdular, terör baronları semiriyor" ifadelerinin 'acizlik' olduğunu öne süren Vural, "PKK'nın sözde marşı eşliğinde saygı duruşunda bulunan senin Genel Başkan Yardımcın değil miydi? PKK'nın Oslo bürosunu açan sen değil miydin? Terör baronlarıyla Türkiye üzerinde pazarlık yapmadınız mı? İmralı ile pazarlık yapmadınız mı? Barzani'nin ayaklarının altına kırmızı halı seren sen değil miydin? Görüşme yapıyorsun, cesaretlendiriyorsun, müzakere ediyorsun, sonra Kandil'de büro açmışlar diye şikayet ediyorsun. Konuşurken dön bak daha önce ben ne yaptım diye. Dünü bugünü tutmayan zihniyetin geleceği nasıl olur?" dedi.
"Bu millet daha kaç can verecek?" diyen Vural, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın 2010 yılında "Amanosları temizleyin", 2011 yılında ise Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın "Amanosları temizledik, bundan sonra orada bir olay olmaz" sözlerini hatırlattı. Vural, Arınç'a "Amanosları temizledik diye adam, Ağlamaktan Sorumlu Başbakan Yardımcısı vicdanında sızlama oluyor mu? Bunun vebali kimin üzerinedir? Evlere şenlik bir hükümet?Aymazlık, bilgisizlik, tutarsızlık. Türkiye Cumhuriyeti devletini adam gibi yönetin. Ne konuştuğunuzu bilin. Bu rezalet dünyanın neresinde olursa olsun vicdanı olan istifa eder" diye konuştu.
Uludere olayında Başbakan'ın sorumluluğunu açıklaması gerektiğini ifade eden Vural, "AKP sözcüsü 'Obama'yı zor durumda bırakmak için yapıldı' diyor. AKP, ABD'yi koruma partisi haline geldi. Başbakan'ın sorumluluğunu ifade etme vakti gelmiştir. Talimat verdi mi, vermedi mi? "dedi.
Yargıtay'ın 'sayın' kelimesi ile ilgili kararını da değerlendiren Oktay Vural, " Başbakan bu karardan mutludur herhalde. İlk 'sayın' diyen Başbakandı. Kundaktaki bebeleri öldüren, askerime, polisime kurşun sıkanları saygıyla ananlar, bu milletin vicdanında yer edinmeyeceklerdir. Milletin egemenliğini kullanan yargı, bu kararıyla vicdanları sızlatmıştır. Suçu ve suçluyu övmenin suç olmaktan çıkarıldığı bir ortam yaratılmıştır" şeklinde konuştu. (14:45)
